Temmuz 2008'de Queens Park Rangers kiralık olarak almak istese de sonradan vazgeçti.Im November 2008 wurde er erst an die Queens Park Rangers ausgeliehen.
Sermaye kızları ile kiralık ev aramaktadır.Für die Mädchen wurde von der Stiftung eine Anstellung gesucht.
29 Ocak 2016'da Sandro, West Bromwich Albion'a kiralık olarak gitti.Im Januar 2017 wechselte Livermore zu West Bromwich Albion.
Daha sonra onun stüdyosunu kiraladı.Später übernahm er dessen Büro.
Örneğin, kayık kiralanarak gölde gezinebilir.So kann man beispielsweise mit dem Tretboot den See erkunden.
Sonraki sezon da İBB'ye kiralansa da Türkiye Futbol Federasyonu'na kaydedilmedi.So sei etwa Island auf der Karte nicht verzeichnet.
Ayrıca bazı özel mülkiyet alanlarına da devlet tarafından kiralanmaktadır.Mancher spricht auch von Provinzen mit Sonderstatut.
Son yıllarda özellikle Kiraz yetişticiliği önem kazanmıştır.Insbesondere im letzten Jahrzehnt hat die arthroskopische Schulterchirurgie erheblich an Bedeutung gewonnen.
(Bu sayı Almanya, Belçika ve Hollanda'nın Bayağı Kirazkuşu popülasyonunun 10 katıdır.)(Zusammenfassende Darstellung der Situation in Britannien zwischen 400 und 600.)
Profesyonel takımda bulunduğu her iki sezonda da kiralandı.In derselben Saison kam er auch zu zwei Einsätzen in der Profimannschaft.
Tekrar sağlığına kavuştuğunda Paris’e dönüp Montparnasse'da bir stüdyo kiraladı.Nachdem sie genug verdient hatte, kehrte sie zurück nach Paris in das Studio von MacMonnies.
2004-2005 sezonunda RKC Waalwijk takımına kiralık olarak gönderildi.Zwischen 1998 und 2004 war Jol dann Trainer des RKC Waalwijk.
1907 yılında 0,200 gram olarak kabul edilmiş ve metrik kırat olarak adlandırılmıştır.1907 zählte und die Teildrucke als 3. Aufl. bezeichnete.
Kiralık oda.Chambre à louer.
Kiraz ağaçları çiçeklenmişti.Les cerisiers étaient en fleur.
Bir ev kiralamak istiyorum.Je veux louer une maison.
Bir araba kiralamak istiyorum.Je veux louer une voiture.
Aileni kırabilir misin?Peux-tu rompre avec tes parents ?
Düğünleri için bir limuzin kiraladılar.Pour leur mariage, ils avaient loué une limousine.
Aylık kira ne kadardır?À combien se monte le loyer mensuel ?
Birinci kattaki odayı bir öğrenciye kiraladılar.Ils ont loué la chambre du premier étage à un étudiant.
Kiranızı arttırabilirler.Ils peuvent augmenter votre loyer.
Camı kıranın sen olduğunu biliyoruz.Nous savons que c'est toi qui as brisé la fenêtre.
Tom kirayı nasıl ödedi?Comment Tom a-t-il payé le loyer ?
Kirayı beş gün içinde ödemezseniz, evden atılacaksınız.Si vous ne payez pas le loyer avant cinq jours, vous serez expulsé.
Burada nerede günlük ev kiralanabilir?Où peut-on louer une maison de campagne ?
Bina 1987'de açıldığında, Silverstein kiracı bulmakta güçlük çekti.Quand le building ouvrit en 1987, Silverstein eut des difficultés à attirer des locataires.
Sanat koleksiyoncusu Paul Rodocanachi Paris'te Rue Rosselet'te bir stüdyoyu kiralaması için ona fon sağladı.Le collectionneur Paul Rodocanachi lui permet d'avoir un atelier rue Rousselet à Paris.
Light'ın Kira olduğunu asla düşünmez.Elle ne saura jamais que Light était Kira.
1988 yılında, Salomon Brothers şirketi uzun bir kira kontratı imzaladı ve binanin ana kiracısı haline geldi.En 1988, Salomon Brothers signa un bail de long terme devenant ainsi le principal locataire de l'immeuble.
Özellikle, Tokugawa dönemi süresince devam eden kiracılık sistemini yasallaştırmışlardır.En particulier, elle a légitimé le système de location des terres instauré pendant la période Tokugawa.
Kiracılarından birinin kızı olan Suzel’ın taşıdı bir buket ile tanıtılır.Suzel, fille de l'un de ses locataires, lui offre un bouquet.
Kirâmen Kâtibîn melekleri: Her insanın sağında ve solunda olup onun yaptıklarını kaydeden yazıcı meleklerdir.À droite et à gauche sont prosternés des anges adorateurs, flanqués d'anges joueurs de viole».
Köpek gibi avlarda ise kafatasını kırabilecek bir pençe darbesi yeterli olur.Pour les proies telles que les chiens, un coup de patte pour écraser le crâne peut être suffisant.
1989'da Leyton Orient'e kiralandı.Le 16 juillet 2013 il rejoint Leyton Orient.
Güven Kıraç, Türk oyuncu.Bindu, actrice indienne.
Ardından önceki kulübü Sassuolo'ya 2013-14 sezonu için kiralandı.Mais il est de nouveau prêté à Sassuolo pour la saison 2013-14.
Kiralık katil Diane'e, iş bittiğinde sözleşilen yerde mavi bir anahtar bulacağını söyler.Le tueur à gages explique à Diane que quand le travail sera fait, elle trouvera une clef bleue.
Evi kiradır.Maison à louer.
Kiralık araç plakaları kırmızı zemin üzerine siyah yazıyla yapılırlar.Les plaques d'immatriculation des véhicules de location sont en lettres noires sur fond rouge.
Moskova ekibi 1 milyon € euro kiralama bedeli ödemiştir.L'équipe turque l'a payé un million d'euros.
2004-05 sezonu esnasında Sheffield Wednesday ve Stoke City kulüplerine kiralandı.En 2004 puis 2005, il est prêté aux clubs de Sheffield Wednesday et Stoke City.
Ayrıca, araç kiralama hizmeti de vermektedir.De plus, un service de location de voitures est disponible.
Bunların bir kısmı da Kırantaş mahallesine yerleşmiştir.Les marais, quant à eux, sont retrouvés dans les plaines.
1903 - Küba, Guantanamo Körfezini Amerika Birleşik Devletleri'ne kiraladı.1903 : Cuba loue « à perpétuité » la baie de Guantánamo aux États-Unis.
Evin kirasını ödeyemeyince Diyarbakır'ın sokaklarında yaşamaya başlarlar.Ne pouvant régler son loyer, il commence à vivre dans la rue.
Kira'yı sever.Il aime Richard.
Aynada çocukluğunun geçtiği evi gören Jack; sinirlenir ve sonunda aynaları kırar.Jack découvre dans un miroir la maison de son enfance et frustré, Jack brise tous les miroirs.
Tekrar sağlığına kavuştuğunda Paris’e dönüp Montparnasse'da bir stüdyo kiraladı.Il revient à Paris et loue un atelier à Montparnasse.
Aldığı evi Simpsonlar'a kiralar.La maison fait sortir les Simpson à l'extérieur.
Bunun sonucu olarak Gran Canaria'ya kiralık olarak gönderildi.Elle a été introduite à la Grande Canarie.
1204 de 4.Haçlı seferinde, Venedik gemileri zinciri koç ile kırabilecekti.En 1204, pendant la quatrième croisade, les bateaux vénitiens réussirent à casser la chaîne avec un bélier.
Kirazlı Bahçe Çeşmesi'dir (1927).À l'abri de notre arbre (1977).
Çok fakir olan kiracılar gidecek başka yerleri olmadığı için evlerinden çıkmayı reddederler.Il faut faire face aux locataires expulsés refusant de quitter leur logement, aux riverains indisposés.
Bu sayede kullanıcılar kitap alabilir ya da kiralayabilirler.Les visiteurs peuvent consulter ces livres ou les acheter.
Köyde İnternet cafe bulunmakta olup faal çalışan kahve (kıraathane) bulunmamaktadır.Y a pas de service internet, même pas Cyber café.
Hemen Atlético Madrid'e kiralandı.Elle est remportée par l'Atlético Madrid.
Şubat 2000'de Port Vale'ye kiralandı.En janvier 2013, il signe en faveur de Port Vale.
Kira olayını araştırmak için Japon polisi ile beraber çalışmaya başlar.Il enquête sur l'affaire Kira.
Getirdiği şarabı içmektelerken ev sahibi Benoit kirayı almak için gelir.Alors qu'ils boivent, le propriétaire, Benoît, fait son apparition avec l'intention de collecter le loyer.