Düşünün ki bu ketçap şişesini sallarken, biri yanıma gelip kibarca şişenin arkasına vuruyor.Imaginen si mientras agito la botella de ketchup, alguien se acerca muy amablemente y la golpetea.
Düşünün ki bu ketçap şişesini sallarken, biri yanıma gelip kibarca şişenin arkasına vuruyor.Immaginate, mentre agito la bottiglia di ketchup, appare qualcuno che gentilmente dà qualche colpetto per me.
Düşünün ki bu ketçap şişesini sallarken, biri yanıma gelip kibarca şişenin arkasına vuruyor.제가 케첩 병을 흔들고 있는데 어떤 사람이 제 등 뒤로 다가와 저를 친다고 상상해봅시다.
Düşünün ki bu ketçap şişesini sallarken, biri yanıma gelip kibarca şişenin arkasına vuruyor.Powiedzmy, że gdy trzęsę butelką keczupu, ktoś uprzejmie podchodzi i puka ją w denko.
Düşünün ki bu ketçap şişesini sallarken, biri yanıma gelip kibarca şişenin arkasına vuruyor.Predstavte si, že ako trepem tou fľašou, niekto ochotne pristúpi a poklepe mi na dno fľaše.
Düşünün ki bu ketçap şişesini sallarken, biri yanıma gelip kibarca şişenin arkasına vuruyor.Představte si, že jak tak třepu onou lahví s kečupem, tak někdo ochotně přistoupí a poklepe mi na dno lahve.
Düşünün ki bu ketçap şişesini sallarken, biri yanıma gelip kibarca şişenin arkasına vuruyor.Φανταστείτε, ενώ κουνάω την κέτσαπ, κάποιος πολύ ευγενικά έρχεται και χτυπάει τον πάτο του μπουκαλιού.
Düşünün ki bu ketçap şişesini sallarken, biri yanıma gelip kibarca şişenin arkasına vuruyor.Представете си, че докато разклащам бутилката с кетчуп, някой идва близо до мен и ме потупва по гърба.
Düşünün ki bu ketçap şişesini sallarken, biri yanıma gelip kibarca şişenin arkasına vuruyor.Представьте, когда я трясу бутылку кетчупа, кто-то очень добрый подходит ко мне и стучит ею по спине.
Düşünün ki bu ketçap şişesini sallarken, biri yanıma gelip kibarca şişenin arkasına vuruyor.Уявіть собі, як я трясу пляшку кетчупу, хтось дуже по-доброму до мене підходить і стукає мене в спину.
Düşünün ki bu ketçap şişesini sallarken, biri yanıma gelip kibarca şişenin arkasına vuruyor.נדמיין שבעודי מנער את בקבוק הקטשופ, מישהו בא וטופח עליו מאחור כדי לעזור לי.
Düşünün ki bu ketçap şişesini sallarken, biri yanıma gelip kibarca şişenin arkasına vuruyor.تخيل، بينما أنا بصدد هزّ زجاجة الكاتشب، يأتي شخص ويقوم بكلّ لطف بمساعدتي بضرب الزجاجة من فوق.
Düşünün ki bu ketçap şişesini sallarken, biri yanıma gelip kibarca şişenin arkasına vuruyor.だれかが親切にもケチャップを叩いてくれたとしましょう この外部からの干渉は 感覚からの入力に
Hala seninle kibarca konuşuyorken çık dışarı.<br />Çabuk, çık dışarı!Keluar saat aku masih berbicara dengan baik! Cepat keluar!
Hala seninle kibarca konuşuyorken çık dışarı.<br />Çabuk, çık dışarı!Komm raus wenn ich noch nett mit dir spreche. Schnell, komm raus!
Hala seninle kibarca konuşuyorken çık dışarı.<br />Çabuk, çık dışarı!Oh! Oh! Iesi cat inca vorbesc frumos.
Hala seninle kibarca konuşuyorken çık dışarı.<br />Çabuk, çık dışarı!Oh! Oh! Podejdz dopóki jestem miła.
Hala seninle kibarca konuşuyorken çık dışarı.<br />Çabuk, çık dışarı!Sortez tant que je parle encore gentiment. Sortez vite !
Hala seninle kibarca konuşuyorken çık dışarı.<br />Çabuk, çık dışarı!Vieni fuori finchè lo dico gentilmente. Esci velocemente fuori!
Hala seninle kibarca konuşuyorken çık dışarı.<br />Çabuk, çık dışarı!Έλα έξω όσο στο λέω όμορφα! Έλα έξω γρήγορα!
Kibarca sorduğunuz için.. ama ayakkabıyı bana geri vermelisiniz.Bởi vì chú đã cầu xin như thế... nhưng chú PHẢI trả chiếc giày cho cháu!
Kibarca sorduğunuz için.. ama ayakkabıyı bana geri vermelisiniz.Comme vous l'aviez demandé gentiment, mais vous DEVEZ me la rendre après.
Kibarca sorduğunuz için.. ama ayakkabıyı bana geri vermelisiniz.Da Sie mich so nett gebeten haben ... aber Sie MÜSSEN mir den Schuh sicher zurückgeben.
Kibarca sorduğunuz için.. ama ayakkabıyı bana geri vermelisiniz.De vreme ce mi-ai cerut politicos... Dar va TREBUI sa imi dai pantoful.
Kibarca sorduğunuz için.. ama ayakkabıyı bana geri vermelisiniz.I och med du frågade så snällt.... men du MÅSTE ge tillbaka skon till mig.
Kibarca sorduğunuz için.. ama ayakkabıyı bana geri vermelisiniz.Karena kamu memintanya dengan baik-baik... tapi kamu harus mengembalikan sepatuku.
Kibarca sorduğunuz için.. ama ayakkabıyı bana geri vermelisiniz.Keďže ste ma pekne poprosili... ...ale MUSÍTE mi vrátiť tú topánku.
Kibarca sorduğunuz için.. ama ayakkabıyı bana geri vermelisiniz.아저씨가 정중하게 부탁하니까... 대신 구두는 꼭 줘야되요.
Kibarca sorduğunuz için.. ama ayakkabıyı bana geri vermelisiniz.Siden du spurgte så pænt... men du SKAL aflevere skoen tilbage til mig
Kibarca sorduğunuz için.. ama ayakkabıyı bana geri vermelisiniz.Sinds je het zo aardig hebt gevraagd... maar je MOET de schoen aan me teruggeven.
Kibarca sorduğunuz için.. ama ayakkabıyı bana geri vermelisiniz.Skoro zapytałeś grzecznie... ale musisz mi zwrócić mojego buta !
Kibarca sorduğunuz için.. ama ayakkabıyı bana geri vermelisiniz.Visto che me lo ha chiesto educatamente... ma DEVE restituirmi la scarpa.
Kibarca sorduğunuz için.. ama ayakkabıyı bana geri vermelisiniz.Εφόσον ζήτησες ευγενικά... αλλά ΠΡΈΠΕΙ να μου επιστρέψεις το παπούτσι.
Kibarca sorduğunuz için.. ama ayakkabıyı bana geri vermelisiniz.Защото се помоли учтиво ... Но трябва да ми върнеш обувката!
Kibarca sorduğunuz için.. ama ayakkabıyı bana geri vermelisiniz.Так как вы попросили любезно... но вы должны вернуть мне обувь.
Kibarca sorduğunuz için.. ama ayakkabıyı bana geri vermelisiniz.מאחר ששאלת בנימוס... אבל יותר אתה צריך להחזיר לי את הנעל
Kibarca sorduğunuz için.. ama ayakkabıyı bana geri vermelisiniz.بما انك طلبت هذا بلطف... و لكن يجب عليك ان تعيد لي حذائي
Kibarca sorduğunuz için.. ama ayakkabıyı bana geri vermelisiniz.そのかわり靴は必ず返してよ じゃ優しく・・・ 俺は約束ちゃんと守るおじさんだ
Kibarca söylüyorum, bırak beni!Lasciami andare finché te lo chiedo gentilmente.
Kibarca söylüyorum, bırak beni!Lúc tôi còn lịch sự bỏ tay ra.
Kibarca söylüyorum, bırak beni!Selama aku masih mengatakannya dengan baik biarkan aku pergi!
Kibarca söylüyorum, bırak beni!بما اني مازلت لطيفا فإترك يدي
Konuşmanın sonrasında Tezsler, yanıma yaklaşıp kibarca serzenişte bulundu:Alla fine, il signor Teszler venne da me con un gentile rimprovero e disse,
Konuşmanın sonrasında Tezsler, yanıma yaklaşıp kibarca serzenişte bulundu:테슬러씨는 수업 후 저에게 와서 공손하게 나무랐습니다.
Konuşmanın sonrasında Tezsler, yanıma yaklaşıp kibarca serzenişte bulundu:O Sr. Teszler veio ter comigo, repreendeu-me gentilmente e disse:
Konuşmanın sonrasında Tezsler, yanıma yaklaşıp kibarca serzenişte bulundu:Teszler naar mij toe en zei met een zachte aanpak,
Konuşmanın sonrasında Tezsler, yanıma yaklaşıp kibarca serzenişte bulundu:Teszler podszedł potem do mnie z delikatnym wyrzutem i powiedział:
Konuşmanın sonrasında Tezsler, yanıma yaklaşıp kibarca serzenişte bulundu:Und Herr Teszler kam danach mit sanftem Vorwurf auf mich zu und sagte:
Konuşmanın sonrasında Tezsler, yanıma yaklaşıp kibarca serzenişte bulundu:ומר טסלר בא אלי אחר כך, בנזיפה עדינה ואמר,
Konuşmanın sonrasında Tezsler, yanıma yaklaşıp kibarca serzenişte bulundu:جائني بعد ذلك السيد تسزلر مع لوم لطيف وقال لي
Konuşmanın sonrasında Tezsler, yanıma yaklaşıp kibarca serzenişte bulundu:「いいかい 博士 人間というものは 本質的に善いものなんだよ」
Lütfen kibarca yanıtlayın.Antwoord alsjeblieft beleefd.
Lütfen kibarca yanıtlayın.Bitte antworten Sie höflicherweise.
Lütfen kibarca yanıtlayın.Då kan du svara snällt.
Lütfen kibarca yanıtlayın.Då kan du svara snällt.
Lütfen kibarca yanıtlayın.Du kan vel svare høfligt.
Lütfen kibarca yanıtlayın.Kérem, válaszoljon.
Lütfen kibarca yanıtlayın.Làm ơn trả lời một cách lịch sự.
Lütfen kibarca yanıtlayın.Ole hyvä ja vastaa kohteliaasti.
Lütfen kibarca yanıtlayın.Per favore risponda educatamente.