1914 - Sırbistan ve Bulgaristan diplomatik ilişkilerini kestiler.1990 г. – Възстановени са дипломатическите отношения между България и Ватикана.
Pakistan Hindistan'la bütün diplomatik ilişkilerini kesti.България къса дипломатическите си отношения с Албания.
İmparatorun önce ellerini kestiler.Той е свален от императора.
Buna bir tepki olarak Mısır Parlamentosu 13 Haziran'da İtalya ile diplomatik ilişkileri kesti.13 юни 1940 г. Кралство Египет официално прекратява дипломатически отношения с Италия.
Bu kestirmelerin bir kısmı deneysel verilerle teyid edilmiştir.Някои от тези експерименти са записани като уроци за преподаване.
11 Temmuz 2005 - PKK'lılar Tunceli-Erzincan Karayolu’nu kesti.На 15 април 1994 г. Молдова се присъединява към „Евроазиатски съюз за въглиюз и метал“.
3 Şubat - Amerika Birleşik Devletleri, Almanya ile olan diplomatik ilişkilerini kesti.В отговор на 22 февруари САЩ скъсват дипломатически отношения с България.
Hasat bayramında bütün tanrılara kurban kestiği halde Artemis'i unutur.Принесъл благодарствена жертва на всички богове, но забравил Артемида.
Tom saçını kestirdi.Том се подстрига косата.
Yönetiminin sonlarına yaklaştığı Ocak 1961 yılında Küba ile diplomatik ilişkileri kesti.Konačno, u siječnju 1961., SAD prekidaju diplomatske odnose s Kubom.
Hepsi birlikte ABD'de yaklaşık 85.000 siyasi varlık olduğu kestirilebilir.Ukupno ima više od 85.000 političkih subjekata u Sjedinjenim Američkim Državama.
Böylece Güneş ve Ay tutulmasının ne zaman olacağını önceden kestirebiliyorlardı.Zajedno su živjeli u nebeskoj palači, pa su Sunce i Mjesec neprestano bili zajedno.
Hava kararmaktadır ve bir koyun sürüsünün devamlı melemesini ve birden melemeyi kestiklerini duyarlar.Ima nevjerojatan sluh te čuje kako raste trava i ovčje runo.
Şubatta Sovyetler onla irtibatı kesti.Sovietske ofenzívy boli v priebehu februára zastavené.
3 Şubat - Amerika Birleşik Devletleri, Almanya ile olan diplomatik ilişkilerini kesti.USA s Nemeckom okamžite prerušili diplomatické vzťahy.
Buna çok kızan Alusian Delyan'a bir baskın vermiş ve onu yakalayıp gözlerini kör ettirip burnunu kestirmişti.Alusian dal Petrovi odseknúť nos a oslepil ho.
Ancak tüketiciler bu ürünlerden kısa sürede ümidini kesti.Ku koncu sa zdá, že autori sa poponáhľali.
Vücudunu bir kancaya asarak, et parçaları kesti.Srdce potom nakrájali na kúsky a zjedli.
Ama "I. Algoritma" kullanılınca elde edilen kestirim hesabı -170.66666666666666 olarak verilir.Toto je zoznam PGC objektov od 1766001 do 1767000.
Hepsi birlikte ABD'de yaklaşık 85.000 siyasi varlık olduğu kestirilebilir.Vse našteto se združuje v približno 85 tisoč upravnih celot Združenih držav.
Ortalama pozisyonları hedef ortasının doğru bir kestirimi olabilir ama oklar teker teker hatalıdır.Njihova srednja lega je lahko točna ocena sredine tarče, posamezne puščice pa so nenatančne.
1989 - İran, Birleşik Krallık ile diplomatik ilişkilerini kesti.Septembra 1998 je Iran izrazil željo po ponovni vzpostavitvi diplomatskih stikov z Združenim kraljestvom.
Mesela bak, "Burnum böyle olsaydı, mösyö, mutlak dibinden kestirirdim!Ta gre takole: "Jaz sem Tinko Polovinko, iz velemesta Mačji dol.
Onu önce kafasını kestiler.Na koncu pa mu mora biti odsekana glava.
Bazı durumlarda, kestirme bir sürümü sadece dış sınıf ile kullanılabilir.Le pri nekaterih samicah je lahko obarvanost reducirana.
İnsan genomunda yaklaşık 30.000 civarı protein-kodlayıcı gen olduğu kestirilmiştir.Tipiškoje ląstelėje yra apie 30000 proteosomų.
1961 - Amerika Birleşik Devletleri, Küba ile ilişkilerini kesti.1961 m. JAV nutraukė ir diplomatinius santykius su Kuba.
Yönetiminin sonlarına yaklaştığı Ocak 1961 yılında Küba ile diplomatik ilişkileri kesti.1961 m. sausio mėn. JAV nutraukė su Kuba diplomatinius santykius.
Pakistan Hindistan'la bütün diplomatik ilişkilerini kesti.Lietuvai neliko nieko kita, kaip nutraukti diplomatinius santykius su Lenkija.
Sol tarafındaki oyuncuya kestirir.Toliau žodį dėlioja žaidėjas iš kairės pusės.
Kovaryans matrislerin kestirimi maddesine bakin.Įvertinkite litais gyvo Maironio kadrus.
1888 - Ağır depresyon geçiren ressam Vincent Van Gogh kulağını kesti.1888 – hingelises kriisis Vincent van Gogh lõikas maha oma kõrva.
İngiliz birlikler 1758'de Louisbourg'u ele geçirerek Fransızların St. Lawrence Irmağı bağlantısını kestiler.Aastal 1758 vallutasid Briti väed taas Louisbourgi, mis võimaldas neil sulgeda pääsu Saint Lawrence'i jõele.
Bu bir yansız kestirimdir.See on sünaptiline pilu.
Babam kurban kesti.Isa jättis perekonna maha.
2009’da 35 yıldır koruduğu atkuyruğu saçlarını kestirmeye karar verdi.Juhatas 35 aastat Haapsalu naiskoori "Heli".
Saçlarını kısa kestirdi ve siyaha boyattı.Juuksed olid hästi lühikeseks lõigatud ja habe aetud.
Onu önce kafasını kestiler.Lõpuks raiuti tal pea maha.
Pakistan Hindistan'la bütün diplomatik ilişkilerini kesti.Ecuador katkestas diplomaatilised suhted Colombiaga.
1953 - SSCB, İsrail ile diplomatik ilişkilerini kesti.1967 – NSV Liit katkestas diplomaatilised suhted Iisraeliga.
1961 - Amerika Birleşik Devletleri, Küba ile ilişkilerini kesti.1961 katkestas Albaania suhted Nõukogude Liiduga.
2008'de ABD 34 milyondan fazla sığır kesti, bir önceki yıldan biraz daha fazla.Im Jahre 2008 hat die USA mehr als 34 Millionen Rinder geschlachtet, etwas mehr als im Vorjahr.
2008'de ABD 34 milyondan fazla sığır kesti, bir önceki yıldan biraz daha fazla.ב- 2008, בארה"ב נשחטו יותר מ- 34 מיליון ראשי בקר, מעט יותר מבשנה שלפניה.
Ace gördü mü, onlara göre bu bir kestirme yol.Când văd Tide, se activează o scurtătură.
Ace gördü mü, onlara göre bu bir kestirme yol.Cuando ven Tide, asocian.
Ace gördü mü, onlara göre bu bir kestirme yol.Ha meglátják a Tide-ot, ott van egy összeköttetés.
Ace gördü mü, onlara göre bu bir kestirme yol.Když uvidí Tide, je to jako zkrat.
Ace gördü mü, onlara göre bu bir kestirme yol.Ketika mereka melihat Tide, mereka melihat jalan pintas
Ace gördü mü, onlara göre bu bir kestirme yol.Khi họ phát hiện Tide, đó là con đường tắt.
Ace gördü mü, onlara göre bu bir kestirme yol.Kiedy widzą Tide, robią skrót myślowy.
Ace gördü mü, onlara göre bu bir kestirme yol.그들이 타이드를 발견했을 때, 그 곳에 지름길이 있는 거죠.
Ace gördü mü, onlara göre bu bir kestirme yol.Lorsqu'ils identifient du Tide, il font un raccourci.
Ace gördü mü, onlara göre bu bir kestirme yol.Når de får øje på Tide vaskemiddel, er der en genvej.
Ace gördü mü, onlara göre bu bir kestirme yol.Quando encontram Tide, existe um atalho.
Ace gördü mü, onlara göre bu bir kestirme yol.Quando vedono il Tide, lo associano ad una scorciatoia.
Ace gördü mü, onlara göre bu bir kestirme yol.Wenn sie Tide sehen, assoziieren sie etwas damit.
Ace gördü mü, onlara göre bu bir kestirme yol.Όταν βλέπουν το Tide, είναι μία συντόμευση.
Ace gördü mü, onlara göre bu bir kestirme yol.Коли вони вибирають Тайд, це найпрогнозованіша реакція.
Ace gördü mü, onlara göre bu bir kestirme yol.Они видят на прилавке Tide, и происходит реакция.
Ace gördü mü, onlara göre bu bir kestirme yol.כשהם מבחינים ב"טייד", יש דרך קיצור.