key ile cümle
key kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Annem benim şanslı numaralarımdansa loto makinesinin keyfi seçimini tercih eder.My mother prefers the arbitrary selection of the lottery machines over my lucky numbers.
Cuma geldiğinde benim rahatlama ve hafta sonunun keyfini çıkarma zamanım.When Friday comes around, it's time for me to let my hair down and enjoy the weekend.
Tatilin keyfini çıkarın.Enjoy your holidays.
Keyfinize bakın.Enjoy yourself!
Biz oyunu izlerken keyif aldık.We enjoyed watching the game.
Biz tenis oynamaktan keyif aldık.We enjoyed playing tennis.
40 yılı aşkın bir süredir barıştan keyif aldık.We have enjoyed peace for more than 40 years.
Yazın, Avrupalı insanlar uzun tatilin keyfini çıkarıyor.In summer, European people enjoy long holidays.
Gölün güzel manzarasının yağmur ve sisten dolayı keyfine varılamadı.The beautiful scene of a lake was not able to be enjoyed because of rain and fog.
Yağmur olmasaydı, keyifli bir yolculuk yapardık.But for the rain, we would have had a pleasant journey.
Sevgi dolu yaşlı bir çifti izlemek keyifli.It is pleasant to watch a loving old couple.
Londra'da keyifli bir iki hafta geçirdim.I had an enjoyable two weeks in London.
Robert, kız arkadaşı ile konuşmaktan keyif aldı.Robert enjoyed talking with his girlfriend.
Mike'ın Yumi ile konuşması keyifliydi.It was pleasant for Mike to talk to Yumi.
Frank keyifle akşamki randevuyu bekliyordu.Frank was waiting with pleasure for the date in the evening.
Ne keyifli bir yolculuk yaptık!What a pleasant journey we had!
Tom yaptığı her şeyden keyif alır.Tom enjoys himself at everything he does.
Lütfen üzgün olma! Keyiflen!Please don't be so sad. Cheer up!
Televizyon sayesinde kendi odamızda beyzbol maçlarını seyretmenin keyfine varabiliyoruz.Thanks to television, we can enjoy watching baseball games in our rooms.
Lütfen dansın keyfini çıkarın.Please enjoy yourself at the dance.
Çoğu iş çok keyifli değildir.Most work is not very pleasant.
Onu böyle rahatsız etmeye devam edersen, o, keyfini kaybedecek.If you persist in bothering her like that, she'll lose her temper.
Güzel hava keyfimizi artırdı.The beautiful weather added to our pleasure.
Partide keyfinize bakın, John.Enjoy yourself at the party, John.
Bu kitaptan büyük bir keyif alacaksınız.You will derive great pleasure from this book.
Bu kitap sana büyük keyif verecek.This book will give you great pleasure.
Bu oda çalışmak için keyifli.This room is pleasant to work in.
Son birkaç gündür Jane sessiz ve keyifsizdir.For the past few days Jane has been quiet and out of humor.
Onlar Çin dominosunun keyfini çıkardılar.They indulged in mahjong.
Onu görünce, keyiflendir.Cheer him up when you see him.
Refakatinizden gerçekten keyif aldım.I really enjoyed your company.
Pazartesi günleri her zaman keyifsizim.I always feel blue on Mondays.
Biraz keyifsiz gibi görünüyorsun.You seem to be a little under the weather.
Keyfin bilir.Suit yourself.
Bugün biraz keyifsiz hissediyorum.I'm feeling a little blue today.
Biz TV izlemekten keyf aldık.We enjoyed watching the TV.
Beyzbol oyunu izleyerek keyf aldık.We enjoyed watching the baseball game.
Sık sık sinemaya gitmekten keyif aldık.We often enjoyed going to the movies.
Biz müzik dinlemenin keyfini çıkardık.We enjoyed listening to the music.
Erkek kardeşim pul koleksiyonundan büyük keyif alır.My brother takes great delight in his stamp collection.
Sizinle konuşmaktan keyf aldım.I have enjoyed talking to you.
Ben dün gece futbol izlerken keyif aldım.I enjoyed watching soccer last night.
Keyfim yerindeydi.I was in good spirits.
Onunla konuşmaktan keyf aldım.I enjoyed talking with him.
Paskalya Törenini izlemekten keyif aldım.I enjoyed watching the Easter Parade.
Ben gerçekten ondan keyif aldım.I really enjoyed it.
Durum düzeliyor, hadi keyiflen!The situation is improving, so cheer up!
Yaptığın işten keyif alıyorsan, paradan daha değerli bir şeyin vardır.If you enjoy the work you do, you have something worth more than money.
Bugün patronun keyfi yerinde mi?Is the boss in a good mood today?
Yeni başlayanlar için rüzgar sörfünün keyfini çıkarmak zordur.It is difficult for beginners to enjoy windsurfing.
Hayatta hiçbir şey keyifli değildir.Nothing is pleasant in life.
Güzel gün keyfimizi artırdı.The fine day added to our pleasure.
Lütfen bu otelde kalmanın keyfini çıkarın.Please enjoy your stay at this hotel.
Kedi güneşin keyfini çıkarıyordu.The cat was basking in the sun.
O, bisiklete binmenin keyfini çıkardı.He enjoyed cycling.
O, iyi haber tarafından keyiflendi.He was cheered by the good news.
O çok keyifli görünüyor.He seems very pleasant.
O çok cana yakın birisi bu yüzden onunla çalışmaktan keyif alıyorum.He is very friendly, so I enjoy working with him.
Keyfi yerinde görünüyordu.He was all smiles.
O dikkatsiz araç kullanmanın keyfini çıkarır.He gets a kick out of reckless driving.