Ana içeriğe geç
Sözlük

kibar ile cümle

kibar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Fakat çok kibar bir köpekti ve kedinin her zaman kendi yerine uyumasına izin verirdi.카멜로는 아주 착한 개였어요. 고양이가 항상 자기 침대에서 자도 가만 뒀거든요.
Fakat çok kibar bir köpekti ve kedinin her zaman kendi yerine uyumasına izin verirdi.Mais apparemment c'était un chien très gentil qui laissait toujours le chat dormir dans son lit à lui.
Fakat çok kibar bir köpekti ve kedinin her zaman kendi yerine uyumasına izin verirdi.Mas aparentemente ele era um excelente cão e sempre deixou o gato dormir na sua cama.
Fakat çok kibar bir köpekti ve kedinin her zaman kendi yerine uyumasına izin verirdi.Pero aparentemente era un perro muy simpático y siempre permitía que el gato durmiera en la cama del perro.
Fakat çok kibar bir köpekti ve kedinin her zaman kendi yerine uyumasına izin verirdi.Però era veramente un cane molto simpatico e lasciava sempre dormire il gatto nel letto del cane.
Fakat çok kibar bir köpekti ve kedinin her zaman kendi yerine uyumasına izin verirdi.Podobno był przemiłym psem i pozwalał kotom spać w swoim kojcu.
Fakat çok kibar bir köpekti ve kedinin her zaman kendi yerine uyumasına izin verirdi.Tuy vậy nó vẫn là một con chó đáng yêu và luôn để con mèo ngủ trên giường của nó.
Fakat çok kibar bir köpekti ve kedinin her zaman kendi yerine uyumasına izin verirdi.Προφανώς ήταν ένας πολύ καλός σκύλος και άφηνε πάντα τη γάτα να κοιμηθεί στο κρεβάτι του.
Fakat çok kibar bir köpekti ve kedinin her zaman kendi yerine uyumasına izin verirdi.Но беше много добро куче и винаги позволяваше на котката да спи в кучешкото легло.
Fakat çok kibar bir köpekti ve kedinin her zaman kendi yerine uyumasına izin verirdi.Но всё же он был чудесной собакой, всегда позволял коту спать в собачьей корзинке.
Fakat çok kibar bir köpekti ve kedinin her zaman kendi yerine uyumasına izin verirdi.הוא היה כלב חביב ביותר ותמיד הרשה לחתול לישון במיטה שלו.
Fakat çok kibar bir köpekti ve kedinin her zaman kendi yerine uyumasına izin verirdi.وكلنه على ما يبدو كان كلباً لطيفاً جداً فقد كان يدع دوما القطة في المنزل تنام في فراشه
Fakat çok kibar bir köpekti ve kedinin her zaman kendi yerine uyumasına izin verirdi.自分のベッドをいつも 猫に貸してあげてたのよ
Galile'nin başında Engizisyon vardı o yüzden o biraz daha kibar olmalıydı.Galilei, el avea Inchiziția pe cap așa că a trebuia să fie un pic mai politicos.
Galile'nin başında Engizisyon vardı o yüzden o biraz daha kibar olmalıydı.Galileo aveva l'Inquisizione perciò doveva essere un attimino più gentile.
Galile'nin başında Engizisyon vardı o yüzden o biraz daha kibar olmalıydı.Galileo, dia harus sedikit lebih sopan karena tekanan gereja.
Galile'nin başında Engizisyon vardı o yüzden o biraz daha kibar olmalıydı.Galileo had de inquisitie, dus hij was verplicht wat beleefder,
Galile'nin başında Engizisyon vardı o yüzden o biraz daha kibar olmalıydı.Galileo hatte die Inquisition, also musste er etwas höflicher sein.
Galile'nin başında Engizisyon vardı o yüzden o biraz daha kibar olmalıydı.Galileo, il avait l'Inquisition et il lui a fallu être un peu plus poli.
Galile'nin başında Engizisyon vardı o yüzden o biraz daha kibar olmalıydı.Galileo -- ông bị xử ở Tòa án Dị giáo, nên ông phải lịch sự hơn chút -- ý kiến của ông là:
Galile'nin başında Engizisyon vardı o yüzden o biraz daha kibar olmalıydı.Galileo tenía la Inquisición así que tuvo que ser más amable.
Galile'nin başında Engizisyon vardı o yüzden o biraz daha kibar olmalıydı.Galileusz mierzył się z inkwizycją, więc musiał być nieco bardziej uprzejmy.
Galile'nin başında Engizisyon vardı o yüzden o biraz daha kibar olmalıydı.갈릴레오는 종교재판을 받았기 때문에, 좀 더 공손하게 말해야 했죠.
Galile'nin başında Engizisyon vardı o yüzden o biraz daha kibar olmalıydı.Галилей, он попался инквизиции, поэтому ему пришлось быть немного повежливее:
Galile'nin başında Engizisyon vardı o yüzden o biraz daha kibar olmalıydı.Галилео е имал Инквизицията, затова е трябвало да бъде малко по-учтив.
Galile'nin başında Engizisyon vardı o yüzden o biraz daha kibar olmalıydı.גלילאו, הוא חי תחת האינקויזיציה כך שהיה חייב להיות קצת יותר מנומס.
Galile'nin başında Engizisyon vardı o yüzden o biraz daha kibar olmalıydı.غاليليو، تم إخضاعه لمحاكم التفتيش حتى يؤدب قليلاً.
Galile'nin başında Engizisyon vardı o yüzden o biraz daha kibar olmalıydı.地球が中心じゃねぇんだよ と唱えました
Güzel. Kibar olabilir misin? E:Qué lindo, ¿sabes ser cortés?
Hala seninle kibarca konuşuyorken çık dışarı.<br />Çabuk, çık dışarı!Keluar saat aku masih berbicara dengan baik! Cepat keluar!
Hala seninle kibarca konuşuyorken çık dışarı.<br />Çabuk, çık dışarı!Komm raus wenn ich noch nett mit dir spreche. Schnell, komm raus!
Hala seninle kibarca konuşuyorken çık dışarı.<br />Çabuk, çık dışarı!Oh! Oh! Iesi cat inca vorbesc frumos.
Hala seninle kibarca konuşuyorken çık dışarı.<br />Çabuk, çık dışarı!Oh! Oh! Podejdz dopóki jestem miła.
Hala seninle kibarca konuşuyorken çık dışarı.<br />Çabuk, çık dışarı!Sortez tant que je parle encore gentiment. Sortez vite !
Hala seninle kibarca konuşuyorken çık dışarı.<br />Çabuk, çık dışarı!Vieni fuori finchè lo dico gentilmente. Esci velocemente fuori!
Hala seninle kibarca konuşuyorken çık dışarı.<br />Çabuk, çık dışarı!Έλα έξω όσο στο λέω όμορφα! Έλα έξω γρήγορα!
Henüz değil. Kibar ol!¡A ti hijo de puta, que te gusta robar mierda del gobierno! eh!? eh!!?
Henüz değil. Kibar ol!È il figlio di puttana che ama rubare merda dal governo!
Henüz değil. Kibar ol!Nu esti nenorocitul caruia ii place sa fure cacat de la guvern!
Henüz değil. Kibar ol!Sie Mistkerl, der gerne Scheiße von der Regierung stiehlt!
Henüz değil. Kibar ol!Ty, hajzl, který rád okrádá vládu!
Henüz değil. Kibar ol!Не ты ли хотел нажиться на правительстве?!
Henüz değil. Kibar ol!בן זונה שאוהב לגנוב מהממשלה? הא! הא!
Henüz değil. Kibar ol!أنت أيها الوقح تسرق من الحكومة! هه؟ هه؟
Hiç de değil, çok kibarsınız.Dạ không đâu ạ. Ngài quá khen.
Hiç de değil, çok kibarsınız.Deloc. Sunteti prea bun.
Hiç de değil, çok kibarsınız.Inte alls. Ni är för snäll.
Hiç de değil, çok kibarsınız.Nee helemaal niet. U bent te aardig.
Hiç de değil, çok kibarsınız.Non è vero. Lei è troppo gentile.
Hiç de değil, çok kibarsınız.Pas du tout. Vous êtes trop aimable.
Hiç de değil, çok kibarsınız.Tidak semuanya. Anda terlalu baik.
Hiç de değil, çok kibarsınız.Überhaupt nicht.Sie sind zu nett.
Hiç de değil, çok kibarsınız.Όχι, καθόλου. Είστε πολύ ευγενικός.
Hiç de değil, çok kibarsınız.Не во всем. Вы слишком добры.
Hiç de değil, çok kibarsınız..כלל לא. אתה מאוד נדיב
Hiç de değil, çok kibarsınız.على الإطلاق,إنك لطيف جداً
Hiç de değil, çok kibarsınız.そうか お父上の具合はどうかね?
Hikayelerim gayet iyiydi, ve kibarlıktan güldüklerini pek sanmıyorum.Jag tror inte de skrattade av artighet.
Hikayelerim gayet iyiydi, ve kibarlıktan güldüklerini pek sanmıyorum.J'eus un certain succès. Je ne pense pas qu'ils ne riaient que par politesse.
Hikayelerim gayet iyiydi, ve kibarlıktan güldüklerini pek sanmıyorum.Meine Geschichten kamen gut an, Ich glaube nicht, dass sie aus purer Höflichkeit lachten,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod