Zor kısmın vokalleri kesmeyi unutmamak olacağını o anda anlamıştım.연마를 할 때 조각된 교합면의 형태가 없어지지 않도록 주의한다.
16 Ekim 1793 sabahı, bir gardiyan saçlarını kesmek ve ellerini arkadan bağlamak için geldi.1627년 3월 3일 정묘호란 때 후금군과 함께 내려와 의주를 공략하면서 같이 내려왔다.
Saç kesme - saç kısaltılması.Cut my hair - גזור את שיערי.
Evrak imha makinesi, bir kağıdı şeritlere veya ince parçacıklara kesmek için kullanılan bir makinedir.מטחנת פטיש היא מכונה שמטרתה לגרוס או לכתוש חומר לחתיכות קטנות.
Oyunun amacı gelen meyveleri parmakla kesmektir.היום אני קוצר את הפירות עם תמר.
Kişi hiçbir zaman Tanrı'dan umudunu kesmemelidir.הוא אינו דורש מהאדם להיענות לרצון אלוהים.
Suudi Arabistan suçluların başını kesmeye devam eden tek ülkedir.ירדן היא המדינה הערבית היחידה אשר העניקה אזרחות לפליטים הפלסטיניים.
Yapımcılar onu artık ekonomik desteklerini kesmekle tehdit etmektedir.ובכדי לעודד את האחרונים לשנות את גישתם, הוא מוכן לצמצם את הסיוע הכספי שארצות הברית נותנת להם כיום.
Mevcut bina, kesme taştan inşa edilmiştir.הגשר הנוכחי בנוי מאבנים.
Minaresi kesme taştan, tek şerefelidir.מינרל יוצר סלע הוא מינרל השותף בבנייתם של סלעים.
Daha zengin olanların gücü domuz veya keçi kesmeye de yeterdi.בין בעלי החיים הסוס הוא הפגיע ביותר לרעלי הטקסוס, הבקר והחזירים הם קצת פחות.
Ya vergileri artırması ya da harcamaları kesmesi gerekti.הרצון היה להוריד מיסים והוצאות.
Kurbağa dişleri avı kesmeye uygun olmadığı için, av kurbağanın ağzına sığacak büyüklükte olmalıdır.שיני הצפרדע אינן מותאמות לחיתוך בשר, ולכן על הטרף להיות קטן דיו ומתאים לפיה של הצפרדע.
Kesme hatasına yuvarlama hatası, kırpma hatası, yuvarlatma hatası da denildiğini hatırlatmak gerekir.עוולות אלו נקראות עוולות המסגרת, או עוולות הסל, וניתן למנות בהן את עוולת הפרת חובה חקוקה ועוולת הרשלנות.
Kesme taştan yapılmış bir yapıdır.הטחנה היא מבנה גבוה בנוי מאבן.
Genç Hepburn, erkeklerinki gibi saçlarını kısacık kesmekten hoşlanan ve kendine Jimmy diyen erkeksi bir kızdı.בשחרותה הפבורן נהגה לקרוא לעצמה "ג'ימי" ולקצוץ את שיערה בתספורת של בנים.
Lawrence'a göre bu testereler zincirleri kesmek için değil kendi ayaklarını kesmek için gönderilmiştir.Лорънс разбира, че не трябва да прережат веригите, а краката си.
Genç Hepburn, erkeklerinki gibi saçlarını kısacık kesmekten hoşlanan ve kendine Jimmy diyen erkeksi bir kızdı.Младата Катрин е мъжкарана и носи косата си късо подстригана и нарича себе си Джими.
Yapımcılar onu artık ekonomik desteklerini kesmekle tehdit etmektedir.Съединените щати заплашват да спрат помощите си за страната, ако корупцията не бъде намалена.
En sonunda da Halid, Hürmüz'ün kafasını kesmek suretiyle hayatına son vermiştir.Най-накрая отрязал главата на Ганеша с тризъбеца си.
Bunun aksine eril ve diğer isimler, yalnızca ses uyumuna ve ses kesmelerine (İng. voice breaks) dayanmaktadır.Горният глас и басовият изговарят само отделни срички и възклицания.
Kesme karanfillerin sürgünlerinde % 90’ın üzerinde zarara neden olur.Нараняванията били ежедневни, нокаутите около 90%.
Buna göre evlerin duvarlarındaki köşeli kesme taşlar oldukça pürüzsüz hepsi aynı boyutlardaydı.Днес още си личи къде са били каменните зидове на къщите, те са били сравнително ниски.
Kanyonu İpek Bistriça Nehri kesmektedir.През каньона протича река Печка Бистрица.
Biçim kurgusu ise, benzer şekilli iki nesne arasında yapılan kesmedir.Реално изглежда като бавно тремоло между два различни тона.
Bu fonksiyonlar iş kesmenin ortaya çıkma sebebine göre değişirler.Текущата безработица се дължи най-вече на смяна на работата.
Giyotin, idam mahkûmunun başını kesmek amacıyla geliştirilmiş bir çeşit idam aracı.Giljotina je mehanička sprava na kojoj su se izvršavala pogubljenja odsijecanjem glave osuđenika.
Yine de, Bieber babası Jeremy Bieber'la iletişimini kesmedi.Justin je pak ostao u kontaktu s ocem Jeremyjem Bieberom.
Bu yüzden biraz hızımızı kesmemiz gerektiğini tartıştığımızı hatırlıyorum.Zato sam ubrzo takve rasprave počinjao tvrdnjom kako sam ja ustaša.
Kesme dişlerinin kökü yoktur ve ömürleri boyunca büyümeye devam eder.Zubi su im prevučeni caklinom, nemaju korijen i rastu im cijelog života.
Yangın, hızını kesmeyen rüzgâr nedeniyle hâlâ yayılıyordu.Zbog jakog vjetra, vatra se brzo proširila.
Yerel kesme hatasıStatut Grada Zaprešića
Bundan dolayı kesinlikle ağaç kesmek ve yakmak yasaktır.Táborenie a zakladanie ohňa je zakázané.
Akşam tırnak kesmek iyi sayılmaz.Je to ideálne na vysávanie v noci.
Kesme dişlerinin kökü yoktur ve ömürleri boyunca büyümeye devam eder.Zuby stále dorastajú a sú nemajú korienky.
Kesme taştandır.Vysekaný kameň.
Kesme taşlardan yapılmıştır.Narejeni so iz kamnov.
Yine de, Bieber babası Jeremy Bieber'la iletişimini kesmedi.Justin ohranja stike s svojim očetom, Jeremyjem Bieberjem.
Bazı çeşitleri de beton kesmek için tasarlanmıştır.Nekateri so že nadomeščeni z betonskimi.
Zor kısmın vokalleri kesmeyi unutmamak olacağını o anda anlamıştım.Prav tako ni bilo opaženo, da bi osa lahko ujela pajka med kotaljenjem.
Buggy'e kesme ve yarma saldırıları işlemez.No pa začnimo na novo – ne kupujte Uggs!
İki alan çizgisi birbirini kesmez.Dva pristopna razpona nista viseča.
Üst çenelerinde altı adet kesme dişi olur (Vombatgiller hariç).Viršutiniame žandikaulyje yra 6 kapliai (išskyrus vombatus).
Ama o umudunu kesmez.Jis niekada nepraranda vilties.
Kesme hatası, sıklıkla ayrıklaştırma hatasını da içerir.Ši klaida dažnai daroma kartu su apibrėžimo klaidomis.
Bölgenin 12.19 km²'lik bölümünde hiçbir ağaç kesme kaydına rastlanmamıştır.Saugomos teritorijos branduolyje (12,19 km²) niekada nebuvo kertami medžiai..
Yapımcılar onu artık ekonomik desteklerini kesmekle tehdit etmektedir.Įsigijo pagalbinės gamybos padalinius, kurie padeda mažinti gamybos savikainą.
Polonya 1939'da Almanlar tarafından işgal edilince Polonya Radyosu yayınını kesmek zorunda kaldı.1939 m. Vokietijai užėmus Lenkiją Soldau apskritis panaikinta.
Bazen kesme taş da göze çarpmaktadır.Kartais atitrūksta ir didesni akmenys.
Doğu yönündeki kesme taşlardan yapılan sur duvarlarının bir kısmı halen durmaktadır.Rytinėje dalyje esantys aptvarai stambesnių akmenų, apkerpėję.
Kesme çiçekçilikte kullanılabilir.Galima naudoti dekoratyvinėje sodininkystėje.
16 Ekim 1793 sabahı, bir gardiyan saçlarını kesmek ve ellerini arkadan bağlamak için geldi.16. oktoobril 1793 lõikas valvur maha Marie juuksed ning sidus ta käed selja taha.
Harran'da da Selçuklu idaresi bir keşmekeş içinde idi.Hara soo on soo Harju maakonnas Kuusalu vallas.
Hiç kesmediği bıyığını tıraş etti ve sol gözüne de bant taktı.Oma välimuse muutmiseks ajas ta maha vuntsid ja kandis vasakul silmal silmasidet.
Bazıları özel dikkat gerektiren zaman kesme benzersiz özellikleri var.Mõned neist omavad ainulaadseid omadusi, mis nõuavad erilist tähelepanu lõikamise ajal.
O zamana kadar sadece Mısırlılar kristal kesmeyi biliyordu.Samaaegselt klaasi leiutamisega võtsid egiptlased kasutusele ka frittglasuuri.
Yapıda hakim malzeme kesme taştır.Raad on magistraadi lühem vorm.
Ekvator çizgisini iki kez kesmektedir.Katonga ületab ekvaatori kahel korral.
İş kesme kotartıcılarının çok sayıda fonksiyonu vardır.Makseteenuse pakkujale on mitmeid kohustusi.
Ancak bu durum diğer iş kesme durumlarının belirtilmesini engellemez.See aga ei välista hilisemaid kõrvalmõjude avaldumisi.