Aveling'in Darwin'e, kibirli olmayı kesmesini söyleyip söylemediği kayıtlarda yok.אין תיעוד לפיו אוולינג אמר לדרווין לרדת ממגדל השן שלו.
Aveling'in Darwin'e, kibirli olmayı kesmesini söyleyip söylemediği kayıtlarda yok.لم يتبين من السجلات عما اذا كان تنازل دارون لـ أفلينج عن كبرياءه أم لا.
Aveling'in Darwin'e, kibirli olmayı kesmesini söyleyip söylemediği kayıtlarda yok.(笑)
Ayrıca bu kadar kibar konuşmanıza gerek yok.Eikä teidän tarvitse teititellä minua.
Ayrıca bu kadar kibar konuşmanıza gerek yok.E não precisam de falar comigo tão formalmente.
Ayrıca bu kadar kibar konuşmanıza gerek yok.I behøver ikke være så formelle.
Ayrıca bu kadar kibar konuşmanıza gerek yok.I nie musicie mówić do mnie tak uprzejmie.
Ayrıca bu kadar kibar konuşmanıza gerek yok.Ni behöver inte vara så formella.
Ayrıca bu kadar kibar konuşmanıza gerek yok.Non serve neanche che mi parliate in modo così formale.
Ayrıca bu kadar kibar konuşmanıza gerek yok.Y tampoco tenéis que hablarme de manera tan formal.
Ayrıca bu kadar kibar konuşmanıza gerek yok.Δεν χρειάζεται να μου μιλάτε τόσο τυπικά.
Ayrıca bu kadar kibar konuşmanıza gerek yok.И не надо так любезно со мной разговаривать.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.Ayah saya adalah orang yang baik dan penyayang sebelum menderita Alzheimer, dan begitu pula sekarang.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.Édesapám kedves és szerető személy volt az Alzheimer előtt, és most is az.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.Isäni oli kiltti ja rakastava ennen, ja hän on kiltti ja rakastava nytkin.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.제 아버지는 알츠하이머에 걸리기 전 친절하고 다정한 분이었고, 지금도 친절하고 다정하십니다.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.Mein Vater war vorher nett und liebevoll - das ist er noch.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.Mijn vader was aardig en liefdevol voordat hij Alzheimer had en dat is hij nog steeds.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.Min pappa var snäll och kärleksfull innan han hade Alzheimers och han är snäll och kärleksfull nu.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.Mio padre era gentile e affettuoso prima dell'Alzheimer e lo è tuttora.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.Mi padre era amable y cariñoso antes de tener Alzheimer, y es amable y cariñoso ahora también.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.Mon père était gentil et affectueux avant d'avoir Alzheimer, et il est gentil et affectueux aujourd'hui.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.O meu pai era amável e afectuoso antes de ter Alzheimer e agora também é amável e afectuoso.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.Pred Alzheimerom bol môj otec láskavým a milujúcim človekom - a takým je aj teraz.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.Táta byl hodný a milující i před Alzheimerem; a je hodný a milující stále.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.Tata era bun şi iubitor înainte de Alzheimer şi mai e şi acuma într-un fel.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.Tata zawsze był uprzejmy i kochający, teraz też taki jest.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.Ο μπαμπάς μου ήταν ευγενικός και στοργικός πριν από το Αλτσχάιμερ και εξακολουθεί να είναι.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.Баща ми беше мил и обичлив, преди да се разболее от Алцхаймер, и той е мил и обичлив и сега.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.До того, как мой отец заболел Альцгеймером, он был любящим и заботливым. Таким он остаётся и сейчас.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.Мій батько був доброю та люблячою людиною до того, як захворів. Таким він і залишається зараз.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.אבי היה טוב ואוהב לפני שהיה לו אלצהיימר, והוא טוב ואוהב עכשיו.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.والدي كان طيبا ومحبا قبل إصابته بالزهايمر وهو طيب ومحب الآن.
Babam Alzheimer'dan önce kibar ve şefkatli biriydi, ve şimdi de öyle.私は父が知性 ユーモア 言語能力を失うのを 見てきましたが同時に -
Baek Su Chan herzaman oğluyla övünüyordu, ama görüyorum ki haklıymış. Hiç de değil, çok kibarsınız. Pekala.Какво имаш в предвид дарове?
Bana her zaman kibar oldun.Du har altid været venlig overfor mig.
Bana her zaman kibar oldun.Du warst immer nett zu mir.
Bana her zaman kibar oldun.Je bent altijd aardig voor me geweest.
Bana her zaman kibar oldun. Kibar?Vždycky jsi na mě byl milý...
Bana her zaman kibar oldun.Mindig kedves voltál hozzám.
Bana her zaman kibar oldun.Sei sempre stato gentile con me.
Bana her zaman kibar oldun.Siempre has sido amable conmigo.
Bana her zaman kibar oldun.Tu as toujours été gentil avec moi.
Bana her zaman kibar oldun.Você sempre foi gentil comigo.
Bana her zaman kibar oldun.Vždy si bol nna mňa milý.
Bana her zaman kibar oldun.Zawsze byłeś dla mnie miły.
Bana her zaman kibar oldun.Πάντα ήσουν ευγενικός μαζί μου.
Bana her zaman kibar oldun.Ты всегда был ко мне благосклонен.
Bana her zaman kibar oldun.優しい?
Bana kibarca ve nazik davranıyorlardı, ama evliliğimi onaylamadılar.Eran amables conmigo, amistosos y educados, pero no aprobaron mi matrimonio.
Bana kibarca ve nazik davranıyorlardı, ama evliliğimi onaylamadılar.Ils étaient aimables avec moi, amicaux et polis, mais ils n'approuvaient pas mon mariage.
Bana kibarca ve nazik davranıyorlardı, ama evliliğimi onaylamadılar.Ludzie byli dla mnie mili i przyjaźni, ale nie popierali mojego małżeństwa.
Bana kibarca ve nazik davranıyorlardı, ama evliliğimi onaylamadılar.Μου φέρθηκαν καλά, ήταν φιλικοί και ευγενικοί, αλλά δεν ενέκριναν το γάμο μου.
Bankacılar ve parazitleri sayı olarak büyük ölçüde bizi geçtiler ama onların kibirleri onları zayıf kıldı.Bankárok és a paraziták jóval többen, mint mi
Bankacılar ve parazitleri sayı olarak büyük ölçüde bizi geçtiler ama onların kibirleri onları zayıf kıldı.Bankierzy i ich pasożyty liczebnie nas znacznie przewyższali ale ich pycha osłabiała ich.
Bankacılar ve parazitleri sayı olarak büyük ölçüde bizi geçtiler ama onların kibirleri onları zayıf kıldı.Les banquiers et leurs parasites étaient largement plus nombreux que nous
Bankacılar ve parazitleri sayı olarak büyük ölçüde bizi geçtiler ama onların kibirleri onları zayıf kıldı.The Fed, og bankerne var havde større hær, men deres selvsikkerhed gjorde dem svage.
Bankacılar ve parazitleri sayı olarak büyük ölçüde bizi geçtiler ama onların kibirleri onları zayıf kıldı.Η τραπεζίτες και τα παράσιτα τους ήταν περισσότεροι αλλά η ύβρις τους, τους έκανε αδύναμους --
Bankacılar ve parazitleri sayı olarak büyük ölçüde bizi geçtiler ama onların kibirleri onları zayıf kıldı.Банкерите и техните паразити сериозно ни превъзхождали, но тяхната надменност ги правила слаби.
Başkalarını koruyabileceğimi düşünmek belki kibirlilik. Ama şu anda başka bir şey düşünemiyorum.Może to zuchwałe sądzić, że wszystkich obronię, ale tylko o tym myślę.