ki ile cümle
ki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bu kitaplar, genç okuyucular için uygun değildir.These books are not fit for young readers.
Bu çeşit kitapların neredeyse hiçbir değeri yok.These types of books have almost no value.
Bu tür kılavuzlarun basit bir dilde yazılmaları gerekir.Such manuals should be written in simpler language.
Onun sana kızma nedeni bu.This is why he got angry with you.
O tip bir kişi can sıkıcıdır.That type of person is dull.
Bu önemsiz şahsiyet kim?Who's this nobody?
Ken arkadaş canlısı bir kişi gibi görünüyor.Ken appears a friendly person.
Ken'in senden daha fazla kitabı vardır.Ken has more books than you.
Ken'in en fazla on kitabı vardır.Ken has no more than ten books.
Ken ile yürüyen kız May'dir.The girl walking with Ken is May.
Kelly'nin son kitabı geçen hafta çıktı.Kelly's latest book appeared last week.
Sana hiçbir şekilde kızgın değilim.I'm by no means angry with you.
Kimse yaralanmadı.Nobody was injured.
Yaralı, hastaneye ve ölü ise kiliseye kaldırıldı.The injured were carried to the hospital, and the dead to the church.
İki kişi arasında pastayı böldü.She divided the cake between the two.
Profesör Kay kırk yıldır böcekleri araştırmaktadır.Professor Kay has been studying insects for forty years.
Kate'in sesi diğer kızlarınkinden açıkça farklı.Kate's voice is clearly different from the other girls'.
Kate adında bir kız seni görmeye geldi.A girl named Kate came to see you.
Kate kaba şekilde gitmesini isteyerek onun kalbini kırdı.Kate broke his heart by rudely demanding he go away.
Noel'den beri çok kilo aldım.I've put on a lot of weight since Christmas.
Noel'den birkaç hafta önce Tom sağ bacağını kırdı ve hastaneye götürüldü.Tom broke his right leg and was taken to hospital a few weeks before Christmas.
Chris evleri boyamak için kiralandı ve para toplayabildi.Chris was hired to paint houses and was able to raise the money.
Chris'in kalbi o kadar boş ve hasarlı hissetti ki o tamir edilemedi.Chris' heart felt so empty and damaged that it couldn't be repaired.
Chris çocuğu matematik sınıfından tanıyordu ve çok kıskanıyordu.Chris recognized the boy from his math class and became very jealous.
Chris onun en sevdiği kızı, Kate'i gördü, Beth ile özel görüşüyordu.Chris saw his favorite girl, Kate, having a private conversation with Beth.
Yeşil kırmızı ile gitmez.Green doesn't go with red.
Bay Green'in önünde elinden geldiğince kibar olmaya çalış.Try to be as polite as you can before Mr Green.
Ben bir bardak kırdım.I broke a glass.
Bizim sınıfta kırk beş öğrenci vardır.Our class has forty-five students.
Sınıfında hiç kimse ondan daha hızlı değildir.No one in his class is faster than he is.
Kumi köpekleri seven kızdır.Kumi is the girl who likes dogs.
Kumi, babası köpekleri seven kızdır.Kumi is the girl whose father likes dogs.
Tüm kurabiyeleri kim yedi?Who has eaten all the cookies?
Kimin birinci olduğuna karar vermek için kura çekelim.Let's draw lots to decide who goes first.
Martin Luther King, Jr ve onun destekçileri tehdit edildi.Rev. King and his supporters were threatened.
Dr. King'ten bir randevu almak istiyorum.I'd like to make an appointment with Dr. King.
Bana temiz bir tabak getir ve bu kirli tabağı alıp götür.Bring me a clean plate and take the dirty one away.
Kaç tane erkek ve kız kardeşin var?How many brothers and sisters do you have?
Carol kiralık bir araba sürüyor.Carol is driving a rent-a-car.
Caroline tüm parasını kıyafetlere harcamayacak kadar mantıklıdır.Caroline knows better than to spend all her money on clothes.
Caroline tüm parasını kıyafetlere harcamayacak kadar akıllıdır.Caroline knows better than to spend all her money on clothes.
Kim ondan iki yıl kıdemliydi.Kim was two years senior to him.
Kim gelecekte bir diplomat olmaya niyet ediyor.Kim means to be a diplomat in the future.
Kim benden dört yıl daha yaşlıdır.Kim is older than I am by four years.
Kim hâlâ hayattaydı.Kim was still alive.
Kim tatlı tatlı gülümsedi.Kim smiled sweetly.
Kim, Ken ile yaşıyor.Kim is living with Ken.
Kim ve ben aynı yaştayız.Kim and I are the same age.
Kim'in gülümsemesi çok tatlıydı.Kim's smile was very sweet.
O kitabı almana gerek yoktu.You needn't have bought that book.
Yapman gereken tek şey bu kitabı ona uzatmak.All you have to do is to hand this book to him.
Dün camı kıran oydu.It was him that broke the window yesterday.
Her kim gelmek isterse davet edebilirsin.You may invite whoever wants to come.
Kim gitar çalıyor?Who is playing the guitar?
Zavallı kız ölümün eşiğindeydi.The poor girl was on the point of death.
Zavallı kız, çiçek satarak geçimini sağladı.The poor girl made a living by selling flowers.
Zavallı kız kör oldu.The poor girl went blind.
Zavallı küçük kız ağlamaktan başka bir şey yapmadı.The poor little girl did nothing but weep.
Zavallı kız aklını yitirdi.The poor girl went out of her mind.
Bir araba tarafından ezilmekten kıl payı kurtuldum.I narrowly escaped being hit by a car.