keyfi ile cümle

keyfi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Annem benim şanslı numaralarımdansa loto makinesinin keyfi seçimini tercih eder.My mother prefers the arbitrary selection of the lottery machines over my lucky numbers.
Cuma geldiğinde benim rahatlama ve hafta sonunun keyfini çıkarma zamanım.When Friday comes around, it's time for me to let my hair down and enjoy the weekend.
Tatilin keyfini çıkarın.Enjoy your holidays.
Keyfinize bakın.Enjoy yourself!
Yazın, Avrupalı insanlar uzun tatilin keyfini çıkarıyor.In summer, European people enjoy long holidays.
Gölün güzel manzarasının yağmur ve sisten dolayı keyfine varılamadı.The beautiful scene of a lake was not able to be enjoyed because of rain and fog.
Televizyon sayesinde kendi odamızda beyzbol maçlarını seyretmenin keyfine varabiliyoruz.Thanks to television, we can enjoy watching baseball games in our rooms.
Lütfen dansın keyfini çıkarın.Please enjoy yourself at the dance.
Onu böyle rahatsız etmeye devam edersen, o, keyfini kaybedecek.If you persist in bothering her like that, she'll lose her temper.
Güzel hava keyfimizi artırdı.The beautiful weather added to our pleasure.
Partide keyfinize bakın, John.Enjoy yourself at the party, John.
Onlar Çin dominosunun keyfini çıkardılar.They indulged in mahjong.
Keyfin bilir.Suit yourself.
Biz müzik dinlemenin keyfini çıkardık.We enjoyed listening to the music.
Keyfim yerindeydi.I was in good spirits.
Bugün patronun keyfi yerinde mi?Is the boss in a good mood today?
Yeni başlayanlar için rüzgar sörfünün keyfini çıkarmak zordur.It is difficult for beginners to enjoy windsurfing.
Güzel gün keyfimizi artırdı.The fine day added to our pleasure.
Lütfen bu otelde kalmanın keyfini çıkarın.Please enjoy your stay at this hotel.
Kedi güneşin keyfini çıkarıyordu.The cat was basking in the sun.
O, bisiklete binmenin keyfini çıkardı.He enjoyed cycling.
Keyfi yerinde görünüyordu.He was all smiles.
O dikkatsiz araç kullanmanın keyfini çıkarır.He gets a kick out of reckless driving.
Çiçekler onun keyfini yerine getirdi.The flowers cheered her up.
Ay ışığının keyfini çıkarabilmek için ışıkları kapattı.She turned off the lights so she could enjoy the moonlight.
Bugün kocamın keyfi yerinde.My husband is in high spirits today.
Keyfiyet, kemiyetten mühimdir.Quality is more important than quantity.
Keyfin yerinde mi?Are you in a good mood?
Hiç kimse keyfi olarak mal ve mülkünden mahrum edilemez.No one shall be arbitrarily deprived of his property.
Onun bugün keyfi yerinde.She's in a good mood today.
Gitmek istemedim; evde kalıp yalnızlığın keyfini çıkarmayı tercih ettim.I didn't want to go; I preferred to stay home, enjoying my solitude.
Hawaii'de biz okyanusta tüm yıl boyunca yüzmenin keyfini çıkarabiliriz.In Hawaii, we can enjoy swimming in the ocean all year round.
Önemli olan tek şey kazanmak olsa, o zaman keyfimiz kaçar.If the only thing that mattered was winning, then we'd be depressed.
Tom güneşin keyfini çıkarıyor.Tom is basking in the sun.
Gösterinin keyfini çıkar.Enjoy the show.
Akşamın keyfini çıkarın.Enjoy your evening.
O devam ederken keyfine bak.Enjoy it while it lasts.
Keyfimize bakalım.Let's enjoy ourselves.
Keyfine bakmaya çalış.Try to enjoy yourself.
Hiç keyfim yok.I'm not in a very good mood.
Keyfim çok yerinde değil.I'm not in a very good mood.
Tom'un keyfi yerinde değil.Tom's not in a good mood.
Keyfim yerinde.I'm in a good mood.
Değişiklik olsun diye keyfine bak.Enjoy yourself for a change.
Rahatla, eğlen ve keyfine bak.Relax, have fun, and enjoy yourself.
Keyfin yerinde olduğunu umuyorum.I hope you're in good spirits.
Endişelenmeyi durdurursan keyfine bakabilirsin.If you stop worrying, you might enjoy yourself.
Arkanıza yaslanın ve keyfini çıkarın.Sit back and enjoy it.
Bunun keyfini çıkaracaksın.You'll get a kick out of it.
Tom bana keyfimin yerinde olup olmadığını sordu.Tom asked me if I wasn't feeling well.
Bugün Tom'un keyfi yerinde.Tom is in a good mood today.
Önerilerimi alabilirsin ya da bırakabilirsin, keyfin bilir. Benim için fark etmez.You can take or leave my suggestions, as you wish. It's no skin off my nose.
Şehrin keyfini çıkarıyor musun?Are you enjoying the city?
Oyunun keyfini çıkarın.Enjoy the game.
Partide keyfinize bakın.Enjoy yourself at the party.
Ben ailemle birlikte pazar günün keyfini çıkarıyor olmam gerekir.I should be enjoying Sunday with my family.
Tom ve Meryem Fransa'daki hac yolu yürüyüşünün keyfini çıkarıyor.Tom and Mary are enjoying a walk along the pilgrims' trail in France.
Yaz mevsiminin keyfini çıkar.Enjoy your summer.
Hafta sonunun keyfini çıkar.Enjoy the weekend.
Anın keyfini çıkarın.Enjoy the moment.

İlgili Sayfalar