Çünkü zincir Dişlerini kırarBecause on the chain[br] You break your teeth
Sulu kirazlý Nini.Mas homem, isto é um saco de carvão.
- Sulu kirazlý Nini mi? Gust! Ţuradalar, peder.Agora nos deixe em paz, este assunto é nosso.
Faiz dediğimiz zaten kiradır.Interest is nothing but rent.
Mal varlığınız var, ve bu mal varlığınız nakit. Nakitinizin kira bedeli aldığınız faizdir.So when you have an asset, if the asset is cash, the rent on it is interest.
Buradaki senaryoda ise ev sahibi büyük ihtimalle kiraya zam yapmaya devam edecektir.While my landlord, in this case, they could keep raising my rent.
O zaman, parayı kiralamak için bu kadar harcamanız gerekecek değil mi? -Well, then you're going to spend this much to rent the money, right?
2001'den yaklaşık 2003'e kadar bazı eyaletlerde kiralar da düştü. -So this is a big deal.
Aslına bakarsanız, bu dönemde kiraların da düştüğüne şahit olduk. İnsanlar başka evlere taşındılar.And actually in the Bay Area, from 2001 to roughly 2003, rents were going down.
Kiracı ise hareket kabiliyetine sahip, kira kontratı bitince başka yere taşınabilir rahatlıkla.While the renter, of course, my lease ends and I leave.
Kalbimizi kıracağa benziyor.He seems like he'll cause some trouble, right?
Uzun zamandır düşman köleleri insanlarımızı mahvetmekte ve tek gurur olan Arnor KiralligiToo long the servants of evil have ravaged our people and this once-proud Kingdom of Arnor.
Ve Mellon Bankası da kiracı.And Mellon Bank's a tenant.
Ve onları kirayı tam zamanında ödedikleri için seviyorum.And I love them because they pay the rent on time.
Buradan geçip kirayı toplayacağım diye ezilip ölebilirim!I might die squashed like this going around collecting rent.
Bu ay kirayı bile denkleştiremedim.I'm barely making rent this month too.
Kira mı?Rent?
Kira parasından ne kadar aldığını biliyor musun?Do you know how much of that rent money you've taken?
Annen arayıp, kiradan ne kadar para aldığını söylemeden git.So, leave before I call your mom and tell her how much you've taken from the rent money!
Kira ödeyeceğim, günü gününe, gecesi gecesine.I will pay you rent, day by day, night by night.
Ýkincisi, ţunu dedim, "Peki, kira ödüyor musun?" O da, "Evet..." dedi.Go back into the section where you reorder, and fine-tune those measurements for us.
'Seni bu evden çýkarmak için buradayým çünkü kirayý ödememiţsin.'"Second, I said, "Okay, do you pay rent?"
O halde kira ödemenin sebebi silahlý bir adamýn gelip seni götürmesiymiţ." diye cevap verdim.He's like, "Yeah..." I said, "Why?"
Bilim ve teknolojiden oluşan kıran kırana bir dünyada yaşıyorum.Now, I come from a cutthroat world of science and high technology.
İnatçı gururunuzu kıracağım. Gök demir, yer bakır olacak.I will break the pride of your power, and I will make your sky like iron, and your soil like brass;
Alçakgönüllüleri kurtarır, Gururluları gözler, gururunu kırarsın.You will save the afflicted people, But your eyes are on the haughty, that you may bring them down.
Süleymanın günahından ötürü Davut soyunun gururunu kıracağım, ancak sonsuza dek değil.› ››I will for this afflict the seed of David, but not forever.'"
Haksızın çenesini kırar, Avını dişlerinin arasından kapardım.I broke the jaws of the unrighteous, and plucked the prey out of his teeth.
Araştırmadan güçlü insanları kırar, Onların yerine başkalarını diker.He breaks in pieces mighty men in ways past finding out, and sets others in their place.
Buz kimin rahminden çıktı? Göklerden düşen kırağıyı kim doğurdu,Out of whose womb came the ice? The gray frost of the sky, who has given birth to it?
Demir çomakla kıracaksın onları, Çömlek gibi parçalayacaksın.›› ‹‹Güdeceksin››.You shall break them with a rod of iron. You shall dash them in pieces like a potter's vessel."
RABbin sesi sedir ağaçlarını kırar, Lübnan sedirlerini parçalar.The voice of Yahweh breaks the cedars. Yes, Yahweh breaks in pieces the cedars of Lebanon.
‹‹Kıracağım kötülerin bütün gücünü, Doğruların gücüyse yükseltilecek.››I will cut off all the horns of the wicked, but the horns of the righteous shall be lifted up.
Düşmanlarını onun önünde kıracağım, Ondan nefret edenleri vuracağım.I will beat down his adversaries before him, and strike those who hate him.
Yapağı gibi kar yağdırır, Kırağıyı kül gibi saçar.He gives snow like wool, and scatters frost like ashes.
Sabırla bir hükümdar bile ikna edilir, Tatlı dil en güçlü direnci kırar.By patience a ruler is persuaded. A soft tongue breaks the bone.
Gel, sevgilim, kıra çıkalım, Köylerdefı geceleyelim.Come, my beloved, let us go forth into the field. Let us lodge in the villages.
‹‹Demiri, kuzeyden gelen demiri Ya da tuncu kimse kırabilir mi?Can one break iron, even iron from the north, and brass?
Her Şeye Egemen RAB diyor ki, ‹‹Bakın, Elamın yayını, Asıl gücünü kıracağım.Thus says Yahweh of Armies: Behold, I will break the bow of Elam, the chief of their might.
Ve o gün Yizreel Vadisinde İsrailin yayını kıracağım.›› anlamına gelir.It will happen in that day that I will break the bow of Israel in the valley of Jezreel."
Büyü yapma gücünüzü kıracağım, Aranızda falcı kalmayacak.I will destroy witchcraft from your hand; and you shall have no soothsayers.
Aşdotta melez bir halk oturacak, Filistlilerin gururunu kıracağım.Foreigners will dwell in Ashdod, and I will cut off the pride of the Philistines.
Pavlus tam iki yıl kendi kiraladığı evde kaldı ve ziyaretine gelen herkesi kabul etti.Paul stayed two whole years in his own rented house, and received all who were coming to him,
Yarın onu da bizimle beraber (kıra) gönder, gezsin, oynasın; biz onu elbette koruruz.Let him go out with us tomorrow that he may enjoy and play. We shall take care of him."
(Onlar) Dikensiz kirazlar,They will be in (the shade) of thornless lote
Kendisine bel kemiklerini kıran(bela)nın yapılacağını anlar.Fearing that a great disaster is going to befall them.
Yüklü dalları bükülmüş kiraz (ağaçları),They will be in (the shade) of thornless lote
Bellerini kıracak bir felaketi bekler.Fearing that a great disaster is going to befall them.
İnananları da teşvik et. Umulur ki Allah, küfre sapanların gücünü kırar.You cannot compel any one except your own self; but urge the believers to fight.
Dikensiz kirazlar,They will be in (the shade) of thornless lote
Kendisine, bel kıracak bir hesap yöneleceğini sezinler.Fearing that a great disaster is going to befall them.
Yarın onu bizimle beraber (kıra) gönder de bol bol yesin (içsin), oynasın.Let him go out with us tomorrow that he may enjoy and play.
Düzgün kiraz ağacı,They will be in (the shade) of thornless lote
Kendilerinin, bel kemiklerini kıran bir felakete uğratılacağını sezeceklerdir.Fearing that a great disaster is going to befall them.
Dalbastı kirazlar,They will be in (the shade) of thornless lote
Anlar ki kendisine belkıran (bel kemiklerini kıran belalı bir iş) yapılır.Fearing that a great disaster is going to befall them.
Belini kıran darbeyi yediğini hisseder. [3,106; 80,37-42; 88,2-10]Fearing that a great disaster is going to befall them.
ALLAH böylece inananları sağlamlaştırır ve kafirlerin gururunu kırarThis is so that God may try the faithful and destroy the unbelievers.
Halkına dedi ki: "Sizden önce hiç kimsenin kıramadığı bir günahın rekorunu mu kırıyorsunuz?"You commit the shameful acts which no one in the creation has ever done before you?”
Umulur ki Allah, kafirlerin gücünü kırar. Allah'ın baskını daha güçlü, cezası daha çetindir.And Allah is stronger in violence and Stronger in chastising.