Bu inancı benimseyen kişilere Disteist denir.Gemeint sei vielmehr, dass man Achtung vor diesen Personen haben solle.
KKTC de en uzun milletvekilliği yapmış kişilerdendir.Die Familie Krupp zählte zu den wichtigsten Kunden.
Bazı duyarlılaşmış kişilerde şiddetli astıma bağlı ölüm bildirilmiştir.Interessanterweise klagen viele Betroffene dabei über ein starkes Durstgefühl.
Sadık olan kişiler yalnızca kendileri için iyi şartlar sürdüğünde sadık kalmaya devam ederler.Und, Genossen, es bleibe dabei; Denn wer kämpft für das Recht, Der hat immer recht.
Kızlarından ikisi (Isabella ve Maria) Portekiz kraliyet ailesinden kişilerle evlendi.Zwei weitere Schwestern heirateten die Könige von Portugal und Spanien.
Bu liste Arjantinli ünlüleri ya da kayda değer kişileri içermektedir.Diese Liste gibt einen Überblick über die argentinischen Orden und Ehrenzeichen.
Hasta kişiler genellikle heterozigotlardır.Sie sind meist heterostyl.
Zaman zaman polis tarafından kendisine itaatsizlik gösteren kişilere karşı da kullanılır.Gelegentlich werden sie jedoch auch unbeabsichtigt durch die Menschen vertrieben.
Meraklı kişiler uzaklaştırılmalıdır.Unliebsame Personen können ausgeschlossen werden.
Bu kişilerin her üçü de şirketin hissedârları arasındaydı.Alle drei Familien hatten Verbindungen zu der Terrororganisation.
Herhangi bir temaya ait olmayan müzik yaptığımı gördünüz ve aynı kişilerle sürekli çalışmadığımı da.Die Band hatte zuvor kein einziges dieser Lieder geprobt und nie zusammen gespielt.
Sen va Emet hâlâ burada olan tek kişilersiniz.Il ne reste que toi et Emmett.
Benim tanıdığım kişiler artık kravat takmıyor.Personne que je connaisse ne porte plus de cravate.
Asyalı kişilerle ilgilenmiyorum.Les mecs asiatiques, c'est pas mon truc.
Varlıklı kişiler için pek çok şey daha farklıydı.Les choses étaient différentes pour les riches.
O zamandan bu yana, İspanyol hukuku kişilerin tek başına evlat edinmesine izin vermektedir.À l'époque, la loi espagnole permettait aux célibataires d'adopter des mineurs.
Duruşmada kişiler genellikle bir avukat tarafından temsil edilir.Généralement, la représentation en justice est assurée par un avocat.
Batı ülkeleri bu kişilerin ülkelerine zorluk çıkarmadan göç etmesine izin verdi.Les pays occidentaux permirent à ces personnes d'immigrer sans complications.
Bu kişiler tarafından kurulmuştur.Celui-ci est exécuté par des hommes.
18 yaşın altındaki kişilerde süresi en az altı aydır.F. Chez les individus de moins de 18 ans, la durée est d'au moins 6 mois.
Zengin ve Saygın kişiler bulunmaktadır.Il s'agit en tout cas de personnes riches et respectées.
Ancak bu kişiler masum insanlardır.Ces trois jeunes gens sont innocents.
Bu konudaki başarılarından birisi de Franz Kafka'nın eserlerini tanıtan ilk kişilerden birisi olmasıdır.On peut porter à son mérite, qu'il fut l'un des premiers à faire connaître l'œuvre de Franz Kafka.
Shatner ve Nimoy'un sinema ve tv tecrübeleri vardı ama hiçbiri pek bilinen kişiler değillerdi.Leonard Nimoy avait également une expérience au cinéma et à la télévision, mais n'était guère connu non plus.
Çalışmak için en deli, en hasta, en aksi kişileri arıyorum.Je suis à l'affût des plus folles, des plus malades, des personnes les plus durs-à-cuire pour collaborer avec.
1944'te askeri liderlik, bu kişilerin tutuklanmalarından çok hastaneye zorla sevkedilmelerini emretti.En 1944, le commandement ordonne que ces personnes soient hospitalisées d'office.
Ne var ki sakatlığı bulunan kişiler bu haklardan yararlanamamaktadırlar.Nul ne peut nuire à celui qui ne se nuit pas à lui-même.
Bunların dışındakiler, ataları için savaşan ya da ticaret yapan kişilerdir.Ceux qui sont obligés de faire des sacrifices à leurs ancêtres (肆行勞祀) sont appelés « Plaintif » (悼 dào).
Bu nedenle kişilerin isimleri ile birlikte bazı detaylar romandakinden farklı hale getirilmişti.C'est pour cette raison que certains noms et détails ont été changés par rapport au roman.
Kendi stilini yaratmış kişilerin oluşturduğu bir topluluk.Il se révolta contre ses créateurs.
İşleri bu kişiler yapar.Il a dit que les amis font ce genre de choses.
Kişiler arası iletişimleri çalkantılıdır.La transmission interhumaine est certaine.
Ekranın sağ alt köşesinde, "oluşturmak" kırmızı bir düğme son kişileri gösterir.Dans le coin inférieur droit de l'écran, un bouton rouge Composer montre les contacts récents.
Başka bir deyişle, kişilerin görüşlerini istedikleri zaman değiştirebilmeleri mümkündür.En effet, une personne peut changer son opinion aussi souvent qu'elle le souhaite.
Bu kişiler yollarına çıkan otomobillere taş ya da gübre atmaktan çekinmezler.Ces derniers n’hésitent pas à lancer des pierres ou du fumier sur les automobiles qui croisent leur chemin.
Bu onu alanında en önemli kişilerden biri yapmıştır.Ce qui fait de lui parmi les êtres les plus forts de toute l'existence.
Ayrıca, Adolf Hitler ve Joseph Goebbels'i intihar etmeden önce canlı gören son kişiler arasındaydı.Il est l'une des dernières personnes à avoir vu Adolf Hitler et Joseph Goebbels en vie.
Örneğin, Kişiler uygulamasındaki her girişte T5'te dörtten dokuz "Özel" alan vardı.Chaque entrée dans l'application Contacts a neuf champs personnalisés, contre jusqu'à quatre dans le T5.
Kalan kişiler yaşlılar ya da emekli kişilerdir.Les autres exploitants sont doubles actifs ou retraités.
Craig Wood adlı kişiler: Craig Wood (1901–1968), Amerikalı golfçü Craig Wood (d.Craig Wood (golfeur) (1901-1968), golfeur professionnel américain ; Craig Wood (monteur), monteur américain.
Kendilerinden önce de iki muacır ailesi olarak adlandığı kişilerin yaşadığını anlatırdı.Tout cela est le signe d'une alliance entre les deux familles antérieures à celle entre Ansegisel et Begga.
Bu nedenle bunlar kalp damar hastalığı olan kişilere tavsiye edilmez.Elles sont déconseillées notamment pour les porteurs de stimulateurs cardiaques.
Belirli bir konuda tecrübe sahibi olan kişiler o alanda uzman olarak nitelendirilir.Ce sont donc des personnes ayant une certaine expérience professionnelle dans le domaine.
Kitaptaki iddialar adı geçen kişilerin çoğunun hayatta olmamasından ötürü de tutarlı olamamaktadır.Il se nomment ainsi car les divinités qui y sont présentes ne sont pas éveillées.
Onlara bir şekilde ters düşmüş kişilere acı çektirebilir, hastalık verebilir, hatta öldürebilirler.Les personnes entrant en contact avec elles peuvent tomber malades, être affaiblies ou même mourir.
Kişiler arası eşitlik vurgusu yapılır.Une égalité entre les personnes se recrée.
Bakalım bu kar hayaleti gerçekten öyle mi, yoksa diğer kişiler gibi mi?Mais à part ces petites fantaisies, ils sont des gens comme tout le monde.
Bu kişilerden biri de kendisidir.Denna est l'une d'entre eux.
Diğer kişilere kontur çekemez.Elle ne peut considérer les individus.
Hatta, nezle veya grip olan kişilerin seslerinde bile bazı değişiklikler görülür.Au contact de Picsou et Gripsou, certains habitants vont encore changer.
Dokunduğu kişilerin güçlerini çalma yeteneğine sahiptir.Il est capable de répliquer les pouvoirs de la personne qu'il touche.
Konuşulan dil Felemenkçe olduğundan, bazı kişiler zorlanmaktadır.Une langue qui paraît solide, car utilisée par plusieurs millions de personnes, peut être en danger.
Bu kişilerin her üçü de şirketin hissedârları arasındaydı.Tous trois étaient actionnaires de l'entreprise.
Kendo yapan kişilere kendōka veya kenshi ("kılıç kullanan kişi") adı verilir.Les pratiquants sont appelés kenshi (剣士) ou plus rarement kendoka.
Bazı kişiler ormancılıkla geçimini sağlar.Georgia emmène tout le monde en forêt.
Olaylar ise A takımındaki kişiler çevresinde oluşmaktadır.Il découvre qu'il se passe des choses étranges au sein de l'équipe.
İlk olarak kente bir kişi göç eder ve sonrasında ise onu diğer kişiler takip eder.Généralement, une personne donne le pas et les autres suivent à l'identique.
Otelde bulunan kişilerden 37'si yanarak öldü.37 personnes meurent dans l'incendie.
Araştırmalar, Equinofobili olan kişilerin tedavisinde etkili olduğunu göstermiştir.Des études ont montré que cela a été efficace dans le traitement des personnes avec equinophobie.
İkili bazı kişilerle takım olarak dövüştü.Les combats opposent deux équipes de deux personnages.