Aynı türden kişiliklersiniz belli.Jullie twee moeten vast van dezelfde soort zijn.
Aynı türden kişiliklersiniz belli.Kalian pasti sejenis.
Aynı türden kişiliklersiniz belli.Musicie byc jedyni w swoim rodzaju
Aynı türden kişiliklersiniz belli.Ni måste vara av samma sort.
Aynı türden kişiliklersiniz belli.Očitno sta si enaka.
Aynı türden kişiliklersiniz belli.Voi doi sunteti unici.
Aynı türden kişiliklersiniz belli.Voi siete veramente unici.
Aynı türden kişiliklersiniz belli.Vous devez être du même genre, tous les deux.
Aynı türden kişiliklersiniz belli.Εσείς πρέπει να είναι μοναδικοί στο είδος σας.
Aynı türden kişiliklersiniz belli.Должно быть, вы просто уникумы.
Aynı türden kişiliklersiniz belli..אתם בטח יוצאי דופן
Aynı türden kişiliklersiniz belli.يحب ان تكونوا من نفس النوع يا شباب
Aynı türden kişiliklersiniz belli.ペク・スンジョって利口に見えるでしょ?
Başka bir tane daha. Ekonomistler, bütün iki kişilik oyunların bir Nash dengesine sahip olduğunu söylerler.Οι οικονομολόγοι μιλάνε για τη θεωρία των παιγνίων, όπου εφαρμόζεται η ισορροπία Νας.
Başkalarının kişiliksizleştirilmesi.Унижение других.
Başkalarının kişiliksizleştirilmesi.Η απανθρωποποίηση των άλλων.
Başkalarının kişiliksizleştirilmesi.Дегуманізанія Инших.
Başkalarının kişiliksizleştirilmesi.Дехуманизирането на другите.
Başkalarının kişiliksizleştirilmesi.Dehumanizace ostatních.
Başkalarının kişiliksizleştirilmesi.Dehumanizácia iných.
Başkalarının kişiliksizleştirilmesi.Dehumanizacja innych.
Başkalarının kişiliksizleştirilmesi.Déshumaniser les autres.
Başkalarının kişiliksizleştirilmesi.Deshumanización de los otros.
Başkalarının kişiliksizleştirilmesi.Desumanização dos outros.
Başkalarının kişiliksizleştirilmesi.De-umanizzazione degli altri.
Başkalarının kişiliksizleştirilmesi.Dezumanizarea altor oameni.
Başkalarının kişiliksizleştirilmesi.Entmenschlichung der anderen.
Başkalarının kişiliksizleştirilmesi. Kendinin bireysellikten çıkması.상대의 비인간화. 자아의 탈개성화.
Başkalarının kişiliksizleştirilmesi. Kendinin bireysellikten çıkması.השפלת הזולת, שלילת הזהות העצמית,
Başkalarının kişiliksizleştirilmesi. Kendinin bireysellikten çıkması.تجريد الآخرين من إنسانيتهم. تجريد الشخص من فرديته.
Başkalarının kişiliksizleştirilmesi. Kendinin bireysellikten çıkması.個人の責任を曖昧にし 権限へ盲目的に服従する
Başkalarının kişiliksizleştirilmesi.Mások elembertelenítése.
Başkalarının kişiliksizleştirilmesi.Muiden epäinhimillistäminen.
Başkalarının kişiliksizleştirilmesi.Ontmenselijking van anderen.
Başkalarının kişiliksizleştirilmesi.Umenneskeliggørelse af andre.
Başkan Reagan büyük bir bütünleştirici kişilik olarak tanımladığı generali, desteklemek için uçakla geldi.Президент Рейган тоже очень тепло отнесся к генералу, которого он описал как очень цельную личность
Başkan Reagan büyük bir bütünleştirici kişilik olarak tanımladığı generali, desteklemek için uçakla geldi.הנשיא רייגן הגיע לעודד את הגנרל שאותו הוא תיאר כאדם .בעל יושרה אישית גדולה
Başkan Reagan büyük bir bütünleştirici kişilik olarak tanımladığı generali, desteklemek için uçakla geldi.高潔な人格者だと評しました CIAは民主主義に 関心はありませんでした
Bazı insanlar yüzmenin tek kişilik bir spor olduğunu düsünüyor, sadece denize dalar ve ilerlersiniz.Alcuni pensano che nuotare sia uno sport molto solitario, uno salta in acqua e parte.
Bazı insanlar yüzmenin tek kişilik bir spor olduğunu düsünüyor, sadece denize dalar ve ilerlersiniz.Algunas personas creen que la natación es un deporte de una sola persona, solo te lanzas al mar y ahi vas.
Bazı insanlar yüzmenin tek kişilik bir spor olduğunu düsünüyor, sadece denize dalar ve ilerlersiniz.어떤 분들은 수영은 혼자서 하는 운동이라고 합니다. 혼자 물에 뛰어들어서 헤엄치는 것처럼요.
Bazı insanlar yüzmenin tek kişilik bir spor olduğunu düsünüyor, sadece denize dalar ve ilerlersiniz.Manche Leute glauben, Schwimmen ist ein Ein-Mann-Sport. Man springt in das Wasser und legt los.
Bazı insanlar yüzmenin tek kişilik bir spor olduğunu düsünüyor, sadece denize dalar ve ilerlersiniz.Nhiều người nghĩ bơi lội là môn thể thao đơn, chỉ việc nhảy xuống nước và cứ thế mà bơi.
Bazı insanlar yüzmenin tek kişilik bir spor olduğunu düsünüyor, sadece denize dalar ve ilerlersiniz.Niektorí si možno myslia, že plávanie je šport pre jednotlivca, jednoducho sa ponoríte a plávate.
Bazı insanlar yüzmenin tek kişilik bir spor olduğunu düsünüyor, sadece denize dalar ve ilerlersiniz.Niektórzy myślą że pływanie to sport jednoosobowy, po prostu skaczesz do morza i płyniesz.
Bazı insanlar yüzmenin tek kişilik bir spor olduğunu düsünüyor, sadece denize dalar ve ilerlersiniz.Sommige mensen denken dat zwemmen een solosport is, dat je in zee springt en het even doet.
Bazı insanlar yüzmenin tek kişilik bir spor olduğunu düsünüyor, sadece denize dalar ve ilerlersiniz.Unii cred că înotul e un sport foarte individual, că te arunci doar în mare şi pe-aici ţi-e drumul.
Bazı insanlar yüzmenin tek kişilik bir spor olduğunu düsünüyor, sadece denize dalar ve ilerlersiniz.Vannak, akik azt hiszik, hogy az úszás egy nagyon magányos sport. Csak beleugrassz a tengerbe és gyerünk.
Bazı insanlar yüzmenin tek kişilik bir spor olduğunu düsünüyor, sadece denize dalar ve ilerlersiniz.Некоторые считают плавание очень индивидуальным видом спорта, мол, просто ныряешь в море и вперед.
Bazı insanlar yüzmenin tek kişilik bir spor olduğunu düsünüyor, sadece denize dalar ve ilerlersiniz.Някои хора смятат, че плуването е изключително соло спорт, просто се гмуркаш в морето и изчезваш.
Bazı insanlar yüzmenin tek kişilik bir spor olduğunu düsünüyor, sadece denize dalar ve ilerlersiniz.יש החושבים ששחייה היא ספורט יחידני, אתה פשוט צולל לתוך הים ומתחיל לשחות.
Bazı insanlar yüzmenin tek kişilik bir spor olduğunu düsünüyor, sadece denize dalar ve ilerlersiniz.بعض الناس يعتقدون ان السباحة رياضة فردية، انت فقط تغطس في البحر.
Bazı insanlar yüzmenin tek kişilik bir spor olduğunu düsünüyor, sadece denize dalar ve ilerlersiniz.個人競技だと思われる事があります 私の場合は まったく逆でした
Ben bunun çok uç bir örneğiyim. Benim sayı ve kelimeler dünyam renk, duygu ve kişilikle harmanlanmıştır.Mój świat słów i liczb zaciera się z kolorami, emocjami i osobowością
Benim kişilikli bir kadına ihtiyacım var.Necesito una mujer de verdad. O un abogado.
Benim kişilikli bir kadına ihtiyacım var.Мне нужна сильная жена.
Benim sayı ve kelimeler dünyam renk, duygu ve kişilikle harmanlanmıştır.Az én esetemben a szavak és számok világa összemosódik a színek, érzelmek és személyiségek világával.
Benim sayı ve kelimeler dünyam renk, duygu ve kişilikle harmanlanmıştır.Dunia saya akan kata - kata dan angka - angka dikaburkan dengan warna, emosi dan kepribadian.
Benim sayı ve kelimeler dünyam renk, duygu ve kişilikle harmanlanmıştır.I miei mondi di parole e numeri si intersecano con colori, emozioni e personalità.
Benim sayı ve kelimeler dünyam renk, duygu ve kişilikle harmanlanmıştır.단어와 수에 대한 저만의 세계는 색깔, 감정, 개성에 있어서 모호합니다.