Ana içeriğe geç
Sözlük

kira ile cümle

kira kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Aynı zamanda İngiltere Mühendislik Konseyi’nde kayıtlı profesyonel (kiralanan) mühendistir.He is also a Charted Engineer of Institution of Civil Engineers UK.
Kiraz karidesler periyodik olarak kabuk değiştirirler.Refractory in kilns needs to be replaced periodically.
Juventus'dan Barcelona'ya kiralık olarak giden Edgar Davids, daha sonra tekrar İtalya'ya döndü.Margaret of Bohemia, as a member of the Luxemburg dynasty, then had to return to Bohemia.
İki takım birbirine oyuncu kiralamış ve hazırlık maçları düzenlenmişti.There were two rounds to the event, with all teams placing and receiving financial prizes.
Kuantum elektrodinamiğinde kiral anomali iki foton ve bir pion çürümesine neden olur.In QCD this anomaly causes the decay of a pion to two photons.
Büyükelçi, şehri dolaşmaları için bir otomobil kiraladı.Sometime they rent a car to get around.
Başka sanatçıları kiralamasına rağmen Bruant kendi müzikal performansını ortaya koydu.Although he hired other acts, Bruant put on a singing performance of his own.
Kiraz eriği bahçelerde yetiştirilen popüler bir süs ağacıdır.The ostrich fern is a popular ornamental plant in gardens.
Jango ise bunun için Zam Wessel'i kiralar.Kimura sells the dojo anyway.
Bebe ise 10 Temmuz 2015 tarihinde bir yıllık sözleşme ile Rayo Vallecano'ya kiralandı.On 10 July 2015, Bebé joined Rayo Vallecano on a one-year loan.
Kıral, sadeleştirme yapılmaması takdirde filmin 5-6 saatten kısa olmayacağını düşündü.The procedure itself, if uncomplicated, should take no more than five to ten minutes.
Setsuna öldüresiye dövülürken, o anda Kira ve Sara gelir ve kavga biter.Although struggling on the runway once again, Lisa and Sarah are sent to the next round.
Artık fakirdir, evlerinin bir odasını bir kadına kiralamışlardır.He breaks into a home and hides in a little girl's room.
Eviniz kira.You rent your apartment, you have no real estate.
Bu hevesinizi kırabilir.Now that can be daunting.
Bir gün bu bantlardan birini kırabilirsin.When you do break it, I'm going to give you a hundred bucks."
Bu da bizim daha önceden ilgilendiğimiz nesnelerin bulunduğu bir kırallık hükmünde.So that, very much, is in the realm of things I've been interested in before.
Kiran Bir Sethi; Ve şehir, özgür zaman tanıyor.Kiran Bir Sethi: And the city will give free time.
Ayrıca uzun vadeli arazi kira sözleşmeleri güvence altına alındı.And they have increased the security with long-term land leases.
Burada, benzer bir evi kiralamanın maliyeti var.So this is cost of renting a similar home.
Çünkü aslında kira evin değeri baz alınarak belirlenen, evin getirisi sayılabilecek bir şey. .Because to some degree, rental is kind of the earnings on a home.
Benzer bir evin kirasının aylık 2,500 $ olduğunu varsaymıştık. .So what we're saying is, well, that assumption was, that you can rent a similar house for $2,500.
Bazılarımız, kendi varsayımlarından çıkan sonuca bakarak, ben kirada oturmalıyım diyecekler. -Some people, they'll make some set of assumptions and say, ah-ha! I should rent.
Önemli olan bir nokta daha var, bazen eşdeğer bir ev kiralamazsınız.Another big thing -- sometimes you don't rent a similar home.
Daha mütevazi bir ev kiralarsınız.You'd rent a smaller home.
Ama aynı gün, Barclays müşteri kendi kira gönderir.But on the same day, a customer at Barclays sends his own rent
Ancak, anne, bir sandalye kabul etti bir kiracım tarafından sunulmaktadır.The mother, however, accepted a chair offered by one lodger.
"Ne demek istiyorsun?" Orta kiracım biraz dehşete ve şekerli bir gülümseme ile, dedi."What do you mean?" said the middle lodger, somewhat dismayed and with a sugary smile.
Bunu takiben, kiracım aslında dışarı hemen uzun adımlarla gitti salonu.Following that, the lodger actually went with long strides immediately out into the hall.
Pe üç peni 'bizim kulübe kiralanması, sadece bir göz-diş Pullin gibi' bir ' olsun.Th' rent of our cottage is only one an' threepence an' it's like pullin' eye-teeth to get it.
Öğretmenler mi kiralarsınız?Do you hire teachers?
Güncel etkinlikler için iyi yerleri kiralamaya ihtiyacınız var.For the actual event, you need to lent a good location.
Her zaman ekipman kiralama, personel ve ulaşım masraflarını, hesaplamalarınıza dahil edin.Always include equipment rental, staff and transport costs to your calculation.
Bu şekilde, kirasını ödemediği için evden çıkarılmak üzere olan bir müvekkil geldi.So I had a client who came in, about to be evicted because he hasn't paid his rent.
Kiralık araba etiketi çıkmış sanırım.It doesn't look like a rental. Is it your car?
Kiraladın mı? Kiralık mı?Or a lease?
Ben sadece kullanım ücreti için kiraladım.I just lent it to get usage fees.
Madam Hong ayrıca cezayı ödeyip, ekim ayı için de kira almayacağını söyledi.Mrs. Hong said that she will pay for the penalty and she won't receive rent for the time being.
Şimdi sorun kira mı?Is the rent the problem now?
Eğer sen olmasaydın, salonu kiraya vermemiş olurdum.If it wasn't for you, I wouldn't have lent the studio.
Veya da sıvılar bir katı kadar ışıkları kıramaz. .Or it's not diffracting-- well I won't go into that too much, than maybe even a solid.
Iping'e kiraz kuşu ile eşcinsel ve herkes gala elbise oldu.Iping was gay with bunting, and everybody was in gala dress.
Ve kiraz domates ve salatalık, her çeşit şey yetiştirebildik.And we were able to grow cherry tomatoes and cucumbers, all kinds of stuff.
Cennette kanatlarını kiralayan insanlar var.You have people renting their wings in the heavens.
Ve 2013'de yeniden aleti çalıştırıp bütün rekorları sil baştan kıracağız.And in 2013 we're going to fire it up again and break all those records.
Ve ilk yıl verdiğin kira 3-4 milyon dolar olmalı.And the first year your rent should be 3-4 million dollars.
Onları kiralamalı mı?Should she rent them?
Bu kişiler formayı sadece bir oyun için... ...bir haftalığına kiralamak istiyorlardı.And these people just wanted a one-time use for a one-week rental for a particular game.
Resepsiyondaki adam güldü ve "Burada oda kiralayamazsınız.The man at the front desk laughs, and he says, "You can't reserve a room here.
Büyük ihtimalle bu ayın kirasını ödeyemeyeceğim.I just probably won't have this month's rent.
Geçen ayın kirasından borcun var banada.You owe me last month's rent too.
Annenin sana bıraktığı eve... ...kira ödememiz gerekmecek, değil mi?Well, the house your mom left you... we don't need to pay rent, right?
Bir kısmı başka ressamlara kiralanmış durumda.Some of it's rented to other artists.
Kiral nesneler, hem kimyada hem de günlük hayatta çok özeldir.Chiral objects are very special in both chemistry and everyday life.
Örneğin; vidalar da kiraldır.Screws, for example, are also chiral.
İster inanın ister inanmayın, bazı ışık türleri kiral vidalar gibi davranabilir.And believe it or not, certain types of light can behave like chiral screws.
Kiralite, kimyadaki ve günlük hayatta pek çok muhteşem etkiye neden olur.Chirality is responsible for all kinds of other fascinating effects in chemistry, and everyday life.
Ama etraf kiral moleküllerle doludur.But chiral molecules are absolutely everywhere.
Kiranı ödemedin" der.You didn't pay your rent."
Hollanda'daki NFOrce diye bir firmadan sunucu kiralamıştık.We leased servers from a company called NFOrce in Holland.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod