key ile cümle

key kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Sizi keyiflendirmeye çalışıyorum.I'm trying to cheer you up.
Tom'un keyfi yerinde değil.Tom's not in a good mood.
Ben sadece keyifsiz hissediyorum.I'm just feeling down.
Keyfim yerinde.I'm in a good mood.
Kendimden çok keyif aldım.I enjoyed myself very much.
Tom beyzbol izlerken keyif almadığını söyledi.Tom said he didn't enjoy watching baseball.
Tom ve Mary birlikte zaman geçirmekten keyif alırlar.Tom and Mary enjoy spending time together.
Tom ve ben birlikte zaman geçirmekten keyif alıyoruz.Tom and I enjoy spending time together.
Değişiklik olsun diye keyfine bak.Enjoy yourself for a change.
Tom keyif almıyor.Tom isn't enjoying himself.
Tom keyifli görünmüyordu.Tom didn't look pleased.
Tom keyifli görünüyordu.Tom seemed to be in a good mood.
Ben roman okumaktan keyif alırım.I enjoy reading novels.
Sen roman okumaktan keyif alıyorsun, değil mi?You enjoy reading novels, don't you?
O, roman okumaktan keyif alır.She enjoys reading novels.
Rahatla, eğlen ve keyfine bak.Relax, have fun, and enjoy yourself.
Kahve içmekten keyif alıyor musun?Do you enjoy coffee?
Ben eski aile fotoğraflara bakmaktan keyif alırım.I enjoy looking at old family pictures.
Çevreciler, Keystone XL boru hattına karşı çıkıyorlar.Environmentalists are opposing the Keystone XL pipeline.
Kitap okumaktan keyif alırım.I enjoy reading books.
Tom Mary'nin bir şeye keyifli olduğunu fark etti.Tom realized Mary was up to something.
Keyfin yerinde olduğunu umuyorum.I hope you're in good spirits.
Tom'la konuşmaktan keyif alırım.I enjoy talking with Tom.
Endişelenmeyi durdurursan keyfine bakabilirsin.If you stop worrying, you might enjoy yourself.
Keynes, Breton Woods Konferansı'na katılıyor.Keynes participates at the Breton-Woods Conference.
Tom, You Tube'daki eski siyah beyaz filmleri izlemekten keyif alır.Tom enjoys watching old black and white movies on YouTube.
Tom arkadaşlarıyla beyzbol oynamaktan keyif alır.Tom enjoyed playing baseball with his friends.
Tom'la olmaktan keyif alıyorum.I enjoy being with Tom.
Kalışının keyifli olduğunu umuyoruz.We hope your stay was enjoyable.
Arkanıza yaslanın ve keyfini çıkarın.Sit back and enjoy it.
Plajda çok keyif alırım.I enjoy myself very much at the beach.
Ben partinin her dakikasından keyif aldım.I enjoyed every minute of the party.
Bunun keyfini çıkaracaksın.You'll get a kick out of it.
Tom bana keyfimin yerinde olup olmadığını sordu.Tom asked me if I wasn't feeling well.
Bugün Tom'un keyfi yerinde.Tom is in a good mood today.
Tom hiç de keyif alıyor gibi görünmüyor.It certainly doesn't look like Tom is enjoying himself.
Dün geceki performanstan keyif aldın mı?Did you enjoy the performance last night?
Tom gerçekten keyif almıyor.Tom isn't really enjoying himself.
Önerilerimi alabilirsin ya da bırakabilirsin, keyfin bilir. Benim için fark etmez.You can take or leave my suggestions, as you wish. It's no skin off my nose.
Şehrin keyfini çıkarıyor musun?Are you enjoying the city?
Tom çok keyifli olacak.Tom will be so pleased.
Çok keyifli bir deneyimdi.It was a very pleasurable experience.
Sizi keyiflendirecekler.They'll cheer you up.
Seni keyiflendirecekler.They'll cheer you up.
Tom biraz keyifsiz.Tom is a little under the weather.
Ben az önce keyifli bir haber aldım.I've just received some delightful news.
Tom bugün keyifli.Tom is in high spirits today.
Ben onların keyifli bir yolculukları olacağını umuyorum.I hope they have a pleasant journey.
Bu sizi keyiflendirecek.This will cheer you up.
Bu seni keyiflendirecek.This will cheer you up.
Steins; Gate çok keyifli bir animedir.Steins;Gate is a very enjoyable anime.
Ben her zaman onu inanılmaz keyifli buldum.I've always found her unbelievably pleasurable.
Plajda uzun yürüyüşler yapmaktan keyif alırım.I enjoy long walks on the beach.
Bu sizi keyiflendirmeli.This ought to cheer you up.
Bu seni keyiflendirmeli.This ought to cheer you up.
Oyunun keyfini çıkarın.Enjoy the game.
Bugün çok keyifsiz hissediyorum.I feel down in the dumps today.
Ben gerçekten senin hikayeni okumaktan keyif aldım.I really enjoyed reading your story.
Oyundan ne kadar keyif aldın?How did you enjoy the play?
Nasıl, oyundan keyif aldın mı?How did you enjoy the play?

İlgili Sayfalar