Bu kibarcasıyla şu an gündemde değil.That's, to put it mildly, not what's on the table now.
Kibarca sorduğunuz için.. ama ayakkabıyı bana geri vermelisiniz.Since you asked nicely... ...but you MUST return the shoe to me.
Anlıyorum. Kibarca söylüyorum, bırak beni!I got it, so let go when I ask nicely.
Ama eğer yemek istemiyorduysan, kibarca reddedebilirdin veya...If you didn't want to eat it, then you could have rejected it nicely or . . .
Bana kibarca ve nazik davranıyorlardı, ama evliliğimi onaylamadılar.They were nice to me, friendly and polite, but they didn’t approve my marriage.
Yagami kibarca talebini reddetti ve sonrasında SP dağıldı. [1]Yagami politely refused his request, and SP broke up.[1]
Hayaletlere neden geldiklerini kibarca sormaya çalışır, ancak bir cevap alamaz.He attempts to politely ask the ghosts why they are there, but he doesn't get an answer.
Ancak Adapa, Ea'nın tavsiyesine uyar ve kibarca herhangi bir yiyecek veya içecek almayı reddeder.However, Adapa follows the advice of Ea, and politely refuses to take any food or drink.
Rinko tarafından kibarca reddedilmesine rağmen, hala onun Takeo ile mutluluğunu diler.Although being politely rejected by Rinko, he still wishes for her happiness with Takeo.
Kibarca reddedilen çocuk, ailesinin yanına koşar.After being politely declined, the boy runs to his family.
Dördüncü şarkının sonunda Barrett beklenmedik bir şekilde kibarca gitarını yere bırakıp sahneden indi.Während des vierten Stücks legte Barrett die Gitarre ab und verließ völlig unerwartet die Bühne.
Konuşmaya başlamadan önce her konuk kibarca o anda konuşmakta olan konuğun sözünün bitmesini bekler.Bevor sie zu sprechen beginnen, warten sie höflich darauf, dass der andere Gast zu reden aufgehört hat.
Şapkasını indirdi ve kibarca eğildi.Il baissa son chapeau et s'inclina poliment.
Lütfen bana kibarca sözümü hatırlatabilir misiniz?¿Me puedes recordar de mi promesa de manera amable, por favor?
Konuşmaya başlamadan önce her konuk kibarca o anda konuşmakta olan konuğun sözünün bitmesini bekler.Antes de hablar, cada invitado educadamente espera que termine el orador actual.
Boone kibarca teklifi reddetti çünkü eşiyle yeni bir hayata başlamak istiyordu.Ella respetuosamente rechazó la oferta porque quería pasar más tiempo con su familia.
Dördüncü şarkının sonunda Barrett beklenmedik bir şekilde kibarca gitarını yere bırakıp sahneden indi.Ma al quarto brano Barrett stupì tutti slacciandosi la chitarra ed allontanandosi dal palco.
Beni hastaneye kadar geçirmesi oldukça kibarcaydı.Он любезно сопроводил меня в больницу.
Davies, kibarca bunu reddettiğini açıklamıştır.Ну, Уралов вежливо так попросил её этого не делать.
Boone kibarca teklifi reddetti çünkü eşiyle yeni bir hayata başlamak istiyordu.Бернабо в итоге тоже отказался от этой идеи, потому что он предпочитал выдать дочь замуж за другого жениха.
Dördüncü şarkının sonunda Barrett beklenmedik bir şekilde kibarca gitarını yere bırakıp sahneden indi.Ao final da quarta música, Barrett inesperadamente, mas educadamente, tirou a guitarra e saiu do palco.
Konuşmaya başlamadan önce her konuk kibarca o anda konuşmakta olan konuğun sözünün bitmesini bekler.Antes de falar, cada convidado educadamente espera que outro convidado termine de falar.
Onlara sormamız lazım gibi kibarca nazlanılır.Bir dahaki seferde de olumlu cevap verilir.De ene keer gebeurt dit met dik aangezette contouren, een volgende keer fijn aangezet.
Dördüncü şarkının sonunda Barrett beklenmedik bir şekilde kibarca gitarını yere bırakıp sahneden indi.В кінці четвертої пісні Барретт неочікувано, але ввічливо відклав свою гітару і залишив сцену.
Dördüncü şarkının sonunda Barrett beklenmedik bir şekilde kibarca gitarını yere bırakıp sahneden indi.Po čtvrté skladbě Barrett odložil kytaru a odešel z pódia.
Salınmadan, kibarca yürürdü.Po kohoutím kokrhání zmizela dočista.
Dördüncü şarkının sonunda Barrett beklenmedik bir şekilde kibarca gitarını yere bırakıp sahneden indi.A negyedik dal végén Barrett váratlanul, de udvariasan letette gitárját és elment.
Konuşmaya başlamadan önce her konuk kibarca o anda konuşmakta olan konuğun sözünün bitmesini bekler.Før en gjest begynner å snakke venter vedkommende høflig på at den nåværende taleren skal avslutte.
Dördüncü şarkının sonunda Barrett beklenmedik bir şekilde kibarca gitarını yere bırakıp sahneden indi.Di akhir lagu ke-4, Barrett tanpa disangka-sangka meletakkan gitarnya dengan sopan dan meninggalkan panggung.
Davies, kibarca bunu reddettiğini açıklamıştır.Welles menyangkal bahwa ia menyutradarainya.
Sekizinci sezonda Rachel'a aşık olur ancak Rachel kibarca kendisinin aynı şekilde hissetmediğini söyler.Anh phải lòng Rachel trong mùa 8, nhưng Rachel tế nhị từ chối.
Onlara sormamız lazım gibi kibarca nazlanılır.Bir dahaki seferde de olumlu cevap verilir.やわらかい食感が好評で、また来る時にとリクエストされることがあるという。
Onlara sormamız lazım gibi kibarca nazlanılır.Bir dahaki seferde de olumlu cevap verilir.想幫助想要挑戰的女方,希望下次能夠更舒心的談話。
Dördüncü şarkının sonunda Barrett beklenmedik bir şekilde kibarca gitarını yere bırakıp sahneden indi.במהלך השיר הרביעי הניח בארט לאט ובנימוס את הגיטרה שלו, ועזב את הבמה.
Sekizinci sezonda Rachel'a aşık olur ancak Rachel kibarca kendisinin aynı şekilde hissetmediğini söyler.U osmoj sezoni Joey se zaljubljuje u Rachel, ali mu ona pristojno odgovara da ne dijeli njegove osjećaje.
Kurt, kibarca kıza nereye gittiğini sorar.Pristojno je pitao djevojčicu kamo ide, a lakovjerna djevojčica prijateljski mu je odgovorila.
Dördüncü şarkının sonunda Barrett beklenmedik bir şekilde kibarca gitarını yere bırakıp sahneden indi.Pred koncom štvrtej skladby Syd neočakávane položil svoju gitaru a odišiel z pódia.
Ama ben size soruyorum. Lütfen kibarca yanıtlayın.Já se Vás ale ptám, prosím Vás pěkně, odpovězte mi.
Ama ben size soruyorum. Lütfen kibarca yanıtlayın.제가 여쭤보지 않습니까, 부디 공손하게 답변해 주세요
Ama ben size soruyorum. Lütfen kibarca yanıtlayın.Nhưng tôi đang hỏi anh, Đề nghị anh trả lời nghiêm túc.
Ama ben size soruyorum. Lütfen kibarca yanıtlayın.Odpowiedz na pytanie.
Ama ben size soruyorum. Lütfen kibarca yanıtlayın.Tapi aku sedang bertanya padamu. tolong jawab dengan sopan.
Ama ben size soruyorum. Lütfen kibarca yanıtlayın.Ţi-am pus o întrebare şi te rog să răspunzi politicos.
Ama ben size soruyorum. Lütfen kibarca yanıtlayın..אך אני מבקש ממך לענות בנימוס
Ama ben size soruyorum. Lütfen kibarca yanıtlayın.لكنني أسألك،أجب بأدب من فضلك
Ama ben size soruyorum. Lütfen kibarca yanıtlayın.回答は拒否する 判断はまかせる
Ama eğer yemek istemiyorduysan, kibarca reddedebilirdin veya...먹기 싫으면 좋은말로 거절하면 되지 아니
Ama eğer yemek istemiyorduysan, kibarca reddedebilirdin veya...Nếu anh không muốn ăn, anh có thể từ chối đàng hoàng hoặc là ....
Ama eğer yemek istemiyorduysan, kibarca reddedebilirdin veya...Om du inte ville äta den, kunde du väl ha nekat snällt eller...
Ama eğer yemek istemiyorduysan, kibarca reddedebilirdin veya...Si tu ne voulais pas le manger, tu pouvais le décliner gentiment ou...
Ama eğer yemek istemiyorduysan, kibarca reddedebilirdin veya...Εαν δεν ηθελες να το φας θα μπορουσες να το αποριψεις ευγενικα η . . .
Ama eğer yemek istemiyorduysan, kibarca reddedebilirdin veya...Если тебе не понравился торт, ты мог вежливо отказаться.
Ama eğer yemek istemiyorduysan, kibarca reddedebilirdin veya...אפילו אם לא רצית לאכול את זה אז פשוט יכולת לסרב יפה או לא לקחת.
Ama eğer yemek istemiyorduysan, kibarca reddedebilirdin veya...إذا كنت لا تريد أن تأكله، إذا كنت تستطيع ان ترفضه بطريقه لطيفه أو...
Ama eğer yemek istemiyorduysan, kibarca reddedebilirdin veya...Ak si ju nechcel zjesť, tak si ju mohol milo odmietnuť, alebo...
Ama eğer yemek istemiyorduysan, kibarca reddedebilirdin veya...Als je het niet wilde eten, dan had je het gewoon aardig kunnen weigeren of...
Ama eğer yemek istemiyorduysan, kibarca reddedebilirdin veya...Če je nisi hotel sprejeti, bi jo lahko prijazno zavrnil ali ...
Ama eğer yemek istemiyorduysan, kibarca reddedebilirdin veya...Daca nu doreai sa-l maninci, puteai sa-l respingi amabil, sau...
Ama eğer yemek istemiyorduysan, kibarca reddedebilirdin veya...Jeśli nie chciałeś tego zjeść, mogłeś po prostu grzecznie odmówić...
Ama eğer yemek istemiyorduysan, kibarca reddedebilirdin veya...Jika kamu tidak mau makan, kamu bisa menolak dengan halus atau..