Ana içeriğe geç
Sözlük

kişilere ile cümle

kişilere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Şu soruyu sormaya devam etmelisiniz... ...sadece kendinize değil konuştuğunuz kişilere de:따라서 이 문제를 계속 자문해볼 뿐 아니라 다른 사람들에게도 물어봐야 합니다
Şu soruyu sormaya devam etmelisiniz... ...sadece kendinize değil konuştuğunuz kişilere de:لذا يتعين عليك طرح هذا السؤال دائمًا ليس على نفسك فقط، بل على من تتحدث معهم في الخارج.
Şu soruyu sormaya devam etmelisiniz... ...sadece kendinize değil konuştuğunuz kişilere de:自分にだけではなく人にも聞いてみましょう "このような商品を知ってる?"に対して "知らない"
Ve bir de güvenilir kişilere.A důvěryhodní lidé.
Ve bir de güvenilir kişilere.Betul, dan orang-orang terpercaya
Ve bir de güvenilir kişilere.Certo, e persone di fiducia.
Ve bir de güvenilir kişilere.Et des gens de confiance.
Ve bir de güvenilir kişilere.I zaufanych ludzi.
Ve bir de güvenilir kişilere.Ja, en betrouwbare mensen.
Ve bir de güvenilir kişilere.Ja in ljudje, ki jim zaupamo.
Ve bir de güvenilir kişilere.Ja luotettavat ihmiset.
Ve bir de güvenilir kişilere.Jeps, og betroede folk.
Ve bir de güvenilir kişilere.Sí, y gente de confianza.
Ve bir de güvenilir kişilere.Ναι. Ναι, και έμπιστοι άνθρωποι.
Ve bir de güvenilir kişilere.Да. Да. И доверенных людях.
Ve bu tip kişilere "geçmiş merkezli" diyeceğiz.A těmto lidem budeme říkat "orientovaní na minulost".
Ve bu tip kişilere "geçmiş merkezli" diyeceğiz. Çünkü olmuş şeylere odaklılar.Będziemy nazywać ich "zorientowanymi na przeszłość" ponieważ skupiają się na tym co było.
Ve bu tip kişilere "geçmiş merkezli" diyeceğiz. Çünkü olmuş şeylere odaklılar.Budeme im hovoriť "orientovaní na minulosť." Lebo sa zameriavajú na to, čo bolo.
Ve bu tip kişilere "geçmiş merkezli" diyeceğiz. Çünkü olmuş şeylere odaklılar.Die mensen noemen we "verleden-georiënteerd." Omdat zij zich focussen op wat was.
Ve bu tip kişilere "geçmiş merkezli" diyeceğiz. Çünkü olmuş şeylere odaklılar.이러한 사람들을 "과거 지향적"이라고 부르겠습니다. 왜냐하면 그들은 과거에 초점을 맞추기 때문이죠.
Ve bu tip kişilere "geçmiş merkezli" diyeceğiz. Çünkü olmuş şeylere odaklılar.Og vi vil kalde de mennesker "fortidsorienterede," fordi de fokuserer på det der var.
Ve bu tip kişilere "geçmiş merkezli" diyeceğiz. Çünkü olmuş şeylere odaklılar.Pe aceștia îi vom numi "orientați spre trecut", pentru că se focalizează pe ce a fost.
Ve bu tip kişilere "geçmiş merkezli" diyeceğiz. Çünkü olmuş şeylere odaklılar.Và ta sẽ gọi những người ấy là người "hướng quá khứ," vì họ tập trung vào cái đã qua.
Ve bu tip kişilere "geçmiş merkezli" diyeceğiz. Çünkü olmuş şeylere odaklılar.Vi kallar dessa människor "dåtidsorienterade", fokus ligger på det som varit.
Ve bu tip kişilere "geçmiş merkezli" diyeceğiz. Çünkü olmuş şeylere odaklılar.Ας χαρακτηρίσουμε αυτούς τους ανθρώπους "οι προσανατολισμένοι στο παρελθόν."
Ve bu tip kişilere "geçmiş merkezli" diyeceğiz. Çünkü olmuş şeylere odaklılar.Ця група - "орієнтовані на минуле", тому що вони сконцентровані на подіях, які вже сталися.
Ve bu tip kişilere "geçmiş merkezli" diyeceğiz. Çünkü olmuş şeylere odaklılar.Ще наречем тези хора "ориентирани към миналото." Понеже те са фокусирни върху миналото.
Ve bu tip kişilere "geçmiş merkezli" diyeceğiz. Çünkü olmuş şeylere odaklılar.ונקרא לאנשים האלה "מוכווני-עבר". כי הם מפוקסים במה שהיה.
Ve bu tip kişilere "geçmiş merkezli" diyeceğiz. Çünkü olmuş şeylere odaklılar.و سنسمي هؤلاء "المركزون علي الماضي" لأنهم يركزون علي ما كان.
Ve bu tip kişilere "geçmiş merkezli" diyeceğiz. Çünkü olmuş şeylere odaklılar.また別の人たちには、現在でも、過去でもなく
Ve bu tip kişilere "geçmiş merkezli" diyeceğiz.Et nous les appelerons les "personnes tournées vers le passé".
Ve bu tip kişilere "geçmiş merkezli" diyeceğiz.Így őket "múlt-orientáltnak" fogjuk nevezni.
Ve bu tip kişilere "geçmiş merkezli" diyeceğiz.Li chiameremo "persone orientate al passato".
Ve bu tip kişilere "geçmiş merkezli" diyeceğiz.Nos referiremos a ellas como personas "orientadas al pasado".
Ve bu tip kişilere "geçmiş merkezli" diyeceğiz.Wir nennen solche Menschen "Vergangheitsorientiert".
Ve bu tip kişilere "geçmiş merkezli" diyeceğiz.Назовём таких людей "ориентированные на прошлое".
Ve görüşme sonlandı. Bütün bu kişilere hoşcakalın dedik.Alla fine della riunione, abbiamo salutato tutti i ragazzi.
Ve görüşme sonlandı. Bütün bu kişilere hoşcakalın dedik.Dann war das Treffen zu Ende und wir haben uns von den Jungs verabschiedet.
Ve görüşme sonlandı. Bütün bu kişilere hoşcakalın dedik.그렇게 회의는 끝났습니다. 우린 모두와 작별인사를 나눴습니다.
Ve görüşme sonlandı. Bütün bu kişilere hoşcakalın dedik. Ve o adam masadan kendini geriye çekti.A przy pożegnaniu odepchnął się od stołu.
Ve görüşme sonlandı. Bütün bu kişilere hoşcakalın dedik.Y la reunión termino.
Ve görüşme sonlandı. Bütün bu kişilere hoşcakalın dedik.והפגישה הסתיימה. אמרנו שלום לכל החברה האלו.
Ve görüşme sonlandı. Bütün bu kişilere hoşcakalın dedik.وانتهى اللقاء، وودعنا جميع المتواجدين.
Ve görüşme sonlandı. Bütün bu kişilere hoşcakalın dedik.先ほどの若者が テーブルを押して体を離しました
Ve onlar da krediler için başka kişilere giderler.A jdete pro úvěry za někým jiným.
Ve onlar da krediler için başka kişilere giderler.そして彼らは、この様に言うでしょう。ローンは貸しませんが、
Virüsler, bağışıklık sistemi zarar görmüş kişilere bulaşıp, çok fazla zarar verebilirler.A vírus úgy működik, hogy azt fertőzi meg a legsúlyosabban, akinek gyenge az immunrendszere.
Virüsler, bağışıklık sistemi zarar görmüş kişilere bulaşıp, çok fazla zarar verebilirler.바이러스는 약한 면역체계를 가진 사람을 감염시켜 큰 해를 끼칩니다.
Virüsler, bağışıklık sistemi zarar görmüş kişilere bulaşıp, çok fazla zarar verebilirler.Вірус працює так: він може заразити і найбільше шкоди завдати тому, в кого слабкий імунітет.
Virüsler, bağışıklık sistemi zarar görmüş kişilere bulaşıp, çok fazla zarar verebilirler.Они работают так: заражая, вирусы наносят больший вред людям со слабой иммунной системой.
Virüsler, bağışıklık sistemi zarar görmüş kişilere bulaşıp, çok fazla zarar verebilirler.דיי כמו וירוס. איך שוירוס עובד -- הוא יכול להדביק ולהזיק ביותר למישהו שמערכת החיסון שלו פגועה.
Virüsler, bağışıklık sistemi zarar görmüş kişilere bulaşıp, çok fazla zarar verebilirler.أشبه ما تكون بالفيروس. بنفس طريقة عمل الفيروس-- يمكن أن تصيب وتلحق أكبر الضرر بشخص ما لديه نظام مناعة مخترق.
Virüsler, bağışıklık sistemi zarar görmüş kişilere bulaşıp, çok fazla zarar verebilirler.つまり脆弱な免疫系をお持ちの方に 感染しては大きな被害を出すのです 1974年当時私は若く無垢で
Yani, örneğin, Başkan'ın yapacağı gibi, buraya yasa dışı yollarla gelen kişilere sürücü ehliyeti vermeyeceğim.las zonas carboneras.
Yaramaz bir çocuğu pataklamak için başka kişilere ihtiyacım yok, değil mi?En kaipaa muita ympärille, kun rankaisen tuhmaa poikaa.
Yaramaz bir çocuğu pataklamak için başka kişilere ihtiyacım yok, değil mi?Jag behöver ingen hjälp för att läxa upp en liten pojke...
Yaramaz bir çocuğu pataklamak için başka kişilere ihtiyacım yok, değil mi?Jeg har ikke brug for hjælp til at belære en lille dreng ...
Yaramaz bir çocuğu pataklamak için başka kişilere ihtiyacım yok, değil mi?Não preciso de acompanhantes para castigar um menino mal comportado, pois não?
Yaramaz bir çocuğu pataklamak için başka kişilere ihtiyacım yok, değil mi?No necesito a más gente para castigar a un niño malo, ¿no?
Yaramaz bir çocuğu pataklamak için başka kişilere ihtiyacım yok, değil mi?Non ho bisogno di portarmi dietro altre persone per castigare un bambino cattivo, vero?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod