Ana içeriğe geç
Sözlük

kib ile cümle

kib kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Sen kibar değilsin.Du bist nicht höflich.
Herkes onun kibar bir adam olduğunu söylüyor.Alle sagen, dass er ein höflicher Mann ist.
Tom Mary'ye John'a karşı daha kibar olması gerektiğini söyledi.Tom sagte Mary, dass sie netter zu John sein solle.
Tom Mary'nin John'a daha kibar olmasını istedi.Tom wollte, dass Mary netter zu John wäre.
Tom her zaman kibar.Tom ist immer höflich.
Çok kibarsın!Du bist sehr höflich!
Yaşlı hanımefendi bana istasyona giden yolu gösterecek kadar kibardı.Die alte Dame war so freundlich, mir den Weg zum Bahnhof zu zeigen.
Tom'a karşı çok kibardılar.Sie waren Tom gegenüber sehr höflich.
Tom bildiğim en kibar insanlardan biri.Tom ist einer der höflichsten Menschen, die ich kenne.
O bana karşı kibardı.Er war nett zu mir.
Kırmızı fosfor kibrit yapımında kullanılır.Roter Phosphor findet Verwendung bei der Streichholzherstellung.
Dördüncü şarkının sonunda Barrett beklenmedik bir şekilde kibarca gitarını yere bırakıp sahneden indi.Während des vierten Stücks legte Barrett die Gitarre ab und verließ völlig unerwartet die Bühne.
Konuşmaya başlamadan önce her konuk kibarca o anda konuşmakta olan konuğun sözünün bitmesini bekler.Bevor sie zu sprechen beginnen, warten sie höflich darauf, dass der andere Gast zu reden aufgehört hat.
Çok kibar bir miniperidir.Eine reizende Miniatur.
Kibris Gazetesi.Neue Streichholzbriefe.
1 kibibayt = 210 bayt = 1024 bayt'tır.Ein Kibibyte (abgekürzt KiB) entspricht 2 10 = 1024 {\displaystyle 2^{10}=1024} Bytes.
Küçük kızı Bianca görgülü ve kibar biridir, pek çok erkek onunla evlenmek istemektedir.Barbara eine sehr schöne und kluge junge Frau, so dass viele Männer um ihre Hand anhielten.
Çok kibar ve naziktir.Geistreich und liebenswürdig.
1930 yılında Rus Yahudisi ailesiyle birlikte İsrail'de bir Kibbutz'e göçtü.Jeden Sommer fuhr sie mit Freunden aus ihrer Gruppe als Freiwillige in einen israelischen Kibbutz.
Ancak hiç de sevmediği kişilere işi gereği kibar davranmak durumundadır.Gegenüber den Leuten die er nicht mag, verhält er sich bewusst unfreundlich.
Her zaman esprili ve kibardır.Er habe stets nur zuvorkommend und höflich sein wollen.
Kibutz tecrübeleri kararlı mıdır?Ist Kitsch lebensnotwendig?
Daha sonra bir kibbutzda çalışmak üzere İsrail’e gitti.Anschließend arbeitete er in einem Kibbuz in Israel.
Kibirli ve ayrıntılara girmeyen biri olsa da, birçok önemsiz denilebilecek konuda dikkatli olmaya çalışır.Wer sich selten oder gar nicht wundert, wird auch wenige Ambitionen haben, etwas Neues zu lernen.
Bu türün vücut yapısı biraz daha kibardır.Die Körperunterseite ist dabei etwas gelblicher.
Çartizmin başarısızlığına sebep olarak, O'Connor'ın kibri ve bencilliği gösterilmektedir.Wie aus heiterem Himmel taucht plötzlich Sheriff O’Connor auf.
Genelde sakin, uslu ve kibardır.Er ist sehr zurückhaltend, nett und höflich.
Darcy bu saldırılara oldukça kibar bir şekilde cevap verir.Wieland reagierte auf diesen Angriff mit heiterer Milde.
İnşaat projelerinde aktif olarak çalıştı ve Beit Alfa kibbutz’in kuruluşunda önemli bir rol aldı.Sie lernte Auto zu fahren und wurde aktives Mitglied der Pfadfinderorganisation Kibbo Kift.
Ayrıca yalan söylemek, dedikodu yapmak ve kibirlenmekde haram olarak kabul edilir.Kindern wird also vermittelt, dass Faulheit, Lügen und Ungehorsam nicht ungestraft bleiben.
Plağın arka yüzünde yine bir Kibar-Talu eseri "Sevda Olmasa" bulunuyordu.In sein Steinkreuz wurde die Inschrift „Die Liebe höret nimmer auf“ gemeißelt.
Bana gerçeği söylemek için kibar görünüyordu.Il a été assez gentil pour me dire la vérité.
Onu kibar olduğu için değil ama onurlu olduğu için seviyorum.Je l'aime bien non pas parce qu'il est gentil mais parce qu'il est honnête.
Şapkasını indirdi ve kibarca eğildi.Il baissa son chapeau et s'inclina poliment.
Japonya'da biriyle karşılaşıldığı zaman eğilmek kibarlıktır.Au Japon, il est poli de s'incliner quand on rencontre quelqu'un.
Kibir insanoğlunun zayıflığıdır.L'orgueil est la faiblesse de l'homme.
Herhangi bir ödülü alırken çok kibirliydi.Il était trop orgueilleux pour accepter quelque récompense.
İnsanın kibri, onun zayıflığıdır.L'orgueil de l'homme est sa faiblesse.
Davranışı kibirinin göstergesidir.Sa conduite témoigne de son orgueil.
Bunu söylemen çok kibar.C'est gentil à toi de le dire.
Bunu demeniz çok kibar.C'est gentil à vous de le dire.
Ona karşı kibardır.Il est gentil avec elle.
Bana karşı neden çok kibarsın?Pourquoi es-tu si gentil avec moi?
25 yaşındayken 1963 yılında, İsrail'in kuzeyinde, Kibbutz Sarid'de gönüllü olarak bir yıl geçirdi.En 1963, à l'âge de 25 ans, il passe un an en tant que bénévole dans le kibboutz Sarid (Israël).
15 yaşında, arkadaş canlısı, kibar fakat Megumi'ye karşı olan herkesi sevmeyen biridir.Elle a 15 ans et est une fille amicale et gentille, qui ignore que sa meilleure amie Megumi ne l'aime pas.
Daha sonra bir kibbutzda çalışmak üzere İsrail’e gitti.Il part travailler dans un kibboutz en Israël.
İlk kibbutz 1909 yılında kurulmuştur.Le premier pré-kibboutz sera fondé en 1909.
Kibbutz, bir kolektif üretim teşkilatıdır.Le kibboutz est propriétaire d'un complexe touristique.
Zaman zaman Kibi'nin katakanayı keşfeden kişi olduğu söylenir.Certains récits affirment que c'est Kate qui a fait la découverte.
Kibirli ve soylu bir havası vardır.Un air fier et majestueux.
Ama kibiri yüzünden Cennetten kovuldu.Pour cela, il a fut chassé du Paradis.
Albümde Göksel'in de Arka Bahçem albümünde seslendiği Kibariye'nin hit şarkısı "Kim Bilir" de yer alıyor.Les chansons Tail of Hope et Baby you... se trouvent sur l'album Who's Back?.
Davranışları son derece kibar, yaşamı da aynı ölçüde sadeydi.S'il était courtisan, il l'était à sa manière.
Nazik ve kibar bir insandır." demiştir.Et il est un homme d'une parfaite courtoisie."
Kibutz tecrübeleri kararlı mıdır?L'indépendance du Québec est-elle viable?
Kibirli birine dönmüştü.Il est surmonté d'un beffroi.
Kendisi uysal bir kalbi ve aklı olan, zeki ve kibar biriydi.C’était surtout un homme plein de cœur et d’intelligence, bon et généreux.
Çok kibar ve naziktir.Il est très poli et généreux.
O çok duygulu..çok kibar..ve çok iyi...ve çok da dostca.Il est si raisonnable, si gentil et si bon et si aimable aussi.
Kibar Grubu şirketleri ISO 9002 Kalite Belgesi'ne sahiptir.Usines certifiées ISO 9002.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kib ile cümle - Sayfa 16 - kib kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App