Faturayı ödemediği için suyu kestiler.Sie haben ihm das Wasser abgedreht, weil er die Rechnung nicht bezahlt hat.
Birbirlerine karşı promo kestiler.HuKou einander gegenüberstellen.
Saçlarımı çok kısa kestiler.Ils m'ont coupé les cheveux trop courts.
Bir ara, penceredeki demir parmaklıkları törpüleyip kestiler.Je l'ai vu arriver à travers les barreaux de fer de ma fenêtre.
Birbirlerine karşı promo kestiler.Claveaux se bloquant mutuellement.
Onu önce kafasını kestiler.On lui trancha la tête.
1940 - II. Dünya Savaşı: Birleşik Krallık ve Vichy Fransası diplomatik ilişkilerini kestiler.1940: Gran Bretaña y el Régimen de Vichy francés rompen relaciones diplomáticas.
1914 - Sırbistan ve Bulgaristan diplomatik ilişkilerini kestiler.1914: Serbia y Bulgaria rompen relaciones.
2001 sonbaharında 11 Eylül saldırısı nedeniyle turlarını yarıda kestiler.Allí cubrió en directo para su medio los Atentados del 11 de septiembre de 2001.
"Nefes kestiler".«La respiración».
"Nefes kestiler".E respira ancora".
Onu önce kafasını kestiler.Et gli tolsero la testa.
"Nefes kestiler".دعوني اتنفس!"
Onu önce kafasını kestiler.Teve, então, sua cabeça cortada.
1940 - II. Dünya Savaşı: Birleşik Krallık ve Vichy Fransası diplomatik ilişkilerini kestiler.5 de Julho - Segunda Guerra Mundial: a França de Vichy rompe relações diplomáticas com a Grã-Bretanha.
Onu önce kafasını kestiler.Nim viel haar aan.
1940 - II. Dünya Savaşı: Birleşik Krallık ve Vichy Fransası diplomatik ilişkilerini kestiler.1940 – 2. světová válka: Spojené království rozvázalo diplomatické styky s Vichistickou Francií.
"Nefes kestiler".Respirați, vă rog!”
1914 - Sırbistan ve Bulgaristan diplomatik ilişkilerini kestiler.1914: Serbia și Bulgaria întrerup relațiile diplomatice.
Onu önce kafasını kestiler.Rögtön szét is vágták a fejét.
Birbirlerine karşı promo kestiler.Vámbéry Ármin) álltak szemben egymással.
1940 - II. Dünya Savaşı: Birleşik Krallık ve Vichy Fransası diplomatik ilişkilerini kestiler.1940 – Toinen maailmansota: Yhdistynyt kuningaskunta ja Vichyn Ranska katkaisivat diplomaattisuhteet.
"Nefes kestiler".Piti saada hengittää.
Sonunda Sayılar Teorisi'ne ilgisi azaldı ve 1809'da mektuplaşmayı kestiler.Τελικά τα ενδιαφέροντά του απομακρύνθηκαν από τη θεωρία αριθμών και το 1809 σταμάτησαν οι επιστολές.
Onu önce kafasını kestiler.Στη συνέχεια, του έκοβε το κεφάλι.
Daha sonra 30 Ağustos'ta Neva Nehri'ne ulaşarak Leningrad'ın son demiryolu bağlantısını kestiler.Den sidste jernbaneforbindelse til Leningrad blev afbrudt den 30. august, da tyskerne nåede floden Neva.
Birbirlerine karşı promo kestiler.Sistnevnte limes mot hverandre.
Sonrasında o ve yakın arkadaşı Domination, grupla ilişkilerini kestiler.Sju år etter var altså han og frøken Skjære fremdeles bare forlovet.
Onlar Karin şehrine götürüldüler ve daha sonra kafalar kestiler.Mereka dibawa ke kota Karin dan kemudian dipenggal.
Daha sonra 30 Ağustos'ta Neva Nehri'ne ulaşarak Leningrad'ın son demiryolu bağlantısını kestiler.Tuyến đường sắt cuối cùng đến Leningrad chấm dứt hoạt động đến ngày 30 tháng 8.
Onu önce kafasını kestiler.Rồi cô bị chém đầu.
1940 - II. Dünya Savaşı: Birleşik Krallık ve Vichy Fransası diplomatik ilişkilerini kestiler.1940年 - 第二次世界大戦: イギリスとフランスのヴィシー政権が国交断絶。
Sonunda Sayılar Teorisi'ne ilgisi azaldı ve 1809'da mektuplaşmayı kestiler.最終的には、ガウスの興味が数論から離れ、1809年手紙の往来は止まった。
İngiliz birlikler 1758'de Louisbourg'u ele geçirerek Fransızların St. Lawrence Irmağı bağlantısını kestiler.1758年、イギリス軍が再度ルイブール要塞を占領し、セントローレンス川の入口を封鎖した。
İmparatorun önce ellerini kestiler.天皇の手の爪を切るのは、皇后が行っていた。
"Nefes kestiler".」と息を巻いている。
Birbirlerine karşı promo kestiler.חטפו, אנסו, העבירו אחד לשני.
"Nefes kestiler".האומץ שלך עוצר נשימה".
2001 sonbaharında 11 Eylül saldırısı nedeniyle turlarını yarıda kestiler.עונת 2001 נקטעה בשל התקפות ה-11 בספטמבר.
Onu önce kafasını kestiler.След това и отрязали главата.
1914 - Sırbistan ve Bulgaristan diplomatik ilişkilerini kestiler.1990 г. – Възстановени са дипломатическите отношения между България и Ватикана.
İmparatorun önce ellerini kestiler.Той е свален от императора.
Onu önce kafasını kestiler.Na koncu pa mu mora biti odsekana glava.
İngiliz birlikler 1758'de Louisbourg'u ele geçirerek Fransızların St. Lawrence Irmağı bağlantısını kestiler.Aastal 1758 vallutasid Briti väed taas Louisbourgi, mis võimaldas neil sulgeda pääsu Saint Lawrence'i jõele.
Onu önce kafasını kestiler.Lõpuks raiuti tal pea maha.
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.A-đô-ni-Bê-xéc chạy trốn , nhưng chúng đuổi theo , bắt được người , chặt ngón_cái của tay và chơn .
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.A-đô-ni-Bê-xéc chạy trốn, nhưng chúng đuổi theo, bắt được người, chặt ngón cái của tay và chơn.
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.Adonibezec huyó, pero lo persiguieron, lo capturaron y le cortaron los pulgares de sus manos y de sus pies
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.Adoni-Bezek fuggì, ma essi lo inseguirono, lo catturarono e gli amputarono i pollici delle mani e dei piedi
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.Adonibezek pa zbeži, in zasledujoč ga primejo in mu odsekajo palce na rokah in nogah.
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.A keď utekal Adoni-bezek, honili ho a dochytiac ho poutínali mu palce na jeho rukách i na jeho nohách.
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.És megfutamodott Adonibézek, de ûzõbe vevék, és elfogván õt, elvágták kezeinek és lábainak hüvelykújjait.
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.Ia lari, tetapi mereka mengejar dan menangkap dia lalu memotong ibu jari tangan dan kakinya
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.I uciekał Adonibezek, którego oni gonili; a pojmawszy go, poucinali palce wielkie u rąk jego, i u nóg jego.
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.Když pak utíkal Adonibezek, honili ho, a chytivše jej, zutínali mu palce u rukou i noh.
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.아도니 베섹이 도망하는지라 그를 쫓아가서 잡아 그 수족의 엄지가락을 끊으매
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.men Adoni-Besek flyktet, og de forfulgte ham og grep ham og avhugg hans tommelfingrer og tommeltær.
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.Och Adoni-Besek flydde, men de förföljde honom och grepo honom och höggo av honom hans tummar och stortår.
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.А Адонивезек побягна; но те го погнаха и хванаха го, и отсякоха палците на ръцете му и на нозете му.
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.וינס אדני בזק וירדפו אחריו ויאחזו אתו ויקצצו את בהנות ידיו ורגליו׃