Ana içeriğe geç
Sözlük

kişilik ile cümle

kişilik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
St Francis önemli bir kişilik.Dr. Zucker:
Bununla birlikte müzikle insanların anılarının ve kişiliklerini yansıttığını da bilirsiniz.And with that you can bring back parts of people's memories and personalities.
Küp olmalarına rağmen, aslında oldukça kişilikliler.Even though they're cubes, they actually have a lot of personality.
Obsesif Kompulsif Kişilik Bozukluğu'nuz olduğunda tümüyle sessiz zamanınız olmuyor.When you have Obsessive Compulsive Disorder you don't really get quiet moments.
Sekiz kişilik! " Hayır, aslında, 'dedi Alice.Quadrille is!' 'No, indeed,' said Alice.
Yani çizgi resimler bana bir kişilik kazandırdı.So for me, cartooning gave me a sense of identity.
Onları dört kişilik gruplara ayırdım.I made them into groups of four.
Onlara "Kendi dört kişilik gruplarınızı oluşturun.I said, "You make your own groups of four.
Eğer burada ... elimizde beş kişi olsa, şimdi beş kişilik bir poker oyunu göstereceğim.So, if we are -- if we have five person, and I will do a five-handed poker game.
Her yaratığın kendi huyu, ruhu, değişken ruh halleri, kişilikleri ve dahası var.So each pygmy has its own behavior, psyche, mood swings, personalities and so on.
Oyuncu ve karaktlerlerin kişilikleriyle ilgili bir zihin yapısı kurar.It establishes a mindset for the player and the personalities of the characters.
Bu özgün kişiliklerle anlaşmak zorundaydık.We had to deal with these individual personalities.
Bir kişilik olduğumuz hissine sahip olduğumuz sürece, bir şeye takılıyız.As long as we have the sense of being a person, your mind is up to something.
Kişilik bir şekilde doldurmuş, bilincin bütün ekranını doldurmuş gibi.The person has somehow filled the screen of consciousness.
Sadece bir kişilik olduğunu düşünüyorsun.You think you're only a person, no wonder you're afraid.
Kişilik budur, görüyorsun ya! O halde, bizim bunu kırmamız lazım. Çünkü bu hayat değil.Then this we have to crack him because it's not a life.
O kişilik olmak istemiyorum.I don't want to be that person.
Kişilikli biri !He has personality
Kişilikleri değişmez.Their identity doesn't change.
Kişilik olarak hareket ediyorsun ve kişiliğine güçlü bir inanç var.You're functioning as identity, and there's a strong belief in your identity.
Kişilik hissine, yapan kişi olma hissine sahip olduğun sürece...As long as you have the feeling of identity, of being the doer...
Bu bir tür kişiliktir ve bu senin dünyandır, sen bu şekilde hareket edersin.It's a sort of an identity, and this is your world, this is how you function.
Bu fikir, bir kişilik olarak çalışır.This idea, functioning as an identity:
Ve seni bu kişilikten ayıracak rahmetin kendini göstermesine izin verirsin.And you allow the grace of detachment to reveal itself.
Bu kişilik, tutarlı değildir, her zaman değişir.This identity, it's not consistent, it's always changing.
Öyleyse, bu kişiliklerin hangisinin senin olduğu doğrudur?So, which of these identities is correctly yours?
O, bütün değişken kişiliklerin altındaki ortak paydadır.That is the common denominator underneath all the changeful identities.
Kişilik yoksa- güç de yoktur.No identity - no strength.
Hae Ra ile oldukça benzer kişiliklerimiz var, o yüzden O'nu çok iyi anlayabiliyorum.I have a similar personality so I know her quite well.
Birçoğunuzun bana Borderline Kişilik Bozukluğu^(soft piano music plays)
Geri kalanı ise kişilik kaybıdır.The rest is loss of identity.
Kendinize yalan bile söyleseniz, ancak farklı kişilikleriniz olması gerekir.Even if you lie to yourself, you need to have split personalities.
Her zaman 1,500 kişilik bir TED seyirci kitlesi fotoğrafı istemişimdir.I've always wanted a picture of a 1,500-person TED audience.
Bazı insanlar yüzmenin tek kişilik bir spor olduğunu düsünüyor, sadece denize dalar ve ilerlersiniz.Some people think that swimming is a very solo sport, you just dive into the sea and off you go.
600 kişilik küçük bir köy bizi çağırıp olmayan tuvaletleri yapmamızı istedi.We were asked by a small village of 600 people to go in and make toilets where none existed.
İhtiyacımız olan şey ahlaklı kişilik değil, dünya kaynaklarının akıllı bir şekilde kullanılmasıdır.It isn't moral character that we need. It is the intelligent management of the earth's resources.
Benim kişilikli bir kadına ihtiyacım var.I need a wife with character.
Küstah, saygısız -- maço, bir nevi tek kişilik maço gösteri gibi.He was brash, irreverent. He was full of macho, a kind of macho one-upmanship.
Dick bir noktada, ikimizin kişiliklerinin epey benzer olduğu sonucuna vardı.And Dick became convinced at some point that he and I had some kind of similarity of personality.
NASA'nın yaptığı ise roketin Mars'a gidecek sekiz kişilik versiyonunu yapmaktı.So this is what NASA did, getting an eight-man version that would go to Mars.
Fakat kişilik acıyı abartır.But identity exaggerates pain.
Jeeves bally tek kişilik zincir çete gibi beni tedavi izin vermeyeceğim ise kesik!I was dashed if I was going to let Jeeves treat me like a bally one-man chain-gang!
Bu küçük haç, ruhani hediyeler alır; kalp, yetenek, kişilik ve tecrübeler.Spiritual gifts, Heart, Ability, Personality and Experiences. These things shape you.
75 kişi gönüllü oldu, kişilik testleri yaptılar.75 people volunteered, took personality tests.
Philip Zimbardo: Buradakiler kişiliksizleştirilecek tutuklular. Birer sayı haline gelecekler.Here are the prisoners, who are going to be dehumanized, they'll become numbers.
Başkalarının kişiliksizleştirilmesi.Dehumanization of others. De-individuation of self.
Uzak çağların ortak kişilikleri.Citizens of distant epochs.
Umarım, eğer bugün size bir çeşit tek kişilik dahi şovu sergilemezsem beni affedin.I hope you'll forgive me if I don't perform a kind of one-man savant show for you today.
Benim sayı ve kelimeler dünyam renk, duygu ve kişilikle harmanlanmıştır.My worlds of words and numbers blur with color, emotion and personality.
Bugünden itibaren iki kişilik hazırla.Starting today, please prepare for two.
Kişilik bile senden sonra geldi.Even personality came after you.
Sen kişilikten önce oradasın.You are there before even personality.
Dedim ki, "Ben kişilikle ilgili hiç bir şey bilmiyorum.I said, "I don't know anything about personality.
Aile boyu bir pizza gelebilir. Sadece 1 kişilik bir pizza olabilir, değil mi?It could be a family-size pizza; it could be a very individual-size pizza, right?
The 99'lar üç kişilik takımlar halinde çalışıyorlar.So The 99 work in teams of three.
Bunlar gerçek kişilikler.And these are real personalities.
İnsan veya kişi değiller, ama kelimenin tam anlamıyla kişilikleri var.They are not persons, but they're personalities in every sense of the word.
Yani bu demek 4 kişilik bir yarıçap vardır.So let's say that this has a radius of 4.
Halk yüzer ellişer kişilik bölükler halinde oturdu.They sat down in ranks, by hundreds and by fifties.
Karşılığında kişiliklerini sattıkları şey ne kötü. Bir bilselerdi!If only they had sense!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod