kişiyi ile cümle
kişiyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sovyet Yüksek Başkanlığı yalnızca bir kişiyi bu unvandan mahrum etmiştir.Doar Prezidiul Sovietului Suprem al Uniunii Sovietice putea să lipsească o persoană de titlul său.
Bu kez sekiz kişiyi bir odaya kilitlemiştir.Ocupă 8 locuri în tabără.
Kurban, kendisine saldıran kişiyi tanıyordu.El încearcă să-l găsească pe cel care l-a ucis.
Polis cinayetle ilgili iki kişiyi tutukladı.Miliția arestează două femei.
Üyeler, aralarında bir kişiyi, 3 yıllık yenilenebilir bir dönem için başkan olarak seçerler.Aceștia aleg dintre ei un Președinte, care rămâne în funcție pentru 3 ani, cu posibilitatea de realegere.
Hükümet 10 binlerce kişiyi şehirden uzaklaştırdı .Mii de oameni au fost evacuați din zonă.
Yaklaşık 8,000 kişiyi kapsıyordu.Ea a avut aproximativ 8.000 de membri.
Bu liste birtakım Polonyalı kişiyi içerir.Această listă prezentează powiatele Poloniei.
"8 kişiyiz.Întotdeauna 8.
Bir kişiyi giydiği giysiden dolayı yargılama.Nu judeca un om după hainele pe care le poartă.
Kalan tek kişiyim.Sunt singura care a mai rămas.
Kalan tek kişiyim.Sunt singurul care a mai rămas.
Burada, o kişiyi ısıran bir sonraki siyah sineği enfekte edebilirler.Itt fertőzik meg a következő fekete legyet, amely megcsípi a személyt.
Bu hastalık dünyanın çoğu bölgesinde görülür ve şu an tahminen bir milyon kişiyi etkilemektedir.A betegség a világ legtöbb részén előfordulhat és jelenleg mintegy egy millió ember érintett.
Film boyunca Rambo tam 57 kişiyi öldürerek bir filmde en çok insan öldüren karakter unvanını almıştır.A filmben Rambo 57 embert öl meg.
Kimi rivayete göre Korkut birkaç kişiyi öldürmüştür.Néhányan reménykednek, hogy Gróp összetaposott néhány Halálfalót.
"8 kişiyiz.Nekünk nyolc?!.
Merkezi Lübeck, Almanya'da bulunan Dräger Medical, dünya çapında yaklaşık 6.000 kişiyi istihdam etmektedir.Dräger Medical székhelye Lübeckben található és világszerte közel 6000 dolgozót foglalkoztat.
Bir şey istiyorsanız, onu sizin için yapabilecek kişiyi tanıyan bir kişisi her zaman vardır.Ha valami baj van, ő szinte mindig tud valakit, aki segíthet nekik.
Denize atılan halatlar ile Dorsetshire 86, Maori 25 kişiyi topladı.A Dorsetshire eddigre 85 túlélőt mentett ki, a Maori 25-t.
Herkes Medusa'nın baktığı kişiyi taşa çevirdiğini bilir.Úgy tartják, hogy aki a Medúza arcába néz, az kővé válik.
Hükümet 10 binlerce kişiyi şehirden uzaklaştırdı .Mindazonáltal 1010-ben úgy döntött, hogy elhagyja a várost.
Konuşanları 2005 rakamlarına göre 50 kişiyi geçmez.A 2005-ös népszámlálás szerint nem érték el ezt a létszámot.
Günümüzde nüfusu 80,000 kişiyi geçmektedir.Manapság az állomány körülbelül 80 000 egyedből tevődik össze.
Yaklaşık 160 ülkede varlığı ile, dünya çapında yaklaşık 54.000 kişiyi istihdam etmektedir.Az egyetemre mintegy 46 000 diák a jár világ kb. 150 országából.
Ziyaretçi sayısı bir milyon kişiyi aştı.Lakosainak száma meghaladja az egymillió főt.
Eğer dişi bir sivrisinek enfekte bir kişiyi ısırırsa, dang virüsünü kapabilir.Ha egy nőstény szúnyog megcsíp egy fertőzött személyt, akkor a szúnyog megkaphatja a dengue-vírust.
Kuşatma, 452.700 kişiyi, 2.642 top ve havanı, 64 tankı tuzağa düşürmüştü.A bekerítés után a gyűrűben rekedt létszám 452 700 főt, 2642 löveget, 64 harckocsit tett ki.
111 kişiyi esir ettiler.111 család tartozik ide.
Bu tapınak 2000 kişiyi içine alabilecek büyüklükteydi.A templom körülbelül 2000 ember befogadására alkalmas.
Bu esnada cinayeti gören bir kişiyi daha kovalayarak boğazını keserek öldürdü.Neki akkor sikerült az egyik gyilkost megsebeznie az arcán.
Gün içerisinde kampüsün nüfusu 20 bin kişiyi aşmaktadır.A szezonban az üdülőkkel húszezer fölé is emelkedik a lakosok száma.
1940'lı yıllarda nüfusu 1200 kişiyi bulmuştur.Lakosságának maximumát 1940-ben érte el 1200 fővel.
Aynı zamanda kişiyi kendisi kılan unsurdur, yani bireysel kişiliktir.A nevelés fő tárgya az egyén, mi több, a személyiség.
Kurban, kendisine saldıran kişiyi tanıyordu.A postásnő felismerte a támadóban azt a fiút, aki nemrég nála dolgozott.
Bahsettiğin kişiyi tanıyorum.Ismerem, akiről beszélsz.
Sekiz bin kişiyi ağırlayabilir.Befogadóképessége nyolcezer fő.
Rusya Postası, yaklaşık 390.000 kişiyi çalıştırır ve 42.000 üzerinde yazılan ofisleri bulunmaktadır.Venäjän posti työllistää noin 380 000 henkilöä ja sillä on noin 42 000 postitoimistoa.
Komünistler 15.000 kişiyi esir aldı.Hän otti vangiksi 15 000 sotilasta.
Bu kez sekiz kişiyi bir odaya kilitlemiştir.Ne oli ryhmitelty kahdeksaan huoneeseen.
Toplamı 80 bin kişiyi bulan bir deniz savaşı daha önce hiç görülmemişti.Kukaan muu ei ollut aiemmin saavuttanut yhdellä kaudella edes 80 maalin rajaa.
Jack Rose'un sadece bir kişiyi taşıyabilecek bir duvar kaplamasına çıkmasına yardım eder.Pintaan päästessään Jack auttaa Rosen seinälevyn päälle, joka kestää vain yhden henkilön painon.
Cast direktörü 1000 aktörden her rol için 75 kişiyi seçti.Roolittajat valitsivat tuhannesta hakijasta 75 jatkoon.
Antlaşma ayrıca Bulgaristan ordusunun 20 bin kişiyi aşamayacağı hükmü getirmektedir.Bulgarian armeija rajattiin 20 000 mieheen.
Bu baskında polisler 167 kişiyi tutukladı.Poliisi pidätti yhteensä 761 mielenosoittajaa.
Aşk üçgeni, genellikle üç veya daha fazla kişiyi içeren romantik bir ilişkidir.Juoni on usein rakkaudesta kertova romanssi kahden tai kolmen henkilön välillä.
Polis cinayetle ilgili iki kişiyi tutukladı.2. toukokuuta poliisi pidätti neljä ihmistä epäiltynä murhasta.
Trofta işletmesi bugün 70 kişiyi istihdam etmektedir.Nykyään Ansion Sementtivalimo työllistää noin 70 henkeä.
Tek soru: Geri kalan 11 kişiyi nasıl silahlandırabiliriz?Vain 11 kuolonuhreista tiedetään olleen aseistetun.
Njal, Gunnar'ın aynı aileden iki kişiyi öldürmesi hâlinde kendisinin de öleceğini söylemiştir.Hän on saanut tietää Njállin ennustaneen, että Gunnarr kuolisi, jos hän tappaisi kahdesti samasta suvusta.
Rişon Lezyon’daki altı katlı bir binayı vuran roket dört kişiyi yaraladı .Ryöstöön liittyneessä kranaatti-iskussa Tiflisin Jerevan-aukiolla sai surmansa kymmeniä sivullisia.
1997 - Cezayir'de silahlı kişiler dört köyde katliam yaptı, 412 kişiyi öldürdüler.1997 – Algerian levottomuuksissa kuoli joukkomurhissa neljässä kylässä jopa 400 ihmistä.
Fakat, yeterli kuvvet uygulanırsa, kişiyi geri itip düşürebilir de.Jos minulla olisi enemmän voimaa kuin vastustajallani, niin olisin toki voinut työntää hänet taaksepäin.
Birine bir şey yaptırmak için zor kullanmak, kişiyi bir şey yapmaya zorlamak anlamında.Heitä haittaisi, jos joku yrittäisi tuputtaa heille jotain väkisin.
6000 kişiyi tutsak alan Crassus, Appia Yolu boyunca tümünü çarmıha gerdirdi.Kapinan seurauksena 6000 orjaa ristiinnaulittiin Via Appian varrelle.
Burada, o kişiyi ısıran bir sonraki siyah sineği enfekte edebilirler.Εκεί μπορεί να μολύνουν την επόμενη μαύρη μύγα που θα τσιμπήσει το άτομο.
Polis cinayetle ilgili iki kişiyi tutukladı.Η Ελληνική Αστυνομία συνέλαβε δύο άτομα για την επίθεση.
Arena 8.000 kişiyi kaldırabilecek kapasitededir.Η εσωτερική αρένα έχει χωρητικότητα 8.000 άτομα.
80 kişiyi komuta eder.Πλήρωμα 80 άτομα.
Örneğin bir hükümet bir kişiyi yargılama olmaksızın alıkoyabilir.Δεν μπορεί να καταδικασθεί κάποιος παρά μόνο από δικαστήριο.