Ana içeriğe geç
Sözlük

kib ile cümle

kib kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Dördüncü şarkının sonunda Barrett beklenmedik bir şekilde kibarca gitarını yere bırakıp sahneden indi.במהלך השיר הרביעי הניח בארט לאט ובנימוס את הגיטרה שלו, ועזב את הבמה.
Çok kibar ve naziktir.נדיבה ונחמד מאוד.
Her bir sayı 256 bit uzunluğunda olduğundan ötürü, imzası 256x256 bit = 8 KiB olacaktır.כך נוצרים 256 ערכים של חתימה שאורכה הכולל הוא 8 קילובייט.
15 yaşındayken evden ayrılıp bir kibutzda yaşamaya başladı.בגיל 15 עזבה את ביתה והלכה ברגל לתל אביב.
Sönmemiş sigara izmariti ve kibriti yere atmak.רצוי להדליק את הסיגר עם גפרורים או מצתים על בסיס גז.
Kırmızı fosfor kibrit yapımında kullanılır.זרחן אדום הוא חומר הכרחי בייצור גפרורים.
Doktor olan Emel kibirli bir bayandır.הרופא שבא היה ד"ר הלל יפה.
Suzanne vücudunu kibar bir şekilde saklamaya çalışıp utangaç bakışlarla izleyiciye bakar.אטורה צוחק בביישנות ומביט למצלמה.
Nazik ve kibar bir insandır." demiştir."הוא באמת ובתמים אדם נפלא ואדיב.
Edi Gathegi, Laurent: James'in klanının en kibar üyesi.לורנט (אדי גטהאגי) - הערפד היותר מתורבת בחבורה של ג'יימס.
Çünkü onun çok aceleci ve kibirli olduğunu hissediyordu.הוא חשב שהיא יותר מידי נועזת וקיצונית.
Üreticiliği engelleyecek kadar kibir sahibi olma.Не допускайте продуктивността ви да падне.
Kiba, Akamaru'ya aşırı bağlıdır ve Akamaru'nunkini kurtarmak pahasına kendi hayatından vazgeçebilir.Киба е изключително предан на Акамару, и е склонен да рискува собствения си живот за да спаси този на Акамару.
Sönmemiş sigara izmariti ve kibriti yere atmak.Аз бях осъден на смърт и пуша последната си цигара.
Lycaonia MÖ 100 civarında, Kibyra ise MÖ 82 yılı civarında eyalet topraklarına dahil edildi.Ликаония е добавена преди 100 пр.н.е., докато района около Кибира е присъединен през 82 пр.н.е.
Çünkü onun çok aceleci ve kibirli olduğunu hissediyordu.Той е импулсивен и арогантен.
Kaygısız tavrına karşın konuşması her zaman kibardır, yine de bazen alaycı davranır.За разлика от сестра си е добродушен, мил, но понякога говори глупаво.
1 kibibayt = 210 bayt = 1024 bayt'tır.Така например, 1 килобайт е равен на 1024 (210), а не на 1000 байта.
Kibirli birine dönmüştü.Възведен в потомствен дворянин.
Kendisi uysal bir kalbi ve aklı olan, zeki ve kibar biriydi.Аз винаги бях добро, послушно и разумно момче.
Onun kibrinin sınırı yok.Неговата арогантност няма граници.
Genelde sakin, uslu ve kibardır.Obično su prijazni, dobroćudni i ljubazni.
Edi Gathegi, Laurent: James'in klanının en kibar üyesi.Edi Gathegi kao Laurent, je najciviliziraniji član Jamesove grupe.
Sekizinci sezonda Rachel'a aşık olur ancak Rachel kibarca kendisinin aynı şekilde hissetmediğini söyler.U osmoj sezoni Joey se zaljubljuje u Rachel, ali mu ona pristojno odgovara da ne dijeli njegove osjećaje.
Kurt, kibarca kıza nereye gittiğini sorar.Pristojno je pitao djevojčicu kamo ide, a lakovjerna djevojčica prijateljski mu je odgovorila.
1952 - Kibrit tekeli kalktı.1952. uvedena je električna rasvjeta.
Bu süre içinde Rıza Erekli ve Melih Kibar gibi isimlerle çalıştı.Po tom nastavku i padežima, one se ponašaju kao pridjevi.
Bir kibriti tutuşturmak için kibrit, kibrit kutusunda yer alan bu bölgeye sürtülür.Za paljenje šibica također se primjenjuje trenje.
İsminde yer alan Kibi geldiği bölgenin ya da kasabanın adıdır.Također ovaj termin označava grad ili mjesto u kojoj je prefektura.
Kibirli birine dönmüştü.Posvećena je Presvetom Trojstvu.
Dördüncü şarkının sonunda Barrett beklenmedik bir şekilde kibarca gitarını yere bırakıp sahneden indi.Pred koncom štvrtej skladby Syd neočakávane položil svoju gitaru a odišiel z pódia.
Küçük kızı Bianca görgülü ve kibar biridir, pek çok erkek onunla evlenmek istemektedir.Portia, krásna, mladá a vzdelaná žena, očakáva mužov, ktorí ju požiadajú o ruku.
Ben-Gurion, 1970 yılında politikadan emekliye ayrıldı ve ömrünün son yılını kibbutzdaki yerleşkesinde geçirdi.V roku 1970 Ben-Gurion rezignuje na svoje poslanecké kreslo a odchádza do kibucu.
Örneğin, aynı kibritle art arda üç sigara yakmanın uğursuzluk getireceğine inanılır.V treťom príbehu sa stretávajú zápalky a čajník, ktorý svojou vriacou vodou ničí horiace zápalky.
Kibirlenme, kişinin kendini başkalarıyla kıyaslaması durumudur.Je to opakom toho, keď človek neúmerne velebí sám seba.
Kibirinin cezası olarak yıldırım çarpması sonucu öldüğü söylenir.Podľa správ ho vraj zasiahol blesk.
Caz tarihçisi David Gelly'e göre Morton kendini beğenmiş ve kibirli bir kişiliktir.Pre Karla Jaspersa je človek vždy niečo viac, než to, čo o sebe objektívne a vedecky vie.
Kibyza (Gebze) kalesine kapatılmıştır.Del gozdov je bil ograjen (забели, zabeli).
Kitapta uzun boylu, sessiz, sakin ve çok kibar biri olarak tasvir edilir.Opisana je kot visoko, sramežljivo, tiho in zelo prijazno dekle.
Ancak Persephone, kibirli olmayışı nedeniyle Hades'e, yavaş yavaş aşık olmaya başlamıştır.Ladislav je zaradi naklonjenosti do Kumanov postal zelo nepriljubljen.
Çok kibar ve naziktir.Je prijazna in preprosta.
Ancak Gandalf’ın aksine Saruman kibirlidir.Poza rampant pomeni pripravljenost na boj.
Genelde sakin, uslu ve kibardır.Je prijazen, tih in vljuden.
Yuri çok terbiyelidir ve kibardır.Būk drausmingas ir mandagus.
Başlıca Frig tanrıları şunlardır; Kibele: Ana tanrıça, toprak ve üretim ile ilgilidir.Deivė Motina, dievų motina – dievybė, siejama su derlingumu, vaisingumu, Žemės sukūrimu.
Kadınlara karşı nazik ve kibardır, Kadınlarla ilişkileri çok iyidir.Jos labai smalsios ir mielai bendrauja su žmonėmis.
15 yaşındayken evden ayrılıp bir kibutzda yaşamaya başladı.Būdama 15 metų paliko įtėvių namus ir pradėjo savarankišką gyvenimą.
Kibirli birine dönmüştü.Jis norėjo pretendentą sutriuškinti.
Türkçedeki önemli bir başka özellik, "siz" adılının kibar olarak 2. tekil kişiyi (sen) belirtmesidir.Šiuo atveju 'tu (jūs)', antrasis asmuo, gramatiškai reiškiama trečiuoju asmeniu.
KSKY: DYS'nin kibar biçimdir.Didenė (Didymodon) Gentis.
Darcy bu saldırılara oldukça kibar bir şekilde cevap verir.Ragena gali labai jautriai reaguoti į įvairius dirgiklius.
Henry'nin en kibar arkadaşıdır.Geriausias Žoros draugas.
İlk kibbutz 1909 yılında kurulmuştur.Esimene kibuts asutati 1909. aastal.
Ayrıca yalan söylemek, dedikodu yapmak ve kibirlenmekde haram olarak kabul edilir.Rabelemist, närveerimist ja sõnelemist ta ei sallinud.
Nazik ve kibar bir insandır." demiştir.Ta on alandlik, kaastundlik ja väga armastav inimene''.
Başlangıçta Kibutizm sadece tarım tabanlıydı.Alguses oli Kimberg laiul ainult kõrtsmik.
Kibirlenme, kişinin kendini başkalarıyla kıyaslaması durumudur.Enesele hinnangu andmine tähendab sisuliselt enese võrdlemist teiste inimestega.
Ama kibiri yüzünden Cennetten kovuldu.Selle eest aeti ta Taevast välja.
Koordinatlar: 2°3′S, 29°21′E Kibuye, Afrika kıtasında bulunan Ruanda devletinde bir şehirdir.Linna geograafilised koordinaadid on 2° 3′ S, 29° 21′ E. Kibuye on tuntud muu hulgas kuurortlinnana.
Açgözlü ve sinirli olmaya, ya da sevgi dolu ve kibar olmaya.Apakah akan menjadi murka dan kemarahan atau menjadi cinta dan kebaikan.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kib ile cümle - Sayfa 23 - kib kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App