ki ile cümle

ki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bir köpek ve iki kişi atlıyor.One dog and two people are jumping.
En yakın kilise nerede bana söyleyebilir misin?Can you tell me where the nearest church is?
En yakın kilise nerede?Where's the nearest church?
Ben bir hafta için en ucuz arabanızı kiralamak istiyorum.I'd like to rent your most inexpensive car for a week.
Ben bir akşamda bütün kitabı okudum.I read the whole book in one evening.
Genel olarak küçük kızlar bebekleri çok severler.In general, little girls are fond of dolls.
Erkekler, genellikle, kızlardan daha uzundur.Boys, as a rule, are taller than girls.
Kimse bir yılda israf ettiğimiz paranın miktarını belirleyemez.No one can determine the amount of money we waste in a year.
Bir günde 60 kilometre yürümek zordur.It is difficult to walk 60 kilometers a day.
Ben dışarıya bir seferde kaç tane kitap alabilirim?How many books can I take out at one time?
Bir seferde dışarıya kaç kitap çıkarabilirim?How many books can I take out at one time?
Onun neye kızıyor, merak ediyorum?What is he mad at, I wonder?
Böylesine saçma bir hikayeyi sana kim anlattı?Whoever told you such a ridiculous story?
Bir adam bana geldi ve bir kibrit istedi.A man came up to me and asked for a match.
Bir kız kalabalığın arasından krala yaklaştı.A girl approached the king from among the crowd.
Orada hıçkırarak ağlamakta olan bir kız çocuğuna rastladım.I found that there was a little girl sobbing.
Kendi kendine bir kimono giyebilir misin?Can you put on a kimono by yourself?
Giriş ücreti bir kişi için 10 dolardır.The admission is ten dollars a person.
Kişisel nedenlerden dolayı.For personal reasons.
Kişisel nedenlerle.For personal reasons.
Ben bir kitap için 40 doları göze alamam!I can't afford $40 for one book!
En kısa sürede buradan ayrılmalıyız.We should lose no time in leaving here.
Parti o geldikten kısa bir süre sonra başladı.The party started soon after his arrival.
İlk bakışta, o nazik ve kibar görünüyordu.At first sight, he seemed kind and gentle.
Doktorlar hasta ya da yaralı kişiye yardım etmeli.Doctors should help the sick or injured person.
Doktor onun kırık bacağını yerine yerleştirdi.The doctor set his broken leg.
doktor olarak kılık değiştirmeyi planlıyorum.I'm planning to disguise myself as a doctor.
Tıbbi olarak konuşursak, sana kilo vermeni öneririm.Speaking medically, I advise you to lose weight.
Göçmenler kıtadan Japon denizini geçti.Migrants from the continent crossed the Japan sea.
Kitap sade bir İngilizce ile yazıldığında senin tarafından bile okunabilir.Written in plain English, the book can be read even by you.
Hiç kimse seni iradene karşı bir şey yapman için zorlayamaz.No one can force you to do anything against your will.
Komite buluştu ve göreve kimin atanacağını görüştü.The committee met and discussed whom to appoint to the post.
Büyük dahilerin kısa biyografileri var.Great geniuses have the shortest biographies.
Daha önce hiç kimse buz satmayı düşünmemişti.No one had ever thought of selling ice before.
Önceden evimin arkasında büyük bir kiraz ağacı vardı.There used to be a big cherry tree at the back of my house.
Kız kardeşimle parkta oynardım.I used to play with my sister in the park.
Burada bir kilise vardı.There used to be a church here.
Bu kitabı okumak şaşırtıcı biçimde kolay, değil mi?This book is surprisingly easy to read, isn't it?
Karanlıkta bir şey kıpırdıyordu.Something was stirring in the dark.
Karanlıkta bir kırmızı ışık parlıyordu.A red light was glowing in the dark.
Karanlık bir yerde kitap okumayın.Don't read books in a dark place.
Bu kitabı ucuz olduğu için değil fakat yararlı olduğu için almanı istiyorum.I want to buy this book not because it is cheap, but because it is useful.
Haksız kazançlar kısa ömürlüdür.Gerçek para yapmanın tek yolu her kuruşu kazanmaktır.Ill-gotten gains are short-lived. The only way to make real money is to earn every penny.
Kötü kitaplar sana zarar verecek.Bad books will do you harm.
Ama aşk kalbinizi kırabilir.But love can break your heart.
Mümkün olduğu kadar çok kitap okumalıyız.We should read as many books as possible.
En kısa sürede kötü bir alışkanlığa son vermem gerekiyor.We must put an end to a bad habit as soon as possible.
Biz kazayı kıl payı ıskaladık.We narrowly missed the accident.
Biz kazadan kıl payı kurtulduk.We narrowly missed the accident.
Planımızdan kimseye bahsetme.Don't mention our plan to anybody.
Hiç kimse bizim köpekleri niçin sevdiğimizin gerçek nedenini bilmiyor.No one knows the real reason why we love dogs.
Üç saat o konuyu tartışmamız için çok kısa.Three hours is too short for us to discuss that matter.
Üçümüz dışında hiç kimse gerçek hikayeyi bilmiyordu.No one ever knew the true story except the three of us.
Kırık cam yolun her tarafına dağılmış durumda.Broken glass lay scattered all over the road.
Japoncayı çok iyi konuşan bir Amerikalı kız tanıyorum.I know an American girl who speaks Japanese very well.
Kiralık bir ev arıyorum.I am looking for a house to rent.
Kırık bacağım yüzünden yürüyemiyorum.I can't walk because of my broken leg.
Ellerimi oldukça kirlettim.I got my hands quite dirty.
Üç kişilik bir masa ayırtmak istiyorum.I'd like to reserve a table for three.
Bana öyle görünüyor ki sen hatalısın.It seems to me that you are wrong.

İlgili Sayfalar