"Çok kibarsın" diye Willie yanıtladı."That's very nice of you," Willie answered.
Daha kibar olmayı denemelisin.You should try to be more polite.
Daha kibar olmaya çalışmalısınız.You should try to be more polite.
İlk bakışta, o nazik ve kibar görünüyordu.At first sight, he seemed kind and gentle.
Biraz daha kibar olmalısın.You must be more polite.
Daha kibarca konuşmalıydın.You should have talked more politely.
Mary Bill'in kibarlığını doğal karşılıyor.Mary takes Bill's kindness for granted.
Bay Hawk, kibar bir beyefendidir.Mr Hawk is a kind gentleman.
Tony kibar bir çocuk.Tony is a polite boy.
Yaşlı hanımefendi bana istasyona giden yolu gösterecek kadar kibardı.The old lady was kind enough to show me the way to the station.
Kız atına kibarca davrandı.The girl treated her horse kindly.
Öğrenci bana yolu gösterecek kadar kibardı.The student was kind enough to show me the way.
Bay Smith başkaları hakkında kötü bir şey söylemeyecek kadar çok kibar.Mr Smith is too polite to say anything bad about others.
Sir Harold kibar bir İngiliz beyefendisi.Sir Harold is a fine English gentleman.
Kibarlığın için derinden minnettarım.I'm deeply grateful for your kindness.
Bay Green'in önünde elinden geldiğince kibar olmaya çalış.Try to be as polite as you can before Mr Green.
Yaşlı insanlara karşı kibar olmak iyi bir şeydir.It is good to be kind to old people.
Kibarlığını gerçekten takdir ediyorum.I really appreciate your kindness.
Ann kibarca söylüyor.Ann sings elegantly.
Keşke o zaman kıza daha kibar davransaydım.I wish I had treated the girl more kindly at that time.
O hemşire çok nazik ve kibardır.That nurse is very kind and polite.
Sen kibar değilsin.You are not kind.
O, kibar biri olmaktan çok uzak.He is far from being a gentleman.
Gözünü seveyim, lütfen ona karşı kibar ol.For goodness' sake, please be nice to him.
Dolu ağzınızla konuşmak kibar değil.It's not polite to speak with your mouth full.
Japonca öğretmenimiz bize karşı çok kibar.Our Japanese teacher is very nice to us.
Biz başka insanlara karşı kibar olmaya çalışmalıyız.We must try to be kind to other people.
Kibarlığı için en çok Nick'e minnettarım.I was most grateful to Nick for his kindness.
Küçük kız beni başıyla kibarca selamladı.The little girl made a polite bow to me.
Onu kibar buldum.I found him kind.
Kibarlığı kalbime işledi.His kindness touched my heart.
Sanırım o kibardır.I think she is kind.
Beni eve götürmen kibarlık.It's kind of you to drive me home.
Ona, olabilecek en kibar şekilde davrandık.We treated him in the politest manner possible.
Gençler yaşlılara karşı kibar olmalılar.The young should be kind to the old.
Etrafındakilere karşı kibar ol.Be kind to those around you.
Küçük hayvanlara karşı kibar ol.Be kind to little animals.
Bir beyefendi diğerlerine karşı her zaman kibardır.A gentleman is always kind to others.
Bazı kişiler kibardı ve diğerleri kabaydı.Some people were kind and others were unkind.
O bana yardım edecek kadar kibardı.He was kind enough to help me.
Diğerlerine karşı kibar olmalısın.You should be kind to others.
Konuşurken birinin sözünü kesmek kibarlık değildir.It is not polite to interrupt someone while he is talking.
Herkes kibar insanları sever.Everybody likes polite people.
Bana yolu göstermeniz büyük kibarlık.It is very kind of you to show me the way.
Onu kibar olduğu için değil ama onurlu olduğu için seviyorum.I like him not because he is kind but because he is honest.
Ona kibar bir cevap yazacağım.I will write him a civil answer.
Tutumu kibar olmadığını gösteriyor.His attitude is by no means polite.
O çok kibardır. Başkalarının hakkında asla kötü konuşmaz.He is very nice. He never speaks ill of others.
O bugün çok kibar.He is being very polite today.
O şamatacı ama yoksa çok kibar bir çocuk.He is noisy, but otherwise a very nice boy.
O, kibar genç bir adamla tanıştı.He met a nice young man.
Çok kibar olsa bile ona kesinlikle güvenmiyorum.Even if he's very nice, I don't really trust him.
O bir hataya karşı kibardır.He is polite to a fault.
O, hiçbir şekilde kibar değil.He is by no means kind.
Sert gözüküyor, ama aslında çok kibardır.He looks stern, but actually he's very kind.
O bugün kibarlaşıyor.He is being kind today.
Genç olmasına rağmen, o çok kibar.Though he is young, he is quite polite.
İş teklifini çok kibar şekilde reddetti.He declined the job-offer very politely.
O kibar görünüyor.He seems kind.
Kibar olduğu için insanlar onu seviyor.People like him because he is kind.