Bu kişilerin şimdiki soyadları Sarı ve Şeker'dir.Les boutons de commandes intérieurs sont cette fois-ci, jaunes.
Yakın zamanda Çin vatandaşı kişilerin de adaya gelmesi ile Çin nüfusunda artış gözlemlenmiştir.Toutefois, nous pouvons noter une augmentation de l'immigration chinoise dans la municipalité.
Kullanıcılar ayrıca konumlarını seçtikleri kişilerle paylaşabilir.Les membres peuvent aussi savoir qui partage les mêmes centres d’intérêt qu’eux.
Sonra çok gezip gününün tanınmış kişileri ile tanıştı.Il se lia d'ailleurs avec les hommes les plus distingués de son temps.
Kişilerin olayların veya yerlerin bir kısmı gerçek olabilir.Il peut s'agir de noms de personnes ou de lieu.
Yöneticiler aynı alanda ileri seviyede uzmanlaşmış kişilerdir.Elle est commune aux fonctionnaires appartenant au même grade.
Bazı kişilerin karşı propagandasıyla halk tereddüt etmiş ve vaziyeti iyice kavrayamamıştı.Le Peuple a devancé la Chambre, qui hésitait.
Hükümetten bazı kişiler radyonun kurulmasına karşıydı.Les radicaux dénoncent une machination de l'Église.
Bu dinlere mensup kişilere pagan denir.Ses habitants sont appelés les Fêchois.
Levitasyon kristali: Obje ve kişileri havaya kaldırmaya yarar.Cristal de lévitation : peut soulever des objets ou des personnes.
Tüm organize protestolar yurt dışında sürgünde bulunan kişiler tarafından gerçekleştirilmiştir.De nombreux protestants sont exécutés et des populations entières de protestants s'enfuient à l'étranger.
Dünya'da yaşayan tek kişiler artık kardeşlerdir.Le seul club encore en activité est celui des aînés.
İktidar, yönetme gücünü elinde bulunduran kişi ya da kişiler.Qu’on le veuille ou non, le pouvoir se personnalise.
Onlar hepsi beş kişiler.Son cinco en total.
Sanırım onlar dürüst kişiler.Creo que son personas decentes.
Çünkü ben doğru kişileri değil, günahkârları çağırmaya geldim.”Y yo no he venido a llamar a justos, sino a pecadores.
Bu, albümü yalnızca albümün açıkça paylaşıldığı kişiler tarafından görüntülenebilir hale getirir.Esto hace que el álbum sólo esté visible para aquellos con los que está explícitamente compartido el álbum.
İsrail bu kişileri İsrail'in kayıp kabilelerinden olduğunu dile getirmiştir.Creen que son miembros de las tribus perdidas de Israel.
Legatus görevini yerine getiren kişiler Roma'nın senatoryal sınıfından seçilirdi.Los hombres que desempeñaban el cargo de legado se escogían entre la clase senatorial de Roma.
Örneğin, bu kişiler arkadaşlarını, ailelerini ve iş arkadaşlarını tanımada zorluk yaşarlar.Por ejemplo, estas personas tienen dificultades para reconocer a amigos, familiares y compañeros de trabajo.
Program çeşitli seri katiller, psikopatlar ve toplu cinayetler işlemiş kişilerin profillerini çıkarır.El programa presenta los perfiles de varios homicidas, asesinos en serie y psicópatas.
Aşağıdaki liste şu an yaşayan ve supercentenarian olan kişilerdir yaşı 110 veya daha yaşlı olan kişilerdir.Un supercentenario o superlongevo es aquella persona que ha alcanzado la edad de 110 años o más.
Bu ödülü alan kişiler halka açık bir dizi konferans verir.Quienes ganan este galardón, también ofrecen una serie de conferencias abiertas al público.
1944'te askeri liderlik, bu kişilerin tutuklanmalarından çok hastaneye zorla sevkedilmelerini emretti.En 1944 la jefatura militar ordenó en su lugar que esas personas fueran hospitalizadas a la fuerza.
Günümüzde de mezarlığa sadece bu kişilerin soyundan gelenler gömülebilmektedir.Actualmente sólo pueden ser enterradas aquí personas que pertenezcan a la parroquia.
Biz sadece bu öykülerin baş kişilerini görürüz.A continuación sólo se mencionan los protagonistas de estas.
Fakat, prosopagnozisi olan kişiler diğer bütün görsel uyarıcıları tanımlayabilirler.Sin embargo, las personas con prosopagnosia pueden reconocer todos los demás tipos de estímulos visuales.
Amaçlanan, bu maaşı alan kişilerin tam zamanlı olarak sanat için çalışmalarını sağlamaktır.Este dinero se supone que permite a sus beneficiarios trabajar en su obra a tiempo completo.
Ne var ki sakatlığı bulunan kişiler bu haklardan yararlanamamaktadırlar.Los que no eran agentes (como Los de la Otra Cuadra) no eran afectados.
Cosplayer, cosplay yapan kişilere verilen isimdir.Se le denomina cosplayer a una persona que practica el cosplay.
Bu kişilerin 70 kadarı profesyoneldir.70 de ellos eran voluntarios.
Çalışan kişilerin ruh halleri ile ilgilenir.Sobres quienes integra las obras del espíritu.
Bu kişilerin sekizi hapiste öldü.Ochenta de los presos murieron en la cárcel.
Önde gelen kişileri arasında Joseph Bates, James White ve Ellen G. White bulunuyordu.Entre sus mayores partidarios se encontraban James White, Ellen G. White y Joseph Bates.
Kalan kişiler yaşlılar ya da emekli kişilerdir.Los miembros nuevos tienen la categoría de pensionnaires o asalariados.
Soruları bakıcı dışındaki kişilerin sormasını sağlamak.Haga preguntas en lugar de dar órdenes directas.
Üyeleri ise Tüzel kişilerdir.Otros miembros son los Trabajadores Hostiles.
Bu türlü soylu kadınların tehlikeli kişiler olduklarını bildirir.Foro As Mulleres que opinan son perigosas.
Tarihte Olağanüstü Kişiler.Personajes intempestivos de la historia.
Kalabalıktan bazı kişiler hastaneye yatırıldılar, ve dört tane polis memuru yaralandı.Algunos de los manifestantes fueron hospitalizados, y cuatro policías resultaron heridos.
Görev aldığı kişilerden biri de Asuka'dır.Sus habitantes son los aunisienos (Aunisiens).
Dışarıdaki kişilerin evin duvarlarına yumrukla vurduğunu duyar.Por la noche es ella la que oye extraños golpes en su pared.
Alan kişiler "Allah kabul etsin" diyerek helvayı yer.Como la sura Ijlas; Di:Él es Dios, Uno.
Hayatta olan kişiler ülke dışına kaçmaya çalışır.Juntos deciden intentar salir del país.
Sevdiğim, yapmak istediğim işi, yapmak istediğim kişilerle ve istediğim ortamda yapıyorum.A mí me gusta la libertad, hacer los discos que quiero y con quien me apetezca.
Ürünün tüketicisi ile mağazada gezinmekte olan alıcı farklı kişiler olabilir.El consumidor del producto y su comprador pueden ser personas diferentes.
Bu kişiler, yaşamı en çok baltalayanlardır.Son, de todas ellas, las más inciertas en cuanto a su tiempo de duración.
Bu şekilde suyun kullanımı pahalı olduğu için, sadece zengin kişiler böyle bir lüksü karşılayabiliyorlardı.El equipamiento era muy costoso, así que sólo los ricos podían permitirse ser hoplitas.
Cinlerle uğraşan kişilere denir.Pacientes que se consideran víctimas.
Diğer tüm keşişler gibi iconoclast ("Putkırıcı") kişilerden nefret eder.Como todos los monjes odiaba a los iconoclastas.
Dokunduğu kişilerin güçlerini çalma yeteneğine sahiptir.Adquiere los poderes de los mutantes a los que toca.
Erenler, sıradışı işler başaran ve Tanrı tarafından korunan, yardım edilen kutlu kişilerdir.Y son puras mentiras y hechos inventados, así que ayúdame Dios.
Filmin Sonunda Keloğlan yaptığı iyiliklerle mahallelinin en sevdiği kişilerden olmuştur.Para lo demás, el libro es un gran trabajo sobre la temática favorita de la Sra.
Yalnızca mali durumu ve/veya sağlığı ciddi derecede yetersiz olan kişiler Hac yapmaktan muaftırlar.Solo los individuos cuya posición financiera o de salud sea insuficiente están exentos de hacer el Hajj.
Aşağıdaki kişiler, "Sovyet Ordusu ve Donanmasının 30 Yılı" Jübile Madalyasının alıcılarıydı.Premiado con la medalla de 30 años de servicios a la Marina.
Bu kişilerden biri olan Eberhard Faber kalem üretiminde lider oldu.Uno de esos fue Eberhard Faber, de Nueva York, que se convirtió en el líder de la producción de lápices.
Hatta tetiklerin profesyonel olmayan kişiler tarafından kullanılması genellikle tavsiye edilmez.Los autores utilizaban frecuentemente a actores no profesionales.
O zaman özel kişiler kendi kendi anlaşmalarını yapmak zorunda kalmıştı.Otros países tuvieron sus términos propios.
Hatta bazı kişiler kız çocuklarını öldürmekteydi.Incluso intenta matar a sus propios hijos.
Ölüm Maçı: Herkes karşı takımdaki kişileri öldürebilir.Death Match: Todos contra todos.