kib ile cümle
kib kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
O kız güzelliğinden dolayı kibirli.Fata aceea este arogantă din cauza frumuseții sale.
O, kibarlığından faydalandı.Ea a profitat de bunătatea lui.
O, kibarlığından faydalandı.El a profitat de amabilitatea ei.
Tom oldukça kibirli, değil mi?Tom e destul de arogant, nu-i așa?
Tom kendini beğenmiş ve kibirli.Tom este narcisist și arogant.
Dördüncü şarkının sonunda Barrett beklenmedik bir şekilde kibarca gitarını yere bırakıp sahneden indi.A negyedik dal végén Barrett váratlanul, de udvariasan letette gitárját és elment.
Özel Vasıf, Kıbrıslı Türk tenisçi.Rosszindulatú daganata van az orosz teniszezőnőnek.
Kulüp, 1948 yılında kuruldu ve 1953 yılında Kıbrıs Futbol Federasyonu'na üye oldu.A klubot 1948-ban alapították és 1953-ban csatlakozott a Ciprusi labdarúgó-szövetséghez.
Kıbrıs Krallığı'nda 2 adet kraliçe ve 16 adet kral hüküm sürmüştür.Többek között 12 császárt és 18 császárnét temettek el itt.
Bu sefer Kıbrıs adasının idaresi doğrudan doğruya Arapların eline geçti.Ezzel a Szászánida Birodalom végérvényesen az arabok kezébe került.
(İsrail, Kıbrıs ve Türkiye'de bu gruba verildi.)(Izrael és Tajvan is ebbe a csoportban szerepelt).
Başarıyla baş edemedi, çok kibardı.Csak gratulálni tudok neki, nagyon bátor.
Haber Kıbrıs.Hírek röviden.
Edd Edd (İki D'li); oldukça akıllı, oldukça sessiz, oldukça kibar ve inanılmaz temizdir.Kedr: Kitűnően érzem magam, tökéletesen, tökéletesen, tökéletesen.
Lefkoşa: Kıbrıs Haber Ajansı.Csíkszereda: Csíkszereda Kiadóhivatal.
Şu anda Kuzey Kıbrıs Birinci Ligi'nde mücadele etmektedir.Északon az 1. ezred harcba keveredett.
Bulanık, safkan büyücüler tarafından kullanılan ve hiç de kibar olmayan bir Muggle doğumlu lakabıdır.Itt Neville-t ügyefogyott, kissé feledékeny varázslótanoncnak ismerjük meg.
Kıbrıs'ta Basın Olayları (1878-1981).Országgyűlési beszédei a naplókban (1878-81.
Kıbrıs için baskı yapılamaz" dedi.Felülütési kényszer nincs!!!
Kibris Gazetesi.A gyufa regénye.
Kıble dağına bakarken büyüleyici bir manzara vardır.A hegycsúcsról a Castellamarei-öbölre csodálatos kilátás nyílik.
Kıbrıs görüşmeleri Viyana'da başladı.Az orvosi gyakorlatot Bécsben kezdte meg.
Bundan dolayı erkeklerin %50'si Kıbrıs'ta ve Türkiye'nin muhtelif illerinde çalışmaktadır.Ebből adódóan 59%-uk került már olyan helyzetbe, hogy hazudott munkahelyén párja neméről.
Savaştan sonra King's College London'da hukuk okumuş ve Kıbrıs'ta çalışmaya başlamıştır.A háború után jogot tanult a londoni King's College-ban, majd Cipruson jogi pályára lépett.
Frig tanrıçası Kibele.Lágymányosi istenek.
169. Kıbrıs Tiyatro Festivali.1693. pp. Színházi adattár.
Kıbrıs adasının tamamından izlenebilmektedir.Tetejéről az egész megye látképe előtűnik.
Thomas "Tom" Buchanan— kibirli bir milyoner ve Daisy'nin kocası.Charlotte "Charlie" Matheson és Danny Matheson nagybátyja Miles.
1974'teki Kıbrıs Harekâtı'ndan sonra Türk kontrolüne girdi.Az 1974-es megszállás óta török irányítás alatt van.
1960'ların ilk yarısında Kıbrıs'ın en başarılı takımıydılar.A Dorog az 1960-as évek első felében érte el legnagyobb sikereit.
Kıbrıs Türk Tiyatro Hareketi.Kortárs török drámák.
Pire ısırdı çık yukarı, Kıbrıs'ta oynanan bir çocuk oyunu.A Csigabiga, gyere ki egy csigacsalogató gyermekdal.
Kibrit kutusu masanın üzerinde(dir).Csizma az asztalon.
Kadınlara karşı nazik ve kibardır, Kadınlarla ilişkileri çok iyidir.A nőkkel szemben udvarias, tisztelettudó.
Şeker Sigorta Kıbrıs Ltd.Savanyúrét Dunapart Cukorgyári ltp.
Kıbrıs Cumhuriyeti 115.Ciprusi Köztársaság 115.
Erişim tarihi: 2007-01-29. (İngilizce) (Yunanca) Kıbrıs Cumhuriyeti Dışişleri BakanlığıA Görög Köztársaság Hivatalos Közlönye (1292), Kiadó: Belügyminisztérium.
Günümüzde Kıbrıs'taki Ermenilerin çoğunluğu, 1915-23 dönemlerinde gelenlerdir.A ma látható házak többsége 1500 és 1900 között épült.
Çok kibar ve naziktir.Nagylelkű és kedves is volt.
Kıbrıs 7-24.Döntetlen 7-7.
Daha sonraları Kıbrıs'ta siyasete başladı.A politizálást a MIÉP-ben kezdte.
Nitekim Malta ele geçirilememiş fakat Kıbrıs fethedilmiştir.A várost elfoglalták, de a Towert hiába ostromolták meg.
Kıbrıs Piskopos'u Epiphanios'un devrinde yapıldığı (368-403) bilinmektedir.Ebben a korszakban (368 és 403 között) az érseki posztot Szent Epiphaniosz töltötte be.
Kıbrıs dün ve bugün.Nemzetközi szervezett bűnözés tegnap és ma.
Türkiye savaş uçakları, Kıbrıs üzerinde uçuşlar yaptı.A repülőgépekkel rendszeresen végeztek felderítő repüléseket Pakisztán felett.
Kıbrıs Cumhuriyeti, gelişmiş bir ülke olarak 1 Mayıs 2004 tarihinde Avrupa Birliği üyesi oldu.Május 1-jén a Ciprusi Köztársaság megosztott államként lett az Európai Unió (EU) tagja.
Kıbrıs'ta edebiyat geç kurumsallaşmıştır.Erasmus irodalmi termékenysége aránylag későn bontakozott ki.
1973) 1893 - Mehmet Aziz, Kıbrıs Türkü doktor (ö.(1899) Dr. Zsigmond, Gyõzõ.
Bu tarz bir insana karşı kibar olmaya gerek yok.Az ilyen fajta személlyel nem kell udvariaskodni.
Bu tarz bir insana karşı kibar olmaya gerek yok.Az ilyen fajta személlyel nem kell udvariasnak lenni.
Kıbrıs dün ve bugün.Kerjääminen eilen ja tänään.
AEGEE-Avrupa, Kıbrıs'taki ara bölgede ilk uluslararası öğrenci konferansını düzenlemiştir.AEGEE-Europe järjesti ensimmäisen kansainvälisen opiskelijakonferenssin Kyproksen puskurivyöhykkeellä.
Kırmızı fosfor kibrit yapımında kullanılır.Punaista fosforia käytetään pääasiassa tulitikkuteollisuudessa.
Theodore ve Bitsy Hannigan (Gregory Itzin ve Cristine Rose): Mike'ın zengin ve kibirli anne-babası.Theodore ja Bitsy Hannigan (Gregory Itzin ja Cristine Rose) — Miken rikkaat ja ylimieliset vanhemmat.
Ben yüzünü kıbleye döndürdüm.Käännä kasvosi, Herra.
Kıbrıs adasına yerleştirilen Avşarlardır.Pääsaarelle on istutettu kaniineja.
1974 - Türkiye'nin Kıbrıs'a askeri müdahalede bulundu.1974 – Turkin joukot hyökkäsivät Kyprokseen.
Türkiye'de ve Kuzey Kıbrıs'ta da uzun yıllardır kullanılmaktadır.Pohjois-Koreassa ja Vietnamissa sitä käytettiin vielä monia vuosia.
Kıbrıs Cumhuriyeti 115.Kyproksen tasavalta 115.
1983 - Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilan edildi.1983 – Pohjois-Kyproksen turkkilainen tasavalta perustettiin.