key ile cümle
key kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Partide keyfinize bakın.Enjoy yourself at the party.
Tom partiden keyif alıyor gibi görünüyor.Tom appears to be enjoying the party.
Gerçekten bu kitabı okumaktan keyif aldım.I really enjoyed reading this book.
Mutsuzluğumun sebebi muhtemelen yalnız olmaktan çok keyif alıyor olmam.My unhappiness probably is because I very much like to be alone.
Ben ailemle birlikte pazar günün keyfini çıkarıyor olmam gerekir.I should be enjoying Sunday with my family.
Ders çalışmaktan keyif alıyor musun?Do you enjoy studying?
Tom ve Meryem Fransa'daki hac yolu yürüyüşünün keyfini çıkarıyor.Tom and Mary are enjoying a walk along the pilgrims' trail in France.
Tom da seyahat etmekten keyif aldı.Tom also enjoyed traveling.
Yaz mevsiminin keyfini çıkar.Enjoy your summer.
Hafta sonunun keyfini çıkar.Enjoy the weekend.
Anın keyfini çıkarın.Enjoy the moment.
Uçuşun keyfini çıkarın.Enjoy the flight.
Tom'la çalışmak keyiflidir.Tom is pleasant to work with.
Erkekler keyifsiz olduklarında alışveriş yapmazlar.Men don't shop when they feel down.
Pekin'in dumanlı havası keyfimi kaçırıyor.The smoggy air of Beijing makes me feel gloomy.
Kendini keyifsiz mi hissediyorsun?Do you feel seedy?
Bu çok keyifli bir kutlama.It's a very cheerful celebration.
Tom onu yapmaktan keyif alacak.Tom will enjoy doing it.
Bunu yaparken gerçekten keyif aldım.I really enjoyed doing that.
Tom Mary ile yürüyüşe çıkmaktan keyif alırdı.Tom enjoyed going for walks with Mary.
Amacım senin keyfini kaçırmak değildi.That wasn't my intention to get upset you.
Ben çok keyifliyim.I am lots of fun.
Temiz havanın keyfini çıkarabilmem için pencereyi açıyorum.I'm opening the window so I can enjoy the fresh air.
O keyifli bir iş değildi.It wasn't a pleasant job.
Latince sözcük sırası serbest ama keyfi değil.Latin word order is free, but not arbitrary.
Tom çevrede olmaktan keyifli.Tom is pleasant to be around.
Sana keyifli bir akşam diliyorum.I wish you a pleasant evening.
Bunun keyfini çıkaralım.Let's make the best of it.
Tom'un keyfini kaçırabilecek bir şey yapmayalım.Let's not do anything that might upset Tom.
Burada keyif yaptım.I've enjoyed myself here.
Bu gün keyfim yerinde.I'm in a good mood today.
Keyifsizlik duygunun işinle ilgili olduğunu düşünüyor musun?Do you think your feeling of malaise is related to your job?
O çok keyifli bir akşamdı.It was a very pleasant evening.
Bu akşam çok keyif aldım.I enjoyed the evening very much.
Baloda keyfine bak.Enjoy yourself at the ball.
Bu romanı okumaktan çok keyif aldım.I have enjoyed reading this novel a lot.
Tom öğretmekten gerçekten keyif aldı.Tom really enjoyed teaching.
Toplumun keyfi kurallarına uymazsan dışlanacaksın.If you do not conform to society's arbitrary rules, you will be shunned.
Arkanıza yaslanın ve gösterinin keyfini çıkarın.Sit back and enjoy the show.
Sadece arkanıza yaslanın ve gösterinin keyfini çıkarın.Just sit back and enjoy the show.
Kendinize biraz patlamış mısır alın, arkanıza yaslanın ve gösterinin keyfini çıkarın.Get yourself some popcorn, sit back and enjoy the show.
İskender, Keyhüsrev'in mezarının açılmasını emretti.Alexander ordered the tomb of Cyrus to be opened.
Orada yaşamaktan keyif aldım.I enjoyed living there.
Tom Boston'daki kalışından keyif aldı.Tom enjoyed his stay in Boston.
Bugün Tom'un keyfi yerinde değil.Tom isn't in a good mood today.
Onları dinlemekten keyif aldım.I enjoyed listening to them.
Aslında, biraz keyifsiz hissediyorum.Actually, I'm feeling a bit down.
Çok keyifli bir gün geçirdik.We've had a most delightful day.
Umarım izninizin keyfini çıkarırsınız.I hope you'll enjoy your leave.
Kendim de keyif almayı umuyorum.I hope to enjoy myself as well.
Bir üniversiteden çok keyif aldım.I've enjoyed a college a lot.
İnsanların keyifli olduklarını düşünüyorum.I think people are delighted.
Çok keyifli bir vakit geçirdim.I had a most enjoyable time.
Tom'un keyfi yerindeydi.Tom was in good spirits.
Ondan keyif alıyorum.I've been enjoying it.
Çok keyif aldım.I've had a blast.
Bu benim keyfimi kaçırıyor.This upsets me.
Tom gerçekten Mary ile şarkı söylemenin keyfini çıkarmıyor.Tom doesn't really enjoy singing with Mary.
Tom beyzbol oynamaktan keyif aldı.Tom enjoyed playing baseball.
Burada çalışmaktan çok keyif alıyorum.I enjoy working here a lot.