ki ile cümle

ki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Kazadan kıl payı kurtuldum.I escaped the accident by the skin of my teeth.
Karen bana kızgın.Karen is angry with me.
Karen, bana kızgın değil.Karen is not angry with me.
Carlos gitti ve kitap ile geri geldi.Carlos went away and came back with the book.
Cam kolayca kırılır.Glass breaks easily.
Çantada birkaç kitap var.There are a few books in the bag.
Dün toplantıda oldukça az sayıda kişi vardı.Quite a few people were present at the meeting yesterday.
Birçok kişi oradaydı.A good many people were there.
Katolik kilisesi boşanmaya karşıdır.The Catholic Church is opposed to divorce.
Fincanın sapı kırık.The handle of the cup is broken.
Fincan kırıldı.The cup broke.
Eskiden bahçede büyük bir kiraz ağacı vardı.There used to be a big cherry tree in the garden.
Kiliseyi buradan görebilirdiniz.You used to be able to see the church from here.
Parantez içindeki kelimeleri kısaltılmış şekle koyun.Put the words in parentheses into abbreviated form.
Benzinin fiyatı o kadar yüksek ki, büyük bir araba satın alamayız.The price of gasoline is so high that we cannot buy a big car.
Benzin istasyonu bir kilometre ileride.A gas station is one kilometer ahead.
Rehber kitabına çok güvenme.Don't rely too much on your guidebook.
Bu sizin ilginç kitabınız mı?Is this your interesting book?
Perdenin arkasında kim saklanıyor?Who is hiding behind the curtain?
Perdede bir kızın silueti belirdi.A silhouette of a girl appeared on the curtain.
Bitişikteki müzik çok gürültülü. Keşke onu kıssalar.The music next door is very loud. I wish they would turn it down.
Kim daha iyi araba sürer, baban mı yoksa annen mi?Who drives better, your father or your mother?
Yaşlı insanlara karşı kibar olmak iyi bir şeydir.It is good to be kind to old people.
Bu öğleden sonra kısa bir araba turu atalım.Let's take a short drive this afternoon.
O kadar hızlı konuşuyorsun ki söylediğin bir kelimeyi bile anlayamıyorum.You talk so fast I can't understand a word you say.
Kibarlığını gerçekten takdir ediyorum.I really appreciate your kindness.
Kızınızın adı nedir?What's your daughter's name?
Genç bir kişi seni görmek istiyor.A young person wants to see you.
Kız kardeşin için çok üzülüyorum.I feel very sorry for your sister.
Kız kardeşinize hürmetlerimi iletir misiniz?Will you give my best regards to your sister?
Üzülerek söylüyorum ki ben gelemiyorum.I regret to say I can't come.
Bazı insanlar para için , diğerleri zevk için kitap yazarlar.Some people write books for money, others for pleasure.
Yeterli param olsa, ben bu kitabı satın alabilirim.If I had enough money, I could buy this book.
Niçin kiraz çiçeklerini görmeye gitmiyoruz?Why don't we go and see the cherry blossoms?
Korkarım ki öğleden sonra yağmur yağacak.I am afraid it will rain in the afternoon.
Amcam bana bir kitap verdi.My uncle gave me a book.
Amcam dün bana bir kitap verdi. Kitap bu.My uncle gave me a book yesterday. This is the book.
Avustralya dünyadaki en küçük kıtadır.Australia is the smallest continent in the world.
Motoru açık bıraktığım için kısa sürede gitmeliyim.I have to go soon because I left the engine running.
Ellen o kadar yorgundu ki o yatmaya erken gitti.Ellen was so tired that she went to bed early.
Hiç kimse Emily'den daha güzel elmalı turta pişirmez.No one bakes a finer apple pie than Emily.
Emily okulda en parlak kızdır.Emily is the brightest girl in school.
Emily kimdir?Who's Emily?
Emi iyi bir kız.Emi is a good girl.
X ışınları kemiklerdeki kırıkları bulmak için kullanılır.X rays are used to locate breaks in bones.
Bir düşüneyim. On beş kişi vardı.Let me see. There were fifteen people.
Ace araba kiralama'nın bürosu nerede?Where's the office for Ace rental car?
Gerçekten mi? Ben gitmeden önce onu kilitlemiştim.Really? I had locked it up before I went out.
Bir kişi hakkındaki tahmininizi sadece söylentilere dayandırmamalısınız.You must not base your estimation of a person on rumor alone.
Kitabı getirmeyi unuttum. Aklımdan çıkmış işte.I forgot to bring the book. It just slipped my mind.
Beş kişilik bir aileyiz.We are a family of five.
Ailem her kış kayak yapmaya gider.My family goes skiing every winter.
İp atlamak, kızımın en sevdiği şeydir.Jumping rope is my daughter's favorite.
Kızımızla oynamak için zaman bulabilir misin?Can you find the time to play with our daughter?
Giderlerimizi kısalım.Let's cut down our expenses.
Şirketimizdeki en iyi şarkıcı kimdir?Who is the best singer in our company?
Benim takımım seninkine karşı şans eseri yenilirse dişimi kıracağım.I'll eat my hat if, by some chance, my team loses to yours.
Benim takımım sizinkine karşı şans eseri yenilirse dişimi kıracağım.I'll eat my hat if, by some chance, my team loses to yours.
Wellington'un nüfusu Tokyo'nunkinin sadece kırkta biridir.The population of Wellington is only about one fortieth that of Tokyo.
Bir göz kırpma onun tek cevabıydı.A wink was his only answer.

İlgili Sayfalar