keyfi ile cümle

keyfi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Uçuşun keyfini çıkarın.Enjoy the flight.
Pekin'in dumanlı havası keyfimi kaçırıyor.The smoggy air of Beijing makes me feel gloomy.
Amacım senin keyfini kaçırmak değildi.That wasn't my intention to get upset you.
Temiz havanın keyfini çıkarabilmem için pencereyi açıyorum.I'm opening the window so I can enjoy the fresh air.
Latince sözcük sırası serbest ama keyfi değil.Latin word order is free, but not arbitrary.
Bunun keyfini çıkaralım.Let's make the best of it.
Tom'un keyfini kaçırabilecek bir şey yapmayalım.Let's not do anything that might upset Tom.
Bu gün keyfim yerinde.I'm in a good mood today.
Baloda keyfine bak.Enjoy yourself at the ball.
Toplumun keyfi kurallarına uymazsan dışlanacaksın.If you do not conform to society's arbitrary rules, you will be shunned.
Arkanıza yaslanın ve gösterinin keyfini çıkarın.Sit back and enjoy the show.
Sadece arkanıza yaslanın ve gösterinin keyfini çıkarın.Just sit back and enjoy the show.
Kendinize biraz patlamış mısır alın, arkanıza yaslanın ve gösterinin keyfini çıkarın.Get yourself some popcorn, sit back and enjoy the show.
Bugün Tom'un keyfi yerinde değil.Tom isn't in a good mood today.
Umarım izninizin keyfini çıkarırsınız.I hope you'll enjoy your leave.
Tom'un keyfi yerindeydi.Tom was in good spirits.
Bu benim keyfimi kaçırıyor.This upsets me.
Tom gerçekten Mary ile şarkı söylemenin keyfini çıkarmıyor.Tom doesn't really enjoy singing with Mary.
Sen her zaman keyfi yerinde görünüyorsun.You always seem to be in a good mood.
Dışarıda yemenin keyfini çıkarıyorum.I enjoy eating out.
Keyfinize bakıyor musunuz?Are you guys enjoying yourselves?
Sami çok keyfi kaçmış görünüyordu.Sami seemed pretty upset.
Onun kahkahası yaşamanın keyfinin otantik bir ifadesi.Her laughter is an authentic expression of the joy of living.
Tom Mary'ye izin gününün keyfini çıkarmasını söyledi.Tom told Mary to enjoy her day off.
Tom muhtemelen bunu yapmanın keyfini çıkaracaktır.Tom will probably enjoy doing that.
Tom'un bu sabah keyfi yerinde değildi.Tom was in a bad mood this morning.
Sami, Mısır'da ayrıcalıklı bir hayatın keyfini sürdü.Sami enjoyed a privileged life in Egypt.
Sami yeni evinin rahatlığının keyfini yaşıyordu.Sami was enjoying the comfort of his new home.
Tom keyfine düşkündür.Tom is fun-loving.
Keyfin yerinde gibi görünüyor.You seem like you're in a good mood.
Tom'un keyfine diyecek yoktu.Tom was in heaven.
"Rahatsızım galiba başarımın keyfini çıkaramıyorum"."Rahatsızım galiba başarımın keyfini çıkaramıyorum".
Yaptığım işten gurur duyuyorum, keyfini çıkarın."I'm very proud of the work I've done, so enjoy it".
1947'ye kadar Reich, Amerika'da eleştirisiz basının keyfini sürüyordu.Until 1947 Reich enjoyed a largely uncritical press in the United States.
Mektup yayınlanmış ve Struve'ün keyfini kaçırmıştır.The letter was published and it upset Struve.
Şehrin ismi İrani dillerden türetmiştir, ve "Arta'nın keyfi" anlamına gelir.The name of the city is derived from Iranian languages and means the "joy of Arta".
Hayatın keyfini çıkartmaya bakın.Enjoyment of Living.
Keyfiyet milli bir sır olarak saklanmalıdır.Membership is a state secret.
Zaten öyle olduğum için de yalnızca keyfini çıkarıyorum."But as I was so to begin with, I only enjoy it."
Biz keyfi faz uzayı fonksiyonları üzerindeki kısıtlamalar işlemi düşünüyoruz.We consider the action of the constraints on arbitrary phase space functions.
İsimleri ilk olarak Her şey Keyfi olarak düşünülmüştür.At first, his petition was regarded with favour.
Keyfi yerinde olduğunu ve 10 Kasımda serbest bırakılacağı günü iple çektiğini söyledi.It is about fame coming and going and will be released in November.
Hiç kimse bu hakkından keyfi olarak yoksun bırakılamaz.No one has the moral right to say this.
Bu keyfidir ve haksızlıktır, izleyiciye saygısızlıktır."It's so arbitrary and gratuitous, and it's disrespectful to the audience."
Bu sıklıkla, Dünya'nın yüzeyinde isteğe bağlı keyfi bir noktadır.'This year, more than ever, the wish for Peace on Earth holds great meaning.
Diktatörlük gücü, merkezî hükümet, keyfî yönetim metotları anlamına gelmektedir.The transactional leadership style promotes exploitative behaviors.
Keyfine bak, otursana.Relax, take a seat.
O zaman , haydi keyfine varın!So enjoy!
Evet, şey, buraya sadece bir nevi iki saatlik bir sıranın keyfini çıkarmak için geldim.Yeah. Well, I just sort of come here to enjoy the two-hour line.
Gerçekten saatli bir bomba. Yarın ne olacak hiç bilmiyorum. Her günün keyfini çıkarmaya çalışıyorum.You know a real time bomb, and I never know what is tomorrow and I enjoy now everyday.
Yani, z bu seçimi keyfidir.I mean, this choice of z is arbitrary.
Keyfim kaçıyor.I feel upset.
İnsanları sebepsiz yere hapse attığımızı ve... ...keyfimize göre çıkardığımızı mı zannediyorsunuz?So you think we just arrest innocent citizens on a whim?
Keyfini çıkarın.Have fun with that.
Onlar da üniversite eğitimi ayrıcalığının keyfine varamadı.They too did not enjoy the privilege of college education.
Bir inek hayatına benim barbekü keyfimden daha mı az değer verir?Does a cow value its life more than I enjoy a barbecue?
Keyfi yerinde, seni bitirdiđini düţünüyor.I don't understand much about gambling, but I have known Mr. Hasan for 10 years.
Ya da B alabilirsiniz--- keyfi renkler kullanmak istemiyorum.Or you could get the B from your-- I dont want to introduce arbitrary colors.
Keyfine bak sonra görüţürüz.Enjoy your time.
Siz keyfinize bakýn. Ben tekrar yanýnýza uđrarým.Enjoy your time, I'll come back.

İlgili Sayfalar