Ana içeriğe geç
Sözlük

kir ile cümle

kir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Ellerin kirliyken asla gözlerini ovma.Never rub the eyes when the hands are dirty.
Kitaplarımı kirli ellerinle tutma.Don't handle my books with dirty hands.
Sen kirli odanı temizlemelisin.You should clean your dirty room.
Bahçeye gelen kirli bir köpek gördüm.I saw a dirty dog coming into the garden.
Kirli çamaşırlarını ortaya dökme.Don't wash your dirty linen in public.
Kırk dereden su getirme.Don't beat about the bush.
1971 de Britanya Kırallığı parasını ondalık sisteme çevirdi.In 1971 the United Kingdom changed its currency to the decimal system.
Sürücü direksiyonu sağa kırdı.The driver turned the wheel to the right.
Sanırım sağ kolum kırık.I think my right arm is broken.
Ben emekli olduğumda hayatımın geri kalanını kırsalda geçirmek istiyorum.When I retire, I'd like to spend the rest of my life in the country.
Biri kırmızı ve diğeri beyaz.One is red and the other is white.
Ben bir hafta için en ucuz arabanızı kiralamak istiyorum.I'd like to rent your most inexpensive car for a week.
Doktor onun kırık bacağını yerine yerleştirdi.The doctor set his broken leg.
Önceden evimin arkasında büyük bir kiraz ağacı vardı.There used to be a big cherry tree at the back of my house.
Karanlıkta bir kırmızı ışık parlıyordu.A red light was glowing in the dark.
Ama aşk kalbinizi kırabilir.But love can break your heart.
Kırık cam yolun her tarafına dağılmış durumda.Broken glass lay scattered all over the road.
Kiralık bir ev arıyorum.I am looking for a house to rent.
Kırık bacağım yüzünden yürüyemiyorum.I can't walk because of my broken leg.
Ellerimi oldukça kirlettim.I got my hands quite dirty.
Washington'da şimdi kiraz ağaçları çiçek açtı.Cherry trees are now in bloom in Washington.
Şehirlerimiz ciddi kirlenme sorunları yaratıyor.Our cities create serious pollution problems.
Robert telefon konuşmasının ortasında kırılıp ayrıldı.Robert broke off in the middle of his phone call.
Laura Ingalls kırda büyüdü.Laura Ingalls grew up on the prairie.
Bir araba kiralamak istiyorum.I'd like to rent a car.
Ayrıca bir araba kiralamak istiyorum.I would also like to rent a car.
Linda'nın hayal kırıklığı öylesine fazlaydı ki gözyaşlarına boğuldu.Such was Linda's disappointment that she burst into tears.
Raketleri kiralayabilir miyim?Can I rent rackets?
Yapılacak çok az şey olması beni hayal kırıklığına uğrattı.I was disappointed at there being so little to do.
Çok geçmeden kampüsümüzdeki kiraz çiçekleri çıkar.It will not be long before the cherry blossoms on our campus come out.
Büyükanne gelmezse çocuklar hayal kırıklığına uğrayacak.If Grandma doesn't come, the children will be disappointed.
Bu kırık kalbi daha fazla taşıyamıyorum.I can bear this broken heart no longer.
Herkes gülmekten kırıldı.Everybody burst into laughter.
Kırmızı yeşilin aksine bir tehlike işaretidir.Red, as opposed to green, is a sign of danger.
Bu kiraz çiçekleri çıkmadan uzun süre önce olmayacak.It will not be long before the cherry blossoms come out.
Gemi direği kırıldı ve gemimiz akıntıya kapılıp gitti.The mast broke and our ship went adrift.
Michael tabakları kırdı.Michael broke the dishes.
Tanrım, ne kirli bir müşteri!Gosh, what a dirty customer!
Neredeyse gözümü bile kırpmadım.I scarcely slept a wink.
Saatle bir tekne kiralayabilirsin.You can hire a boat by the hour.
Helen ve Kathy Tokyo'nun bir banliyösünde bir daire kiraladı.Helen and Kathy rented an apartment in a suburb of Tokyo.
Fransız bayrağı mavi, beyaz ve kırmızı.The French flag is blue, white and red.
Plastik kolayca kırılmaz.Plastic does not break easily.
Kirpi balığı Japonya'da nefis bir yiyecektir.Blowfish is a delicacy in Japan.
Muhtemelen o, pencereleri kimin kırdığını biliyor.Possibly he knows who broke the windows.
Piknik bir hayal kırıklığıydı.The picnic was a disappointment.
Peter vazoyu kırmak niyetinde değildi.Peter didn't intend to break the vase.
Kişisel bilgisayarımı kırdım.I broke the personal computer.
Hertz ve Avis, araç kiralama işinde başa baş rakiptirler.Hertz and Avis are head to head competitors in the car rental business.
New York'ta yaşarken bir apartman dairesi kiraladık.We rented an apartment when we lived in New York.
Nick kırsal alandan gelen birine tepeden bakıyor.Nick looks down on anyone who comes from a rural area.
Nancy bir çift kırmızı ayakkabı istiyor.Nancy wants a pair of red shoes.
Hırsız, kırık bir pencereden girdi.The thief entered through a broken window.
Tom pencereyi kırdı.Tom broke the window.
Tom pencere camını kırdı.Tom broke the window pane.
Tom orada kırmızı bir şey gördü.Tom saw something red there.
Tom her zaman bisikletini kirli bırakır.Tom always leaves his bicycle dirty.
Tom'un camı kırdığı gün dündü.It was yesterday that Tom broke the window.
O, Tom'un dün kırdığı camdı.It was the window that Tom broke yesterday.
Tony kirli eski ayakkabılarına baktı.Tony looked down at his dirty old shoes.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod