O sırada kral Hirodes, kiliseden bazı kişilere eziyet etmeye başladı.В то время царь Ирод поднял руки на некоторых из принадлежащих к церкви, чтобы сделать им зло,
O sırada kral Hirodes, kiliseden bazı kişilere eziyet etmeye başladı.Під той же час здвигнув цар Ірод руки, щоб мучити деяких із церкви.
O sırada kral Hirodes, kiliseden bazı kişilere eziyet etmeye başladı.בעת ההיא שלח המלך הורדוס את ידו להרע לאנשים מן הקהל׃
O sırada kral Hirodes, kiliseden bazı kişilere eziyet etmeye başladı.وفي ذلك الوقت مدّ هيرودس الملك يديه ليسيء الى اناس من الكنيسة.
O sırada kral Hirodes, kiliseden bazı kişilere eziyet etmeye başladı.那 時 、 希 律 王 下 手 苦 害 教 會 中 幾 個 人
O sırada kral Hirodes, kiliseden bazı kişilere eziyet etmeye başladı.那時 、 希律王 下手 苦 害 教會 中 幾個人
Özürlü kişilere verilen hizmetler hakkında bilgiyi, InfoFinland'ın Özürlüler sayfasında bulabilirsiniz.Information om tjänster för handikappade hittar du på InfoFinlands sida Handikappade.
Özürlü kişilere verilen hizmetler hakkında bilgiyi, InfoFinland'ın Özürlüler sayfasında bulabilirsiniz.Tietoa palveluista vammaisille henkilöille löydät InfoFinlandin sivulta Vammaiset ihmiset.
Özürlü kişilere verilen hizmetler hakkında bilgiyi, InfoFinland'ın Özürlüler sayfasında bulabilirsiniz.Информация об услугах для инвалидов приведена на сайте InfoFinland в разделе Инвалиды.
Özürlü kişilere verilen hizmetler hakkında bilgiyi, InfoFinland'ın Özürlüler sayfasında bulabilirsiniz.معلومات عن الخدمات للأشخاص المعاقين تجدها على صفحة InfoFinland المعاقون.
Özürlü kişilere verilen hizmetler hakkında bilgiyi, InfoFinland'ın Özürlüler sayfasında bulabilirsiniz.有关残疾人服务的更多信息,请访问InfoFinland上的残疾人。
Psikolojik yardımı örneğin boşanmış kişilere yönelik değişik destek gruplarından alabilirsiniz.离婚后,您可能需要心理援助和司法援助。司法援助由法律援助办公室(oikeusaputoimisto)提供。各种专为离婚人士服务的援助小组还提供心理援助,这类援助活动通常由教会和其它机构负责。
[Rob] Onlar biliyordu çünkü onlar bu o onların fındık kapalı giderdim İskoç kişilere satış!짜증 대박 낼게 뻔한 스코틀랜드 사람에게 파니까 그렇게 해놨나보지!
Salgın hastalıklar uzmannlarına göre ve bu aşı konusunda uzman olan kişilere göre, bu durum tamamen olağan.De epidemiology deskundigen en de vaccin deskundigen hadden dit zeker verwacht.
Salgın hastalıklar uzmannlarına göre ve bu aşı konusunda uzman olan kişilere göre, bu durum tamamen olağan.DR.
Salgın hastalıklar uzmannlarına göre ve bu aşı konusunda uzman olan kişilere göre, bu durum tamamen olağan.Eksperci od epidemiologi i szczepień mówią że to było do przewidzenia.
Salgın hastalıklar uzmannlarına göre ve bu aşı konusunda uzman olan kişilere göre, bu durum tamamen olağan.Tanto los expertos en epidemiología como en vacunas consideran esto previsible.
‹‹Sizse bana adanmış kişilere şarap içirdiniz Ve peygamberlere, ‹Peygamberlik etmeyin!› Diye buyruk verdiniz.Aleście wy napawali Nazarejczyków winem, a prorokom zakazywaliście, mówiąc: Nie prorokujcie.
‹‹Sizse bana adanmış kişilere şarap içirdiniz Ve peygamberlere, ‹Peygamberlik etmeyin!› Diye buyruk verdiniz.Ale vy jste napájeli Nazarejské vínem, a prorokům jste zapovídali, řkouce: Neprorokujte.
‹‹Sizse bana adanmış kişilere şarap içirdiniz Ve peygamberlere, ‹Peygamberlik etmeyin!› Diye buyruk verdiniz.Ale vy ste napájali nazarejov vínom a prorokom ste zakazovali a vraveli: Neprorokujte!
‹‹Sizse bana adanmış kişilere şarap içirdiniz Ve peygamberlere, ‹Peygamberlik etmeyin!› Diye buyruk verdiniz.De a nazirokat borral itattátok, és a prófétákra ráparancsoltatok, mondván: Ne prófétáljatok!
‹‹Sizse bana adanmış kişilere şarap içirdiniz Ve peygamberlere, ‹Peygamberlik etmeyin!› Diye buyruk verdiniz.Et vous avez fait boire du vin aux nazaréens! Et aux prophètes vous avez donné cet ordre: Ne prophétisez pas!
‹‹Sizse bana adanmış kişilere şarap içirdiniz Ve peygamberlere, ‹Peygamberlik etmeyin!› Diye buyruk verdiniz.Iar voi aţi dat Nazireilor să bea vin, şi proorocilor le-aţi poruncit: ,Nu proorociţi!`
‹‹Sizse bana adanmış kişilere şarap içirdiniz Ve peygamberlere, ‹Peygamberlik etmeyin!› Diye buyruk verdiniz.그러나 너희가 나시르 사람으로 포도주를 마시게 하며 또 선지자에게 명하여 예언하지 말라 하였느니라
‹‹Sizse bana adanmış kişilere şarap içirdiniz Ve peygamberlere, ‹Peygamberlik etmeyin!› Diye buyruk verdiniz.Mas vós aos nazireus destes vinho a beber, e aos profetas ordenastes, dizendo: Não profetizeis.
‹‹Sizse bana adanmış kişilere şarap içirdiniz Ve peygamberlere, ‹Peygamberlik etmeyin!› Diye buyruk verdiniz.«Ma voi avete fatto bere vino ai nazirei e ai profeti avete ordinato: Non profetate
‹‹Sizse bana adanmış kişilere şarap içirdiniz Ve peygamberlere, ‹Peygamberlik etmeyin!› Diye buyruk verdiniz.Men I fikk nasireerne til å drikke vin, og I forbød profetene å profetere.
‹‹Sizse bana adanmış kişilere şarap içirdiniz Ve peygamberlere, ‹Peygamberlik etmeyin!› Diye buyruk verdiniz.Men I gåven nasirerna vin att dricka, och profeterna bjöden I: »Profeteren icke.»
‹‹Sizse bana adanmış kişilere şarap içirdiniz Ve peygamberlere, ‹Peygamberlik etmeyin!› Diye buyruk verdiniz.Men I gav Nasiræerne Vin, og Profeterne bød I ej at profetere.
‹‹Sizse bana adanmış kişilere şarap içirdiniz Ve peygamberlere, ‹Peygamberlik etmeyin!› Diye buyruk verdiniz.Mutta te juotitte nasiireille viiniä, ja profeettoja te kielsitte sanoen: "Älkää ennustako".
‹‹Sizse bana adanmış kişilere şarap içirdiniz Ve peygamberlere, ‹Peygamberlik etmeyin!› Diye buyruk verdiniz.Nhưng các ngươi đã cho các người Na-xi-rê uống rượu , và cấm các kẻ tiên_tri rằng : Chớ nói tiên_tri !
‹‹Sizse bana adanmış kişilere şarap içirdiniz Ve peygamberlere, ‹Peygamberlik etmeyin!› Diye buyruk verdiniz.Nhưng các ngươi đã cho các người Na-xi-rê uống rượu, và cấm các kẻ tiên tri rằng: Chớ nói tiên tri!
‹‹Sizse bana adanmış kişilere şarap içirdiniz Ve peygamberlere, ‹Peygamberlik etmeyin!› Diye buyruk verdiniz.Pero vosotros disteis de beber vino a los nazareos y a los profetas mandasteis diciendo: '¡No profeticéis!
‹‹Sizse bana adanmış kişilere şarap içirdiniz Ve peygamberlere, ‹Peygamberlik etmeyin!› Diye buyruk verdiniz.So gebt ihr den Geweihten Wein zu trinken und gebietet den Propheten und sprecht: Ihr sollt nicht weissagen!
‹‹Sizse bana adanmış kişilere şarap içirdiniz Ve peygamberlere, ‹Peygamberlik etmeyin!› Diye buyruk verdiniz.Vi pa ste dajali vina piti nazircem in prorokom ste ukazovali: Ne prorokujte!
‹‹Sizse bana adanmış kişilere şarap içirdiniz Ve peygamberlere, ‹Peygamberlik etmeyin!› Diye buyruk verdiniz.Σεις δε εποτιζετε τους Ναζηραιους οινον και προσεταξατε τους προφητας λεγοντες, Μη προφητευσητε.
‹‹Sizse bana adanmış kişilere şarap içirdiniz Ve peygamberlere, ‹Peygamberlik etmeyin!› Diye buyruk verdiniz.А вие напоявахте Назиреите с вино, И заповядвахте на пророците Като им казвахте - Да не пророкувате.
‹‹Sizse bana adanmış kişilere şarap içirdiniz Ve peygamberlere, ‹Peygamberlik etmeyin!› Diye buyruk verdiniz.А вы назореев поили вином и пророкам приказывали, говоря: „не пророчествуйте".
‹‹Sizse bana adanmış kişilere şarap içirdiniz Ve peygamberlere, ‹Peygamberlik etmeyin!› Diye buyruk verdiniz.ותשקו את הנזרים יין ועל הנביאים צויתם לאמר לא תנבאו׃
‹‹Sizse bana adanmış kişilere şarap içirdiniz Ve peygamberlere, ‹Peygamberlik etmeyin!› Diye buyruk verdiniz.لكنكم سقيتم النذيرين خمرا واوصيتم الانبياء قائلين لا تتنبأوا
‹‹Sizse bana adanmış kişilere şarap içirdiniz Ve peygamberlere, ‹Peygamberlik etmeyin!› Diye buyruk verdiniz.你 們 卻 給 拿 細 耳 人 酒 喝 、 囑 咐 先 知 說 、 不 要 說 豫 言
‹‹Sizse bana adanmış kişilere şarap içirdiniz Ve peygamberlere, ‹Peygamberlik etmeyin!› Diye buyruk verdiniz.你 們卻給 拿細 耳 人 酒 喝 、 囑咐 先知 說 、 不 要 說豫言
Sodaların kişilere göre oranını sadeleştirdik. .Abbiamo semplificato il tasso di lattine, o il rapporto di lattine di soda confrontato alle persone.
Sodaların kişilere göre oranını sadeleştirdik. .Hemos simplificado la razón de latas, o la relacion de latas de refresco con respecto a las personas.
Sodaların kişilere göre oranını sadeleştirdik. .사람에 대한 음료수의 비를 가장 간단한 형태로 나타냈습니다
Sodaların kişilere göre oranını sadeleştirdik. .Leegyszerűsítettük a dobozos üdítők arányát az emberekre vetítve.
Sodaların kişilere göre oranını sadeleştirdik. .Nós simplificamos a taxa de latas, ou a proporção de latas, de refrigerante em comparação com as pessoas.
Sodaların kişilere göre oranını sadeleştirdik. .Nous avons simplifié la fraction, ou le rapport canettes/personnes.
Sodaların kişilere göre oranını sadeleştirdik. .Vi har förenklat takten av läskburkar, eller förhållandet av läskburkar, av läskburkar jämfört med människor.
Sodaların kişilere göre oranını sadeleştirdik. .Vi har forkortet forholdet mellem sodavand og personer.
Sodaların kişilere göre oranını sadeleştirdik. .We hebben de verhouding van frisdranken vergeleken met mensen vereenvoudigd
Sodaların kişilere göre oranını sadeleştirdik. .Zjednodušili jsme poměr mezi plechovkami v porovnání k lidem.
Sodaların kişilere göre oranını sadeleştirdik. .لقد قمنا بتبسيط معدل العلب، او نسبة علب المياه الغازية مقارنة بالاشخاص
Sodaların kişilere göre oranını sadeleştirdik. .いいですか? この率は
Söz konusu destek, Finlandiya ikametgâhı bulunan kişilere sunulmaktadır.Cette subvention s'adresse aux personnes qui ont élu Domicile en Finlande.
Söz konusu destek, Finlandiya ikametgâhı bulunan kişilere sunulmaktadır.El subsidio está destinado a aquellas personas que hayan podido Empadronarse en un municipio.
Söz konusu destek, Finlandiya ikametgâhı bulunan kişilere sunulmaktadır.Stödet är avsett för dem som har en hemkommun i Finland.
Söz konusu destek, Finlandiya ikametgâhı bulunan kişilere sunulmaktadır.Tuki on tarkoitettu niille, joilla on kotikunta Suomessa.
Söz konusu destek, Finlandiya ikametgâhı bulunan kişilere sunulmaktadır.Пособие предназначено для лиц, имеющих местожительство в Финляндии.
Söz konusu destek, Finlandiya ikametgâhı bulunan kişilere sunulmaktadır.ويمكن أن تختلف كمية هذه المعونة وشروطها من بلدية إلى أخرى.