Ana içeriğe geç
Sözlük

kesti ile cümle

kesti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bebek ağlamayı kesti.Lapsi lopetti itkemisen.
Kuaför konuğun saçını kesti.Kampaaja leikkasi asiakkaan hiukset.
Tom bizim ön bahçemizdeki ağacı balta ile kesti.Tom hakkasi kirveellä sen puun, joka oli talomme edessä sijaitsevassa puutarhassa.
Berber, onun saçını kesti.Parturi leikkasi hänen hiukset.
Sonunda Sayılar Teorisi'ne ilgisi azaldı ve 1809'da mektuplaşmayı kestiler.Τελικά τα ενδιαφέροντά του απομακρύνθηκαν από τη θεωρία αριθμών και το 1809 σταμάτησαν οι επιστολές.
Bu iki tümen başarılı bir şekilde Sovyet ileri uçlarının ikmal yollarını kesti.Αυτές οι δύο μεραρχίες απέκοψαν επιτυχώς τις γραμμές ανεφοδιασμού της σοβιετικής εμπροσθοφυλακής.
Pakistan Hindistan'la bütün diplomatik ilişkilerini kesti.Η χώρα έχει ενισχύσει τους διπλωματικούς δεσμούς της με την Κύπρο.
Onu önce kafasını kestiler.Στη συνέχεια, του έκοβε το κεφάλι.
Sonra ben İngiltere'ye geri döndüm ve biz bağlantıyı kestik.Το 790 επέστρεψε στην Αγγλία με την οποία ποτέ δεν είχε διακόψει τις επαφές.
Midas artık bıkkınlıkla kulaklarını kestirmeye karar vermiş ve kulaklarını kestirmiş.Ο βασιλιάς Μίδας ντρεπόταν πολύ για τα αυτιά του και προσπάθησε να τα κρύψει με ένα σκούφο.
Annem pastayı kesti.Η μητέρα μου έκοψε την τούρτα.
1989 - İran, Birleşik Krallık ile diplomatik ilişkilerini kesti.1990 - England genoptager diplomatiske forbindelser med Iran.
Daha sonra 30 Ağustos'ta Neva Nehri'ne ulaşarak Leningrad'ın son demiryolu bağlantısını kestiler.Den sidste jernbaneforbindelse til Leningrad blev afbrudt den 30. august, da tyskerne nåede floden Neva.
1961 - Amerika Birleşik Devletleri, Küba ile ilişkilerini kesti.1961 - USA bryder de diplomatiske bånd til Cuba.
Boş zamanlarında hep kestirir, bulutları izler veya düşünce oyuyunu olan Shogi ya da Go oynar.I hans fritid tager han sig en lur, ser på skyer eller spiller et strategispil, Shogi eller go.
Bu iki tümen başarılı bir şekilde Sovyet ileri uçlarının ikmal yollarını kesti.Disse to divisioner havde held ti at afskære det sovjetiske spydspidsers forsyningslinjer.
Pakistan Hindistan'la bütün diplomatik ilişkilerini kesti.Som en følge af dette, brød Spanien sine diplomatiske forbindelser med Guatemala.
3 Şubat - Amerika Birleşik Devletleri, Almanya ile olan diplomatik ilişkilerini kesti.1917 - USA afbryder de diplomatiske forbindelser med Tyskland.
ShoMiz, programda Bret Hart'ın konuşmasını kesti.Bad News Brown eliminerede Bret Hart til sidst.
Ancak tüketiciler bu ürünlerden kısa sürede ümidini kesti.Disse produkter førte snart til problemer.
Tüm bunlara Reyno hastalığı iki bacağını da kestirmek zorunda kaldı.To uger efter ulykken måtte de amputere begge hans ben.
Metal para bastırmak karşılığında kullanılan "sikke kestirmek" deyimi buradan gelmektedir.Ordet 'effektivt' betyder her op til polynomialtidsreduktioner.
Kendimi kestim.Jeg skar mig selv.
1964 - Tayvan, Fransa ile diplomatik ilişkilerini kesti.1964 – Taiwan bryter alle diplomatiske bånd med Frankrike.
O da işe koyuldu ve deveyi kesti."Vi tok i den, og den falt av hengslene.»
3 Şubat - Amerika Birleşik Devletleri, Almanya ile olan diplomatik ilişkilerini kesti.10. februar – Storbritannia bryter de diplomatiske forbindelsene med Romania.
1917 - I. Dünya Savaşı: ABD, Almanya ile diplomatik ilişkilerini kesti.1917 – Første verdenskrig: USA bryter alle diplomatiske forbindelser med Tyskland.
Boş zamanlarında hep kestirir, bulutları izler veya düşünce oyuyunu olan Shogi ya da Go oynar.I fritiden sin pleier han enten å sove, ligge å se på skyene eller spille et tenkespill som Shogi og Go.
1953 - SSCB, İsrail ile diplomatik ilişkilerini kesti.1953 – Sovjetunionen bryter alle diplomatiske bånd til Israel.
Bunun üzerine, onu kılıçla öldürüp kafasını kesti.Han trakk da sverdet og kappet hodet hennes av.
Birbirlerine karşı promo kestiler.Sistnevnte limes mot hverandre.
Sonrasında o ve yakın arkadaşı Domination, grupla ilişkilerini kestiler.Sju år etter var altså han og frøken Skjære fremdeles bare forlovet.
Tüm bunlara Reyno hastalığı iki bacağını da kestirmek zorunda kaldı.Han måtte amputere begge beina etter denne ulykken.
Bu yüzden konseri yarıda kesti.Sjefen avbryter derfor oppvisningen halvveis!
Arktik Okyanusu'ne ulaşmayı hedeflediğinde dev buz kitleleri yolunu kesti ve Hawaii'ye geri döndü.Etter å ha blitt stoppet av isen i nord, vendte ekspedisjonen tilbake til Hawaii for å overvintre.
Yollarda bazı kestirmeler mevcuttur.Det finnes levninger etter veien.
Önce parametre kestirim yöntemi değiştirilir.Alternativt kan oppstartsparameteren endres.
Tuttuğu suikastçı, Illus'u öldürmeyi başaramadı, ancak girişimde kulağını kesti.Pembunuh yang dia pekerjakan gagal membunuh Illus, tetapi memotong telinganya dalam upaya itu.
Onlar Karin şehrine götürüldüler ve daha sonra kafalar kestiler.Mereka dibawa ke kota Karin dan kemudian dipenggal.
Altı Arap ülkesi ABD ile diplomatik bağlarını kesti ve Lübnan elçisini geri çağırdı.6 negara Arab memutuskan hubungan diplomatik dengan Amerika Serikat dan Lebanon menarik kedutaan besarnya.
1953 - SSCB, İsrail ile diplomatik ilişkilerini kesti.1953 - Uni Soviet memutuskan hubungan diplomatik dengan Israel.
Allah, “Bu kestiğiniz kurbanlar Allah’a ulaşmaz.Ayah pun segera menjawab, ‘Ini tidak mungkin terjadi kecuali juka kamu sendiri yang bikin Allah murka.
1964 - Tayvan, Fransa ile diplomatik ilişkilerini kesti.1964 - Republik Tiongkok (Taiwan) memutuskan hubungan diplomatik dengan Prancis.
CNN, Jon Bon Jovi'nin saçlarını kestirmesini haberlere taşıdı.Media memfokuskan perhatian pada rambut Jon Bon Jovi.
1 Ocak - Rusya, fiyat uyuşmazlığı nedeniyle Ukrayna'nın doğal gazını kesti.1 Januari Rusia menghentikan suplai gas alam ke Ukraina karena perbedaan pendapat mengenai masalah harga.
Utanın, taş mı kesti yüreğiniz?Dari mulutnya, nanah lukamu pecah.
Öğle vakti filler ağaçlar altında dinlenir ve ayakta kestirebilirler.Pada pertengahan hari, gajah beristirahat di bawah pohon dan mungkin tertidur saat berdiri.
Sığınakta 22 Nisan öğleden sonraki toplantıda Hitler, General Steiner'in taarruzundan umudu kesti.Pada konferensi militer tanggal 22 April, Hitler mempertanyakan serangan Steiner.
Mesela bak, "Burnum böyle olsaydı, mösyö, mutlak dibinden kestirirdim!Pada adegan tersebut Gepeng berucap "Untung, ada saya!", sambil membusungkan dada.
Hepsi birlikte ABD'de yaklaşık 85.000 siyasi varlık olduğu kestirilebilir.Tóm lại, có khoảng chừng 85.000 thực thể chính trị hiện có tại Hoa Kỳ.
Heel turn gerçekleştiren Undertaker, o uzun saçlarını kesti ve "Big Evil" olarak anılmaya başlandı.Tại Survivor series 2001, ông đã cắt mái tóc dài nổi tiếng của mình và tự gọi mình là Big Evil.
Daha sonra 30 Ağustos'ta Neva Nehri'ne ulaşarak Leningrad'ın son demiryolu bağlantısını kestiler.Tuyến đường sắt cuối cùng đến Leningrad chấm dứt hoạt động đến ngày 30 tháng 8.
Şubatta Sovyetler onla irtibatı kesti.Tháng 6, bọn Khai Phương bị xử lăng trì.
Bu şırayı kestirmek içindir.Điều này cho phép giảm tranh đoạt.
Onu önce kafasını kestiler.Rồi cô bị chém đầu.
Örneğin; o dönemde şarap içmezler ve saçlarını kestirmezlerdi.かれらは、それで後の障を残さず、泥酔することもない。
7 Ocak - Rusya, Ukrayna üzerinden Avrupa'ya giden doğal gazı tamamen kesti.1月7日 - ロシア、ウクライナ経由の欧州向け天然ガス供給停止。
1961 - Amerika Birleşik Devletleri, Küba ile ilişkilerini kesti.1961年 - アメリカ合衆国がキューバと国交断絶。
6 Ocak 1945'te Türkiye, Japonya ile ilişkisini kesti.1945年1月6日、日本とトルコの国交が断絶。
Sovyetler Birliği, Berlin ile Batı Almanya arasındaki ulaşımı kesti.ソ連は西ベルリンとの交通を遮断。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod