Ana içeriğe geç
Sözlük

kime ile cümle

kime kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Nerede, ne ve kime odaklanmalıyız.Temos de nos focar no onde, no o quê e no quem.
Nerede, ne ve kime odaklanmalıyız.Trebuie să ne concentrăm pe 'unde', 'ce' și 'cine'.
Nerede, ne ve kime odaklanmalıyız.We moeten focussen op waar?, wat? en wie?
Nerede, ne ve kime odaklanmalıyız.Wir müssen uns auf das Wo konzentrieren, das Was und das Wer.
Nerede, ne ve kime odaklanmalıyız.Нам нужно сфокусироваться на том, что где, что и кто.
Nerede, ne ve kime odaklanmalıyız.Ние трябва да се съсредоточим върху където, каквото и когото.
Nerede, ne ve kime odaklanmalıyız.עלינו להתמקד ב"איפה", ב"מה" וב"מי".
Nerede, ne ve kime odaklanmalıyız.لا بد أن نركز على أجوبة الأسئلة: أين، كيف ومن.
Nerede, ne ve kime odaklanmalıyız.何に 誰に ではまず 「何処」から説明します
O bir Kimera. Central kuvvetleri için çalışıyor.Ele é uma Quimera a mando das forças de Central.
O bir Kimera. Central kuvvetleri için çalışıyor.Es una quimera que trabaja para las fuerzas de Central.
O bir Kimera. Central kuvvetleri için çalışıyor.È una Chimera, lavora per le forze di Central.
O bir Kimera. Central kuvvetleri için çalışıyor.Han är en chimera som jobbar åt centralstyrkorna.
O bir Kimera. Central kuvvetleri için çalışıyor.Han er en kimære, der arbejder for centralstyrkerne.
O bir Kimera. Central kuvvetleri için çalışıyor.Se on Khimaira, joka työskentelee Centralille.
O bir Kimera. Central kuvvetleri için çalışıyor.To Chimera wypełniająca zadanie specjalne dla sił Central.
O bir Kimera. Central kuvvetleri için çalışıyor.Είναι Χίμαιρα που δουλεύει για το Σέντραλ.
O bir Kimera. Central kuvvetleri için çalışıyor.Это химера, работающая на силы Централа.
O, karanlık bir derece yakışıklı bir adamdı gaga ve bıyıklı - besbelli adam kime ben duymuştu.Bil je izredno lep človek, temno, Orlovski, in Brko - očitno človek od katerih sem slišal.
O, karanlık bir derece yakışıklı bir adamdı gaga ve bıyıklı - besbelli adam kime ben duymuştu.Był niezwykle przystojny mężczyzna, ciemne, orli i wąsatego - widocznie człowiek o którym słyszałem.
O, karanlık bir derece yakışıklı bir adamdı gaga ve bıyıklı - besbelli adam kime ben duymuştu.Dia adalah seorang pria sangat tampan, gelap, bengkok, dan berkumis - jelas orang itu dari yang saya dengar.
O, karanlık bir derece yakışıklı bir adamdı gaga ve bıyıklı - besbelli adam kime ben duymuştu.El a fost un om deosebit de frumos, întuneric, acvilin, şi mustăcios - evident omul despre care am auzit.
O, karanlık bir derece yakışıklı bir adamdı gaga ve bıyıklı - besbelli adam kime ben duymuştu.Hän oli erittäin komea mies, tumma, kotkan, ja viiksekäs - ilmeisesti mies joista olin kuullut.
O, karanlık bir derece yakışıklı bir adamdı gaga ve bıyıklı - besbelli adam kime ben duymuştu.Han var en bemærkelsesværdig smuk mand, mørk, ørne, og moustached - åbenbart manden som jeg havde hørt.
O, karanlık bir derece yakışıklı bir adamdı gaga ve bıyıklı - besbelli adam kime ben duymuştu.Han var en otroligt stilig man, mörk, böjd, och moustached - tydligen mannen som jag hade hört.
O, karanlık bir derece yakışıklı bir adamdı gaga ve bıyıklı - besbelli adam kime ben duymuştu.Hij was een opmerkelijk knappe man, donker, Aquiline en besnorde - kennelijk de man van wie ik had gehoord.
O, karanlık bir derece yakışıklı bir adamdı gaga ve bıyıklı - besbelli adam kime ben duymuştu.그는 어두운 현저히 생긴 사람이었습니다 독수리, 그리고 moustached - 분명한 사람 누구의 들었어했다.
O, karanlık bir derece yakışıklı bir adamdı gaga ve bıyıklı - besbelli adam kime ben duymuştu.On bol neobyčajne pohľadný muž, tmavé, orlí, a moustached - zrejme muž o ktorých som počul.
O, karanlık bir derece yakışıklı bir adamdı gaga ve bıyıklı - besbelli adam kime ben duymuştu.On byl neobyčejně pohledný muž, tmavé, orlí, a moustached - zřejmě muž o nichž jsem slyšel.
O, karanlık bir derece yakışıklı bir adamdı gaga ve bıyıklı - besbelli adam kime ben duymuştu.Ő volt feltűnően jóképű férfi, sötét, horgas, és bajuszos - nyilván az ember akik hallottam.
O, karanlık bir derece yakışıklı bir adamdı gaga ve bıyıklı - besbelli adam kime ben duymuştu.Він був на диво красивий чоловік, темний, орлиний, і вусатий - мабуть людина про які я чув.
O, karanlık bir derece yakışıklı bir adamdı gaga ve bıyıklı - besbelli adam kime ben duymuştu.Он был удивительно красивый человек, темный, орлиный, и усатый - видимо человек о которых я слышал.
O, karanlık bir derece yakışıklı bir adamdı gaga ve bıyıklı - besbelli adam kime ben duymuştu.Той е изключително красив мъж, тъмни, гърба, и мустакат - очевидно човекът от които бях чувал.
O, karanlık bir derece yakışıklı bir adamdı gaga ve bıyıklı - besbelli adam kime ben duymuştu.הוא היה גבר נאה להפליא, חשוך, נשרי, ו המשופם - ככל הנראה האיש מהם שמעתי.
O, karanlık bir derece yakışıklı bir adamdı gaga ve bıyıklı - besbelli adam kime ben duymuştu.وكان رجل وسيم بشكل ملحوظ ، الظلام ، معقوف ، وشاربان -- من الواضح ان الرجل منهم قد سمعت.
O, karanlık bir derece yakışıklı bir adamdı gaga ve bıyıklı - besbelli adam kime ben duymuştu.ワシと、髭 - 明らかに男 誰私は聞いていた。 彼は叫び、大急ぎにあるように見えました
- O karanlık, gaga, bıyıklı ve son derece yakışıklı bir adam, belli ki adam kime duymuştum.Bil je izjemno lep človek, temno, Orlovski, in moustached - očitno človek od katerih sem slišal.
- O karanlık, gaga, bıyıklı ve son derece yakışıklı bir adam, belli ki adam kime duymuştum.Bol neobyčajne pohľadný muž, tmavé, orlí, a fúzami - zrejme muž o ktorom som počul.
- O karanlık, gaga, bıyıklı ve son derece yakışıklı bir adam, belli ki adam kime duymuştum.Był bardzo przystojny mężczyzna, ciemne, orli, a wąsaty - oczywiście człowiek, z których słyszałem.
- O karanlık, gaga, bıyıklı ve son derece yakışıklı bir adam, belli ki adam kime duymuştum.Byl neobyčejně pohledný muž, tmavé, orlí, a knírem - zřejmě muž o němž jsem slyšel.
- O karanlık, gaga, bıyıklı ve son derece yakışıklı bir adam, belli ki adam kime duymuştum.El a fost un om deosebit de frumos, întuneric, acvilin şi mustăcios - evident omul despre care am auzit.
- O karanlık, gaga, bıyıklı ve son derece yakışıklı bir adam, belli ki adam kime duymuştum.Hän oli erittäin komea mies, tumma, kotkan ja viiksekäs - ilmeisesti mies joista olin kuullut.
- O karanlık, gaga, bıyıklı ve son derece yakışıklı bir adam, belli ki adam kime duymuştum.Han var en otroligt stilig man, mörka, böjda och moustached - tydligen mannen som jag hade hört.
- O karanlık, gaga, bıyıklı ve son derece yakışıklı bir adam, belli ki adam kime duymuştum.Han var en usædvanlig smuk mand, mørk, ørne, og moustached - åbenbart manden om hvem jeg havde hørt.
- O karanlık, gaga, bıyıklı ve son derece yakışıklı bir adam, belli ki adam kime duymuştum.Hij was een opvallend knappe man, donker, gebogen, en de besnorde - blijkbaar de man van wie ik had gehoord.
- O karanlık, gaga, bıyıklı ve son derece yakışıklı bir adam, belli ki adam kime duymuştum.분명히 그 사람 - 그는 어두운, 독수리, 그리고 moustached 매우 잘 생긴 남자였다 누구의 들었어했다.
- O karanlık, gaga, bıyıklı ve son derece yakışıklı bir adam, belli ki adam kime duymuştum.Ő egy rendkívül jóképű férfi, sötét, sas-, és moustached - nyilván az ember akik hallottam.
- O karanlık, gaga, bıyıklı ve son derece yakışıklı bir adam, belli ki adam kime duymuştum.Він був дивно красивою людиною, темні, орлиний, а вусатий - мабуть, людина , Про який я чув.
- O karanlık, gaga, bıyıklı ve son derece yakışıklı bir adam, belli ki adam kime duymuştum.Он был удивительно красивым человеком, темные, орлиный, а усатый - видимо, человек , о котором я слышал.
- O karanlık, gaga, bıyıklı ve son derece yakışıklı bir adam, belli ki adam kime duymuştum.Той е забележително красив мъж, тъмни, орлов, и мустакат - очевидно човек за когото бях чувал.
- O karanlık, gaga, bıyıklı ve son derece yakışıklı bir adam, belli ki adam kime duymuştum.הוא היה גבר נאה להפליא, כהה, נשרי, ו המשופם - ככל הנראה האיש מהם שמעתי.
- O karanlık, gaga, bıyıklı ve son derece yakışıklı bir adam, belli ki adam kime duymuştum.وكان رجل وسيم بشكل ملحوظ ، والظلام ، معقوف ، وشاربان -- من الواضح ان الرجل منهم كنت قد سمعت.
- O karanlık, gaga, bıyıklı ve son derece yakışıklı bir adam, belli ki adam kime duymuştum.そのうち、私は聞いていた。 彼は、非常に急いでいるように見えた待つことと御者に叫んだ、と過去のブラシ
O Kimerayı ortaya çıkardı, öyle değil mi?lo que creó esa quimera, ¿o no?
O Kimerayı ortaya çıkardı, öyle değil mi?- som gjorde, at den chimera blev til.
O Kimerayı ortaya çıkardı, öyle değil mi?-som gjorde att chimeran blev till.
Olamaz... Hayır, Kimeralar da..Det kan inte... inte chimerorna också...
Olamaz... Hayır, Kimeralar da..Ei Khimairatkin...
Öncelikle şu anda bana söyle, bu 'ben'i ortadan kaldırdığında, kim kime dua ediyor?Takže, pokud rozumíš tomu, co říkám, okamžitě, když odstraníš "já", nejdříve mi řekni, kdo se ke komu modlí?
Onlar Kimera ve benim için çalışıyorlar.De är kimeror och de jobbar åt mig.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kime ile cümle - Sayfa 31 - kime kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App