key ile cümle

key kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Onlar şarkı söylemekten keyf aldı.They enjoyed singing songs.
Onunla konuşurken keyif aldım.I enjoyed talking with her.
O, eve keyifsiz geldi.She came home in low spirits.
Çiçekler onun keyfini yerine getirdi.The flowers cheered her up.
Ay ışığının keyfini çıkarabilmek için ışıkları kapattı.She turned off the lights so she could enjoy the moonlight.
O, bugün keyifsiz.She is in low spirits today.
Bugün kocamın keyfi yerinde.My husband is in high spirits today.
Keyfiyet, kemiyetten mühimdir.Quality is more important than quantity.
Romanya'daki sergilere gitmekten keyif aldın mı?Did you enjoy going to exhibits in Romania?
Ama çiftlikteki iş keyifliydi.But the work on the farm was enjoyable.
Ben çok fazla keyif çattım.I have enjoyed myself very much.
Keyfin yerinde mi?Are you in a good mood?
Hiç kimse keyfi olarak mal ve mülkünden mahrum edilemez.No one shall be arbitrarily deprived of his property.
TV izlemekten keyif aldık.We enjoyed watching TV.
Onun bugün keyfi yerinde.She's in a good mood today.
Gitmek istemedim; evde kalıp yalnızlığın keyfini çıkarmayı tercih ettim.I didn't want to go; I preferred to stay home, enjoying my solitude.
Uyku ölümden daha keyifli. En azından çok fark yok.Sleep is more pleasant than death. At least, there's not much difference.
O biraz keyifsiz gibi görünüyor.It looks like she is a little under the weather.
Oyuncuların çoğu grip yüzünden keyifsiz oldukları için koç oyunu iptal etti.The coach called off the game because many of the players were down with the flu.
Hawaii'de biz okyanusta tüm yıl boyunca yüzmenin keyfini çıkarabiliriz.In Hawaii, we can enjoy swimming in the ocean all year round.
Tom terfi için keyifli.Tom is up for a promotion.
Tom, bugün biraz keyfsiz.Tom is slightly under the weather today.
Tom Mary ile konuşurken keyif aldı.Tom enjoyed talking with Mary.
Önemli olan tek şey kazanmak olsa, o zaman keyfimiz kaçar.If the only thing that mattered was winning, then we'd be depressed.
O, sıcak ve keyiflidir.It's warm and cozy here.
İlkbahar keyifli bir mevsimdir.Spring is an enjoyable season.
Tom bugün biraz keyifsiz hissediyor.Tom feels a bit under the weather today.
Tom sadece keyif çatmaya ve dinlenmeye karar verdi.Tom decided to just kick back and relax.
Tom ve Mary hayvanat bahçesinde birlikte keyifli bir gün geçirdi.Tom and Mary had an enjoyable day together at the zoo.
Hayattan bu kadar çok keyif olmak çok mu yanlış?Is it so wrong to enjoy life this much?
Kendimi biraz keyifsiz hissediyorum.I feel a bit depressed.
Okumak, yaşamın büyük keyiflerinden biridir.Reading is one of life's great pleasures.
Bay Norton ile çalışmak keyiflidir.Mr. Norton is pleasant to work with.
Hakim keyifsiz.The judge is dejected.
Tom bir çalınan aracın içinde keyif binişinde yakalandı.Tom was caught joyriding in a stolen vehicle.
Tom güneşin keyfini çıkarıyor.Tom is basking in the sun.
Gösterinin keyfini çıkar.Enjoy the show.
Akşamın keyfini çıkarın.Enjoy your evening.
Çok keyif aldık.We had a blast.
O devam ederken keyfine bak.Enjoy it while it lasts.
Keyifli bir yolculuk yaptın mı?Did you have a pleasant trip?
Birlikte geçirdiğimiz zamandan ne kadar keyif aldığımı sana söyleyemem.I can't tell you how much I've enjoyed our time together.
Senin beyzbol hakkında konuşmaktan keyif aldığını düşündüm.I thought you enjoyed talking about baseball.
Tom babasıyla balığa çıkmaktan hiç keyif almadı.Tom never enjoyed fishing with his father.
Keyfimize bakalım.Let's enjoy ourselves.
O keyifsizdi.He became dispirited.
Bugün keyifsiz hissediyorum.I'm feeling off colour today.
Tom keyifsiz görünüyor.Tom looks dejected.
Tom keyifli şekilde mutlu.Tom is blissfully happy.
Beni keyiflendirmeye çalıştılar.They tried to cheer me up.
Onu keyiflendirmeye çalıştım.I tried to cheer her up.
Ben seninle konuşmaktan keyif alırım.I enjoy talking with you.
Ben de seninle çalışmaktan keyif aldım.I've enjoyed working with you, too.
Seninle çalışmaktan keyif aldım.I've enjoyed working with you.
Seni neyin keyiflendireceğini biliyorum.I know what'll cheer you up.
Sizi neyin keyiflendireceğini biliyorum.I know what'll cheer you up.
Keyfine bakmaya çalış.Try to enjoy yourself.
Hiç keyfim yok.I'm not in a very good mood.
Keyfim çok yerinde değil.I'm not in a very good mood.
Seni keyiflendirmeye çalışıyorum.I'm trying to cheer you up.

İlgili Sayfalar