ki ile cümle

ki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Hayatta derece yapmak için hepimiz çok çalışırız fakat sadece birkaç kişi başarır.We all try hard to make the grade in life, but only a few succeed.
Washington'da şimdi kiraz ağaçları çiçek açtı.Cherry trees are now in bloom in Washington.
Şirketimiz Rusya'da yeni bir kimya tesisi kurmayı planlıyor.Our company is planning to build a new chemical plant in Russia.
Şehirlerimiz ciddi kirlenme sorunları yaratıyor.Our cities create serious pollution problems.
Evimin yanında bir kilise var.There is a church near my house.
Londra'dan bir kitap sipariş ettim.I ordered a book from London.
Robert telefon konuşmasının ortasında kırılıp ayrıldı.Robert broke off in the middle of his phone call.
Robert güvenlik komitesinde gereksiz kişi.Robert is the fifth wheel on the safety committee.
Robert, kız arkadaşı ile konuşmaktan keyif aldı.Robert enjoyed talking with his girlfriend.
Laura Ingalls kırda büyüdü.Laura Ingalls grew up on the prairie.
Roma tarihi ile ilgili kitaplar arıyorum.I'm looking for books on Roman history.
İp birkaç metre çok kısaydı.The rope was a couple of meters too short.
Genellikle kızarmış bifteğe Yorkshire pudingi eşlik eder.Roast beef is usually accompanied by Yorkshire pudding.
Fırında kızartılmış tavuk, benim en sevdiğim yemeklerden biridir.Roast chicken is one of my favorite dishes.
Kız arkadaşı kendisini aradığında Roy mutlu görünüyor.Roy looks happy when his girlfriend calls him.
Bir araba kiralamak istiyorum.I'd like to rent a car.
Ayrıca bir araba kiralamak istiyorum.I would also like to rent a car.
Pilakçıyı kim arıyordu?Who was looking for the record shop?
Rumi ilk kız çocuğudur.Rumi is the first daughter.
Luciano, maçtaki ezilen kişi, şampiyona mutevazı pasta yedirmeye çabalıyor olacak.Luciano, the underdog in the match, will be trying to make the champ eat humble pie.
Lucy oldukça küçük bir kız.Lucy is a pretty little girl.
Lucy'nin annesi, ona küçük kız kardeşine bakmasını söyledi.Lucy's mother told her to take care of her younger sister.
Linda'nın hayal kırıklığı öylesine fazlaydı ki gözyaşlarına boğuldu.Such was Linda's disappointment that she burst into tears.
Sana piyano çalmayı kim öğretti?Who taught you to play the piano?
İki kilo elma istiyorum.I'd like two kilos of apples.
Elma ile kitap arasında bir kalem var.There is a pen between the apple and the book.
Oldukça güzel olduğu için diğer kızlar onu kıskanıyorlar.The other girls are jealous of Lily because she is extremely pretty.
Richard Roberts çok sayıda kitabın yazarıdır.Richard Roberts is the author of numerous books.
Lisa Stan'a karşı kin taşıyor.Lisa bears a grudge against Stan.
İki kişilik açık büfe öğle yemeği, lütfen.Two for the lunch buffet, please.
Radyonun mucidi kimdir?Who is the inventor of the radio?
Lütfen radyoyu kısar mısın?Will you please turn down the radio?
Lütfen radyonun sesini kıs.Please turn down the radio.
Radyonun sesini kız.Turn down the radio.
Radyoyu kısar mısın?Could you turn down the radio?
Radyonun sesi çok yüksek. Biraz kısabilir misiniz?The radio is too loud. Can't you turn it down a little?
Radyonun sesini kıs.Turn the radio down.
Radyonun sesi çok yüksek. Sesi kısın.The radio is too loud. Turn the volume down.
Raketleri kiralayabilir miyim?Can I rent rackets?
Bir rugby oyunu için kaç kişiye ihtiyacınız var?How many people do you need for a rugby game?
Sakıncası yoksa, bu kitapları masamın üstüne koyun.Lay these books on my desk, if you don't mind.
Tamam. En kısa sürede geleceğim.All right. I'll come as soon as possible.
Yoshio kişilik olarak annesine ve görünüş olarak babasına benziyor.Yoshio resembles his mother in personality and his father in appearance.
Avrupa enerjik insanların kıtasıdır.Europe is a continent of energetic peoples.
Şimdi bile Avrupa'da hayaletlere inanan birçok kişi var mı?Are there many people in Europe who believe in ghosts even now?
Kitabı bana vermesi için sonunda onu ikna ettim.I finally talked her into lending me the book.
Kısacası, tüm çabalarımız boşa gitti.In short, all our efforts resulted in nothing.
İyi arkadaşlara sahip olmak istemeyen hiç kimse yok.There is no one who doesn't want to have good friends.
Kim daha hızlı koşar, Yumi'mi yoksa Keiko mu?Who runs faster, Yumi or Keiko?
Yumiko biraz kızmıştı.Yumiko was a little angry.
Yapılacak çok az şey olması beni hayal kırıklığına uğrattı.I was disappointed at there being so little to do.
Kıt kanaat geçinmek için çok çalıştık.We worked hard to make ends meet.
Dağın üst kısmı karla kaplıdır.The upper part of the mountain is covered with snow.
Bazı insanlar kilo vermek için öğün atlarlar.In order to lose weight some people skip meals.
Çok geçmeden kampüsümüzdeki kiraz çiçekleri çıkar.It will not be long before the cherry blossoms on our campus come out.
Artık hiç kimse bu dili konuşmuyor.No one speaks this language anymore.
Biraz daha kibar olmalısın.You must be more polite.
Daha çok kitap okumak için kendime söz verdim.I have promised myself to read more books.
Daha kibarca konuşmalıydın.You should have talked more politely.
Kısa sürede cevap vermediğim için üzgünüm.Sorry I didn't reply sooner.

İlgili Sayfalar