keyif ile cümle
keyif kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ve bu şekilde keyifli bir hayatın geliştirilebileceğini gösterebiliriz.Y se puede observar que de esa manera se hace más potente la vida placentera.
Ve bu şekilde keyifli bir hayatın geliştirilebileceğini gösterebiliriz.Можем да покажем, че по този начин се подсилва приятния живот.
Ve bu şekilde keyifli bir hayatın geliştirilebileceğini gösterebiliriz.Можно доказать, что таким способом удовольствие от жизни прибавляется.
Ve bu şekilde keyifli bir hayatın geliştirilebileceğini gösterebiliriz.Так ми показуємо, що таким способом життя збагачується задоволенням.
Ve bu şekilde keyifli bir hayatın geliştirilebileceğini gösterebiliriz.וכך ביכולתנו ללמד איך להעצים את החיים הנעימים.
Ve bu şekilde keyifli bir hayatın geliştirilebileceğini gösterebiliriz.و يمكننا بتلك الطريقة أن نبيّن أن الحياة السعيدة قد تحسنت.
Ve bu şekilde keyifli bir hayatın geliştirilebileceğini gösterebiliriz.感謝の訪問について話しましょう 皆さんもイメージしてください
Ve bütün bu şeyler bana, heyecan, keyif ve merak veriyor.Al deze dingen geven mij zoveel vreugde, opwinding en verwondering.
Ve bütün bu şeyler bana, heyecan, keyif ve merak veriyor.A všechny tyto věci mi dávají takovou radost, nadšení a údiv.
Ve bütün bu şeyler bana, heyecan, keyif ve merak veriyor.Dan bagi saya, semua hal ini memberikan kegembiraan, kesenangan, dan kekaguman.
Ve bütün bu şeyler bana, heyecan, keyif ve merak veriyor.És számomra mindezek örömöt, izgalmat és csodálatot jelentenek.
Ve bütün bu şeyler bana, heyecan, keyif ve merak veriyor.E tutte queste cose per me sono fonte di gioia, emozione e meraviglia.
Ve bütün bu şeyler bana, heyecan, keyif ve merak veriyor.이러한 것들이 저에게 즐거움, 흥미진진함과 궁금증과 같은 것들을 주었죠.
Ve bütün bu şeyler bana, heyecan, keyif ve merak veriyor.Și toate chestiile astea îmi dau o imensă bucurie, și entuziasm, și uimire.
Ve bütün bu şeyler bana, heyecan, keyif ve merak veriyor.Todas estas coisas proporcionam-me muita alegria, entusiasmo e admiração.
Ve bütün bu şeyler bana, heyecan, keyif ve merak veriyor.Tout ça me donne tellement de joie, d'excitation et d'émerveillement.
Ve bütün bu şeyler bana, heyecan, keyif ve merak veriyor.Und alle diese Dinge geben mir soviel Freude und Spannung und Staunen.
Ve bütün bu şeyler bana, heyecan, keyif ve merak veriyor.Và tất cả những điều này đối với tôi đem lại niềm vui, sự phấn khích và sự huyền diệu.
Ve bütün bu şeyler bana, heyecan, keyif ve merak veriyor.Wszystko to daje mi wiele radości, budzi zachwyt i podekscytowanie.
Ve bütün bu şeyler bana, heyecan, keyif ve merak veriyor.Y para mí, todas estas cosas brindan alegría, emoción y asombro.
Ve bütün bu şeyler bana, heyecan, keyif ve merak veriyor.Και όλα αυτα τα πράγματα για μένα μου δίνουν τόση χαρά και ενθουσιασμό και θαυμασμό.
Ve bütün bu şeyler bana, heyecan, keyif ve merak veriyor.И всё это приносит мне такую радость, волнение и удивление.
Ve bütün bu şeyler bana, heyecan, keyif ve merak veriyor.И всички тези неща за мен ми предоставят такава радост и вълнение, и учудване.
Ve bütün bu şeyler bana, heyecan, keyif ve merak veriyor.І всі ці речі дають мені насолоду, захват і диво.
Ve bütün bu şeyler bana, heyecan, keyif ve merak veriyor.וכל הדברים האלה לדעתי מספקים מידה רבה של הנאה, התלהבות ופליאה.
Ve bütün bu şeyler bana, heyecan, keyif ve merak veriyor.وكل هذه الأشياء بالنسبة لي تعطي نوعا من البهجة والإثارة والدهشة.
Ve bütün bu şeyler bana, heyecan, keyif ve merak veriyor.大きな喜びと興奮 そして驚きを与えてくれました 例えば量子力学でさえ 宿題の出来が悪いことの
Ve güneşten keyif almak tabi ki birçok yolla olabilir.A napsugarakat élvezni persze különböző módokon lehet.
Ve güneşten keyif almak tabi ki birçok yolla olabilir.Cieszyć się słońcem można na wiele sposobów.
Ve güneşten keyif almak tabi ki birçok yolla olabilir.Die Sonne genießen, das kann natürlich auf unterschiedliche Art und Weise erfolgen.
Ve güneşten keyif almak tabi ki birçok yolla olabilir.E si può godere del sole in molti modi diversi.
Ve güneşten keyif almak tabi ki birçok yolla olabilir.Genieten van de zon kan natuurlijk op vele verschillende manieren.
Ve güneşten keyif almak tabi ki birçok yolla olabilir.Ja auringosta voi nauttia monin eri tavoin, totta kai.
Ve güneşten keyif almak tabi ki birçok yolla olabilir.물론, 태양을 즐기는 방법은 여러가지가 있겠죠.
Ve güneşten keyif almak tabi ki birçok yolla olabilir.Poți să te bucuri de soare în mai multe feluri, desigur.
Ve güneşten keyif almak tabi ki birçok yolla olabilir.Profiter du soleil peut se faire de toutes sortes de façons, bien sûr.
Ve güneşten keyif almak tabi ki birçok yolla olabilir.Užívání si slunce může mít mnoho podob.
Ve güneşten keyif almak tabi ki birçok yolla olabilir.Užívať si slnko sa dá mnohými spôsobmi, samozrejme.
Ve güneşten keyif almak tabi ki birçok yolla olabilir.Và bạn có thể tận hưởng ánh mặt trời bằng nhiều cách, tất nhiên rồi.
Ve güneşten keyif almak tabi ki birçok yolla olabilir.Y disfrutar del sol puede hacerse de muchas maneras, claro.
Ve güneşten keyif almak tabi ki birçok yolla olabilir.Το να απολαύσει κανείς τον ήλιο μπορεί να γίνει με διαφορετικούς τρόπους.
Ve güneşten keyif almak tabi ki birçok yolla olabilir.И наслаждаването на слънцето може да се постигне по-различни начини.
Ve güneşten keyif almak tabi ki birçok yolla olabilir.И наслаждаться солнцем можно по-разному, конечно.
Ve güneşten keyif almak tabi ki birçok yolla olabilir.І насолоджуватись сонцем можна, звісно, по-різному.
Ve güneşten keyif almak tabi ki birçok yolla olabilir.והנאה מן השמש יכולה להתרחש בכל מיני דרכים, כמובן,
Ve güneşten keyif almak tabi ki birçok yolla olabilir.والاستمتاع بالشمس يمكن أن يتم بعدة طرق المختلفة ، بطبيعة الحال.
Ve güneşten keyif almak tabi ki birçok yolla olabilir.色々な方法で楽しむことができます 例えばこんな感じ
Ve hepsini okudum, ama amaçsızca; keyif aldım.En ik heb ze allemaal gelezen maar zonder doel; ik genoot ervan.
Ve hepsini okudum, ama amaçsızca; keyif aldım.Ja olen lukenut ne kaikki mutta ilman päämäärää; nautin siitä.
Ve hepsini okudum, ama amaçsızca; keyif aldım.Li ho letti tutti, ma senza alcuno scopo: mi piaceva!
Ve hepsini okudum, ama amaçsızca; keyif aldım.Si le-am citit pe toate, dar fara vreun scop; m-am bucurat de ele.
Ve hepsini okudum, ama amaçsızca; keyif aldım.Und ich habe sie alle gelesen, aber ohne eine Absicht, es hat mir Freude gemacht.
Ve hepsini okudum, ama amaçsızca; keyif aldım.وانا قد قرأتها جميعها، لكن من دون اي غاية؛ انا تمتعت بها.
Ve kültür. Söyleyebileceğim, kültür en önemli şeydir, çünkü hayata keyif veren şeydir.그리고 문화. 전 문화가 가장 중요하다고 생각해요.
Ve kültür. Söyleyebileceğim, kültür en önemli şeydir, çünkü hayata keyif veren şeydir.Kultura - według mnie najważniejszy czynnik.
Ve kültür. Söyleyebileceğim, kültür en önemli şeydir, çünkü hayata keyif veren şeydir.ותרבות. תרבות זה הדבר החשוב ביותר הייתי אומר
Ve kültür. Söyleyebileceğim, kültür en önemli şeydir, çünkü hayata keyif veren şeydir.و الثقافة. الثقافة هي أهم شئ بالنسبة لي.
Ve kültür. Söyleyebileceğim, kültür en önemli şeydir, çünkü hayata keyif veren şeydir.なぜなら、文化こそ人生に喜びをもたらすからです。
Ve mavi gözüken U.K ile kırmızı görünen US arasındaki rekabeti görmekten de keyif alıyorum.A s radosťou vidím obrovské súperenie medzi modrou Veľkou Britániou a červenými Spojenými štátmi.
Ve mavi gözüken U.K ile kırmızı görünen US arasındaki rekabeti görmekten de keyif alıyorum.Bardzo cieszy mnie rywalizacja między Wielką Brytanią (niebieski) i USA (czerwony).