Afrika penguenleri hakkında bilmeniz gereken bir şey var ki o da jilet gibi keskin gagaları olduğudur.O tučňácích brýlových byste měli vědět toto: disponují zobáky ostrými jako břitva.
Afrika penguenleri hakkında bilmeniz gereken bir şey var ki o da jilet gibi keskin gagaları olduğudur.Pingwiny przylądkowe mają dzioby ostre jak brzytwa.
Afrika penguenleri hakkında bilmeniz gereken bir şey var ki o da jilet gibi keskin gagaları olduğudur.Quello che dovete sapere dei pinguini africani è che i loro becchi sono taglienti come rasoi.
Afrika penguenleri hakkında bilmeniz gereken bir şey var ki o da jilet gibi keskin gagaları olduğudur.Và điều bạn nên biết về chim cánh cụt châu Phi là chúng có những chiếc mỏ sắc như dao cạo.
Afrika penguenleri hakkında bilmeniz gereken bir şey var ki o da jilet gibi keskin gagaları olduğudur.Was Sie über afrikanische Pinguine wissen sollen, ist, dass sie messerscharfe Schnäbel haben.
Afrika penguenleri hakkında bilmeniz gereken bir şey var ki o da jilet gibi keskin gagaları olduğudur.Αυτό που πρέπει να γνωρίζετε για τους αφρικανικούς πιγκουίνους είναι ότι έχουν ράμφη κοφτερά σαν ξυράφια.
Afrika penguenleri hakkında bilmeniz gereken bir şey var ki o da jilet gibi keskin gagaları olduğudur.А вам следует знать, что у африканских пингвинов клювы остры, как лезвие бритвы.
Afrika penguenleri hakkında bilmeniz gereken bir şey var ki o da jilet gibi keskin gagaları olduğudur.И това, което трябва да знаете за африканските пингвини е, че те имат остри като бръснач клюнове.
Afrika penguenleri hakkında bilmeniz gereken bir şey var ki o da jilet gibi keskin gagaları olduğudur.Справа в тому, що африканські пінгвіни мають гострий як лезо дзьоб.
Afrika penguenleri hakkında bilmeniz gereken bir şey var ki o da jilet gibi keskin gagaları olduğudur.ומה שאתם צריכים לדעת על פינגווינים אפריקאים הוא שיש להם מקורים חדים כתער.
Afrika penguenleri hakkında bilmeniz gereken bir şey var ki o da jilet gibi keskin gagaları olduğudur.ذلك لأن البطاريق الأفريقية.. لها مناقير حادة كالأمواس
Afrika penguenleri hakkında bilmeniz gereken bir şey var ki o da jilet gibi keskin gagaları olduğudur.くちばしがカミソリの刃のように鋭いことです しばらくすると
Allah affetsin O'na (Trablus'a) acımayan keskin nişancılarıMoge God de sluipschutter die medelijden met haar heeft vergeven
Allah affetsin O'na (Trablus'a) acımayan keskin nişancılarıQue Dieu pardonne au sniper qui a pitié d'elle
Allah affetsin O'na (Trablus'a) acımayan keskin nişancılarıQue Dios perdone al francotirador que siente pena por ella
Allah affetsin O'na (Trablus'a) acımayan keskin nişancılarıان شاء الله يرأس القنّاصة اللي يرحم عليها
Ama keskin de olsa, düz de olsa, aynı matematiksel formül ile açıklanıyor.Aber diese Grundlagen-Mathematik erklärt sowohl die steile Neigung als auch den langen, flachen Ausläufer.
Ama keskin de olsa, düz de olsa, aynı matematiksel formül ile açıklanıyor.Ale to samo równanie będzie zawsze odpowiadać za stromy początek i długi płaski ogon.
Ama keskin de olsa, düz de olsa, aynı matematiksel formül ile açıklanıyor.Dar matematica aflata la baza raspunde atat pentru curba abrupta cat si pentru coada lunga, plata.
Ama keskin de olsa, düz de olsa, aynı matematiksel formül ile açıklanıyor.하지만 수학적 기본원칙은 뽀족한 활강 부분도 길고 납작한 꼬리부분도 설명할 수 있습니다.
Ama keskin de olsa, düz de olsa, aynı matematiksel formül ile açıklanıyor.Mais la même loi basique influe à la fois sur la courbe pentue et sur la queue longue et plate.
Ama keskin de olsa, düz de olsa, aynı matematiksel formül ile açıklanıyor.Ma quel semplice concetto matematico spiega sia la rapida discesa sia la coda lunga e piatta.
Ama keskin de olsa, düz de olsa, aynı matematiksel formül ile açıklanıyor.Mas esta matemática básica tem em conta tanto o declive acentuado como a cauda longa e plana.
Ama keskin de olsa, düz de olsa, aynı matematiksel formül ile açıklanıyor.Αλλά αυτά τα βασικά μαθηματικά υπολογίζουν, τόσο την απότομη πλαγιά όσο και για τη μεγάλη, επίπεδη ουρά.
Ama keskin de olsa, düz de olsa, aynı matematiksel formül ile açıklanıyor.Но законът обяснява и стръмната крива и дългата, плоска опашка.
Ama keskin de olsa, düz de olsa, aynı matematiksel formül ile açıklanıyor.Но эта математическая основа работает и для крутой кривой, и для длинного, пологого хвоста.
Ama keskin de olsa, düz de olsa, aynı matematiksel formül ile açıklanıyor.אבל המתמטיקה הבסיסית מתארת גם את השיפוע החד וגם את הזנב הארוך והשטוח.
Ama keskin de olsa, düz de olsa, aynı matematiksel formül ile açıklanıyor.لكن تلك الحسابات الأولية تحسب لكلا من المنحدر الحاد وللخط المسطح الطويل .
Ama keskin de olsa, düz de olsa, aynı matematiksel formül ile açıklanıyor.平たくて長いしっぽができることになります 面白いのは このようなシステムは 大きくなっても
Ama sonu pelinotu kadar acı, İki ağızlı kılıç kadar keskindir.aber hernach bitter wie Wermut und scharf wie ein zweischneidiges Schwert.
Ama sonu pelinotu kadar acı, İki ağızlı kılıç kadar keskindir.Ale jej koniec je horký jako palina; je ostrý jako dvojsečný meč.
Ama sonu pelinotu kadar acı, İki ağızlı kılıç kadar keskindir.Ale ostatnie rzeczy jej gorzkie jak piołun, a ostre jako miecz na obie strony ostry.
Ama sonu pelinotu kadar acı, İki ağızlı kılıç kadar keskindir.Ali njen konec je grenek kakor pelin, oster kakor dvorezen meč.
Ama sonu pelinotu kadar acı, İki ağızlı kılıç kadar keskindir.dar la urmă este amară ca pelinul, ascuţită ca o sabie cu două tăişuri.
Ama sonu pelinotu kadar acı, İki ağızlı kılıç kadar keskindir.De annak vége keserû, mint az üröm, éles, mint a kétélû tõr.
Ama sonu pelinotu kadar acı, İki ağızlı kılıç kadar keskindir.나중은 쑥 같이 쓰고 두 날 가진 칼같이 날카로우며
Ama sonu pelinotu kadar acı, İki ağızlı kılıç kadar keskindir.ma ciò che segue è amaro come assenzio, pungente come spada a doppio taglio
Ama sonu pelinotu kadar acı, İki ağızlı kılıç kadar keskindir.Mais à la fin elle est amère comme l`absinthe, Aiguë comme un glaive à deux tranchants.
Ama sonu pelinotu kadar acı, İki ağızlı kılıç kadar keskindir.mas o seu fim é amargoso como o absinto, agudo como a espada de dois gumes.
Ama sonu pelinotu kadar acı, İki ağızlı kılıç kadar keskindir.Men på sistone bliver hon bitter såsom malört och skarp såsom ett tveeggat svärd.
Ama sonu pelinotu kadar acı, İki ağızlı kılıç kadar keskindir.men til sidst er hun besk som Malurt, hvas som tveægget Sværd;
Ama sonu pelinotu kadar acı, İki ağızlı kılıç kadar keskindir.men til sist er hun besk som malurt, hvass som et tveegget sverd.
Ama sonu pelinotu kadar acı, İki ağızlı kılıç kadar keskindir.Mutta lopulta hän on karvas kuin koiruoho, terävä kuin kaksiteräinen miekka.
Ama sonu pelinotu kadar acı, İki ağızlı kılıç kadar keskindir.Nhưng rốt lại đắng như ngải cứu, Bén như gươm hai lưỡi.
Ama sonu pelinotu kadar acı, İki ağızlı kılıç kadar keskindir.Nhưng rốt lại đắng như ngải_cứu , Bén như gươm hai lưỡi .
Ama sonu pelinotu kadar acı, İki ağızlı kılıç kadar keskindir.pero su fin es amargo como el ajenjo, agudo como una espada de dos filos
Ama sonu pelinotu kadar acı, İki ağızlı kılıç kadar keskindir.Poslední pak věci její hořké jsou jako pelyněk, ostré jako meč na obě straně ostrý.
Ama sonu pelinotu kadar acı, İki ağızlı kılıç kadar keskindir.tetapi apabila semuanya telah berlalu, yang tertinggal hanyalah kepahitan dan penderitaan
Ama sonu pelinotu kadar acı, İki ağızlı kılıç kadar keskindir.το τελος ομως αυτης ειναι πικρον ως αψινθιον, οξυ ως μαχαιρα διστομος.
Ama sonu pelinotu kadar acı, İki ağızlı kılıç kadar keskindir.но последствия от нее горьки, как полынь, остры, как меч обоюдоострый;
Ama sonu pelinotu kadar acı, İki ağızlı kılıç kadar keskindir.Но сетнините й са горчиви като пелин, Остри като изострен от двете страни меч.
Ama sonu pelinotu kadar acı, İki ağızlı kılıç kadar keskindir.ואחריתה מרה כלענה חדה כחרב פיות׃
Ama sonu pelinotu kadar acı, İki ağızlı kılıç kadar keskindir.لكن عاقبتها مرة كالافسنتين حادة كسيف ذي حدين.
Ama sonu pelinotu kadar acı, İki ağızlı kılıç kadar keskindir.至 終 卻 苦 似 茵 蔯 、 快 如 兩 刃 的 刀
Ama sonu pelinotu kadar acı, İki ağızlı kılıç kadar keskindir.至 終卻 苦 似 茵蔯 、 快 如 兩刃 的 刀
Ancak, 1990 yılına gelindiğinde, balıkçılık keskin bir düşüşe geçmiş, bir daha da1990-ben azonban a halbőség hirtelen véget ért, és a halak
Ancak, 1990 yılına gelindiğinde, balıkçılık keskin bir düşüşe geçmiş, bir daha daDo roku 1990 však dochádzalo k prudkému poklesu úlovkov. Nikdy sa už nevrátili
Ancak, 1990 yılına gelindiğinde, balıkçılık keskin bir düşüşe geçmiş, bir daha daHacia 1990, sin embargo, las
Ancak, 1990 yılına gelindiğinde, balıkçılık keskin bir düşüşe geçmiş, bir daha daMen 1990 började fångsterna minska i snabb takt.
Ancak, 1990 yılına gelindiğinde, balıkçılık keskin bir düşüşe geçmiş, bir daha daNegli anni Novanta, però, il pescato ha subito un brusco calo, dal quale non vi è più