Ana içeriğe geç
Sözlük

kib ile cümle

kib kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Edi Gathegi, Laurent: James'in klanının en kibar üyesi.Edi Gathegi è Laurent, il membro più civilizzato del trio.
Lütfen kibar ol.Пожалуйста, будь вежливым.
O, ona karşı kibar değildir. Aslında, o kimseye karşı kibar değildir.Она к нему плохо относится. По правде сказать, она ко всем плохо относится.
Beni hastaneye kadar geçirmesi oldukça kibarcaydı.Он любезно сопроводил меня в больницу.
Fransız'ın bu kadar kaba, inatçı ve kibirli olması beni şaşırttı.Я был поражён тем, насколько этот француз груб, упрям и высокомерен.
Çocukların kibrite dokunmalarına müsaade etmeyin.Не позволяйте детям трогать спички.
Miniklerin kibrit ile oyun oynamasına izin vermeyin.Не позволяйте детям трогать спички.
Kibritlerle oynamamalısın.Ты не должен играть со спичками.
Kibritlerle oynama.Не играй со спичками.
Tom kibrit çöpünden kuyu yapıyor.Том строит колодец из спичек.
Kırmızı fosfor kibrit yapımında kullanılır.Красный фосфор применяют в производстве спичек.
Önemli İsrailli dans grupları arasında Batsheva Dans Grubu ve Kibbutz Çağdaş Dans grubu vardır .Известные израильские танцевальные компании называются: «Бат-Шева» и Kibbutz Contemporary Dance Company.
Kibrit, mum gibi şeyler satıyorlardı.Поделки из спичек и палочек.
Zaman içinde Kibar Ana ile kızları ve damatları arasında eğlenceli ve komik maceralar başlar. ^Вместе с её 4 подружками-соседками начинаются весёлые приключения и смешные истории.
En büyük kusuru ise aşırı kibirli olmasıdır.Отличительной чертой его было чрезмерное высокомерие.
Nazik ve kibar bir insandır." demiştir.Это был скромный и благородный человек».
Zengin ve kibirli bir kızdır.Независимая и гордая девушка.
Yapmacıklı bir kibar kişi olan Basilio odaya girer.Внезапно появляется Базилио, находящийся в добром здравии.
Ancak hiç de sevmediği kişilere işi gereği kibar davranmak durumundadır.Понимает, что ради своих целей нужно хорошо относиться к людям, которых не любишь.
Davies, kibarca bunu reddettiğini açıklamıştır.Ну, Уралов вежливо так попросил её этого не делать.
Boone kibarca teklifi reddetti çünkü eşiyle yeni bir hayata başlamak istiyordu.Бернабо в итоге тоже отказался от этой идеи, потому что он предпочитал выдать дочь замуж за другого жениха.
Kibutz gibi Dünya'nın başka bir yerinde benzer kitlevî bir yerleşme bilinmemektedir.Такой лестницы, как и другого такого дома, в Киеве не существует.
KIBATEK-YDÜ XI. Uluslararası Edebiyat Şöleni.Лауреат Международного Фестиваля Духовной музыки им. Дж.
Güzelliğin yüzünden için kibirle doldu ve bilgeliğini kendi ünün için harcadın.Твоя добрая слава привлекла нас пред лице твоё.
Thomas "Tom" Buchanan— kibirli bir milyoner ve Daisy'nin kocası.Томас «Том» Бьюкенен — муж Дэйзи, около 30 лет.
Damyanah, 924'te, Kibirreoton Theması'nda Bizans kalesi olan Strobilos'a bir saldırıya öncülük ederken öldü.توفي داميان في 924م بينما كان يقود هجوم ضد القلعة البيزنطية ستروبيلوس.
1 kibibayt = 210 bayt = 1024 bayt'tır.الكيبيبايت الواحد يساوي 210 أي 1024 بايتا.
Kendini şöyle nitelendirir: Çirkin, kaba, kibarlıktan hiç hoşlanmayan bir öğrenciydim.""يتحدثون عن فتىً كان طالبًا في سالامنكا، ذا عبقرية فذّة، بيد أنه لم يكن مهذّباً.
Kükürtlü Kibrit, tual üzerine yağlı boya, 1882.تجانس الوردي والرمادي، بورتريه زيت على قماش، 1881.
Kırmızı fosfor kibrit yapımında kullanılır.واستخدم في الطوب الأحمر المحروق .
Biraz kibirlidir.مغرور بعض الشيء.
Son derece acımasız ve kibirli birisidir.و هو رجل مغرور وحاد الطباع.
Oldukça kibirlidir.فائق عرقسوسي.
Sırplar açık yaklaşma ve net şekilde doğrudan cepheden saldırının kibri içindeydiler."يبدو أن شفاء قد اقتربت من الخطوط الأمامية بدافع الجدية."
Kadınlara karşı nazik ve kibardır, Kadınlarla ilişkileri çok iyidir.بسبب شخصيتها الخجولة، هي مهذبة جدا عند التحدث مع الآخرين.
Ad.. yoqtır Seni kibik, da yoqtır Senden başqa Teñrini, cumladan ki eşittik qulaqlarımıznıñ.أي لك نخشع ونذل ونستكين، إقرارًا لك يا ربنا بالربوبية لا لغيرك.
Sönmemiş sigara izmariti ve kibriti yere atmak.لا تدخن أو تستخدم أعواد الثقاب.
1952 - Kibrit tekeli kalktı.1952: المحرق.
Tom kibar birisidir.توم رجل لطيف .
Dördüncü şarkının sonunda Barrett beklenmedik bir şekilde kibarca gitarını yere bırakıp sahneden indi.Ao final da quarta música, Barrett inesperadamente, mas educadamente, tirou a guitarra e saiu do palco.
Onların bulunumu 1970lerde teorik fizikçi Tom Kibble tarafından düşünülmüştür.Sua existência foi contemplada pelo físico teórico Tom Kibble na década de 1970.
Kibum istisna olmak üzere bütün üyeler en az bir alt grupta yer buldu.Com a exceção de Kibum, todos os integrantes participam pelo menos de um subgrupo.
Küstah ve kibirli olan Cal Pittsburgh'da çelikten elde edilen bir servetin varisidir.Ele é arrogante e esnobe, herdeiro de uma fortuna de aço de Pittsburgh.
Konuşmaya başlamadan önce her konuk kibarca o anda konuşmakta olan konuğun sözünün bitmesini bekler.Antes de falar, cada convidado educadamente espera que outro convidado termine de falar.
Biraz kibirlidir.É um pouco arrogante.
Erişim tarihi: 11 Temmuz 2017. ^ Kibble-White, Graham (Ağustos 2017).Consultado em 11 de julho de 2017 Kibble-White, Graham (agosto de 2017).
Ayrıca Kibir (2002), Pracinha (2003) ve Dilin Dili (2003) adlı kısa filmleri de yönetmiştir.Dirigiu os curtas Vaidade (2002), Pracinha (2003), e A Língua da língua (2003).
Sırplar açık yaklaşma ve net şekilde doğrudan cepheden saldırının kibri içindeydiler."Parece que Shifa se aproximou das linhas de frente com seriedade em seu trabalho."
Kırmızı fosfor kibrit yapımında kullanılır.Isso depende como é usado o fósforo branco.
Göring'in kibirli olması ve küstahlığı nedeniyle Jagdgeschwader 1 popüler değildi ve sevilmezdi.Devido à sua arrogância, Göring não era popular entre os homens da Jagdgeschwader 1.
Edi Gathegi, Laurent: James'in klanının en kibar üyesi.Edi Gathegi como Laurent, o mais civilizado membro do grupo.
Çok kibar ve naziktir.Bondoso e gentil.
O çok duygulu..çok kibar..ve çok iyi...ve çok da dostca.É Muito divertido, simpático e muito amigável.
Sosyalistlerin amacı işçi olarak ve Kibbutzlar kurarak topraklara sahip olmaktı.Tiveram, portanto, que ganhar a vida como trabalhadores ou artesãos.
Koordinatlar: 2°3′S, 29°21′E Kibuye, Afrika kıtasında bulunan Ruanda devletinde bir şehirdir.Coordenadas: 2° 03' S 29° 21' E Kibuye é uma cidade resort localizada no oeste de Rwanda, província do Oeste.
Kibirlenme, kişinin kendini başkalarıyla kıyaslaması durumudur.Conheça a si próprio antes de julgar os outros.
O sadece kibar değil ayrıca dürüst.Ela não é apenas amável, mas também honesta.
Güzelliğin yüzünden için kibirle doldu ve bilgeliğini kendi ünün için harcadın.Wij verheugen ons, omdat Gij ons met Uwe gnosis verlicht heeft.
Edward romanlarda Bella tarafından büyüleyici, kibar, kararlı ve oldukça inatçı olarak tasvir edilmektedir.Edward wordt in het boek door Bella beschreven als charmant, vriendelijk, vasthoudend en heel koppig.
Çok kibar ve naziktir.Hij is erg klein en beleefd.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod