Açgözlü ve sinirli olmaya, ya da sevgi dolu ve kibar olmaya.Buď budeme smerovať k chamtivosti a hnevu alebo k láske a vľudnosti.
Açgözlü ve sinirli olmaya, ya da sevgi dolu ve kibar olmaya.Chọn lòng lam và cơn giận... Hay chọn tình thương và lòng nhân hậu.
Açgözlü ve sinirli olmaya, ya da sevgi dolu ve kibar olmaya.Czy jest to chciwosc i gniew czy moze milosc i dobroc.
Açgözlü ve sinirli olmaya, ya da sevgi dolu ve kibar olmaya.Jos olet ahne ja vihainen tai olet rakastavainen ja lempeä.
Açgözlü ve sinirli olmaya, ya da sevgi dolu ve kibar olmaya.욕심이나 분노에 치우치게 하거나 혹은 이를 다시 사랑과 친절함으로 향하게 하는 것.
Açgözlü ve sinirli olmaya, ya da sevgi dolu ve kibar olmaya.Spingendolo verso rabbia e avidità o verso amore e gentilezza.
Açgözlü ve sinirli olmaya, ya da sevgi dolu ve kibar olmaya.Ya sea hacia la codicia y la ira o sea hacia el amor y la bondad.
Açgözlü ve sinirli olmaya, ya da sevgi dolu ve kibar olmaya.Будь-то жадность и гнев или же любовь и доброта.
Açgözlü ve sinirli olmaya, ya da sevgi dolu ve kibar olmaya.Позаяк бути жадібним і гнівним або люблячим і добрим.
Açgözlü ve sinirli olmaya, ya da sevgi dolu ve kibar olmaya.באם זה בענין של רדיפת בצע, או כעס או בנושא של אהבה וטוב-לב.
Açgözlü ve sinirli olmaya, ya da sevgi dolu ve kibar olmaya.سيكون في اتجاه الجشع و الغضب أو في اتجاه الحب و اللطف
Açgözlü ve sinirli olmaya, ya da sevgi dolu ve kibar olmaya.いや、慈愛と親しみに満ちた方向へ、か。 この世界に、苦しみを生むこともできるし、
Afrika içeriğindeki teknolojidir. Özellikle, incelediği bir demirci Kibera Nairobidedir,Il s'agit d'un forgeron à Kibera, à Nairobi, qui transforme l'arbre d'un Landrover en un ciseau à froid.
Ama ancak onları kaybettikten sonra bu inancın aynı zamanda bir çeşit kibir olduğunu anladımAbia dupa ce i-am pierdut am realizat ca a fost o aroganta din partea mea.
Ama ancak onları kaybettikten sonra bu inancın aynı zamanda bir çeşit kibir olduğunu anladımAle to się zmieniło, kiedy ich straciłem, bo zdałem sobie sprawę, że to była forma arogancji.
Ama ancak onları kaybettikten sonra bu inancın aynı zamanda bir çeşit kibir olduğunu anladımDe miután elvesztettem őket, rájöttem, hogy ez is egyfajta önteltség volt.
Ama ancak onları kaybettikten sonra bu inancın aynı zamanda bir çeşit kibir olduğunu anladım하지만 그것도 오만이었다는 것을 걔들을 잃고 나서 깨달았어
Ama ancak onları kaybettikten sonra bu inancın aynı zamanda bir çeşit kibir olduğunu anladımMaar nadat ik hen verloor besefte ik dat dat ook een vorm van arrogantie was.
Ama ancak onları kaybettikten sonra bu inancın aynı zamanda bir çeşit kibir olduğunu anladımMais ce n'est qu'après les avoir perdu que j'ai réalisé que c'était aussi une forme d'arrogance.
Ama ancak onları kaybettikten sonra bu inancın aynı zamanda bir çeşit kibir olduğunu anladımMa non è stato finchè li ho persi che ho realizzato che era solo una forma di arroganza.
Ama ancak onları kaybettikten sonra bu inancın aynı zamanda bir çeşit kibir olduğunu anladımMutta se oli siihen asti kunnes menetin heidät ja tajusin, että se oli myös röyhkeyttä.
Ama ancak onları kaybettikten sonra bu inancın aynı zamanda bir çeşit kibir olduğunu anladımNhưng cho tới khi ông đánh mất chúng (bố mẹ Ji Hoo) ông mới nhận ra rằng đó cũng là tính ngạo mạn.
Ama ancak onları kaybettikten sonra bu inancın aynı zamanda bir çeşit kibir olduğunu anladımTapi tidak sampai saya kehilangan mereka, baru saya menyadari kalau itu semua hanya keegoisan saya.
Ama ancak onları kaybettikten sonra bu inancın aynı zamanda bir çeşit kibir olduğunu anladımΑλλά δεν ήταν παρά μόνο αφού τους έχασα που<br /> κατάλαβα ότι αυτό ήταν μια μορφή υπεροψίας...
Ama ancak onları kaybettikten sonra bu inancın aynı zamanda bir çeşit kibir olduğunu anladımНо это было до того как я потерял их. Тогда я осознал что это было формой высокомерия
Ama ancak onları kaybettikten sonra bu inancın aynı zamanda bir çeşit kibir olduğunu anladımلكنّي لم أعرف أنّه نوع من العناد سوى عند فقدانهما فقط
Ama ancak onları kaybettikten sonra bu inancın aynı zamanda bir çeşit kibir olduğunu anladımお前まで失うかもしれないという 恐れのせいで
Ama ben size soruyorum. Lütfen kibarca yanıtlayın.Já se Vás ale ptám, prosím Vás pěkně, odpovězte mi.
Ama ben size soruyorum. Lütfen kibarca yanıtlayın.제가 여쭤보지 않습니까, 부디 공손하게 답변해 주세요
Ama ben size soruyorum. Lütfen kibarca yanıtlayın.Nhưng tôi đang hỏi anh, Đề nghị anh trả lời nghiêm túc.
Ama ben size soruyorum. Lütfen kibarca yanıtlayın.Odpowiedz na pytanie.
Ama ben size soruyorum. Lütfen kibarca yanıtlayın.Tapi aku sedang bertanya padamu. tolong jawab dengan sopan.
Ama ben size soruyorum. Lütfen kibarca yanıtlayın.Ţi-am pus o întrebare şi te rog să răspunzi politicos.
Ama ben size soruyorum. Lütfen kibarca yanıtlayın..אך אני מבקש ממך לענות בנימוס
Ama ben size soruyorum. Lütfen kibarca yanıtlayın.لكنني أسألك،أجب بأدب من فضلك
Ama ben size soruyorum. Lütfen kibarca yanıtlayın.回答は拒否する 判断はまかせる
Ama eğer yemek istemiyorduysan, kibarca reddedebilirdin veya...먹기 싫으면 좋은말로 거절하면 되지 아니
Ama dili inceleyen herhangi bir kimse bunun biraz aptalca bir kibir olduğunu anlayabilir.언어에 주목하는 사람이라면 깨닫게 되죠. 그것은 어리석은 자만심이라는 것과
Ama dili inceleyen herhangi bir kimse bunun biraz aptalca bir kibir olduğunu anlayabilir.Maar iedereen die taal bekijkt, beseft dat dat van nogal dwaze arrogantie getuigt.
Ama dili inceleyen herhangi bir kimse bunun biraz aptalca bir kibir olduğunu anlayabilir.Ma chiunque rifletta sul linguaggio si rende conto di quanto sia inadeguata questa impostazione.
Ama dili inceleyen herhangi bir kimse bunun biraz aptalca bir kibir olduğunu anlayabilir.אבל כל מי שמביט בשפה מבין שזוהי יומרנות מגוחכת למדי,
Ama dili inceleyen herhangi bir kimse bunun biraz aptalca bir kibir olduğunu anlayabilir.إلا أن أى شخص ينظر للغة يدرك أن هذا تصور بسيط نوعاً ما،
Ama dili inceleyen herhangi bir kimse bunun biraz aptalca bir kibir olduğunu anlayabilir.そんなことは間抜けな発想だとわかります 言語はむしろ 人と人の相互関係から現れるものです
Ama eğer yemek istemiyorduysan, kibarca reddedebilirdin veya...Nếu anh không muốn ăn, anh có thể từ chối đàng hoàng hoặc là ....
Ama eğer yemek istemiyorduysan, kibarca reddedebilirdin veya...Om du inte ville äta den, kunde du väl ha nekat snällt eller...
Ama eğer yemek istemiyorduysan, kibarca reddedebilirdin veya...Si tu ne voulais pas le manger, tu pouvais le décliner gentiment ou...
Ama eğer yemek istemiyorduysan, kibarca reddedebilirdin veya...Εαν δεν ηθελες να το φας θα μπορουσες να το αποριψεις ευγενικα η . . .
Ama eğer yemek istemiyorduysan, kibarca reddedebilirdin veya...Если тебе не понравился торт, ты мог вежливо отказаться.
Ama eğer yemek istemiyorduysan, kibarca reddedebilirdin veya...אפילו אם לא רצית לאכול את זה אז פשוט יכולת לסרב יפה או לא לקחת.
Ama eğer yemek istemiyorduysan, kibarca reddedebilirdin veya...إذا كنت لا تريد أن تأكله، إذا كنت تستطيع ان ترفضه بطريقه لطيفه أو...
Ama eğer yemek istemiyorduysan, kibarca reddedebilirdin veya...Ak si ju nechcel zjesť, tak si ju mohol milo odmietnuť, alebo...
Ama eğer yemek istemiyorduysan, kibarca reddedebilirdin veya...Als je het niet wilde eten, dan had je het gewoon aardig kunnen weigeren of...
Ama eğer yemek istemiyorduysan, kibarca reddedebilirdin veya...Če je nisi hotel sprejeti, bi jo lahko prijazno zavrnil ali ...
Ama eğer yemek istemiyorduysan, kibarca reddedebilirdin veya...Daca nu doreai sa-l maninci, puteai sa-l respingi amabil, sau...
Ama eğer yemek istemiyorduysan, kibarca reddedebilirdin veya...Jeśli nie chciałeś tego zjeść, mogłeś po prostu grzecznie odmówić...
Ama eğer yemek istemiyorduysan, kibarca reddedebilirdin veya...Jika kamu tidak mau makan, kamu bisa menolak dengan halus atau..
Ama eğer yemek istemiyorduysan, kibarca reddedebilirdin veya...Jos et halunnut syödä sitä olisit voinut kieltaytyä kauniisti, tai...
Ama eğer yemek istemiyorduysan, kibarca reddedebilirdin veya...Když jsi to nechtěl jíst, mohl jsi to mile odmítnout . . .
Ama eğer yemek istemiyorduysan, kibarca reddedebilirdin veya...彼女の気持ちを考えて受け取ってあげたとしても、 死ぬわけじゃないんだし!
Ama kibarlık zırhım iyice çatırdamaya başladı,Der Deich meiner Zurückhaltung ächzt