Ana içeriğe geç
Sözlük

kib ile cümle

kib kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Kibirli birine dönmüştü.Priambodo pria yang tidak tegas.
Davies, kibarca bunu reddettiğini açıklamıştır.Welles menyangkal bahwa ia menyutradarainya.
Kibirli, sabırsız, ün hastası ve de kötü kalpli birisidir.Ia adalah seorang wanita yang tangguh, sabar, dan membawa diri penuh kehormatan.
Güney Rus lehçesi Kuzey Rus lehçesine oranla daha kibardır.Singa Selatan lebih ekspresif dibanding Singa Utara.
Matematikçi Pappus, Apollonius'un, bencil, üne düşkün, kibirli ve gururlu birisi olduğunu yazmaktadır.Nasihat ayahnya adalah supaya Homobonus menjadi pedagang yang jujur, adil, dan ramah.
Babasının karakterine benzer kibirli zengin rolünü oynadı.Ia memiliki kepribadian yang menyenangkan dan fisik yang kuat menyerupai ayahnya.
15 yaşında, Ben Şemen Tarım Okuluna geçti ve Geva Kibbutz’unda birçok yıl yaşadı .Khi lên 15, ông chuyển sang trường nông nghiệp Ben Shemen và sống tại Kibbutz Geva trong nhiều năm.
Edi Gathegi, Laurent: James'in klanının en kibar üyesi.Edi Gathegi trong vai Laurent, thành viên ôn hòa nhất trong nhóm của James.
25 yaşındayken 1963 yılında, İsrail'in kuzeyinde, Kibbutz Sarid'de gönüllü olarak bir yıl geçirdi.Trong năm 1963 ở tuổi 25, Fischer, đã dành một năm hoạt động tình nguyện tại Kibbutz Sarid, phía bắc Israel.
Peres, Alumot Kibbutz’unun yapımcılarından biriydi.Peres là một trong những người sáng lập Kibbutz Alumot.
Kibum istisna olmak üzere bütün üyeler en az bir alt grupta yer buldu.Ngoại trừ Kibum, tất cả các thành viên khác đều được đặt vào ít nhất một nhóm nhỏ nào đó.
Edward romanlarda Bella tarafından büyüleyici, kibar, kararlı ve oldukça inatçı olarak tasvir edilmektedir.Edward được miêu tả theo lời Bella là vô cùng quyến rũ, lịch thiệp, quyết đoán và cứng cỏi.
O genellikle kibardır ve böceklerden nefret eder.Cậu nói chung rất lịch sự, một chút vô dụng, và ghét côn trùng.
Mumu sönmüştür, mum yakacak kibriti kalmamıştır; Rodolfo'ya mumunu yakmak için gelmiştir.Nến của cô đã bị thổi tắt, và cô không có diêm, cô nhờ Rodolfo thắp sáng nó.
Sekizinci sezonda Rachel'a aşık olur ancak Rachel kibarca kendisinin aynı şekilde hissetmediğini söyler.Anh phải lòng Rachel trong mùa 8, nhưng Rachel tế nhị từ chối.
Küstah ve kibirli olan Cal Pittsburgh'da çelikten elde edilen bir servetin varisidir.Anh là một người đàn ông kiêu căng và tự phụ, và là người thừa kế một công ty thép ở Pittsburgh.
Bu türün vücut yapısı biraz daha kibardır.Cách tạo hình này đỡ nữ tính hơn một chút.
Örneğin, aynı kibritle art arda üç sigara yakmanın uğursuzluk getireceğine inanılır.Ba mẫu tự trong huy hiệu được khắc họa hình ảnh những đốt tre vàng.
Yuri çok terbiyelidir ve kibardır.Justin thì tử tế và thông minh.
Davranışları son derece kibar, yaşamı da aynı ölçüde sadeydi.Diễn xuất của bà được khen ngợi vô cùng xuất sắc, và tầm cỡ của bà lại được nâng cao.
Kimi zaman şatafatlı ve kibirlidir.Karnal (Colonel) thỉnh thoảng hung hăng và kiêu ngạo.
Kibirli birine dönmüştü.太師に転じた。
Nebilerle resullerle,batında konup göçen, Resulu Kibriya ile zahirde Hak yol açan.期年、郡中大治、部使者以聞、帝奨嘆久之、即遣使賜以上尊。
Bununla birlikte günümüzde "hanımefendi" anlamında kibar bir hitap olarak tüm kadınlar için kullanılabilir.「貴婦人」の意味だが、現代では一般に女性を表す単語として使用される。
Nazik ve kibar bir insandır." demiştir.陽気で優しい人だから!」と。
Zengin ve kibirli bir kızdır.裕福で美しく傲慢な女性。
Çünkü onun çok aceleci ve kibirli olduğunu hissediyordu.彼はとても敏捷で、せわしげであった。
Döbling kibar bir semtidir.振る舞いが礼儀正しい。
Tam bir kibarlık budalası olan Bay Collins Bennet kızları tarafından büyülenmiştir.スタンリー・コリンズ とても熱心なボーイスカウトの指導者。
Oldukça kibirli narsist ve aşırı derece kendini beğenmiştir.ナルシストな完璧主義者で、不完全を極端に嫌う。
Çok kibar ve naziktir.紳士的で優しい。
Bruce, hiç de kibar olmayan bir tavırla konuklarını malikaneden kovar.インドラたちは彼を丁寧にもてなし滞りなく送り出した。
Daha sonra bir kibbutzda çalışmak üzere İsrail’e gitti.その後、イスラエルのキブツに滞在したことがある。
Onlara sormamız lazım gibi kibarca nazlanılır.Bir dahaki seferde de olumlu cevap verilir.やわらかい食感が好評で、また来る時にとリクエストされることがあるという。
Biraz kibirlidir.少し恥ずかしがり屋。
Genelde sakin, uslu ve kibardır.常に冷静で、穏やかで礼儀正しい。
1952 - Kibrit tekeli kalktı.1952年 - 分岐器を電動とした。
Naruto ile dövüşene kadar kendini herkesten güçlü gören kibirli biridir.山田と比較されるほどの長打力の持ち主。
Çok kibardır ona kötü davrananlara karşı bile saygılıdır.粗暴で、目上の人間に対しても態度が悪い。
Her zaman esprili ve kibardır.常に礼儀正しく友好的にすること。
Roketlerden biri Saad Kibbutz’unu vurdu.一枚火箭弹击中 基布兹萨阿德Kibbutz Saad。
Kent, 1845 ve 1970 yılları arasında kibrit sanayisi ile ünlüydü.在1845年到1970年期間,延雪平以其的火柴制造業而聞名。
Thomas "Tom" Buchanan— kibirli bir milyoner ve Daisy'nin kocası.湯姆·布坎南(Thomas "Tom" Buchanan) 住在東卵的百萬富翁,黛西的丈夫。
Kendisine kibir, gurur vermezdi.惜其齡促,志未可量。
Biraz kibirlidir.有點傲嬌。
Ozan Doğulu) (Söz: Çiğdem Talu, Müzik: Melih Kibar) "Kalp Kalbe Karşı" (feat.即是心(八識心王)及相應數法(五十一相應心所),有能緣之用。
Çok kibardır ona kötü davrananlara karşı bile saygılıdır.認同善良之人,糾彈惡逆之人。
Onlara sormamız lazım gibi kibarca nazlanılır.Bir dahaki seferde de olumlu cevap verilir.想幫助想要挑戰的女方,希望下次能夠更舒心的談話。
Kibirlenme, kişinin kendini başkalarıyla kıyaslaması durumudur.個性高傲,喜歡與他人做比較。
Yuri çok terbiyelidir ve kibardır.辛格和蔼和有礼貌。
Ayrıca yalan söylemek, dedikodu yapmak ve kibirlenmekde haram olarak kabul edilir.高傲专横、违背誓言和怠慢客人也要遭到惩罚。
Bir kibriti tutuşturmak için kibrit, kibrit kutusunda yer alan bu bölgeye sürtülür.火柴鬆散地包裝在火柴盒中。
Çok kibar ve naziktir.예의바르고 친절하다.
1 kibibayt = 210 bayt = 1024 bayt'tır.1 키비비트 = 210 비트 = 1,024 비트이다.
15 yaşında, Ben Şemen Tarım Okuluna geçti ve Geva Kibbutz’unda birçok yıl yaşadı .15세의 나이에 그는 벤 셰멘 농업 학교로 전학을 가 몇년 동안 키부츠 게바에 살았다.
Oldukça kibirlidir.상당히 교활하다.
Ana Tanrıça Kibele, yan görünüm.본관은 신창이며, 충청남도 천안 출생이다.
Türkçedeki önemli bir başka özellik, "siz" adılının kibar olarak 2. tekil kişiyi (sen) belirtmesidir.아나타(貴方 (あなた)) 한국어 ‘당신’의 용법과 비슷한 대표적인 2인칭 대명사이다.
Her zaman esprili ve kibardır.늘 친절하고 싹싹하게 대접한다.
Bununla birlikte günümüzde "hanımefendi" anlamında kibar bir hitap olarak tüm kadınlar için kullanılabilir.כיום מקובל לקרוא לכל אשה באופן מנומס ליידי.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod