Bana kilisedeki sütunları ve arkadaki yarım dairesel alanı anımsatıyor. .Це мені нагадує апсиду в церкві цією аркою позаду, цими колонами, та трохи заглибленим простором.
Ben bu kiliseden daha yaşlıyım!Aku adalah tetua di gereja ini !
Ben bu kiliseden daha yaşlıyım!Eu sou o sacerdote dessa igreja!
Ben bu kiliseden daha yaşlıyım!나 이 교회 장롭니다, 장로!
Ben bu kiliseden daha yaşlıyım!¡Soy el más viejo en esta iglesia!
Ben bu kiliseden daha yaşlıyım!Я пастор цієї церкви. Пасторе!
Ben bu kiliseden daha yaşlıyım!أنا كبير هذه الكنيسة
Ben İngiltere kilisesinde çalışan bir piskopos yardımcısıyım 20 yıldır kilisede papazlık yapıyorum저는 영국 국교회의 목사입니다. 20년동안 그 교회에서 목사로 일하고 있죠.
Ben İngiltere kilisesinde çalışan bir piskopos yardımcısıyım 20 yıldır kilisede papazlık yapıyorum20年間 司祭を努めてきました ほとんどの時間 神の本質を問い
Ben İngiltere kilisesinde çalışan bir piskopos yardımcısıyım 20 yıldır kilisede papazlık yapıyorumIch bin ein Vikar in der Kirche von England. 20 Jahre lang bin ich Priester in der Kirche gewesen.
Ben İngiltere kilisesinde çalışan bir piskopos yardımcısıyım 20 yıldır kilisede papazlık yapıyorumIk ben predikant in de Church of England. Ik ben al twintig jaar priester in die kerk.
Ben İngiltere kilisesinde çalışan bir piskopos yardımcısıyım 20 yıldır kilisede papazlık yapıyorumJestem pastorem Kościoła Anglikańskiego Pełnię posługę kapłańską w tym Kościele od 20 lat.
Ben İngiltere kilisesinde çalışan bir piskopos yardımcısıyım 20 yıldır kilisede papazlık yapıyorumJe suis vicaire de l'Eglise d'Angleterre J'ai été prêtre pendant 20 ans
Ben İngiltere kilisesinde çalışan bir piskopos yardımcısıyım 20 yıldır kilisede papazlık yapıyorumJsem vikářem anglikánské církve. Jako duchovní v této církvi působím už 20 let.
Ben İngiltere kilisesinde çalışan bir piskopos yardımcısıyım 20 yıldır kilisede papazlık yapıyorumSono un vicario della Chiesa di Inghilterra. Sono stato un prete per 20 anni.
Ben İngiltere kilisesinde çalışan bir piskopos yardımcısıyım 20 yıldır kilisede papazlık yapıyorumSoy un vicario de la Iglesia de Inglaterra. He sido un sacerdote de la iglesia por 20 años.
Ben İngiltere kilisesinde çalışan bir piskopos yardımcısıyım 20 yıldır kilisede papazlık yapıyorumSunt paroh în Biserica Anglicană. Sunt preot în Biserică de 20 de ani.
Ben İngiltere kilisesinde çalışan bir piskopos yardımcısıyım 20 yıldır kilisede papazlık yapıyorumTôi là một Cha xứ Anh giáo. Tôi là một linh mục trong 20 năm qua.
Ben İngiltere kilisesinde çalışan bir piskopos yardımcısıyım 20 yıldır kilisede papazlık yapıyorumΕίμαι εφημέριος της Αγγλικανικής Εκκλησίας. Είμαι ιερέας εδώ και 20 χρόνια.
Ben İngiltere kilisesinde çalışan bir piskopos yardımcısıyım 20 yıldır kilisede papazlık yapıyorumАз съм викарий в една църква в Англия. Бил съм свещенник в църквата 20 години.
Ben İngiltere kilisesinde çalışan bir piskopos yardımcısıyım 20 yıldır kilisede papazlık yapıyorumЯ — приходской священник Англиканской церкви, и являюсь священником уже 20 лет.
Ben İngiltere kilisesinde çalışan bir piskopos yardımcısıyım 20 yıldır kilisede papazlık yapıyorumאני כומר בכנסייה האנגליקנית. אני משמש ככומר בכנסיה כבר 20 שנה.
Ben İngiltere kilisesinde çalışan bir piskopos yardımcısıyım 20 yıldır kilisede papazlık yapıyorumأنا كاهن في كنيسة انجلترا. وأنا قس في الكنيسة منذ عشرين عاماً.
Bir kilisede gezerken, ya da bir camide ya da katedralde,그래서 우리가 교회, 모스크 또는 성당을 둘러 볼 때
Bir kilisede gezerken, ya da bir camide ya da katedralde,כך שבעודכם מסתובבים בכנסייה, או במסגד או בקתדרלה,
Bir kilisede gezerken, ya da bir camide ya da katedralde,فعندما تتجول في كنيسة او مسجد او كاتدرائية
Bir kilisede gezerken, ya da bir camide ya da katedralde,しようとしているのは 通常は頭で理解するところの真理を
Bu şarkıyı artık kilisede söyleyebileceğimizi sanmıyorum bütün o olan bitenden sonra...Ich glaube nicht, dass wir dieses Lied, nach dem was geschah, wieder in der Kirche singen können.
Bu şarkıyı artık kilisede söyleyebileceğimizi sanmıyorum bütün o olan bitenden sonra...Ik geloof niet dat we dat nog kunnen zingen in de kerk, na al wat gebeurde.
Bu şarkıyı artık kilisede söyleyebileceğimizi sanmıyorum bütün o olan bitenden sonra...Je ne crois pas que nous pouvons chanter de nouveau cette chanson à l'eglise, aprés ce qu'il s'est produit.
Bu şarkıyı artık kilisede söyleyebileceğimizi sanmıyorum bütün o olan bitenden sonra...Mám pocit, že po tom, co se stalo, už tu píseň v našem kostele nemůžeme zpívat.
Bu şarkıyı artık kilisede söyleyebileceğimizi sanmıyorum bütün o olan bitenden sonra...Nie sądzę, byśmy mogli zaśpiewać tę pieśń ponownie w kościele po tym, co się stało.
Bu şarkıyı artık kilisede söyleyebileceğimizi sanmıyorum bütün o olan bitenden sonra...Non penso che possiamo cantare ancora questa canzone, in Chiesa, dopo quello che é successo.
Bu şarkıyı artık kilisede söyleyebileceğimizi sanmıyorum bütün o olan bitenden sonra...No siento que podamos cantar esa canción otra vez en la iglesia, luego de lo sucedido.
Bu şarkıyı artık kilisede söyleyebileceğimizi sanmıyorum bütün o olan bitenden sonra...Nu cred că vom mai putea cânta acest cântec în biserică, după ceea ce s-a întâmplat.
Bu şarkıyı artık kilisede söyleyebileceğimizi sanmıyorum bütün o olan bitenden sonra...Tôi cảm thấy chúng tôi không thể hát lại bài đó trong nhà thờ, sau những gì đã xảy ra.
Bu şarkıyı artık kilisede söyleyebileceğimizi sanmıyorum bütün o olan bitenden sonra...Не думаю, что петь этот гимн всё ещё уместно, после всего того, что произошло.
Bu şarkıyı artık kilisede söyleyebileceğimizi sanmıyorum bütün o olan bitenden sonra...Не мисля, че можем да изпеем отново тази песен след случилото се.
dini nikâh olarak kilisede kıyılabilir.à l'église comme mariage religieux
dini nikâh olarak kilisede kıyılabilir.kirkollisena vihkimisenä.
dini nikâh olarak kilisede kıyılabilir.matrimonio religioso.
dini nikâh olarak kilisede kıyılabilir.som en kyrklig vigsel.
dini nikâh olarak kilisede kıyılabilir.гражданской с регистрацией в магистрате или
dini nikâh olarak kilisede kıyılabilir.عقد زواج كنسي
dini nikâh olarak kilisede kıyılabilir.在民政登记处举行的民事证婚仪式,或 在教堂举行的宗教证婚仪式
Ertesi gün kilisede diğer kadınlara nasıl hissettiklerini sordu.A következő reggel megkérdezte a többieket a templomban, ők hogyan éreznek.
Ertesi gün kilisede diğer kadınlara nasıl hissettiklerini sordu.A la mañana siguiente en la iglesia, les preguntó a otras cómo se sentían.
Ertesi gün kilisede diğer kadınlara nasıl hissettiklerini sordu.Am nächsten Morgen, in der Kirche fragte sie die anderen, wie es ihnen geht.
Ertesi gün kilisede diğer kadınlara nasıl hissettiklerini sordu.De volgende ochtend in de kerk, vroeg ze de anderen hoe ze zich voelden.
Ertesi gün kilisede diğer kadınlara nasıl hissettiklerini sordu.Dimineaţa următoare la biserică, i-a întrebat pe alţi oameni cum se simt.
Ertesi gün kilisede diğer kadınlara nasıl hissettiklerini sordu.다음날 아침 교회에서, 그녀는 다른사람들이 어떻게 느끼는가에 대해 물었어요
Ertesi gün kilisede diğer kadınlara nasıl hissettiklerini sordu.La mattina dopo, in chiesa, chiese alle altre come si sentissero.
Ertesi gün kilisede diğer kadınlara nasıl hissettiklerini sordu.Le lendemain à l'église, elle a demandé aux autres comment elles se sentaient.
Ertesi gün kilisede diğer kadınlara nasıl hissettiklerini sordu.Następnego dnia w kościele, zapytała ich jak się czują.
Ertesi gün kilisede diğer kadınlara nasıl hissettiklerini sordu.Την επομένη στην εκκλησία, ρώτησε άλλες γυναίκες πως νιώθουν.
Ertesi gün kilisede diğer kadınlara nasıl hissettiklerini sordu.На следващата сутрин, в църквата, попитала другите как се чувствали.
Ertesi gün kilisede diğer kadınlara nasıl hissettiklerini sordu.Следующим утром в церкви она спросила остальных о том, что они чувствовали.
Ertesi gün kilisede diğer kadınlara nasıl hissettiklerini sordu.למחרת היום, בכנסייה, היא שאלה את האחרות על תחושותיהן.
Ertesi gün kilisede diğer kadınlara nasıl hissettiklerini sordu.وفي النهار التالي في الكنيسة سألت الاخريات عن شعورهن حيال الحرب.
Ertesi gün kilisede diğer kadınlara nasıl hissettiklerini sordu.皆、戦争には疲れきっていました