kişiyi ile cümle

kişiyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Yaz aylarında mahallenin nüfusu 500 kişiyi bulur.Το καλοκαίρι ο πληθυσμός του χωριού φθάνει τα 500 άτομα.
Jack Rose'un sadece bir kişiyi taşıyabilecek bir duvar kaplamasına çıkmasına yardım eder.Μέσα στον ωκεανό πια ο Τζακ θα βοηθήσει τη Ρόουζ να ανεβεί σε μια σανίδα που αντέχει το βάρος μόνο του ενός.
Böylece evlenecekleri kişiyi seçerler.Αυτός θα ήταν ο νέος που θα παντρεύονταν.
111 kişiyi esir ettiler.Συνολικά 110 άτομα συνελήφθησαν.
Saldırı başladığında saldırganlar 170 kişiyi rehin aldı.Ο αρχικός αριθμός των ομήρων ήταν 170.
Giyotin cezasına mahkum edilen Corday, “Ben, 100.000 kişinin kellesini kurtarmak için 1 kişiyi öldürdüm” dedi.Στη δίκη της, η Κορντέ παραδέχτηκε ότι διέπραξε μόνη της τη δολοφονία, «για να σώσει 100.000 ανθρώπους».
32 kişiyi öldüren saldırgan en son olarak intihar etti.Η 38χρονη δράστης αυτοκτονεί.
İki katlı olan bina birkaç yüz kişiyi barındıracak büyüklükteydi.Το νέο στάδιο είναι τόσο μεγάλο που θα σκέπαζε τους δίδυμους πύργους.
Her pozisyon için doğru kişiyi bulmak zorundayız.Θα πρέπει να επιλέξουμε το κατάλληλο πρόσωπο για κάθε θέση.
"8 kişiyiz.8".
Yetkililer Kuzey Irak'ta Aswad cinayeti ile ilgisi olan 4 kişiyi tutuklamıştır.Myndigheder i det nordlige Irak anholdt fire personer i forbindelse med drabet.
Bu yeni tesis, NGA Kampüsü Doğu evi olarak birkaç bin kişiyi istihdam etmektedir.Et par tusinde studerende tager deres uddannelser på dette campus i byens nordlige udkant.
Günümüzde nüfusu 80,000 kişiyi geçmektedir.I øjeblikket vokser verdens befolkning med 180.000 mennesker om dagen.
1960 Agadir depremi şehre büyük hasar verip 15,000 kişiyi öldürdü.1960 - Agadir i Marokko rammes af voldsomt jordskælv, der dræber mere end 10.000 af byens indbyggere.
Komünistler 15.000 kişiyi esir aldı.15.000 mand blev taget til fange.
Aradığı kişiyi buldu.De visste vilka de var ute efter.
Bu duyuru çoğu kişiyi şaşırtacak olsa da çok az kişi bundan üzülecektir.""Mens de fleste gerne vil snakke, er der kun få, der har noget at sige".
Trofta işletmesi bugün 70 kişiyi istihdam etmektedir.Medlemstallet for menigheden i dag liger på ca. 70 voksne.
Bu liste birtakım Polonyalı kişiyi içerir.Denne artikel omhandler den polske by Police.
Şirket, Vejle, Danimarka'da faaliyet göstermektedir ve şu anda yaklaşık 600 kişiyi istihdam etmektedir.Selskabet omdøbes til Telia Stofa A/S, og har i dag omkring 600.000 kunder.
Tahrip edici yangın 20.000 kişiyi evsiz bırakmıştı.Den ødeleggende ilden etterlot 20 000 mennesker hjemløse.
Kandıracağı kişiyi cilvelerle kendisine çeker.Den som gjør det, har synd i sitt hjerte.
Böylece Gustav Vasa'nın ordusu 1,000 kişiyi aştı.Gustav Vasas hær talte nå over 1000 mann.
Duruşmalara bakan iki mahkeme, 29 kişiyi suçlu bulmuş ve cadılıktan ölüme mahkûm etmiştir.To domstoler dømte 29 personer til døden for hekseri.
111 kişiyi esir ettiler.111 verk ble beslaglagt.
Birçok ülkede, uyuşturucu kaçakçılığı da kişiyi ölüm cezasına çarptırmaya yetecek bir suç sayılır.I mange land som benytter dødsstraff er narkotikasmugling også en forbrytelse som kan medføre dødsstraff.
Ad, bir kişiyi niteleyen ve ona ait olan sözdür.AD vil etter hvert gi smerter og forkalkninger (artroser).
Gunnar dövüşü kazanmıştır, aama aynı aileden ikinci kişiyi de öldürür.Igjen slåss Gunnar med hell, men ulykkeligvis dreper han en andre mann fra samme ætt.
Aradığı kişiyi buldu.Mannen som ser.
Örneğin bir hükümet bir kişiyi yargılama olmaksızın alıkoyabilir.Dette innebærer at regjeringa ikke kan kastes uten at en ny innsettes.
Bu his kişiyi özellikle geceleri rahatsız eder.Kløen kan hos noen gi en generell uro, særlig om natten.
Oyun aynı bilgisyardan 6 kişiyi destekliyebiliyor.Spillet tillater opp til fire spillere på skjermen samtidig.
22 yaşındaki öğrenci Matti Juhani Saari on kişiyi tabanca ile öldürdükten sonra intihar etti.Den som skjøt var den 22 år gamle studenten Matti Juhani Saari.
Mahkeme 2 kişiyi ömür boyu hapis cezasına çarptırdı.Retten mente derfor at begge burde dømmes til livsvarig fengsel.
Ajansta 2004 yılında, 2000 kişiyi istihdam edilmiştir.Ytterligere 2000 bilder vil bli digitalisert i løpet av 2007.
1960 Agadir depremi şehre büyük hasar verip 15,000 kişiyi öldürdü.1960 – Agadir i Marokko rammes av et kraftig jordskjelv som tar livet av mer enn 10 000 mennesker.
Bu şekilde her iki ifade de aslında aynı kişiyi kasteder.Det har også blitt hevdet at begge disse av likelydende navn faktisk er en og samme person.
Burada, o kişiyi ısıran bir sonraki siyah sineği enfekte edebilirler.Di sini, mereka bisa menginfeksi lalat hitam selanjutnya yang menggigit orang tersebut.
Kariyerinin büyük kısmında, Peterson haftada 20 kişiyi görerek aktif bir klinik tecrübe edindi.Sepanjang kariernya, Peterson memiliki praktik klinik aktif yang dikunjungi 20 pasien per minggu.
Bu hastalık dünyanın çoğu bölgesinde görülür ve şu an tahminen bir milyon kişiyi etkilemektedir.Penyakit ini ditemukan di sebagian besar wilayah di dunia ini dan saat ini menyerang sekitar satu juta orang.
Şifreli mesajı göndermek isteyen kişiyi A, almak isteyen kişiyi de B olarak düşünebiliriz.Dan sekiranya Kami menghendaki, tentu Kami utus di setiap kota, seorang pemberi peringatan.
Tunus'ta Bardo Ulusal Müzesi'ne giren silahlı 2 kişi 18 kişiyi öldürdü.Pria bersenjata menyerang Museum Nasional Bardo di Tunis dan menewaskan 22 orang.
Netenyahu’nun ön seçimlerin favorisi Shimon Peres’e karşı kazanması birçok kişiyi şaşırttı.Kemenangan Netanyahu atas terpilihnya pra-favorit Shimon Peres mengejutkan banyak kalangan.
Gördüğü her erkekten hoşlanmakta ve birçok kişiyi kendine aşık etmektedir.Maka banyaklah orang yang menyukai dan ingin memperistrinya.
Saldırı başladığında saldırganlar 170 kişiyi rehin aldı.Setelah penyanderaan berakhir, sandera dipastikan berjumlah 17 orang.
Şu anda ise bu nüfusun 10.000 kişiyi aştığı varsayılmaktadır. ^ World GazetteerPenduduknya berjumlah 200.000 jiwa. ^ "World Gazetteer".
Bu kan bir sonraki ölecek olan kişiyi işaret edermiş.Menggambarkan bagaimana tokoh yang akan mati berikutnya.
Aşk üçgeni, genellikle üç veya daha fazla kişiyi içeren romantik bir ilişkidir.Suatu cinta segitiga adalah sebuah hubungan romantis yang melibatkan tiga orang.
Giyimin en önemli özelliklerinden biri de onu giyen kişiyi rahat tutmaktır.Salah satu tujuan utama dari pakaian adalah untuk menjaga pemakainya merasa nyaman.
Yanlış yapılırsa ve kurallara uyulmazsa kişiyi öldürür.Bila mereka kabur atau melanggar aturan, mereka akan dibunuh.
Toplamda 12 kişiyi taşıyabiliyordu.Ia memuat 12 orang penumpang.
Hükümet 10 binlerce kişiyi şehirden uzaklaştırdı .Ribuan penduduk terpaksa diungsikan dari kota ini.
Erkeklerinizden iki kişiyi de tanık tutun."Sesungguhnya telah ada tanda bagi kamu pada dua golongan yang telah bertemu (bertempur).
Komünistler 15.000 kişiyi esir aldı.Sekutu mendapatkan lebih dari 250.000 tahanan.
Selam verip cemaatin içine giren bir kişiyi herkes ayakta karşılamak zorundadır.Untuk semua orang yang datang ke tempat bahagia ini – selamat datang.
Ajansta 2004 yılında, 2000 kişiyi istihdam edilmiştir.Pada tahun 2004, agensi ini memiliki 2.000 karyawan.
Eğer dişi bir sivrisinek enfekte bir kişiyi ısırırsa, dang virüsünü kapabilir.Jika nyamuk betina yang menggigit orang yang terinfeksi, nyamuk tersebut dapat tertular virus.
Bu kez sekiz kişiyi bir odaya kilitlemiştir.Rumah ini terbagi ke dalam 8 ruangan.
Böylece Gustav Vasa'nın ordusu 1,000 kişiyi aştı.Quân đội của Gustav Vasa giờ đã phát triển đến hơn 1000 người.
Olayın faili Seung-Hui Cho intihar etmeden önce otuz iki insanı öldürdü ve birçok kişiyi de yaraladı.Sát thủ Cho Seung-Hui giết 32 người và làm bị thương nhiều người khác trước khi tự sát.

İlgili Sayfalar