keyif ile cümle

keyif kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ve bence hepimiz kabul edebiliriz ki keyif kesinlikle yayılması gereken bir fikir.Y creo que todos coincidimos en que la alegría es una idea valiosa de difundir.
Ve bence hepimiz kabul edebiliriz ki keyif kesinlikle yayılması gereken bir fikir.Και νομίζω ότι όλοι συμφωνούμε στο ότι η χαρά είναι σίγουρα μια αξία που αξίζει να διαδοθεί.
Ve bence hepimiz kabul edebiliriz ki keyif kesinlikle yayılması gereken bir fikir.И мисля, че всички ние можем да се съгласим, че радостта е определено идея, залсужаваща разпространение.
Ve bence hepimiz kabul edebiliriz ki keyif kesinlikle yayılması gereken bir fikir.И я думаю, все согласятся, что радость - это явно одна из тех идей, что достойны распространения [девиз TED].
Ve bence hepimiz kabul edebiliriz ki keyif kesinlikle yayılması gereken bir fikir.І я думаю, ми всі можемо погодитися, що це ідея, яка повинна поширюватись.
Ve bence hepimiz kabul edebiliriz ki keyif kesinlikle yayılması gereken bir fikir.ואני חושבת שכולנו יכולים להסכים ששמחה היא בהחלט רעיון ראוי להפצה.
Ve bence hepimiz kabul edebiliriz ki keyif kesinlikle yayılması gereken bir fikir.وأعتقد أن جميعنا يمكن أن نتفق على أن المتعة بالتأكيد فكرة تستحق الإنتشار.
Ve bence hepimiz kabul edebiliriz ki keyif kesinlikle yayılması gereken bir fikir.ご清聴ありがとうございました
Ve ben dünyadaki her şeye bakıp keyif almadan duramıyorum.A já si nemůžu pomoci a užívám si ten pohled na všechno na světě.
Ve ben dünyadaki her şeye bakıp keyif almadan duramıyorum.E non posso fare altro che godere nel guardare ogni cosa nel mondo.
Ve ben dünyadaki her şeye bakıp keyif almadan duramıyorum.És nem tehetek mást, minthogy minden látványát élvezem a világnak.
Ve ben dünyadaki her şeye bakıp keyif almadan duramıyorum.Ich kann einfach nicht anders, als es geniessen, alles anzusehen.
Ve ben dünyadaki her şeye bakıp keyif almadan duramıyorum.Ik vind het geweldig om te kijken naar alles in de wereld.
Ve ben dünyadaki her şeye bakıp keyif almadan duramıyorum.Je ne peux pas m'empêcher d'aimer voir tout ce qui existe.
Ve ben dünyadaki her şeye bakıp keyif almadan duramıyorum.전 세상에 모든것을 바라보는 즐거움을 멈출 수 가 없습니다.
Ve ben dünyadaki her şeye bakıp keyif almadan duramıyorum.Nie mogę nic poradzić na to, że przyjemność mi sprawia patrzenie na to wszystko.
Ve ben dünyadaki her şeye bakıp keyif almadan duramıyorum.Nu mă pot abţine să nu mă bucur privind totul în lume.
Ve ben dünyadaki her şeye bakıp keyif almadan duramıyorum.Og jeg kan ikke andet end være glad for at se alt i verden.
Ve ben dünyadaki her şeye bakıp keyif almadan duramıyorum.Y yo no puedo evitar disfrutar al ver todo en el mundo.
Ve ben dünyadaki her şeye bakıp keyif almadan duramıyorum.А не мога да не се радвам да гледам всичко в света.
Ve ben dünyadaki her şeye bakıp keyif almadan duramıyorum.И я не могу не наслаждаться любой мелочью в этом мире.
Ve ben dünyadaki her şeye bakıp keyif almadan duramıyorum.ונשאר לי רק להנות מכל מה שיש לעולם להציע.
Ve ben dünyadaki her şeye bakıp keyif almadan duramıyorum.و لا أستطيع إلا أن أستمتع بمشاهدة كل شيء في الكون.
Ve ben dünyadaki her şeye bakıp keyif almadan duramıyorum.毎日目を覚ます度に、
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.A dovolili ľudom v tej budove skutočne si užívať slnko, tú dobrú časť slnka.
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.Bằng cách này, họ cho phép mọi người trong tòa nhà tận hưởng ánh mặt trời, mặt tốt đẹp của mặt trời.
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.Dovolili tím lidem v budově užít si slunce, tu dobrou část slunce, tedy světlo.
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.E permettono alle persone in quell'edificio di godere davvero del sole, della parte buona del sole.
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.Et ils permettent aux gens dans ce bâtiment de vraiment profiter du soleil, des bons côtés du soleil.
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.Így lehetővé teszik az emberek számára, hogy ebben az épületben igazán élvezzék a napot, a nap jobbik részét.
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.In diesem Gebäude dürfen die Besucher die Sonne wirklich genießen, den positiven Aspekt der Sonne.
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.Ja he antavat ihmisten tulla rakennukseen todella nauttimaan auringosta, auringon hyvistä puolista.
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.그리고 그들은 건물 안 사람들이 정말 햇빛에서 이로운 빛을 즐길 수 있게 했습니다.
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.Ludzie wchodzą do tego budynku by cieszyć się słońcem, tą dobrą stroną słońca.
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.Şi au permis oamenilor din acea clădire să se bucure cu adevărat de soare, de partea bună a soarelui.
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.Y le permiten a la gente de ese edificio disfrutar realmente del sol, de la parte buena del sol.
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.Ze laten mensen in dat gebouw echt van de zon genieten, het goede deel van de zon.
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.Επιτρέπουν έτσι στους επισκέπτες του κτιρίου να απολαύσουν πραγματικά τον ήλιο και τα ωφέλιμα στοιχεία του.
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.И они позволяют людям в этом здании дейсвительно наслаждаться солнцем, хорошей частью солнца.
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.Позволили са на хората в сградата наистина да се наслаждават на слънцето, на добрата страна от него.
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.Цим вони дають змогу людям по-справжньому насолодитися сонцем у тій будівлі, доброю частиною сонця.
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.והם מאפשרים לאנשים שבתוך במבנה ממש להנות מן השמש, חלקה הטוב של השמש.
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.وبتصميمهم هذا .. سمحوا للناس في ذلك المبنى بالاستمتاع بضوء الشمس بالجزء الجيد من الشمس
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.本当に楽しんでいただくための 設計がされています 太陽はもちろん
Ve bu şekilde keyifli bir hayatın geliştirilebileceğini gösterebiliriz.Abbiamo visto che in questo modo la vita piacevole si amplifica.
Ve bu şekilde keyifli bir hayatın geliştirilebileceğini gösterebiliriz.En we kunnen laten zien dat op die manier het plezierige leven verbeterd wordt.
Ve bu şekilde keyifli bir hayatın geliştirilebileceğini gösterebiliriz.Ezen a módon megmutatható, hogy a kellemes élet valóban kiteljesedik.
Ve bu şekilde keyifli bir hayatın geliştirilebileceğini gösterebiliriz.Kami dapat menunjukkan bahwa kehidupan menyenangkan menjadi lebih baik.
Ve bu şekilde keyifli bir hayatın geliştirilebileceğini gösterebiliriz.즐거운 삶이 증진된다는 것을 이 방법으로 보여줄 수 있습니다.
Ve bu şekilde keyifli bir hayatın geliştirilebileceğini gösterebiliriz.Mπορούμε να δείξουμε με αυτό τον τρόπο ότι η ευχάριστη ζωή ενισχύεται.
Ve bu şekilde keyifli bir hayatın geliştirilebileceğini gösterebiliriz.Na tak način lahko pokažemo, kako lahko prijetno življenje opolnomočimo.
Ve bu şekilde keyifli bir hayatın geliştirilebileceğini gösterebiliriz.Og på den måde kan vi kan vise at det behagelige liv er forstærket.
Ve bu şekilde keyifli bir hayatın geliştirilebileceğini gösterebiliriz.On peut montrer ainsi que l'on a une vie plus agréable.
Ve bu şekilde keyifli bir hayatın geliştirilebileceğini gösterebiliriz.Şi putem arăta în acel mod că viaţa plăcută este îmbunătăţită.
Ve bu şekilde keyifli bir hayatın geliştirilebileceğini gösterebiliriz.Und wir können zeigen, dass so das angenehme Leben verbessert ist.
Ve bu şekilde keyifli bir hayatın geliştirilebileceğini gösterebiliriz.Và chúng tôi có thể chứng minh rằng cách đó thực sự khiến cuộc sống thêm hạnh phúc.
Ve bu şekilde keyifli bir hayatın geliştirilebileceğini gösterebiliriz.Vi har sett att det njutningsfulla livet förstärks på det sättet.
Ve bu şekilde keyifli bir hayatın geliştirilebileceğini gösterebiliriz.Voimme osoittaa, että miellyttävä elämä saa siitä potkua.
Ve bu şekilde keyifli bir hayatın geliştirilebileceğini gösterebiliriz.V tomto směru můžeme dokázat, že je přijemný život vylepšen.
Ve bu şekilde keyifli bir hayatın geliştirilebileceğini gösterebiliriz.W ten sposób możemy wykazać, że życie przyjemne można wzbogacać.

İlgili Sayfalar