Ana içeriğe geç
Sözlük

kesti ile cümle

kesti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Metal para bastırmak karşılığında kullanılan "sikke kestirmek" deyimi buradan gelmektedir.Het is onbekend waar de benaming "gerstebroden" voor de penningen op het wapen vandaan komt.
Kestirmeler algoritmaların karşıtıdır.Dit in tegenstelling tot benaderingsalgoritmen.
Başına ne geleceğini kestiremiyor.Hij kon niet aanzien wat er ging gebeuren.
Ama bunu da Charlotte kesti.Hetzelfde geldt voor Charlotte.
Bir gün geçirdiği sinir krizinin ardından saçını kesti.Sindsdien gaat hij door het leven met kort haar.
Onu önce kafasını kestiler.Nim viel haar aan.
Onun bir ağacı kestiğini gördüm.Ik zag hem een boom kappen.
Tom bir şey söylemeye başladı ama Mary onun sözünü kesti.Tom begon iets te zeggen, maar Mary onderbrak hem.
Saçlarımdan bir parça kesti.Hij heeft een stuk van mijn haar afgeknipt.
Yaş pastayı ikiye kestik.We sneden de taart in tweeën.
O güzelim sakalımı kestiniz, diye söylenmiş.Miał podobno wspaniałą brodę.
Bu sırada, ekibin diğer üyeleri dışarıda sokağın telefon kablosunu kesti.Później ten system łączności wyparły kablowe linie telefoniczne.
Armin Brandes'in penisini kesti ve Brandes ölmeden önce bunu beraber yemeyi denediler.Meiwes obciął penisa Brandesa i obaj go zjedli zanim Brandes został zabity.
1917 - I. Dünya Savaşı: ABD, Almanya ile diplomatik ilişkilerini kesti.1917 – I wojna światowa: USA zerwały stosunki dyplomatyczne z Niemcami.
1961 - Amerika Birleşik Devletleri, Küba ile ilişkilerini kesti.1961: USA zerwały stosunki dyplomatyczne z Kubą.
Kestik Neden Tarkovski Olamıyorum?Dlaczego trwa oblężenie?
Kararını açıklamak üzereyken Undertaker dönüş yaptı ve Triple H'in sözünü kesti.Tuż przed podjęciem decyzji, Triple H’owi przerwał powracający Undertaker.
Çok meraklı ve ne yapacağı hiçbir zaman kestirilemiyor.Ponieważ jest stary, często zapomina to, co ma zrobić.
Bunun üzerine, onu kılıçla öldürüp kafasını kesti.Kiedy próbował się uwolnić, odcięła mu głowę mieczem.
Buna rağmen, eğer Ki bağımsız olarak ölçülebilirse, Ki' değerini kinetik olarak kestirmek mümkün olabilir.W praktyce na jego wartość można wpłynąć dobierając wystarczająco wytrzymałą izolację.
1888 - Ağır depresyon geçiren ressam Vincent Van Gogh kulağını kesti.1888 – Vincent van Gogh odciął sobie brzytwą kawałek lewego ucha.
23 Aralık: Van Gogh, Gauguin ile tartıştıktan sonra sol kulağını kesti.23 grudnia – Vincent van Gogh odciął sobie brzytwą kawałek lewego ucha.
Pakistan Hindistan'la bütün diplomatik ilişkilerini kesti.W wyniku represji Unia Europejska zerwała stosunki dyplomatyczne z Kubą.
1 Ocak - Rusya, fiyat uyuşmazlığı nedeniyle Ukrayna'nın doğal gazını kesti.1 stycznia 2009 Gazprom, rosyjski gigant gazowy odciął Ukrainie dostawy gazu.
Yollarda bazı kestirmeler mevcuttur.Na zboczach liczne skałki.
Thyestes’in oğullarını gizlice kestirdi.Teatrowi oddałam swoich synów.
3 Şubat - Amerika Birleşik Devletleri, Almanya ile olan diplomatik ilişkilerini kesti.3 februari - USA bryter de diplomatiska förbindelserna med Tyskland.
V for Vendetta'nın film uyarlamasında yer aldı ve film için saçlarını kestirdi.Hon spelade i V för Vendetta och rakade av håret i filmen.
Yönetmenin ilk filmi kestiği versiyonu 4 saat uzunluğundaydı.Den första versionen av filmen var tre timmar lång.
Yollarda bazı kestirmeler mevcuttur.Rälsen finns bevarad på några sträckor.
Utanın, taş mı kesti yüreğiniz?För andra betydelser, se Quebrada de Piedra.
Sonra ben İngiltere'ye geri döndüm ve biz bağlantıyı kestik.Han återvände därefter till England och övergick till forskningsverksamhet.
Örneğin; o dönemde şarap içmezler ve saçlarını kestirmezlerdi.På själva den nionde dagen fastar man genom att varken äta eller dricka.
Genellikle medyan bir yanlı kestirimcidir.Man brukar säga att mäklaren är en opartisk mellanman.
Orada gördüğü, kelimenin tam manasıyla nefesini kesti.Ja, han såg honom ännu en gång vid lotusträdet den yttersta gränsen."
Arktik Okyanusu'ne ulaşmayı hedeflediğinde dev buz kitleleri yolunu kesti ve Hawaii'ye geri döndü.Efter att ha stoppats av isen i norr återvände expeditionen till Hawaii för att övervintra.
Pakistan Hindistan'la bütün diplomatik ilişkilerini kesti.Efter utvisningen av indierna avbröt Indien alla diplomatiska förbindelser med Uganda.
Bu kestirim yani σ ^ n 2 {\displaystyle {\hat {\sigma }}{}_{n}^{2}} bir yanlı kestirimdir.Det går att visa att paret ( R ¯ , ≤ ) {\displaystyle ({\overline {\mathbb {R} }},\leq )} är en ordnad mängd.
Eğitimsel ölçmelerin amacı ölçülmesi amaçlanan öğrenme yapılarının görgül kestirimlerini sağlamaktır.Utbildningens innehåll är i hög grad bestämt av synen på utbildningens mål.
Bazı durumlarda, kestirme bir sürümü sadece dış sınıf ile kullanılabilir.У деяких випадках, може застосовуватись скорочений варіант, з лише тільки зовнішнім класом.
Ayrıca, hipokampus, bilinen mekanlarda kestirme yolların bulunması konusunda da role sahiptir.Також є докази, що гіпокамп грає роль у пошуку найкоротших шляхів між вже добре відомими місцями.
3 Şubat - Amerika Birleşik Devletleri, Almanya ile olan diplomatik ilişkilerini kesti.Внаслідок цього 3 лютого США розірвали дипломатичні відносини з Німеччиною.
1917 - I. Dünya Savaşı: ABD, Almanya ile diplomatik ilişkilerini kesti.3 лютого — Перша світова війна: США розірвали дипломатичні стосунки з Німеччиною.
Yönetmenin ilk filmi kestiği versiyonu 4 saat uzunluğundaydı.Початкова версія фільму тривала близько 4 годин.
1961 - Amerika Birleşik Devletleri, Küba ile ilişkilerini kesti.2 січня 1961 року США розірвали дипломатичні відносини з Кубою.
Çekirdekleşme ya da düzenli kristaller büyütme için iyi koşulları kestirmek son derece zordur.Надзвичайно важко передбачити умови, оптимальні для росту ідеально впорядкованих кристалів.
MasterCard ve Visa da Wikileaks'e para akışının önünü kesti.Платіжні системи VISA та MasterCard кооперували з правоохоронними органами у розслідуванні злочинів Fin7.
Pakistan Hindistan'la bütün diplomatik ilişkilerini kesti.Венесуела розірвала дипломатичні відносини з Колумбією.
7 Ocak - Rusya, Ukrayna üzerinden Avrupa'ya giden doğal gazı tamamen kesti.7 січня Росія повністю припинила його транзит через територію України.
O güzelim sakalımı kestiniz, diye söylenmiş.Вони трохи нагадують стрижену бороду.
Parabolün, ekseni kestiği noktaya (A noktasına) köşe adı verilir.Назва Б'юкен – англоїзована гельска назва Бухан.
Yazıtın birçok yeri silindiği için metinlerin içeriği tam olarak kestirilememektedir.Щоб зафарбувати її повністю, необхідна нескінченна кількість фарби.
Ancak ikisi de bu ilişkinin nereye varacağını kestiremezler.Вони обидві й не уявляють, що станеться, коли вони нарешті зустрінуться.
Sonra ben İngiltere'ye geri döndüm ve biz bağlantıyı kestik.Згодом він повернувся до Англії, де встав на ремонт.
Bu bir yansız kestirimdir.Це як підтяжка обличчя.
Bu işleme kestirme adı verilir.Це явище називається запізнюванням.
Ben az önce parmağımı kestim.Я щойно порізав собі палець.
Onları nerede kestin?Де ти їх пилив?
Tom ağlamayı kesti ve gülümsedi.Том припинив плакати і почав посміхатися.
1940 - II. Dünya Savaşı: Birleşik Krallık ve Vichy Fransası diplomatik ilişkilerini kestiler.1940 – 2. světová válka: Spojené království rozvázalo diplomatické styky s Vichistickou Francií.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod