Düşünün ki bu ketçap şişesini sallarken, biri yanıma gelip kibarca şişenin arkasına vuruyor.Imaginen si mientras agito la botella de ketchup, alguien se acerca muy amablemente y la golpetea.
Düşünün ki bu ketçap şişesini sallarken, biri yanıma gelip kibarca şişenin arkasına vuruyor.Immaginate, mentre agito la bottiglia di ketchup, appare qualcuno che gentilmente dà qualche colpetto per me.
Düşünün ki bu ketçap şişesini sallarken, biri yanıma gelip kibarca şişenin arkasına vuruyor.제가 케첩 병을 흔들고 있는데 어떤 사람이 제 등 뒤로 다가와 저를 친다고 상상해봅시다.
Düşünün ki bu ketçap şişesini sallarken, biri yanıma gelip kibarca şişenin arkasına vuruyor.Powiedzmy, że gdy trzęsę butelką keczupu, ktoś uprzejmie podchodzi i puka ją w denko.
Düşünün ki bu ketçap şişesini sallarken, biri yanıma gelip kibarca şişenin arkasına vuruyor.Predstavte si, že ako trepem tou fľašou, niekto ochotne pristúpi a poklepe mi na dno fľaše.
Düşünün ki bu ketçap şişesini sallarken, biri yanıma gelip kibarca şişenin arkasına vuruyor.Představte si, že jak tak třepu onou lahví s kečupem, tak někdo ochotně přistoupí a poklepe mi na dno lahve.
Düşünün ki bu ketçap şişesini sallarken, biri yanıma gelip kibarca şişenin arkasına vuruyor.Φανταστείτε, ενώ κουνάω την κέτσαπ, κάποιος πολύ ευγενικά έρχεται και χτυπάει τον πάτο του μπουκαλιού.
Düşünün ki bu ketçap şişesini sallarken, biri yanıma gelip kibarca şişenin arkasına vuruyor.Представете си, че докато разклащам бутилката с кетчуп, някой идва близо до мен и ме потупва по гърба.
Düşünün ki bu ketçap şişesini sallarken, biri yanıma gelip kibarca şişenin arkasına vuruyor.Представьте, когда я трясу бутылку кетчупа, кто-то очень добрый подходит ко мне и стучит ею по спине.
Düşünün ki bu ketçap şişesini sallarken, biri yanıma gelip kibarca şişenin arkasına vuruyor.Уявіть собі, як я трясу пляшку кетчупу, хтось дуже по-доброму до мене підходить і стукає мене в спину.
Düşünün ki bu ketçap şişesini sallarken, biri yanıma gelip kibarca şişenin arkasına vuruyor.נדמיין שבעודי מנער את בקבוק הקטשופ, מישהו בא וטופח עליו מאחור כדי לעזור לי.
Düşünün ki bu ketçap şişesini sallarken, biri yanıma gelip kibarca şişenin arkasına vuruyor.تخيل، بينما أنا بصدد هزّ زجاجة الكاتشب، يأتي شخص ويقوم بكلّ لطف بمساعدتي بضرب الزجاجة من فوق.
Düşünün ki bu ketçap şişesini sallarken, biri yanıma gelip kibarca şişenin arkasına vuruyor.だれかが親切にもケチャップを叩いてくれたとしましょう この外部からの干渉は 感覚からの入力に
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.Fais-leur des caleçons de lin, pour couvrir leur nudité; ils iront depuis les reins jusqu`aux cuisses.
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.Fă-le ismene de in, ca să-şi acopere goliciunea, dela brîu pînă la glesne.
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.Farai loro inoltre calzoni di lino, per coprire la loro nudità; dovranno arrivare dai fianchi fino alle cosce
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.Faze-lhes também calções de linho, para cobrirem a carne nua; estender-se-ão desde os lombos até as coxas.
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.Hãy chế cho họ quần lót trong bằng vải gai, đặng che sự lõa lồ, mặc từ ngang lưng quần cho đến bắp vế.
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.Hãy chế cho họ quần_lót trong bằng vải gai , đặng che sự lõa_lồ , mặc từ ngang lưng quần cho_đến bắp_vế .
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.Ja tee heille pellavakaatiot hävyn peitteeksi; ulottukoot ne lanteilta reisiin asti.
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.또 그들을 위하여 베로 고의를 만들어 허리에서부터 넓적다리까 지 이르게 하여 하체를 가리게 하라
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.Maak ook linnen broeken voor hen, die tot aan de knie reiken, zodat hun naaktheid niet wordt gezien.
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.Nadělej jim i košilek lněných k zakrytí nahoty těla; od bedr až do stehen budou.
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.Så skal du gjøre dem benklær av lerret til å skjule deres blusel; fra lendene ned til lårene skal de nå.
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.Sprav im aj ľanové nohavice na pokrytie tela hanby, od bedier až po stehná budú sahať.
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak."También les harás pantalones de lino para cubrir su desnudez desde la cintura hasta los muslos
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.Urobisz im też ubiory lniane, dla zakrycia nagości ciała; od biódr aż do udów będą.
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.И сделай им нижнее платье льняное, для прикрытиятелесной наготы от чресл до голеней,
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.ועשה להם מכנסי בד לכסות בשר ערוה ממתנים ועד ירכים יהיו׃
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.وتصنع لهم سراويل من كتان لستر العورة. من الحقوين الى الفخذين تكون.
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.要 給 他 們 作 細 麻 布 褲 子 、 遮 掩 下 體 . 褲 子 當 從 腰 達 到 大 腿
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.要 給 他 們作細 麻布 褲子 、 遮掩 下體.褲子 當從 腰 達到 大腿
‹‹Efodu altın sırmayla, lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden ustaca yapacaklar.De efod moet worden gemaakt van goud, blauwpurper, roodpurper, scharlaken en fijn getweernd linnen.
‹‹Efodu altın sırmayla, lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden ustaca yapacaklar.e farão o éfode de ouro, azul, púrpura, carmesim e linho fino torcido, obra de desenhista.
‹‹Efodu altın sırmayla, lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden ustaca yapacaklar.Efoden skola de göra av guld och av mörkblått purpurrött, rosenrött och tvinnat vitt garn, i konstvävnad.
‹‹Efodu altın sırmayla, lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden ustaca yapacaklar.És csinálják az efódot aranyból, kék és bíborpiros, karmazsinszínû és sodrott lenbõl, mestermunkával.
‹‹Efodu altın sırmayla, lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden ustaca yapacaklar.Faranno l'efod con oro, porpora viola e porpora rossa, scarlatto e bisso ritorto, artisticamente lavorati
‹‹Efodu altın sırmayla, lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden ustaca yapacaklar.Họ sẽ chế ê - phót bằng kim_tuyến , chỉ màu tím , đỏ điều , đỏ sặm , và vải gai đậu mịn thêu cực xảo .
‹‹Efodu altın sırmayla, lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden ustaca yapacaklar.Họ sẽ chế ê-phót bằng kim tuyến, chỉ màu tím, đỏ điều, đỏ sặm, và vải gai đậu mịn thêu cực xảo.
‹‹Efodu altın sırmayla, lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden ustaca yapacaklar.그들이 금실과 청색 자색 홍색실과 가늘게 꼰 베실로 공교히 짜서 에봇을 짓되
‹‹Efodu altın sırmayla, lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden ustaca yapacaklar.y harán el efod de oro, de material azul, de púrpura, de carmesí y de lino torcido, obra de fina artesanía
‹‹Efodu altın sırmayla, lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden ustaca yapacaklar.Да направят ефодът изкусна изработка от злато, синьо, мораво, червено и препреден висон.
‹‹Efodu altın sırmayla, lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden ustaca yapacaklar.ועשו את האפד זהב תכלת וארגמן תולעת שני ושש משזר מעשה חשב׃
‹‹Efodu altın sırmayla, lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden ustaca yapacaklar.فيصنعون الرداء من ذهب واسمانجوني وارجوان وقرمز وبوص مبروم صنعة حائك حاذق.
‹‹Efodu altın sırmayla, lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden ustaca yapacaklar.他 們 要 拿 金 線 和 藍 色 紫 色 朱 紅 色 線 、 並 撚 的 細 麻 、 用 巧 匠 的 手 工 作 以 弗 得
‹‹Efodu altın sırmayla, lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden ustaca yapacaklar.他 們要 拿 金線 和 藍色 紫色 朱紅色 線 、 並撚 的 細麻 、 用 巧匠 的 手 工作 以 弗得
Efodu altın sırmayla lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden yaptılar.Assim se fez o éfode de ouro, azul, púrpura, carmesim e linho fino torcido;
Efodu altın sırmayla lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden yaptılar.Au făcut efodul de aur, de fir albastru, purpuriu şi cărmiziu, şi de in subţire răsucit.
Efodu altın sırmayla lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden yaptılar.Az efódot csinálák aranyból, kék, és bíborpiros, és karmazsinszínû, és sodrott lenbõl.
Efodu altın sırmayla lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden yaptılar.De efod werd gemaakt van dezelfde stof, geweven met getweernd fijn linnen.
Efodu altın sırmayla lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden yaptılar.De tilvirkede Efoden af Guldtråd, violet og rødt Purpurgarn, karmoisinrødt Garn og tvundet Byssus,
Efodu altın sırmayla lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden yaptılar.Efod dibuat dari kain linen halus, wol biru, ungu dan merah, dan benang emas
Efodu altın sırmayla lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden yaptılar.Efoden gjorde man av guld och av mörkblått, purpurrött, rosenrött och tvinnat vitt garn.
Efodu altın sırmayla lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden yaptılar.Fecero l'efod con oro, porpora viola e porpora rossa, scarlatto e bisso ritorto
Efodu altın sırmayla lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden yaptılar.Hicieron el efod de oro, de material azul, de púrpura, de carmesí y de lino torcido
Efodu altın sırmayla lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden yaptılar.In naredili so naramnik iz zlata, iz višnjevega in zagorelordečega blaga in iz karmezina in iz sukane tenčice.
Efodu altın sırmayla lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden yaptılar.그가 또 금실과 청색 자색 홍색실과 가늘게 꼰 베실로 에봇을 만들었으되
Efodu altın sırmayla lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden yaptılar.Livkjortelen gjorde de av gull og blå og purpurrød og karmosinrød ull og fint, tvunnet lingarn.
Efodu altın sırmayla lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden yaptılar.On fit l`éphod d`or, de fil bleu, pourpre et cramoisi, et de fin lin retors.
Efodu altın sırmayla lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden yaptılar.Und er machte den Leibrock von Gold, blauem und rotem Purpur, Scharlach und gezwirnter weißer Leinwand.