Yumuşak bir kokusu vardı. Bilirsiniz sanki biraz keten tohumu yağı kokusunu andırıyordu.Và bạn biết đấy, nó có một mùi thơm dịu, và có một ít mùi dầu hạt lanh.
Yumuşak bir kokusu vardı. Bilirsiniz sanki biraz keten tohumu yağı kokusunu andırıyordu.И правда, у него такая мягкость запаха, оно немного пахло льняным маслом.
Yumuşak bir kokusu vardı. Bilirsiniz sanki biraz keten tohumu yağı kokusunu andırıyordu.Притежаваше една ароматна мекота и миришеше малко на масло от ленено семе.
Yün, keten bulur, Zevkle elleriyle işler.Busca lana y lino y con gusto teje con sus manos
Yün, keten bulur, Zevkle elleriyle işler.Dálete. Ela busca lã e linho, e trabalha de boa vontade com as mãos.
Yün, keten bulur, Zevkle elleriyle işler.Ea face rost de lînă şi de in, şi lucrează cu mîni harnice.
Yün, keten bulur, Zevkle elleriyle işler.Elle se procure de la laine et du lin, Et travaille d`une main joyeuse.
Yün, keten bulur, Zevkle elleriyle işler.Hän puuhaa villat ja pellavat ja halullisin käsin askartelee.
Yün, keten bulur, Zevkle elleriyle işler.Hľadá vlnu a ľan a pracuje so záľubou svojimi rukami.
Yün, keten bulur, Zevkle elleriyle işler.Hledá pilně vlny a lnu, a dělá šťastně rukama svýma.
Yün, keten bulur, Zevkle elleriyle işler.Hun sørger for Uld og Hør, hun bruger sine Hænder med Lyst.
Yün, keten bulur, Zevkle elleriyle işler.Hun sørger for ull og lin, og hennes hender arbeider med lyst.
Yün, keten bulur, Zevkle elleriyle işler.Ia rajin mengumpulkan rami dan bulu domba lalu sibuk bekerja menenunnya
Yün, keten bulur, Zevkle elleriyle işler.Keres gyapjat vagy lent, és megkészíti azokat kezeivel kedvvel.
Yün, keten bulur, Zevkle elleriyle işler.그는 양털과 삼을 구하여 부지런히 손으로 일하며
Yün, keten bulur, Zevkle elleriyle işler.Nàng lo tìm lông chiên và gai sợi , Lạc ý lấy tay mình mà làm công_việc .
Yün, keten bulur, Zevkle elleriyle işler.Nàng lo tìm lông chiên và gai sợi, Lạc ý lấy tay mình mà làm công việc.
Yün, keten bulur, Zevkle elleriyle işler.Omsorg har hon om ull och lin och låter sina händer arbeta med lust.
Yün, keten bulur, Zevkle elleriyle işler.Sie geht mit Wolle und Flachs um und arbeitet gern mit ihren Händen.
Yün, keten bulur, Zevkle elleriyle işler.Si procura lana e lino e li lavora volentieri con le mani
Yün, keten bulur, Zevkle elleriyle işler.Skrbi za volno in lan, in veselo dela z rokami svojimi.
Yün, keten bulur, Zevkle elleriyle işler.Szuka wełny i lnu, a pracuje ochotnie rękami swemi.
Yün, keten bulur, Zevkle elleriyle işler.Ze zoekt wol en vlas, die ze met rappe handen verwerkt.
Yün, keten bulur, Zevkle elleriyle işler.Ζητει μαλλιον και λιναριον και εργαζεται ευχαριστως με τας χειρας αυτης.
Yün, keten bulur, Zevkle elleriyle işler.Добывает шерсть и лен, и с охотою работает своими руками.
Yün, keten bulur, Zevkle elleriyle işler.Търси вълна и лен, И работи с ръцете си това що й е угодно.
Yün, keten bulur, Zevkle elleriyle işler.דרשה צמר ופשתים ותעש בחפץ כפיה׃
Yün, keten bulur, Zevkle elleriyle işler.تطلب صوفا وكتانا وتشتغل بيدين راضيتين.
Yün, keten bulur, Zevkle elleriyle işler.他 尋 找 羊 羢 和 麻 、 甘 心 用 手 作 工
Yün, keten bulur, Zevkle elleriyle işler.他 尋找 羊羢 和 麻 、 甘心 用手 作工
‹‹Yünle ketenden dokunmuş karışık kumaştan giysi giymeyeceksin.Älä pue yllesi vaatetta, joka on kudottu kahdenlaisista langoista, villaisista ja pellavaisista sekaisin.
‹‹Yünle ketenden dokunmuş karışık kumaştan giysi giymeyeceksin.Chớ mặc bằng vải gai pha lộn , lông chiên và gai với nhau .
‹‹Yünle ketenden dokunmuş karışık kumaştan giysi giymeyeceksin.Chớ mặc bằng vải gai pha lộn, lông chiên và gai với nhau.
‹‹Yünle ketenden dokunmuş karışık kumaştan giysi giymeyeceksin.Draag geen kleren die van twee soorten stof zijn gemaakt; wol en linnen bijvoorbeeld.
‹‹Yünle ketenden dokunmuş karışık kumaştan giysi giymeyeceksin.Du må ikke bære Tøj, som er vævet både af Uld og Hør.
‹‹Yünle ketenden dokunmuş karışık kumaştan giysi giymeyeceksin.Du skal ikke gå med klær av ulikt tøi, ull og lin sammen.
‹‹Yünle ketenden dokunmuş karışık kumaştan giysi giymeyeceksin.Du skall icke kläda dig i tyg av olika garn, av ull och lin tillsammans.
‹‹Yünle ketenden dokunmuş karışık kumaştan giysi giymeyeceksin.Du sollst nicht anziehen ein gemengtes Kleid, von Wolle und Leinen zugleich.
‹‹Yünle ketenden dokunmuş karışık kumaştan giysi giymeyeceksin.Jangan memakai pakaian yang dibuat dari wol dan linen dalam satu tenunan
‹‹Yünle ketenden dokunmuş karışık kumaştan giysi giymeyeceksin.양털과 베실로 섞어 짠 것을 입지 말지니라
‹‹Yünle ketenden dokunmuş karışık kumaştan giysi giymeyeceksin.Não te vestirás de estofo misturado, de lã e linho juntamente.
‹‹Yünle ketenden dokunmuş karışık kumaştan giysi giymeyeceksin.Ne oblači tkanine, stkane iz volnene in lanene preje.
‹‹Yünle ketenden dokunmuş karışık kumaştan giysi giymeyeceksin.Neoblečeš roucha z rozdílných věcí, z vlny a lnu setkaného.
‹‹Yünle ketenden dokunmuş karışık kumaştan giysi giymeyeceksin.Neoblečieš rúcha, zhotoveného z miešaného pradiva, utkaného z vlny a z ľanu spolu.
‹‹Yünle ketenden dokunmuş karışık kumaştan giysi giymeyeceksin.Ne öltözzél vegyes szövésû azaz gyapjúból és lenbõl szõtt ruhába.
‹‹Yünle ketenden dokunmuş karışık kumaştan giysi giymeyeceksin.Non ti vestirai con un tessuto misto, fatto di lana e di lino insieme
‹‹Yünle ketenden dokunmuş karışık kumaştan giysi giymeyeceksin."No te vestirás con mezcla de lana y lino
‹‹Yünle ketenden dokunmuş karışık kumaştan giysi giymeyeceksin.Să nu porţi o haină ţesută din felurite fire, din lînă şi in unite împreună.
‹‹Yünle ketenden dokunmuş karışık kumaştan giysi giymeyeceksin.Tu ne porteras point un vêtement tissé de diverses espèces de fils, de laine et de lin réunis ensemble.
‹‹Yünle ketenden dokunmuş karışık kumaştan giysi giymeyeceksin.Δεν θελεις φορει ενδυμα συμμικτον απο μαλλινον ομου και λιναριον.
‹‹Yünle ketenden dokunmuş karışık kumaştan giysi giymeyeceksin.Да не обличаш дреха направена от вълна и лен смесени заедно.
‹‹Yünle ketenden dokunmuş karışık kumaştan giysi giymeyeceksin.Не надевай одежды, сделанной из разных веществ, из шерсти и льна вместе.
‹‹Yünle ketenden dokunmuş karışık kumaştan giysi giymeyeceksin.לא תלבש שעטנז צמר ופשתים יחדו׃
‹‹Yünle ketenden dokunmuş karışık kumaştan giysi giymeyeceksin.لا تلبس ثوبا مختلطا صوفا وكتانا معا
‹‹Yünle ketenden dokunmuş karışık kumaştan giysi giymeyeceksin.不 可 穿 羊 毛 細 麻 兩 樣 攙 雜 料 作 的 衣 服
‹‹Yünle ketenden dokunmuş karışık kumaştan giysi giymeyeceksin.不可穿 羊毛 細麻兩樣攙雜 料 作 的 衣服
‹‹Yün ya da keten bir giyside,A keby bola rana malomoci na nejakom rúchu, už či na vlnenom rúchu alebo na ľanovom rúchu
‹‹Yün ya da keten bir giyside,A kto by spał w onym domu, upierze szaty swoje; także kto by jadł w tymże domu, upierze szaty swoje.
‹‹Yün ya da keten bir giyside,Cînd se va arăta o rană de lepră pe o haină, fie haină de lînă, fie haină de in,
‹‹Yün ya da keten bir giyside,"Cuando una mancha de lepra esté en un vestido, sea vestido de lana o vestido de lino