keyfi ile cümle
keyfi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Keyfini çıkarın.Zabavte sa pri tom.
Keyfini çıkarın.Забавлявайте се.
Keyfini çıkarın.Наслаждайтесь.
Keyfini yaşayın.Freut euch darüber.
Keyfini yaşayın.Het nieuws verscheen op Twitter:
Keyfini yaşayın.Profitez-en.
Keyfini yaşayın.استمتع بها.
Keyfinize bakın.Como quieras.
Keyfinize bakın.Det er din egen skyld.
Keyfinize bakın.Du får skylla dig själv.
Keyfinize bakın.Fa' come ti pare.
Keyfinize bakın.Faz como queiras.
Keyfinize bakın.Rób, co chcesz.
Keyfinize bakın.Tee, mitä haluat.
Keyfinize bakın.Κάνε ό,τι νομίζεις.
Keyfinize bakın.Как хочешь.
Kışları, çokça uyku süregidiyor. Aile hayatının keyfine bakıyorsunuz.Om vinteren, bliver der sovet meget; man nyder familielivet indenfor.
Lee Tae Ik, şu anda burada keyfim yerinde.Lee Tae Ik, acum sunt intr-o dispozitie buna.
Lee Tae Ik, şu anda burada keyfim yerinde.Lee Tae Ik, momentan bin ich noch gut gelaunt.
Lee Tae Ik, şu anda burada keyfim yerinde.Lee Tae Ik, most jó hangulatban vagyok.
Let 'Bu bacak seçim ve seçim yapmasına olanak dönme ekseni keyfi.נבחר את הרגל הזאת, ונבחר ציר סיבוב שרירותי.
Ne olmuş yani, keyfim gıcır.Miért? Már régóta nem voltam ilyen boldog.
Ne olmuş yani, keyfim gıcır.Pourquoi ? Ça faisait longtemps que je n'avais pas été si heureuse.
Ne olmuş yani, keyfim gıcır.وماذا, انا في مزاج جيد
O kadar farkýmýz olsun be ođlum. Bakýyorum keyfin yerine geldi aslan. Demek ki biraz ilgi istiyormuţum.Ευχαριστώ, είστε πολύ ευγενική αλλά καλύτερα να είστε οικογενειακά.
O kadar farkýmýz olsun be ođlum. Bakýyorum keyfin yerine geldi aslan.Извинете, ей сега се връщам.
Onlar da üniversite eğitimi ayrıcalığının keyfine varamadı.Anche loro non ebbero il privilegio di andare all'università.
Onlar da üniversite eğitimi ayrıcalığının keyfine varamadı.Ani tí nemali privilégium študovať na univerzite.
Onlar da üniversite eğitimi ayrıcalığının keyfine varamadı. Bir aile ve ülke kurmakla meşgullerdi.Oni także nie skończyli studiów, zbyt zajęci budowaniem kraju i rodziny.
Onlar da üniversite eğitimi ayrıcalığının keyfine varamadı.Eux non plus n'ont pas eu le privilège d'aller à l'université.
Onlar da üniversite eğitimi ayrıcalığının keyfine varamadı.Họ cũng không được hưởng nền giáo dục đại học.
Onlar da üniversite eğitimi ayrıcalığının keyfine varamadı.이 분들도 대학 교육의 특권을 누리지 못하셨습니다.
Onlar da üniversite eğitimi ayrıcalığının keyfine varamadı.Mereka pun tidak pernah mengenyam pendidikan di perguruan tinggi.
Onlar da üniversite eğitimi ayrıcalığının keyfine varamadı.Nici ei nu s-au bucurat de privilegiul de a urma o facultate.
Onlar da üniversite eğitimi ayrıcalığının keyfine varamadı.No gozaron del privilegio de una educación universitaria.
Onlar da üniversite eğitimi ayrıcalığının keyfine varamadı.Ők sem részesülhettek a felsőoktatás kiváltságában.
Onlar da üniversite eğitimi ayrıcalığının keyfine varamadı.Ook zij konden niet profiteren van het voorrecht van een hogere opleiding.
Onlar da üniversite eğitimi ayrıcalığının keyfine varamadı.Sie haben auch keine Hochschulausbildung genossen.
Onlar da üniversite eğitimi ayrıcalığının keyfine varamadı.Ti si také neužili privilegia vysokoškolského vzdělání.
Onlar da üniversite eğitimi ayrıcalığının keyfine varamadı.Ούτε εκείνοι είχαν το προνόμιο της ανώτερης μόρφωσης.
Onlar da üniversite eğitimi ayrıcalığının keyfine varamadı.Они также не были удостоены привилегии получить общее образование.
Onlar da üniversite eğitimi ayrıcalığının keyfine varamadı.Те също не са посещавали колеж.
Onlar da üniversite eğitimi ayrıcalığının keyfine varamadı.גם הם לא נהנו מהפריבלגיה של חינוך אקדמי.
Onlar da üniversite eğitimi ayrıcalığının keyfine varamadı.هما أيضا لم يتمتعوا بميزة التعليم الجامعي.
Onlar da üniversite eğitimi ayrıcalığının keyfine varamadı.家庭や国を築くことに あまりに忙しかったのです
Orada, mütevazı olduğu kadar zeki olan Tezsler, başarının keyfini çıkardı.Ali, foi tão inteligente como modesto e obteve um sucesso considerável.
Orada, mütevazı olduğu kadar zeki olan Tezsler, başarının keyfini çıkardı.Bol bystrý a rovnako skromný a tešil sa značnej sláve.
Orada, mütevazı olduğu kadar zeki olan Tezsler, başarının keyfini çıkardı.E lì fu tanto brillante quanto modesto, riscuotendo un notevole successo.
Orada, mütevazı olduğu kadar zeki olan Tezsler, başarının keyfini çıkardı.겸손한며 또한 명석했던 그는 그곳에서, 상당한 성공을 맛보게 되며, 졸업 후,
Orada, mütevazı olduğu kadar zeki olan Tezsler, başarının keyfini çıkardı.Und schlau und bescheiden wie er war genoss er dort beträchtlichen Erfolg.
Orada, mütevazı olduğu kadar zeki olan Tezsler, başarının keyfini çıkardı.Συνδύαζε την εξυπνάδα με τη σεμνότητα, κι είχε πολλές επιτυχίες.
Orada, mütevazı olduğu kadar zeki olan Tezsler, başarının keyfini çıkardı.בבודפשט. ושם היה חכם כפי שהיה צנוע, ונהנה מהצלחה משמעותית, הסיום ולאחר מכן
Orada, mütevazı olduğu kadar zeki olan Tezsler, başarının keyfini çıkardı.في مدينة بودابست .هناك كان ذكيا كما كان متواضعا , ولاقى نجاحا كبيرا , وبعد تخرجه ,
Orada, mütevazı olduğu kadar zeki olan Tezsler, başarının keyfini çıkardı.かなりの優秀な成績で卒業した後 繊維技術業に進み そこでも続けて成功を収めました
Ortaya kaybedecek bir ţey koyacaksýn ki... ...kazanmanýn keyfi çýksýn.Are you going to put forth nothing to lose .Let's go enjoy winning
O zaman , haydi keyfine varın!Also viel Spaß!
O zaman , haydi keyfine varın!Užijte si to!
O zaman , haydi keyfine varın!Οπότε ελπίζω να το απολαύσετε!
O zaman , haydi keyfine varın!それでは次のビデオで。
Partinin keyfini çıkarıyor musunuz, efendim?- Bạn được hưởng các bên, thưa ông?