Ölümlere, kibirlere rağmen kadınların toplum içinde sayılmadığını gösteriyor.Todo esto para decir que a pesar del horror, y a pesar de la muerte, nunca se cuenta realmente a las mujeres.
Ölümlere, kibirlere rağmen kadınların toplum içinde sayılmadığını gösteriyor.Tout cela pour dire que malgré l'horreur, malgré la mort, les femmes n'ont jamais vraiment leur mot à dire.
Ölümlere, kibirlere rağmen kadınların toplum içinde sayılmadığını gösteriyor.Всичко това ще рече, че въпреки ужаса и въпреки смъртта жените всъщност никога не ги броят.
Ölümlere, kibirlere rağmen kadınların toplum içinde sayılmadığını gösteriyor.Це все я говорю до того, що попри жах і смерть, жінок ніколи не сприймають серйозно.
Ölümlere, kibirlere rağmen kadınların toplum içinde sayılmadığını gösteriyor.כל זה אומר שלמרות הזוועה, ולמרות המוות, נשים מעולם לא ממש נחשבו.
Ölümlere, kibirlere rağmen kadınların toplum içinde sayılmadığını gösteriyor.وكل هذا يقول بأنه على الرغم من الرعب، على الرغم من الموت، فإن النساء لا يتم عدّهن أبداً.
Ölümlere, kibirlere rağmen kadınların toplum içinde sayılmadığını gösteriyor.女性がかつて数に入れられることがなかったことを物語ります 彼女らの人間性は 僕らにとってはあまり重要ではなかったようです
Onu altın bir koltukta oturan şişman bir adam olarak görüyorum. Kibirli.Jag såg honom som en fet man sittande på en gyllene stol och arrogant.
Onu altın bir koltukta oturan şişman bir adam olarak görüyorum. Kibirli.Láttam ahogy egy hájas férfi ül egy arany székben, arrogánsan.
Onu altın bir koltukta oturan şişman bir adam olarak görüyorum. Kibirli.L'ho visto come un uomo grasso, seduto su una sedia d'oro, arrogante.
Onu altın bir koltukta oturan şişman bir adam olarak görüyorum. Kibirli.Vê-se como um gordo sentado numa cadeira de ouro... de fartura arrogante.
Onu altın bir koltukta oturan şişman bir adam olarak görüyorum. Kibirli.Я видела этого толстяка, сидящего в золотом кресле, спесивого
Onu altın bir koltukta oturan şişman bir adam olarak görüyorum. Kibirli.傲慢な人間だと感じました 権力と富を手にしているからです
Parikrma'ya başladığım zaman dünyayı değiştirmek için büyük bir kibir besliyordum.Als ich Parikrma begonnen habe, startete ich mit einer großen Portion Arroganz die ganze Welt zu verändern.
Parikrma'ya başladığım zaman dünyayı değiştirmek için büyük bir kibir besliyordum.Când am început Parikrma am început cu multă aroganţă, de transformare a lumii.
Parikrma'ya başladığım zaman dünyayı değiştirmek için büyük bir kibir besliyordum.Cuando comencé Parikrma lo hice con mucha arrogancia, pensando que transformaría el mundo.
Parikrma'ya başladığım zaman dünyayı değiştirmek için büyük bir kibir besliyordum.Když jsem založila Parikrma, začínala jsem s velkou dávkou arogance, chtěla jsem změnit svět.
Parikrma'ya başladığım zaman dünyayı değiştirmek için büyük bir kibir besliyordum.Khi tôi mở Parikma Tôi bắt đầu với sự tự phụ, rằng sẽ thay đổi thế giới.
Parikrma'ya başladığım zaman dünyayı değiştirmek için büyük bir kibir besliyordum.Kiedy założyłam Parikrma, byłam bardzo arogancka, przekonana, że zmienię świat.
Parikrma'ya başladığım zaman dünyayı değiştirmek için büyük bir kibir besliyordum.Mikor elkezdtem Parikrmá-t nagy adag arroganciával kezdtem, hogy megváltoztassam a világot.
Parikrma'ya başladığım zaman dünyayı değiştirmek için büyük bir kibir besliyordum.제가 Parikma를 시작했을 때 저는 사실 매우 거만했습니다. 제가 세상을 바꿀 수 있다 믿었죠.
Parikrma'ya başladığım zaman dünyayı değiştirmek için büyük bir kibir besliyordum.Quand j'ai créé Parikrma j'étais suffisamment arrogante de m'imaginer transformer le monde.
Parikrma'ya başladığım zaman dünyayı değiştirmek için büyük bir kibir besliyordum.Quando ho iniziato Parikrma ho iniziato con tutta l'arroganza di trasformare il mondo.
Parikrma'ya başladığım zaman dünyayı değiştirmek için büyük bir kibir besliyordum.Quando iniciei a Parikrma comecei com uma grande dose de arrogância de querer transformar o mundo.
Parikrma'ya başladığım zaman dünyayı değiştirmek için büyük bir kibir besliyordum.Saat saya membuka Parikrma Saya mulai dengan kesepakatan kesombongan yang hebat mengubah dunia
Parikrma'ya başladığım zaman dünyayı değiştirmek için büyük bir kibir besliyordum.Toen ik Parikrma startte, begon ik met een grote arrogantie om de wereld te transformeren.
Parikrma'ya başladığım zaman dünyayı değiştirmek için büyük bir kibir besliyordum.Όταν ξεκίνησα την Παρίκρμα ξεκίνησα με αρκετή αλαζονεία, ν' αλλάξω τον κόσμο.
Parikrma'ya başladığım zaman dünyayı değiştirmek için büyük bir kibir besliyordum.Когато стартирах "Парикрма", започнах с доста арогантност, че ще преобразя света.
Parikrma'ya başladığım zaman dünyayı değiştirmek için büyük bir kibir besliyordum.Когда я начинала "Парикарму", я делала это с большой долей наглости, наглости изменить мир.
Parikrma'ya başladığım zaman dünyayı değiştirmek için büyük bir kibir besliyordum.כשהתחלתי את פריקמה התחלתי עם הרבה שחצנות וחשבתי שאני אשנה את העולם.
Parikrma'ya başladığım zaman dünyayı değiştirmek için büyük bir kibir besliyordum.عندما بدأت باريكرما لقد بدأت مع قدر كبير من الغطرسة ، لتغيير العالم
Parikrma'ya başladığım zaman dünyayı değiştirmek için büyük bir kibir besliyordum.世界を変えてみせる! という- 傲慢な考えがありました しかし気付くと 私自身が変わっていました
PARIS Bu o banish'd kibirli Montague파리 이것은 banish'd 거만 몬태규입니다
PARIS Bu o banish'd kibirli MontaguePARIGI Questo è quello Montague bandito altezzoso
PARIS Bu o banish'd kibirli MontaguePariisissa on että banish'd ylimielinen Montague
PARIS Bu o banish'd kibirli MontaguePARIS Acest lucru este faptul că Montague banish'd arogant
PARIS Bu o banish'd kibirli MontaguePARIS Ce n'est que Montague hautain banni
PARIS Bu o banish'd kibirli MontagueParis Detta är att landsförviste högfärdiga Montague
PARIS Bu o banish'd kibirli MontaguePARIS Dette er, at banish'd hovmodige Montague
PARIS Bu o banish'd kibirli MontaguePARIS Dieser besteht darin, dass verbannt hochmütig Montague
PARIS Bu o banish'd kibirli MontaguePARIS Dit is het verbannen hooghartig Montague
PARIS Bu o banish'd kibirli MontaguePARIS Este es el altivo Montesco desterrado
PARIS Bu o banish'd kibirli MontaguePARIS ini adalah bahwa Montague angkuh banish'd
PARIS Bu o banish'd kibirli MontaguePARIS Isso é que Montague banido altivo
PARIS Bu o banish'd kibirli MontaguePARIS này là Montague kiêu căng banish'd
PARIS Bu o banish'd kibirli MontaguePARIS To je, da banish'd Sujetan Montague
PARIS Bu o banish'd kibirli MontaguePARIS to, że banish'd wyniosły Montague
PARIS Bu o banish'd kibirli MontaguePaříži je to, že banish'd povýšený Montague
PARIS Bu o banish'd kibirli MontagueParíži je to, že banish'd povýšený Montague
PARIS Bu o banish'd kibirli MontaguePárizsban, hogy a száműzött dölyfös Montague
PARIS Bu o banish'd kibirli MontagueΠΑΡΙΣΙ Αυτό είναι ότι banish'd υπεροπτική Montague
PARIS Bu o banish'd kibirli MontagueПариж е, че banish'd горделив Монтагю
PARIS Bu o banish'd kibirli MontagueПАРИЖ Это что banish'd надменным Монтегю
PARIS Bu o banish'd kibirli Montagueפריז זה כי מונטגיו יהירה banish'd
PARIS Bu o banish'd kibirli Montagueباريس هذا هو أن مونتيجو banish'd متعجرفة
PARIS Bu o banish'd kibirli Montagueそれは、私の愛のいとこをmurder'd - その悲しみと、それは、公正な生き物が死んだ、と考えられる -
Patron! Yurt dışında çalıştı diye mi bu kadar kibirli?Ha bevuto l'acqua americana e per questo pensa che nessuno possa dirgli niente?!
Patron! Yurt dışında çalıştı diye mi bu kadar kibirli?Il fait un séjour en Amérique et il se croit tout-puissant ?!
Patron! Yurt dışında çalıştı diye mi bu kadar kibirli?¡¿Logra probar las aguas americanas y piensa que nada puede tocarlo?!
Patron! Yurt dışında çalıştı diye mi bu kadar kibirli?Se crede invincibil numai pentru ca a lucrat in State?!