Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.Die Stossstange des Wagens traf meine Kehle und schlitzte sie auf.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.El parachoques golpeó mi garganta y la abrió en dos.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.Il paraurti della vettura mi colpì alla gola, aprendola in due.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.그 차 범퍼가 제 목을 쳐서, 제 목을 갈라 벌어지게 했습니다.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.Le pare-choc de la voiture a heurté ma gorge, et l'a ouverte en deux.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.Náraznik auta narazil do môjho hrdla, a otvoril ho dokorán.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.O para-choques do carro bateu na minha garganta, e cortou-a ao meio.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.Zderzak trafił mnie w gardło, i rozciął je.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.Ο προφυλακτήρας του αυτοκινήτου χτύπησε το λαιμό μου, και τον άνοιξε.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.Бампер въехал мне в горло, рассёк его.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.Бампер машини вдарив моє горло розрізавши його.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.Бронята на колата ударила гърлото ми, като го прерязала.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.פגוש המכונית פגע בגרוני, ופתח אותו.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.واصطدم مصد السيارة بحلقي قاطعًا إياه
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.ぱっくりと切れてしまいました。 胸も激しく打ちつけました。
Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.A certa altura, o meu pai desistiu de mim. Ele disse: "Tu já não és meu filho."
Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.Au bout d'un moment, mon père abandonna. Il a dit, "Tu n'es plus mon fils."
Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.A un certo punto, mio padre si arrese. Disse: "Non sei più mio figlio".
Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.Egy alkalommal az apám feladta a próbálkozást. Azt mondta: "Nem vagy a fiam többé."
Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.En un momento, mi padre se rindió conmigo. Me dijo, "Ya no eres mi hijo".
Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.Irgendwann gab mich mein Vater auf. Er sagte: "Du bist nicht mehr mein Sohn."
Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.그리고 어느 순간 포기하셨습니다. "넌 더 이상 내 아들이 아니다" 라고 하셨어요.
Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.La un moment dat, tata a renunțat. A spus : "Nu mai eşti fiul meu".
Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.Nakoniec to so mnou vzdal. Povedal, "Už nie si viac môj syn."
Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.Op een bepaald moment gaf mijn vader het op. Hij zei: "Je bent mijn zoon niet meer."
Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.Pada suatu ketika, Ayah saya menyerah. Ia berkata, "Kamu bukan anakku lagi."
Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.Rồi đến một lúc cha tôi từ bỏ kế hoạch đó. Ông nói, "Con không phải con trai của ba nữa."
Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.V jednu chvíli nade mnou otec zlomil hůl. Řekl: "Už nejsi mým synem."
Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.W końcu się poddał. Powiedział: "Już nie jesteś moim synem".
Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.Στο τέλος, ο πατέρας μου εγκατέλειψε την προσπάθεια. Είπε, "Δεν είσαι γιος μου πλέον".
Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.В един момент баща ми загуби вяра в мен. Каза ми "Вече не си ми син."
Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.В определённый момент времени отец махнул на меня рукой. Он сказал: "Ты больше не мой сын".
Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.І одніє миті у батька опустилися руки. Він сказав: "Ти мені більше не син".
Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.בשלב מסוים, אבא שלי ויתר עלי. הוא אמר, "אתה לא הבן שלי יותר".
Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.وذلك لأن والدي يأس مني من جهه وقال: "أنت لست ابني بعد الآن"
Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.「お前は もう私の息子ではない」 僕はまだ11歳か12歳で 深く傷つきました
Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.去到一個地步係父親放棄咗我 佢話:「你唔再係我嘅仔喇!」
Aynı zamanda bu doğru paralleleri kestiği için de bunu söyleyebiliriz. -동위각이니까요
Aynı zamanda bu doğru paralleleri kestiği için de bunu söyleyebiliriz. -Vi kunne se det her som en linje på tværs.
Aynı zamanda bu doğru paralleleri kestiği için de bunu söyleyebiliriz. -Защото това тук може да се разгледа като пресечна.
Aynı zamanda bu doğru paralleleri kestiği için de bunu söyleyebiliriz. -Тому, що ви можете бачити це як лінію перетину
Başına benim yüzümden başka neler geleceğini kestiremiyorumAku tak tahu apa yang akan terjadi karena perbuatanku.
Başına benim yüzümden başka neler geleceğini kestiremiyorumIch weiß nicht, was alles wegen mir passieren könnte.
Başına benim yüzümden başka neler geleceğini kestiremiyorumIk weet niet wat er misschien had kunnen gebeuren door mij.
Başına benim yüzümden başka neler geleceğini kestiremiyorumJag vet inte vad som kommer å hända på grund av mig.
Başına benim yüzümden başka neler geleceğini kestiremiyorumJe ne sais pas ce qui pourrait arriver à cause de moi.
Başına benim yüzümden başka neler geleceğini kestiremiyorumMình không biết vì mình, chuyện gì sẽ xảy ra nữa.
Başına benim yüzümden başka neler geleceğini kestiremiyorumNeviem, čo by sa kvôli mne ešte mohlo stať.
Başına benim yüzümden başka neler geleceğini kestiremiyorumNie wiem co może się zdarzyć przeze mnie.
Başına benim yüzümden başka neler geleceğini kestiremiyorumNon so cosa potrà succedere a causa mia.
Başına benim yüzümden başka neler geleceğini kestiremiyorumNu stiu ce s-ar mai putea intampla din cauza mea...
Başına benim yüzümden başka neler geleceğini kestiremiyorumΔε ξέρω τι μπορεί να συμβεί εξ'αιτίας μου.
Başına benim yüzümden başka neler geleceğini kestiremiyorumНе знам какво може да се случи заради мен.
Başına benim yüzümden başka neler geleceğini kestiremiyorumНе знаю, что еще может случиться из-за меня.
Başına benim yüzümden başka neler geleceğini kestiremiyorumאני לא יודעת מה היה יכול לקרות לי
Başına benim yüzümden başka neler geleceğini kestiremiyorumلا اعلم مالذي سيحدث ايضاً بسببي
Başına benim yüzümden başka neler geleceğini kestiremiyorum止めないで
Başının en geniş bölümü bu alan, o yüzden burayı kestiremezsin.Самая широкая часть твоей головы - здесь в этой зоне, так что здесь стричь нельзя.
Başlarına gelebilecek farklı felaketlerin olasılıklarını kestirmelerini istedik.Abbiamo chiesto loro di stimare la probabilità di sperimentare in vita loro eventi terribili.
Başlarına gelebilecek farklı felaketlerin olasılıklarını kestirmelerini istedik.Azt kértük, becsüljék meg annak a lehetőségét, hogy bizonyos rémes események bekövetkeznek az életükben.