O, kibar bir insan gibi görünüyor.He seems to be a kind person.
Öğretmenimiz serttir ve henüz o kibardır.Our teacher is strict, and yet, he is kind.
Bizim öğretmenimiz serttir yine de o kibar.Our teacher is strict, and yet, he is kind.
Ben kibar değilim. Ben merhametliyim.I am not nice, I am merciful.
Çok kibar bir karın ve çok iyi arkadaşların var.You have a very kind wife and very good friends.
Müşterilerimize kibar olun, o zaman onlar size ödeyecek.Be polite to our clients, then they will pay you.
Daha kibar konuşmalıydın.You should have spoken more politely.
Kibar bir adam gibi görünüyorsun.You seem to be a kind man.
Çok kibar!So cute!
Kibar ama sıkı olun.Be polite, but firm.
O, bunu ödünç almama izin verecek kadar kibardı.He was kind enough to let me borrow it.
O beni evimden almak için gelecek kadar yeterince kibardı.She was kind enough to come pick me up at my house.
Tom kibar ve duyarlıdır.Tom is polite and sensitive.
Onu kibarca düzelttim.I politely corrected him.
O kibarca beni düzeltti.She politely corrected me.
Kibarca beni düzeltti.He politely corrected me.
Ne kadar da kibarsın!How gallant are you!
Çok kibar olmayı bırak.Stop being so nice.
Bana karşı çok kibar olmayı bırak.Stop being so nice to me.
Tom'a karşı kibar olmak zorunda mıyız?Do we have to be nice to Tom?
Kibar oluyordum.I was being polite.
Erkek kardeşine biraz daha kibar olabilirsin.You could be a little nicer to your brother.
Kız kardeşine biraz daha kibar olabilirsin.You could be a little nicer to your sister.
Kibar ol.Be nice.
O çok kibar değil.That's not very polite.
Bu defa Tom'a karşı kibar olmanı istiyorum.I want you to be nice to Tom this time.
O bana kibar davranıyor.She's being nice to me.
Tom'a karşı kibar olmanı istiyorum.I want you to be nice to Tom.
Şu andan itibaren bana biraz daha kibar davranmanı istiyorum.I want you to treat me a little nicer from now on.
Ebeveynlerim Tom gibi kibar bir adamla evlenmemi istedi ama ben John'a aşıktım.My parents wanted me to marry a nice guy like Tom, but I was in love with John.
Siz ikiniz gerçekten kibarsınız.You are both really kind.
Tom kibar.Tom's polite.
Bu tarz bir insana karşı kibar olmaya gerek yok.There's no need to be polite with this kind of person.
Tom kibar değildir.Tom is impolite.
Sen kibarsın.You're polite.
Çok kibarsın.You're too polite.
Tom kibarca başını salladı.Tom nodded politely.
Kibarca isteyeceğiz.We'll ask politely.
Onlar kibarca öpüştü.They kissed tenderly.
Onu kibar bir şekilde yap.Do it delicately.
Tom gerçekten kibar.Tom is really nice.
Tom çok kibar.Tom is very polite.
Tom'a karşı kibar ol.Be nice to Tom.
Tom'un son zamanlarda bana karşı niçin çok kibar olduğunu merak ediyorum.I wonder why Tom has been so nice to me recently.
Tom'un çok kibar olduğunu hatırlamıyorum.I don't remember Tom being so nice.
Benim bölümümdeki adamlar çok kibar.The guys in my department are too nice.
Benim bölümünde çocuklar çok kibar.The guys in my department are very nice.
Çok kibar değilim.I'm not very polite.
O akıllı, yakışıklı ve kibardır.He's smart, handsome and polite.
Arkadaşın Tom kibar bir adam gibi görünüyor.Your friend Tom seems like a nice guy.
Sadece kibar olmaya çalışıyordum.I was just trying to be polite.
Sadece kibar oluyordum.I was just being polite.
Tom kibar olmaya çalıştı.Tom tried to be polite.
Tom kibar olmayı denedi.Tom tried to be polite.
Tom, çok kibarsın.You're very kind, Tom.
Tom kibardı.Tom was polite.
Şimdi, kibar ol.Now, be nice.
O zarif ve kibardır.She's elegant and refined.
Kibar bir insandı.He was a kind person.
Sen çok kibar bir kişisin.You're not a very nice person.