1940 - II. Dünya Savaşı: Birleşik Krallık ve Vichy Fransası diplomatik ilişkilerini kestiler.1940年 - 第二次世界大戦: イギリスとフランスのヴィシー政権が国交断絶。
Sonunda Sayılar Teorisi'ne ilgisi azaldı ve 1809'da mektuplaşmayı kestiler.最終的には、ガウスの興味が数論から離れ、1809年手紙の往来は止まった。
İngiliz birlikler 1758'de Louisbourg'u ele geçirerek Fransızların St. Lawrence Irmağı bağlantısını kestiler.1758年、イギリス軍が再度ルイブール要塞を占領し、セントローレンス川の入口を封鎖した。
İmparatorun önce ellerini kestiler.天皇の手の爪を切るのは、皇后が行っていた。
23 Aralık: Van Gogh, Gauguin ile tartıştıktan sonra sol kulağını kesti.同年12月23日、ファン・ゴッホが自らの左耳を切り落とす事件が発生した。
Bir nokta kestirim ilgi duyulan anakütle parametrenin tahmin değeri olarak verilmiş tek bir sayı değeridir.基本的な問題のひとつとして、与えられた方程式の解を計算する問題がある。
Buradan İnhisar'dan Yenipazar'a giden en kestirme köy yolu geçer.佐世保・柚木方面から伊万里へ行く最短ルート。
Tıraş olurken kestiğini iddia etse de inandırıcı bulunmadı.入部時に毛剃りに関してイカマサとぶつかるが信念を曲げなかった。
Önder; "Ağaçları kestirmeyeceğiz.市川が「私たちスルーできないっ!
Mesela bak, "Burnum böyle olsaydı, mösyö, mutlak dibinden kestirirdim!スーパーモード時の決め台詞は、「君の勇気がこの胸に、熱く響いてイイ感じ!
"Nefes kestiler".」と息を巻いている。
Kovaryans matrislerin kestirimi maddesine bakin.マラーのラチェットの定量化を試みる。
Ortalama pozisyonları hedef ortasının doğru bir kestirimi olabilir ama oklar teker teker hatalıdır.平均すれば中心に近いかもしれないが、個々の矢は正確とは言えない。
Kestirilen şıra dinlendirme kaplarında en az 45-55 saat bekletilir.砲身の分解輸送は、少なくとも45分の準備時間を意味した。
Kestim.[9] [10] [11]Kestim.[2] [3] [4]
Allah, “Bu kestiğiniz kurbanlar Allah’a ulaşmaz.轨曰:“法者天下之事,不可以旧君故,亏之也。
Yollar nereden başlar, nerede biter, kestirilemez idi.詰旦,總管翟也先不花亦以眾降於文輝。
1989 - İran, Birleşik Krallık ile diplomatik ilişkilerini kesti.1989年:英国与伊朗外交关系破裂。
Van Gogh Sakalsız Otoportre tablosunu sakalını kestikten sonra yapmıştır.梵高在刮胡子之后画了Self-Portrait without beard。
Bunun üzerine, onu kılıçla öldürüp kafasını kesti.他抓过剑柄,挥舞起来割下了她的头杀死了她。
Bu olaylardaki kestirilemezlik, kararsız dinamik sistemler ve de kaos teori ile açıklanabilir.这些现象中的不可预测性可由动力系统和混沌理论证明。
Maçtan sonra ise saçlarını kesti.事件結束後她把頭髮理短。
1961 - Amerika Birleşik Devletleri, Küba ile ilişkilerini kesti.在1961年1月,美國正式與古巴断交。
Örneğin; o dönemde şarap içmezler ve saçlarını kestirmezlerdi.齐王怪之,因不敢饮,详醉去。
Çok meraklı ve ne yapacağı hiçbir zaman kestirilemiyor.他是那么乐观我从来没有听到他抱怨过什么。
Bazı durumlarda, kestirme bir sürümü sadece dış sınıf ile kullanılabilir.在一些情况下,可以使用短格式,仅用一个“class”。
Ancak kestirme bir yolla gitmeye başlarken başlarına neler geleceğinden habersiz yola düşerler.故而他们应当放弃“必要”的判断,而一旦他们承认事非必要,也就失去了正当化自己所作所为的托辞。
Şubatta Sovyetler onla irtibatı kesti.二月,元军退到安劫。
23 Aralık: Van Gogh, Gauguin ile tartıştıktan sonra sol kulağını kesti.這最終導致梵高在12月23日割掉了自己的左耳。
Şubatta Sovyetler onla irtibatı kesti.6월에 미국은 연락사무소로 격상했다.
O güzelim sakalımı kestiniz, diye söylenmiş.수염이 아름다웠다고 한다.
Utanın, taş mı kesti yüreğiniz?언니가 불행에 빠지자 가슴이 찢어진다.
Orada gördüğü, kelimenin tam manasıyla nefesini kesti.당시 태후는 그녀의 얼굴을 보고 성질이 거세겠다며 난귀인(蘭貴人)으로 책봉했다.
Bunun üzerine, onu kılıçla öldürüp kafasını kesti.מיד נטל החרב וחתך את ראשו.
1 Ocak - Rusya, fiyat uyuşmazlığı nedeniyle Ukrayna'nın doğal gazını kesti.1 בינואר - רוסיה מנתקת את הזרמת הגז הטבעי לאוקראינה בשל סכסוך מחירים.
Yedi küçük zenci odun kırdı, biri kendisini kesti, kaldı altı.שבעה כושים קטנים ביקעו עץ למדורה, אחד קיצץ עצמו לחצאים ונשארו שישה.
Kestirmeden, Greklerin kentlerine döndüğünü yazmıştır.לאחר המלחמה הוחזרה העיר ליוונים.
Maçtan sonra ise saçlarını kesti.במשחק זה הוא כבש את שערו הראשון.
Birbirlerine karşı promo kestiler.חטפו, אנסו, העבירו אחד לשני.
3 Şubat - Amerika Birleşik Devletleri, Almanya ile olan diplomatik ilişkilerini kesti.ב-3 בפברואר ניתק וילסון את היחסים הדיפלומטיים של ארצו עם גרמניה.
"Nefes kestiler".האומץ שלך עוצר נשימה".
Yollarda bazı kestirmeler mevcuttur.בצדי הכביש נמצאות גרוטאות של משוריינים.
O da işe koyuldu ve deveyi kesti."אך אתה הבטחת והפרת זאת."
Bu yöntemin amacı anakütle parametresinin kestirmidir.זהו העיקרון שעומד מאחורי מאיץ חלקיקים.
Spartalılar ise kestirmeden, bir kuyuya atarak öldürdüler.המנטינאים סרבו, והספרטנים הטילו עליהם מצור.
Başına ne geleceğini kestiremiyor.לא יודעים מה עלה בגורלה.
Ayrıca zaten bir kestirim için yansız olmak karakteri her zaman çok istenir bir özellik değildir.בנוסף, מציינים תמיד כאשר הקסם אינו מתאים לניסיון ביתי.
Sukarno 1963'te ABD'yle ilişkilerini kesti.מיקמי היגר לארצות הברית בשנת 1963.
2001 sonbaharında 11 Eylül saldırısı nedeniyle turlarını yarıda kestiler.עונת 2001 נקטעה בשל התקפות ה-11 בספטמבר.
Onun önerilerine uyularak Orhan Bey adına akçe kestirilmiştir.עם סיום המינוי ניתנה לו חברות במסדר אורנג' נסאו.
7 Ocak - Rusya, Ukrayna üzerinden Avrupa'ya giden doğal gazı tamamen kesti.7 януари – Русия спира газовите доставки към Европа през Украйна.
1953 - SSCB, İsrail ile diplomatik ilişkilerini kesti.1953 г. – Съветският съюз къса дипломатически отношения с Израел.
25 Nisan'da Ziggler, Nakamura'nın ring içinde Renee Young ile olan röportajını kesti.На 25 април, в епизода Разбиване, Зиглър прекъсва Накамура по време на интервюто му на ринга с Рене Йънг.
Sovyetler Birliği, Berlin ile Batı Almanya arasındaki ulaşımı kesti.Съветският съюз блокира движението по земя между Западен Берлин и Запада.
1961 - Amerika Birleşik Devletleri, Küba ile ilişkilerini kesti.1961 г. – САЩ скъсва дипломатическите отношения с Куба.
1964 - Tayvan, Fransa ile diplomatik ilişkilerini kesti.1964 г. – Република Китай (т.е. Тайван) къса дипломатически отношения с Франция.
1989 - İran, Birleşik Krallık ile diplomatik ilişkilerini kesti.7 март – Иран скъсва дипломатическите си отношения с Обединеното кралство.
Sonraki hafta Ziggler, Nakamura'yı maça çağırmadan önce başarılarını anlattığı bir promo kesti.На следващата седмица, Зиглър излиза на ринга, за да говори за своите постижения преди да предизвика Накамура.
Eğitimsel ölçmelerin amacı ölçülmesi amaçlanan öğrenme yapılarının görgül kestirimlerini sağlamaktır.Процесът на измерване на степента на постигане на очакваните учебни резултати.
Onu önce kafasını kestiler.След това и отрязали главата.